Acaba mı?..
Eğer olay bu kadar basit ise,neden bu konu bu kadar dışarı vuruluyor?..
Yoksa;kurallar çerçevesinde bir yaşam tarzı mı?..
Yani dayatma mı?..
Hadi bakalım,şenlik bu noktada başlıyor...
Sevgiler...
Acaba mı?..
Eğer olay bu kadar basit ise,neden bu konu bu kadar dışarı vuruluyor?..
Yoksa;kurallar çerçevesinde bir yaşam tarzı mı?..
Yani dayatma mı?..
Hadi bakalım,şenlik bu noktada başlıyor...
Sevgiler...
islam dini sadece tanrı ile kul arasında dayalı değildir..insanın tuvaleti bile yaparken..nereye döneceğine karışan..sosyal ve hukuk kurallarını içine barındıran.kurallar bütünüdür...
islam vicdan,hukuk , ve devlet kavramlarının hepsini kapsar.
Öncelikle din değil dindarlık anlaşılmalıdır.Dindarlık anlaşıldığında,din doğru şekilde yorumlanabilir,uygulanabilir.İçinde yaşama coşkusu bulunan her insan(ki her insanda bulunr ama toplum tarafından sömürülür) kendi varlığını ve çevresini anlama isteğine sahiptir.
Çocuklar öyledir,henüz toplum tarafından aptal şeylerle şartlandırılmadıkları için içlerinde bir coşku vardır,yaşıyorlar ölü değiller.Eğitim yok,iş hayatı yok,para kazanma dertleri yok.Hayatı anladığını sanan aptallar henüz ona telkinlerde bulunmuyor.Ama ne zamanki okul hayatı başlar,onlarda bütün bu saçmalığa maruz kalırlar.
Dikkat edin,herşeyi sorgular ve sorarlar.Tanrı hakkında bile sizin veya benim sorabileceğimden çok daha cesur sorular yönetirler,dinle ilgili basmakalıp şartlanmış olan ama dinle ilgili hiçbirşey bilmeyen bir yetişkinden çok daha cesurdurlar.Hatta öyle sorular sorarlar ki yetişkin bir yerde çocuğun zekasının gelişimini önlemek zorunda kalır,çünkü artık kendi ölmüş zekası çocuğun sorularıyla başa çıkamamaktadır,o korkuyor "sus çarpılırsın,Allah baba öyle yaratmış,O herşeyi bilendir,İsa seni seviyor,Sorgulama daha fazla sorma........"
Şaşılası ancak ben diyorum ki bu çocuk dinle ilgili hiçbir şey bilmese de bir papazdan veya bir imamdan hacıdan hocadan bir din aliminden daha dindardır.Her çocuk Doğuştan dindardır.
Sonra ateist olur.
Benim ateizmden anlayışım budur,eğer insan kendisini anlamaya yönelik çabasını yitirmişse,toplumsal sorunların içinde kaybolmuşsa,her gün birileriyle el sıkışıyor ama elini hissetmiyorsa,hergün birilerini görüyor ama onlara gerçekten bakmıyorsa,nefes alıyor ama nefesi izlemiyorsa,kulakları var duymaz,gözleri var görmez ise o artık ateisttir.
BİRİSİ sırf kendisini anlamak için bişeyler soruyorsa,hiç değilse karanlığa da olsa bir adım atıyorsa,korkmadan...Tanrı'ya inanmasa bile,O adam bir ateist bile olsa benim gözümde dindar birisidir.Duyarlıdır,canlıdır ve doğa karşısında hayrandır.Din hakkında çok şey bilen bir papazdan daha dindardır.Yaşayan bir ölü değildir.
Bertrand Russell cehenneme gitmek istediğini söylemişti,çünkü ona göre bütün canlı ve gerçekten yaşayan kişiler cehennemdedir: Ressamlar,şairler,aşıklar,filozoflar,miskinler...tüm yaşayan ve duyarlı olanlar.Ama diğer taraftan cennete bir bakın tüm cansıkıcı adamlar orda toplanmış: vaizler,papazlar,hocalar,size cennetten yer ayıran politikacılar,ahlakçılar...
Eğer böyleyse o halde cehennem aslında cennet ve cennette aslında cehennem olmalı ve Russell'a göre cehennem cennetin ta kendisidir.
Şimdi sorularınıza bakabiliriz:
Din, Tanrı ve insan arasında mıdır?
-Evet.Çünkü insan kendisini arar,sorgular ve çevresini anlamaya çalışır.Ama hiçbir şey bilmemektedir,bildiği tek şey cahil olduğudur.Ve bu noktada din devreye girer.Kişi nasıl diye sorar?"Nasıl" sorusu dindar bir sorudur.
"Nasıl kim olduğumu,nerde olduğumu anlayabilirim? Nerden başlamalı?"
Ben kimim?
Din bu noktada köprü görevi görür.Sonra bir gün kişi "Nasıl" Sorusunu bırakır,nasıl sorusu düşer ve din aradan çekilir.Artık Yaratan ve yaratılan buluşmuştur.Dinin görevi bu noktaya gelinceye kadar ruhun olgunlaşmasına,insanın zihninin ve kalbinin olgunlaşmasına yardım etmektir.
Din sadece Tanrı ve insan arasındaki aracıdır.Ve bir gün adına "din" denilen asmaköprü geçilince,köprü diğer taraftan kişi tarafından atılır.Din Tanrı ve insan arasındaki aracıdır,köprüdür.
İnsanla insan arasında,siyasi partilerle insan arasındaki,insanın toplumla arasındaki aracı değildir.
-Yoksa;kurallar çerçevesinde bir yaşam tarzı mı?..
-Hayır.Din bir disiplin değildir.Temelde bir ahlakta değildir.Din insanın yaratılış amacına uygun hareket etmesidir,kalben,zihnen uygun hareket etmesidir.Kısacası bir kullanım kılavuzudur.Dışardan bir şeyler dayatmak değildir,içerdekini anlamaya çalışmaktır.Bir disiplin dayatmak değildir,içsel olanın zaten bir çalışma prensibi vardır,bedenin bile kendi içinde bir çalışma prensibi vardır,siz onu değiştiremezsiniz.Sadece onu anlayabilirsiniz.Değiştirmeye çalışırsanız,bozarsınız.Din budur,kullanımını anlamaktır,kişinin kendisini anlamasına yardımcı olmaktır.
Türk Müziği/Kültürü (Güncel)
http://www.turkforum.net/1108741690-turk-muzigi-kulturu.html#post8282153
http://www.youtube.com/watch?v=MJucB1sf4mE
İnsan dinle doğmaz,milli kimliği ile doğar diyeyim,siz gençler devam edin...
Sevgiler...
Belkide siz tek başınıza devam etseniz daha iyi olur.Zira konuyu açma amacınızda ne bir şeyi sorgulamak var,ne öğrenmek var,ne de anlatmak var.
Forum üyelerine Sevgilerinizi sunmak için konu açmak güzel bir yol ama ussal tartışmalar için ben açtığınız konuda ve gösterdiğiniz ilgide yeterli ciddiyeti sağladığınızı söyleyemem.
Benden de size Sevgiler...
Türk Müziği/Kültürü (Güncel)
http://www.turkforum.net/1108741690-turk-muzigi-kulturu.html#post8282153
http://www.youtube.com/watch?v=MJucB1sf4mE
Tam tersine ,benim açtığım konuda ''sorgulamak'' var!!Benim ciddiyetim bana ait,gerisi başkalarınca takdir edilir!!
Hayat devam etikçe öğrenmekle ilgilidir!53 yaşında olmama rağmen öğrenmeyi asla bırakmam.Siz benim açtığım konuyu tam anlamadınız herhalde...
Tekrar sevgiler...
şu forumda duyduğum en anlamsız söz...
"Din Tanrı ile kişi arasındadır" sözü..