Aynı şeyler yeniden oluyor; biz gazeteciler aynı tuzağa düşmeye doymuyoruz. Düştüğümüz tuzağın adı, ‘Bulanık suda balık avlamak.’
Aynı şeyler yeniden oluyor; biz gazeteciler aynı tuzağa düşmeye doymuyoruz. Düştüğümüz tuzağın adı, ‘Bulanık suda balık avlamak.’
Son Ergenekon operasyonu pek çoğumuzu bir kez daha bu noktaya getirdi. Aslında gerçek şu ki, son operasyonun kaç kişi hakkında olduğunu da, kaç şehirde yürütüldüğünü de, Ergenekon bağlantısı nedeniyle gözaltına alınanların tam listesini de bilmiyoruz.
Bakın dünkü gazetelere... Yukarıda saydığım konulara tam anlamıyla cevap veren tek bir gazete bile yok. Televizyonları saymıyorum bile.
Bu denli eksik bilgi ortamında bazılarımız yine de kendilerini alamayıp soruşturma içeriğiyle veya soruşturmanın geldiği son aşamanın anlamıyla ilgili yorum yapmaktan kendini alamadı.
Ama Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal’ın önceki günkü açıklamaları ortada dururken gazetecilerin içine düştüğü zaaf yine de küçük kalıyor. Çünkü soruşturma konusunda biz gazetecilerden bile az bilgiye sahip olan Deniz Baykal yine de bunun bir ‘intikam kokan soruşturma’ olduğunu saptamış anlaşılan!
Dün daha da beteri oldu. Ankara’da Başbakanlık Konutu ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde yaşanan bir dizi görüşmenin yarattığı heyecanla televizyonlarımız gün boyu yayın yaptı ve çok sayıda gazeteciyi ekrana çıkartıp halen sürmekte olan görüşmelerin anlam ve içeriği hakkında spekülasyon yapmaları istendi bu gazetecilerden. Hiç de şaşrıtıcı değil: Pek çoğu kendilerinden isteneni yaptı, artık meşrebine göre görüşmenin içeriğine ilişkin kelamlar edildi.
Gerçek şu ki, ne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmenin ne de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile yaptığı görüşmenin içeriğini biliyoruz. Bu görüşmeler için randevuların ne zaman alındığını dahi bilmiyoruz.
O zaman, bilmediklerimizi tespitle yetinip olan biteni aktarmaktan bir adım bile öteye gitmemeliyiz; çünkü gazeteciler bulanık suda balık avlamaya çıktığında, onların oltasına yalan yanlış bilgi balıkları takanlar çok olur. Hele Ankara’da hayattaki bütün işi yalan haber yaymak olan hatırı sayılır miktarda insan yaşar.
Esasen tek başına yaşanan trafiği saat saat alt alta yazmak bile, Ankara’yı okumayı bilenler için yeterli malzeme sağlar.
http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=97


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla