Yazdıklarımı okuyan bir genç arkadaş bana ulaşmış ve yazdılarıma karşılık; "Müslümanlığı savunanların sorularınıza tatmin edici cevaplar veremediklerini gördüm. Bu sebeple dinimi kaybetmek üzereyim, sizinle yüz yüze görüşmemiz mümkün mü?" diye mesaj yazmış.
Kapalı cevap vermek istemedim çünkü fikirler herkese açık olmalıdır. Ben Terk Edilmelidir diyorum, Terk Edilme-me-lidir diyenler de cevaplarını yazsınlar ki "şeyh'in müridine yaptığı gibi" kapalı sahada maç yapmış olmayayım. Herkese açık olsun; hem benim görüşlerimi hem karşıt görüşleri de okuyan okusun ve kararını öyle versin... Doğrusu budur diyorum ve kapalı evlerde din anlatanların hatasına düşmek istemiyorum ve bu sebeple de bu başlığı dikkatinize sunuyorum...
Söylediklerim doğru anlaşılsa da bu doğruluğun yattığı temel tam anlaşıl-ma-dığından; yanlış bir sonuca ulaşılıyor.
İnanç süreci doğası gereği basamak basamak ilerler. Kimse doğuştan agnostik olamaz mesela. Küçük yaşta dünyanın nasıl oluştuğundan çok evdeki nesneleri sorgulamakla yetiniriz. Bir çocuğun baba bu ne? Televizyon kızım; Baba bunu kim yarattı? diye sorduğu pek rastlanır bir durum değildir mesela...
Beni kim yarattı diye soran çocuğa elbette Tanrı denir fakat unutulmaması gerek bir husus; çocuk tanrı'yı daha ehil bir insan gibi düşünür. Bu yüzden Tanrı ile diyaloglara girer, Tanrı baba'ya şunu söyledim falan bunun birer örnekleridir. Tanrı Baba'dır, çünkü eve yemeği getiren, dışarı çıkma cesaretini gösteren babayla özdeşleştirir gibi. Küçük yaşlarda aklın gelişmemiş olması, çevreden alınan bilgilere inanmayı zorunlu kılar. Bu yüzden de hristiyan toplumda doğan hristiyan, müslüman toplumda doğan müslaman olur.
Çocuğun büyümesiyle sorgulamalar teknikleşir ve Dünyayı Kim Yarattı soruları gündeme gelmeye başlar, gelişmiş beynin ilk klasik sorusudur dünyayı tanrı yarattı, tanrıyı kim yarattı. Cevap haşaa ve ses yükselmesi. Sürekli korku aşılanır çocuğa, sorgulamalar bu yüzden zorlaşır, beynin özgürleşmesi bu sebeple bizim gibi toplumlarda daha uzun süre almaktadır.
Zamanla aklın gelişmesi bi-tabi sorgulama yeteneğini geliştirir (50 yaşında biri deist veya panteist oluyorsa bu yeteneğinin 50 yaşında ancak olgunluğa ulaştığını gösterir) Sorgulayan bir beynin herhangi bir din'e inanması doğası gereği pek olası değildir. Hristiyanlığa veya Müslümanlığa farketmez, dinlere inanmak aklın reddettiği bir süreçtir. Tabi şimdi hristiyanlık üzerine yoğunlaşmayacağım, o zaten reddedilmektedir ülkemizde, müslümanlık neden reddedilmelidir ve neden Müslümanlık akli bir mesele değildir onun üzerine yoğunlaşacağım...
Öncelikle Müslümanlığın akli olmadığını; mezhepsel çelişkiler ortaya koyar. Zira her mezhep bir diğerini reddederken buluştukları tek ortak payda "biat" kültürüdür. Yani sorgulamayı kesinlikle reddederler. Bu ortak payda ihtiyaçlar sonucu oluşmuştur; sorgulandığı noktada din'in çökeceğini kendileri de bilmektedir. Sorgu ortadan kalkınca hemen ardına kolayca mezhepsel ayrılıklar getirilir çünkü mezhep ayrılıkları sorgulanmayacaktır... Sorgu yasaktır... Doğası gereği yasaktır; sorgulandığı noktada biteceği aşikardır, ıspattır.
