Selam canım,
Ne mi hissediyorum bugünlerde? Halet-i ruhiyemi yazıyorum o halde sana, iyi okumalar dilerim:
Geçecek diyorsun ya hep, herkes de geçecek diyor. Geçmiyor da, yaradan akan kan azalıyor sadece. Yaşanan bir şeyi yaşanmamış saymak bana göre geçti demek! Bu da düpedüz samimiyetsizlik, hatta sahtekarlık anlamına gelir benim felsefemde! Geçmedi, geçmeyecek, sadece ben artık düşünmeyecek ve acı çekmeyeceğim zamanla, o kadar. Yaşananlar bende, üstünden atlayıp geçilmiyormuş, artık öğrendim. Becerebilenler tanımıyor değilim ama onların böcek kadar değeri yoktur gözümde belirtirim. Daha az düşünüyor, daha az özlüyorsun, neşeni geri kazanıyorsun, hayat devam ediyor diyorsun ve bir tecrübe ile yeni insanlara uzanıyorsun... Bu sistematik aslında, değişmiyor. Değişen insanların bunları atlatma süreçleri ve verdikleri tepkileri... O yüzden
“ O ” yaşanmış bir adam hayatımda, tadı alınmış ama tadına varılamadan elinden çalınmış bir tatlı gibi, ya da elma şekeri belki. Önce görünen yüzüdür ya elma şekerinin seni cezbeden, dayanamaz alırsın, önce üç beş yalarsın, bu seni daha da heyecanlandırır, daha arzuyla yemeye başlarsın. Yedikçe ağzındaki tat bozulmaya başlar, elmanın tadını sevmezsin, hele elma ekşi çıkarsa ağzında buruk bir tat bırakır. Öyle aslında, evet o benim elma şekerimDışarıdan harika ama içi ekşi şekerim. (Ağzımda kalan ekşi tada rağmen gülümsüyorum ama yazarken, çünkü öfke yok içimde)
Ayrılığımızın ardından, bir ay sonra bir perşembe akşamı uzaktan kısa bir an için ilk kez gördüm onu, tuhaf, eskisi gibi yani aramızda hiçbir şey olmadığı zamanlardaki yabancı adamdı o, birbirini tanımayan iki insandık sanki yeniden. Aynı mekanlarda gelecekte yaşanacaklardan habersiz yaşayan iki yabancı gibi… Sanki dejavu yaşıyoruz geçmişten bize armağan edilen… Ya da geçmişi yeniden yaşamamız gerekiyor da onu yaşıyoruz şimdiki zamanda. Öğrenmemiz gereken bir tecrübe ya da alınması gereken bir dersimiz var belki de? Ya da ben kendimi teskin etmek için bu düşünceleri geliştiriyorumdur beynimin içinde… Tuhaftır ki biz bu adamla bir yakın bir uzak oluyoruz. Bir gün yine gelmek istemesi şaşırtmaz beni, belki bunun için kesip atmamıştır. Erkekler benciller, ben biraz tecrübe kazanayım başkalarıyla da sorumluluk ona kalmasın diye düşünmüştür belki.)) Zaman ne gösterecek göreceğiz, hayat nelere gebe...
Aşk olunca insanın yüreğinde beyne söz geçirmek mümkün olmuyor işte. İnsan durumu kabul etmek ve acıyı katlanılır hale getirebilmek için düşünce biçimleri ve varsayımlar üretiveriyor. Savunma mekanizması kadar çabuk devreye giren bir tutumu var mı insanın düşünmek gerek belki…
Çok öpüyorum, lütfen kendine iyi bak. Geri kalan şeyler önemsiz, evdeki durumlar, iş güç, para, boşver... Asıl olan aşktır ... Benim için hala wazgeçilmezsin be canım, ağzımdaki ekşi tada rağmen…


LinkBack URL
About LinkBacks
Dışarıdan harika ama içi ekşi şekerim. (Ağzımda kalan ekşi tada rağmen gülümsüyorum ama yazarken, çünkü öfke yok içimde)
Alıntı Yaparak Cevapla


