“Ben, Ergenekon’un savcısıyım” diyen kimdi?
Bir günde Türkiye’nin dört bir yerinden koparılıp İstanbul’a getirilen asker, sivil, yazar, savcı, yargıç, ama hepsi aydınlığa Atatürk devrimlerine bağlı, dinsel sömürücülüğe karşı kişiler; kimin emriyle sabah karanlığında evlerinden toplatıldılar?
Ergenekon başsavcısının emriyle değilse, kimin isteğiyle?
Bir darbeyi önlemekmiş!
Bu, o kadar kolay bir işse, neden 27 Mayıs’lar, 12 Mart’lar, 12 Eylül’ler yaşandı?
***
Dikta yönetimlerine kalkışmamak, yazgıyı emellerine alet etmeye girişmemek, Atatürk ilkelerine; devrimlerine sırt çevirmemek; ülkeyi şeriatçı bir anlayışla yönlendirmeye kalkmamak!.. Bir darbeyi önlemenin herhangi bir darbe olanağına fırsat vermemenin Cumhuriyetle, demokrasiyle, yaşamanın kaçınılmaz olduğunu bilmek.
Türk ordusunda yıllarca görev yapmış, orgeneralliğe kadar yükselmiş komutanlar, subaylar, yüzbaşılar, üsteğmenler, önemli sorumluluklar yüklenmiş adalet adamları, ünlü bilimciler, yazarlar, gazeteciler, üniversite hocaları bir buçuk yıldır hapislerde, hücrelerde!.. Şimdi onuncu dalga kırkı aşkın Atatürkçüyü de onların yanına yolluyor! Suçları nedir? Cumhuriyet’e iki bomba atılmış, birinin evinde eski silahlar bulunmuş, insanlar birbirleriyle telefonda hükümeti eleştirmiş! Başka?.. Başka işe yarar, ele gelir bir kanıtlama var mı? Günlerdir süren Silivri mahkemesi neyi araştırıp, neyi bulup kanıtladı? Türk toplumu ilgiyle izliyor, ama akla yakın bir gerçekle karşılaşamıyor.
***
“Ben Ergenekon davasının savcısıyım” diyen kimdi? Başbakan, AKP’nin lideri Sayın Tayyip Erdoğan Bey! Onun isteğiyle, onun gücüyle, desteğiyle mi yapılıyor bütün bu karışık, içinden çıkılmaz, şaşkınlıklar, acılar, işkenceye varan uygulamalar?..
Darbeleri yalnız asker yapmaz! Türkiye’yi Atatürk devrimlerinin yolunda yürümesini, ters çıkmazlara sapmamasını, çağdaş uygarlıktan ayrılmamasını sağlayan bir ulusal güçtür Atatürk’ün askeri. Aklın, sağduyunun, ulusalcılığın, Atatürk devriminin koruyucusudur, kalesidir...
Evet darbeleri yalnız onlar yapmaz!.. Şu ya da bu yoldan iktidarı ele geçirmiş, ne yaptığını ne ettiğini bilmeyen, ama her türlü çareye başvurup elindeki koltukları yitirmekten korkan bir avuç çirkin politikacıdır bu tür işlere kalkışanlar!..
Geçmişte yaşananları nasıl unutabilirsiniz? Altı yıldır işbaşında olanlar, Tayyip’ler, Gül’ler nasıl unutabilirler? Çevrelerinde aklı başında insanlar hiç mi yok? Bu tutumla nereye gidiyorlar, hangi çıkmaza?.. Biz yazarların ömrü, yanlış yollara düşmüş şaşkın politikacılara akıl yolunu anımsatmakla geçti! Bir daha mı, bir daha mı?
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla