• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    TORMENTED SOUL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7

    Muhalif oldum galiba fikrim zapt olmuyor! - Selahaddin Duman

    Ben böyle bir insan değildim.. Çevreye rahatsızlık verdiğimde bile bir tabela dikip özür dilerdim.. Hükümet adamlarına bulaşmazdım.. Son geçirdiğim gripten sonra bir şeyler oldu.. Aykırı gitmeye başladım.. Şimdi de “Biz bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” lafına taktım..

    Allah sonumu hayretsin..

    Haftanın lafıdır..

    “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..”

    Seyrek bıyıklı asabi şahsiyetin, Gazze Vak’ası üzerine Ampul Partisi’nin grup toplantısında muhterem mebus takımına karşı irticalen yaptığı konuşmada ettiği cümledir..

    Aslında kendi kendisini motive etmiştir..

    Ancak ettiği bu laf, diplomatik mânâda yorumlandığında orta yere “Buradan soktum kılıcı.. Gazze’den çıktı ucu..” tadında bir eylem çıkar..

    Anlayan anlar.. Anlamayan Gazze’deki sivillerin üzerine bombasını atar..

    Lafın muhatabı Davut Yıldızı’nın altında toplaşan ahalinin siyaseten başıdır..

    “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” lafını etmek “Biz ülke yönetiyoruz.. Karşımızda ciddi olun!” demenin bakkal ağzıdır..

    Buraya kadarını doğru anladım..

    Anlamadığım şu.. Bu lafların ardından gelen “Allah İsrail’in cezasını verecek..” cümlesidir..

    Say ki İbrahim Tatlıses televizyon şovunda Seda Sayan’a yalandan kızdı.. “Allah cezanı verecek..” dedi..

    Diyeceğim şu.. Bir ayar tutturmalı.. Hükümet adamlarının başı olarak ya hükümet adamlarının başı gibi konuşmalı..

    Veya bir yandan bakkal ağzıyla “Allah cezanızı verecek..” diye naralanırken diğer yandan da “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” diye babalanmamalı..

    AL SANA MESEL..

    Gazze’deki durum nedeniyle ağırlaştırılmış yayınımıza devam ediyoruz..

    Bir lafı çok fazla edersen değeri kalmaz.. Caydırıcılığı kalmaz.. Çünkü dilinden düşmeyen laf yüzünden kimse seni ciddiye almaz..

    İkide bir “ecdat muhabbeti” yapıyorsunuz ya!

    Ben de başka türlü bir “ecdat muhabeti” yapayım.. Hem de sizin cihetin çok sevdiği, rahmetle andığı İkinci Abdülhamid’ten mesel getireyim..

    Sultan Abdülhamid Han otuz üç senelik saltanatında hem Osmanlı İmparatorluğu’nun hem de o tarihlerde üç yüz otuz milyon olarak hesaplanan “İslam âleminin” halifesiydi..

    Yani İslam dünyası adına peygambere vekalet ediyordu..

    Onun saltanatına kadar “Hilafet Makamı” hiç bu kadar ağırlıklı kullanılmamıştı..

    Ama saltanatı müddetince ağzından bir kere bile “İslam dünyasını ayağa kaldırırım haaa!” türünden bir laf çıkmadı..

    Bu gücü elinde tuttuğunu hep hissettirdi.. Sözcüklerle dillendirmeden karşı taraftakilerin bilinç altına kaktı..

    Çünkü gerçeği iyi biliyordu.. İslam dünyası ekonomik olarak yoksul, siyaseten dağınık, askeri açıdan Batı’nın silahlarıyla rekabet edemeyecek kadar zayıftı..

    İkide bir “İslam dünyasını ayaklandırırım.. Gök kubbeyi başınıza yıkarım..” hafifliğinde konuşup, tehdit savursa bir gün restinin karşılık göreceğini biliyordu..


    ***


    Elin siyasetçisi bir gün gelecek “Anladık anladık.. Kaldır ayağa bakalım İslam dünyasını da ne yapacağınızı bir görelim..” diyecekti..

    Nitekim Abdülhamid tahttan indirildikten sonra iktidara zıplayan yarım akıllılar, kendilerine benzer bir padişahı tahta oturttular ve bu silahı ulu orta kullanmaya başladılar..

    Abdülhamid’in yakın çevresinin hatıratından anlıyoruz ki bu silahın ulu orta kullanılmasını, Selanik’te hapsedildiği Alâtini Köşkü’nden duyup telaşlanmıştı..

    Kendisini defalarca gizlice ziyaret edip görüş almaya çalışan Talat Paşa’ya bir seferinde “Aman..” demiş..

    “Bizim birader ne yapıyor?”

    SONU BELLİYDİ..

    “Bizim birader” dediği hiç sevmediği küçük kardeşi Sultan Reşad.. Cihad bayrağı açıp, İslam âlemine “Kâfir üzerine seferimiz var..” bildirisi yayınlamıştı ya!

    Onu söylüyor..

    “Sizinkiler ne yapıyor?”

    Sizinkiler dediği de tahtına zıplayan İttihatçı tayfası..

    “Ben bu hilafet silahını hep üstümde taşıdım ama hiç kullanmadım.. Lafını bile etmedim..”

    Sebep?

    Çünkü ortada böyle bir silah yok.. Ama Batı, rakamlara bakıp, nüfusa bakıp var sayıyor.. Ona göre temkinli davranıyor..

    Sonrası ne mi oldu?

    “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” kafasındaki İttihatçıların gazı ile cihat ilan edildi.. Davul zurna dümbelek cayırtısı ile açılan sancağın altına fukara kısmından asker toplandı..

    Nihayeti perişanlık..

    “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” kafasındakiler bir Alman denizaltısına tıkışıp, kaçtılar..

    Sivri bıyıklı Enver Bey bir tarafta vuruldu.. Kafasında kırk tilki dolaşan eski posta memuru Talat Paşa bir tarafta öldürüldü..

    Bizim Hasan Cemal’in dedesi Cemal Paşa yaveri ile oynadığı tavlanın başından kalkalı yarım saat olmuştu ki Tiflis sokaklarında kurşunlandı..

    Siyaset kaldırmasına kaldırır da diplomasi içi boş laf kaldırmaz..

    Seni trafikte çeviren şaşkın memura “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye babalanırsın.. Adamın tanıyınca dizinin bağı çözülür belki..

    Aynı lafı diplomasi meydanında ettin mi adama gülerler..

    “Kimsin abi?” diye sorarlar bir de.. “Pembe Panter’in amca oğlu musun?”


    ***


    Ayrıca sandıktan çıkmış

    “demokrasi işletmecisi” olarak memleketi bakkal dükkânı

    gibi yönettiğinize dair yaygın bir kanaat var..

    Bir tek vergi tabelanız eksik..

    O da tamam olsa TÜSİAD’ın aza listesine bir çentik de sizin için atılacak..

    Şahsen benim buna itirazım yok.. Ben tercihimi yapmışım..

    Eski bir topçu onbaşısı olmanın etkisiyle mi ne askeri rejimden yana olduğumu ilân etmişim..

    Bana kalsa seçimlere bakkal dükkânları da katılmalı.. Kim daha çok veresiye vermişse o kazanmalı..

    Sadakaya endeksli demokrasi işletmeciliğin raconu budur.. İşte o zaman “Biz burada bakkal dükkânı yönetmiyoruz..” lafı ağırlık kazanır..

    En azından demokrasi işletmemize “süpermarket havası” vereceğinden..
    Tecavüzcü Coşkun - Şahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanına..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aşağısı bu milleti kesmez

    Eğer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanın bir sorunu var demektir

    AŞK kişinin kiminle yatacağını gösteren bir pusuladan başka birşey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır-


    bir sorunu çözmek istiyorsanız kaynağını yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuğu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada bıraktım

  2. #2
    sadrina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-08-2008
    Mesajlar
    1,993
    Karizma Gücü
    0
    bence "bakkal dukkani" tabirini kullanan basbakan aklinin ve konusma kabiliyetinin verebilecegi en guzel ornegi zikretmis. peki ya kabinesindeki bir bakanin su sozlerine ne demek lazim?...

    bir kac gun once ustat nazim hikmet ran'in vatandasliginin iadesi konusunda radikal gazetesi, bakan koksal toptan'la ayakustu bir soylesi yapiyor; ne dusunuyorsunuz bu konuda? diye soruyorlar bakana, verdigi cevap aynen soyle; "cok guzel oldu kendi malimiz olan birinin baskasinin etiketiyle dunyayi dolasmasi hos bir sey degildi"

  3. #3
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Bakkal dükkanında yumurta niyetine satılanların sesi çıkmaya başladı..
    Rahatsız olmuşlar belli ki..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kıl oluyorum,Sinir Oldum,Dumur oldum Gel burda icini dok!
    Ben-Sen-O & Kim? bölümünde king_ramses tarafından açılmış
    Yanıt: 901
    Son Mesaj: 20.05.12, 21:45
  2. Bakan Uyusa Olmuyor, Uyansa Hiç Olmuyor!
    2005 Konuları bölümünde detays tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 28.08.05, 13:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •