• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    bsvl34 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2008
    Mesajlar
    7,980
    Karizma Gücü
    5

    evliler okusun,bekarlar ders alsın


    ** ** * *Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim birkurum benim için.
    17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor.
    Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?
    Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...
    Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına'hot'dediğinde oturmalı kadın...
    Yâda yumuşatıyorlar;-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...
    **Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı...
    **EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü...
    * ***Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,
    **-'Ooo Can bey kapmışınız çıtı rı' esprilerine muhatap dahi oldum.
    **EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..
    **Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım...
    Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...
    **Bunu unutmadık biz.
    **Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sene.
    **O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,
    Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi savunurken.
    **Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savaşan neferlerdik bu hayatta...
    **Asla bilmedik ne k adar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..
    **Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da ama...
    **Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardına saklanmış bir 'saygı' vardı daima...
    **Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...
    **Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık...
    **Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım bigece, misafir odasında...
    **Gece yarısı kapı aç ıldı esim;'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum'dedim buzgibi bi sesle...
    Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elindeyastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim
    senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...
    **Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...
    **Ve bence doğrusu da bu...
    **Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamızhariç.
    **Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...
    **Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktık o listede...
    **Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu oynanan...
    **Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence...
    **Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim sözlerimizle...
    **Sadece gönlünüzden geçtiğince...
    **Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;
    **'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:**Yaşadın mı büyük yaşayacaksın ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına.Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat,sunulmuş bir armağandır insana...
    ****CAN DÜNDAR
    **Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir.
    **Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder.
    * ***Aşağı çekersin omuzların titrer. Ama yine de, neşeli insanlardizlerini karınlarına çeker, rahat bir uyku uyumayı başarır...*


    **** **(Can Dündar yine üstatlığını konuşturmuş...)
    DOSTLAR GÖKTEKİ YILDIZLAR GİBİDİR,ONLARI HERZAMAN GÖREMEZSİNİZ AMA ORDA OLDUKLARINI BİLİRSİNİZ....




  2. #2
    tuce_777 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    975
    Karizma Gücü
    0
    **Gece yarısı kapı aç ıldı esim;'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum'dedim buzgibi bi sesle...
    Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elindeyastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim
    senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...



    kaç çift yapabilirki bunu gurur kör etmişse gözleri
    Gürültüler duyuyorum yakınlardan ve genzim yanıyor;
    İnsanlar bağırıyor,ağlıyor kimileri
    Sonra küçük evimizin çatısı çöküyor. İçeri duman bulutu kaplıyor
    Birisi silah çıkarıyor,bomba atıyor
    Annemse onlara yalvarıyor
    Sonra adamlar bana bir silah doğrultuyor
    Savaş 7 yaşında benden hesap soruyor
    Gözyaşım artık acı akıyor,Hayat benim için artık son buluyor...
    FİLİSTİNDE ÇOCUK OLMAK BÖYLE BİŞEY

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    13-10-2008
    Mesajlar
    1,809
    Karizma Gücü
    4
    Çok güzel bir yazı okudum ya,çevremde hiç böyle çiftlere rastlamadım ben

  4. #4
    <span style='color: #A9A9A9'>cicero</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    4,014
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    nette çok güzel bi yazıya rastgeldim bende , burda paylaşsam sakıncası yok herhalde

    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.


    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.


    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.


    Bu gerçek aşktı.


    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.




  5. #5
    bsvl34 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2008
    Mesajlar
    7,980
    Karizma Gücü
    5
    Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım bigece, misafir odasında...
    **Gece yarısı kapı aç ıldı esim;'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum'dedim buzgibi bi sesle...

    Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elindeyastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim '
    senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...


    benimde en çok hoşuma giden yer burası,bunu başarabilen kaç kişi var ki hayatta.Keşk böyle çiftler çoğalsa.Bizlere örnek olsun bu yazı.

    DOSTLAR GÖKTEKİ YILDIZLAR GİBİDİR,ONLARI HERZAMAN GÖREMEZSİNİZ AMA ORDA OLDUKLARINI BİLİRSİNİZ....




 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •