• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    MANTIK ve FELSEFE

    Örneğin: "isbata çalışılan şeyi doğru varsayma";yani kendisi isbata muhtaç bir şeyi, başka bir şeyin isbatına dayanak olarak kullanmak; mantığa değil, mutlaka inanca çağrı yapmak zorunda kalır. "Tabiat-üstü" savunucuları, argümanlarda varolan bir kuvveti, her nasılsa kendilerinin görebildiğini, fakat bu kuvveti algılamak için "inanç"ın bir önşart olduğunu öne sürerler. Yani, "tabiat-üstü"nün varlığı için öne sürülen argümanların mantık kuralları açısından geçerli olmayabileceğini (dolayısiyle inanmayan bir insanı ikna etmeyeceğini), fakat inanmış olsa bu argümanların kuvvetini göreceğini iddia ederler.
    Bu yaklaşımın irrasyonelliği aşikardır. Bir fikrin doğruluğu, ancak onun doğruluğunu isbat eden deliller ortaya konduktan sonra kabul edilebilir. Bir fikri önce kabul edip, sonra onu isbat edecek delil aramak anlamsızdır; böyle bir tavır, birazdan sokuşturulacak bir mantıksızlığı gizlemek için yapılmış bir elçabukluğundan başka birşey değildir. Bu, rasyonellik değil, rasyonelizasyondur. Bu argüman, öne süren insanın herhangi bir psikolojik ihtiyacını tatmin ediyor olabilir; fakat, rasyonel olmaktan uzaktır. Rasyonel bir izah, bilinenden bilinmeyene doğru kavramsal bir köprüdür; bilinmeyeni, bilgi sisteminde mevcut bilinenler yoluyla anlayarak onu bilgi sistemi içine bir bilinen olarak bütünleştirmektir. Bir bilinmeyeni başka bir bilinmeyenle ("tabiat-üstü"yle) izaha kalkışmak, o konuda herhangi bir izahın hiçbir zaman mümkün olmayacağını iddia etmekten veya zihin sağlığından yoksun olmaktan başka birşey değildir.

    Mistizm nedir?
    Mistizm, kişilerin duyularını ve aklının dışında olan veya onlara karşı olan, kanıtsız ve delilsiz iddiaların kabul edilmesidir. Mistizm içgüdü, içine doğma, ilham gelmesi veya herhangi bir tip öylesine biliyor olma gibi bazı duyusal olmayan, akıldışı, tanımlanamayan, belirsiz bilgilere sahip olma iddiasıdır.

    Akıl realitenin algılanmasıdır ve tek bir aksiyoma dayanır: A=A

    Mistizm ise, içinde yaşadığımız realite dışında bir başka realite iddiasındadır. Mistizm doğa üstüdür ve bir tür doğal olmayan, doğaüstü yolla algılanır. Yani, insanın yaşama hakkından soyutlamak isteyenler:"ceninin" hakkını talep ediyorlar!

    Akıl insan duyularınca sağlanan materyali algılayan, tanımlayan ve onu işleyen melekedir. Mistizm duyusal olmayan bir bilgi elde etme yolu iddiasıdır.. Mistizmin önerisi: " Pes edin, aklınız yetersizdir, hayat sadece bir sığınaktır."
    Mistik: acıdan, cezadan ve ölüm korkusundan kaçar.
    Objektivist ise: Mutluluğu başarmak, ödüller kazanmak ve mutluluğunu yaşamak için koşar.
    Aklın sınırlı olduğunu, bizi dayanılmaz çelişkilere götürdüğünü, bizim algıladığımız herşeyin bir illizyon olduğunu ve bizim realiteyi veya "olayları olduğu gibi" asla algılayamayacağımızı iddia eden mistiklerin, akıldışı ahlak anlayışları, işte bu nedenle uygulanamaz ve uygulanamamaktadır.
    Aklı savunur görünen, fakat aklın altını oymaktan başka bir amaçları olmayan yeni mistiklere göre: insan asla kendini düşünmemelidir.
    Onlara göre bir davranış ancak bir görev hissiyle yapılırsa ve ondan maddi veya manevi herhangi bir fayda elde edilirse, davranışınız artık ahlaki değildir. Bunlara göre insanların kendi çıkarlarını savunması kötü, başkalarının çıkarları için kendini feda etmesi iyi bir işdir.
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    dogukan9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-01-2005
    Mesajlar
    2,700
    Karizma Gücü
    0
    Yine eshquia
    Ellerin dert gormesin...
    Mantık daha cok matematige yakındır.
    matematikte felsefeden cıkma....yani felsefe felsefe hep bu cıkar karşımıza...

  3. #3
    SiLvER_FaNG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-07-2005
    Mesajlar
    278
    Karizma Gücü
    0
    eger herseyde mantik ararsaniz bu mantiksizlik olur
    bazen aklin cözemeyegi seyler vardir onlarin pesinden gidip aklinizi yormak yerine onlarin sizin pesinizden gelmesine izin verin mutlak bir gün ne oldugunu ögrenirsiniz...

  4. #4
    Misafir SlamDunk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2004
    Mesajlar
    2,284
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SiLvER_FaNG tarafından gönderildi.
    eger herseyde mantik ararsaniz bu mantiksizlik olur
    bazen aklin cözemeyegi seyler vardir onlarin pesinden gidip aklinizi yormak yerine onlarin sizin pesinizden gelmesine izin verin mutlak bir gün ne oldugunu ögrenirsiniz...
    insanlar mantıklarını çalıştırmadıkları şeylere inanırlar...en başta din...hiç kimse din de mantık aramaz, dinde betimlenen varlıkların varolup olmadığı konusun da mantık yürütmez..çünkü KORKAR...aslın da olmayan bir şeyi insanın kendi mantığıyla çözmesi, inandığı varlık!! yüzünden ona korku verir..o yüzden şuursuzca inanır...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •