Mesele mühim; farklı gündemlerle beyinlerimizi haşır neşir etmeyelim. Teşrik-i mesaimiz Euro vizyon hâdisesi olsun. Batı dünyası zaten fazlasıyla ciddiye alıyor (!) bu yarışmayı... Biz de Batı dünyasından daha fazla Batıcı, hatta kökten Batıcı olduğumuza göre, gerekeni yapalım!
“Eurovision Şarkı Yarışması, Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) her yıl Avrupa ülkeleri arasında düzenlediği dünyanın en ünlü ve uzun soluklu şarkı yarışmasıdır. 1956’da başlayan Eurovision macerası, İtalya’nın ünlü Sanremo Şarkı Festivali’nde doğdu” diyor, kaynaklarda.
Öyle ya, müstemleke ülkelerde tapılır bu tür yarışmalara.
Bir müddettir devam eden Gazze vak’asını da, gündem dışı bırakıp; yıllardır arkamızdan vuran, başımıza çuval geçiren, beyinlerimizi işgal eden ABD ve İsrail ikilisine hiçbir şekilde ilişmeden, esas hâdisemize dönelim! Hadisemize. Yeni yılın ilk dakikalarında TRT’de rastladığımız kurtarıcımıza, halk kahramanımıza...
Eyvah, gene hakkımız mı yenecek acaba Euro vizyon’da?
Sormazlar mı adama: Ey Türk, ey Türkiye, ey büyük Türkiye, hak meseleni, Euro vizyon’da alacağın uyduruk ödüle mi mahkûm ettin; bu kadar mı sefilsin artık?
* * *
Komi onu görünce sesini açtı televizyonun. Bir ses işitildi yan masadan: “Bırak Allah aşkına...” Komi gücendi: “Öyle deme, bayrağımızı dikecek!” Ve, “Niye İngilizce okuyor” diye sordu, çay ocağının sahibi. Dedim ki, “nasıl bilmezsin, nasıl haberin olmaz, bu eziklik psikolojisinden...” Çünkü gerçekten, İngilizce konuşup, Türkçe düşünmek nostalji oldu artık memlekette. İngilizce konuşup, İngilizce düşünüyorlar! Zaman zaman Türkçe konuşulduğu da oluyor tabii, fakat her Türkçe konuşana Türk denmiyor sanırım? “Yüzde yüz Türk olmak” vecizesinin, yüzde yüzlük kısmı Türkçe konuşmaya ayrılmamış olmalı... Milliyetçiliğin içi boşaltılmış ise, o başka... Milletin de içi boşaltılmış demek ki?
Sakın unutmayalım, burası Türkiye, her şey mümkün.*
Hırs, şöhret, iktidar, kâr, tılsımlı kelimeleri kurulu düzenin. Lügatlerden, idraklerden, beyinlerden, cümlelerden kalktı ahlaksızlık; etikçiler çıktı başımıza şimdilerde!
Bu arada, Euro vizyon şarkı yarışmasında ülkemizi temsil edecek olan malûm bayana, TRT (Türkiye Radyo Televizyon Kurumu) tarafından 450 (dört yüz elli) bin TL ödenecekmiş, kimin umurunda? Her şey vatan için! Malûm bayana 450 bin TL verilmiş, çok mu, helali hoş olsun. Krizmiş, şuymuş, buymuş, pek mühim değil! Yeter ki, sisteme ve kurulu düzene her defasında yüklenilmesin; yok efendim, vatandaşın parası nasıl çar çur edilirmiş, TRT babalarının çiftliği miymiş falan diye... Harikulade bir organizasyon bu. Türk’ün mikrofonla imtihanı! Olanca şevkimizle destekleyeceğiz elbette. O gün maksat, yedi düvele bir Türk’ün ne denli maharetli olabileceğini ispat etmek...
Hadise, bayrağımızı dikecek; mutlu, kutlu, ulusal olacağız... Ne mutlu bize! Ne mutlu dünyanın mutsuz Türklerine... Birleşiniz ey Türkler! Kamusal alanımız şenlenecek. Laikliğimize zeval gelmeyecek. Muhafaza-kâr demokratlığımız, daha da demokratikleşecek. Velhâsıl, bayrağımızı dikecekler. Maşallah!
———————
*Afşin SELİM, Direniş Denemeleri, Fosil Yayıncılık, Tel: (0212) 527 33 65/66
AFŞİN SELİM - YENİÇAĞ


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



)