558. İmparator’un bu diplomatik reddi karşısında Resulullah (AS)’ın cesareti hiç de kırılmamış ve bu defa Arap soyundan gelen, ancak daha az önemli mevkilerde bulunan Bizanslı başkanlarla ilişki kurmaya başlamıştır. Yukarıda Gassanlılardan söz etmiştik. Bunlardan birinin Müslüman bir elçiyi öldürmesi, Mu’te denilen cezalandırma seferinin düzenlenmesine yol açmıştı.(636)
3.000 kişilik Müslüman askerî birliği, yüz bin kişilik düşman ordusuyla savaşmak üzere karşılaştı. Bizanslıların İran’la savaşmak üzere topladığı güçler henüz terhis edilmemişlerdi. İmparator’un elinin altında, Gassanlıların imdadına koşmaya hazır vaziyette yüz bin askeri vardı. Az sayıdaki Müslüman birliği, savaşa başlamadan önce Medine’nin de görüşünü alma gereği duymadı. Başkomutan Zeyd ibn el-Hârise derhal hücuma kalktı ve şehit edildi. Hemen arkasından, onun yerine geçen öteki iki komutanın da akıbeti aynı oldu: Bu komutanlar, Resulullah (AS)’ın yeğeni Ca’fer ve Ensâr’dan Abdullah ibn Revâha idi.
Müslümanlar, asla cesaretlerini yitirmeksizin, derhal Allah’ın Kılıcı Hâlid ibn Velîd’i baş komutan olarak seçtiler. O da, elinde kalan güçleri yeniden düzene sokup, düşmanın ileri gelenlerinden Mâlik ibn Zâfiletu’l-Belevî’yi öldürdü. Bir miktar da ganimet aldıktan sonra, Medine’ye dönmeye karar verdi. Düşman, kendisini takip etmeyi göze alamadı. İbn Asâkir’in işaret ettiğine göre, (637) Resulullah (AS) Mu’te’ye deniz yoluyla takviye birlikleri göndermişti. Herhalde üç komutanının da şehit olduğu haberini aldığı için, geri çekilme emrini gönderiyordu. Bu tahminimiz şu küçük rivayetle dolaylı bir biçimde doğrulanmaktadır:
“Zeyd ibn el-Hârise’nin şehit olduğu haberi Cebrail’in diliyle veya ordudaki bir asker aracılığıyla (Peygamber’e) ulaşınca…” (Kastallânî, Şerhu’l-Buhârî, 6/383).
Aynı kaynakta şu ek bilgi de yer almaktadır:
“Musâ ibn Ukbe’ye göre, burada söz konusu olan haberci Ya’lâ ibn Umeyye’ye Resulullah (AS) şöyle demiştir:
“(Olayı) Sen mi bana anlatmak istersin, yoksa ben mi sana anlatayım?”
636 Ebû Dâvûd, 24: 2, vs.
637 Yakûbî, II, 84; Vesâ’ik, Nº 28.
İslam Peygamberi
Prof. Dr.Muhammed Hamidullah
selam ve dua ile,