Bilim-ilim ayrılığı da aynı amaca hizmet eder. Bilim yapmak doğru değildir, ilim yani İslam üzerine çalışmak gerekir. Ömrü böylece tüketmek; birilerine biat ile harcamak önceliklidir. Peki sorgulanırsa Neden Müslümanlığı Terk etmek Şart olur? Bu terki şartlara; neden tüm forumca özlü, net yanıtlar verilememektedir? Çünkü Cevap Yoktur...
Müslümanlığı terk edenlerin cevap alamadıkları çok soru vardır, bazıları;
İslam Peygamberi İncil'in değiştirildiğini söylemiştir fakat kendi yaşadığı dönemde müslümanlarca kutsal sayılan ayetleri kendi de kitaplaştırmadan ölüp gitmiştir! Bu nasıl bir çelişkidir? İncil'i eleştirdiği noktayı bizzat kendisi de tekrar etmiştir; üstelik öleceğini de biliyormuş(!) Veda Hutbesini yapmıştır, büyük çelişkidir!!! Bile bile kitaplaştırmadan ölmüştür yani... Ardına İslam Aydınlarının bile anlatmakta zorluk çektiği bir süreç başlamıştır. Ebubekir'e ayetleri kitaplaştırması için ricada bulunulmuştur! Kutsal kitap rica ile toplanıyor ve inanmamız bekleniyor... Kitabın toparlanma hali daha büyük bir sorunsaldır!!! Bu anlattıklarım İslami Kaynaklarından alınmıştır! Ebubekir, ayetlerin getirilmesini istemiş; getirenlerin de en az iki şahit getirmesini emretmiştir! Kutsal sayılan ayetler ortada geziniyor ve şahit getiremezsen kitaba dahil edilmiyor! Peki ya Yalancı şahit varsa? Sorgulama...
Ebubekir kopyasının yakılması daha büyük sorundur. İkilik çıkmasın diye yakılmış fakat aynıymış. Aynı ise ikilik çıkmasından neden korkulmuş? Bugün elimizde bulunan Kuran'ın 150 sene sonra son haline ulaşması daha beterdir!!! Bugünkü Kuran'ı kaleme alanlar peygamberi görmemişlerdir bile! Sorgulayan bir aklın bunları kabul etmesi mümkün değildir.
Bu süreç hatimcilere mal edilir! Yani hatim edenler olduğu için Kuran değiştirilmemiştir denir, o zaman iki şahitli ayet toplamaya ne luzum vardı? Hem şahit istiyorlar hem de hatimciler vardı diyorlar. Bunlar zaten çelişki bir de Peygamberin ölmeden kitaplaştırmaması en büyük çelişki! İncil'in kaderine terk edip gitmiş Kuranı, İncile inanmayın diyor buna inanın! Üstelik bu kitaba inanmadık diye ahir günü bize şefaat etmeyecekmiş... Akıl demiştim evet, uygun değil...
Şeytan Ayet'leri hac suresi 52.54'üncü ayet. İslam Alimleri de kabul etmişlerdir bu Şeytan Ayetleri meselesini ama Cebarilin yetişip düzelttiğini söylerler (diyanette aynı fikirdedir) Hani peygamber günahsızdı?Kuran inerken PeygamberinPutlara secde ettiğini diyanet söylüyor? Cebrail'İn olaya müdehale etmesi gerekmiş, yani o derece büyük bir günah işlemiş? Aynı Din birinin bira içmesine cehennemlik der! Bira içmek şeytan'a dostluk edip Cebrailin müdahale etmesine sebebiyet vermekten daha kötü bir eylem midir? Sorgulama..
Kuran'daki şahsi ayetler?
Peygamberin kadınlarına hitap eden ayetler vardır. Mesela Azhap suresi... Azhap suresi direk peygamberlerin hanımlarına hitap ediyor? Evrensel bir dinin kitabında peygamberlerin hanımına yönelik ayet yazılır mı? Genel bir hüküm verilecekse “peygamberlerin hanımları” diye ayet olması doğru mudur? Bu Kuranı evrensellikten alı koymaz mı... Nasıl inanırım bu kitabın kutal olduğuna?
Zeyd’in karısının peygamberin evlatlığı ile evlenebileceğini belirten ayet? Evrensel bir dinde evlatlıkla evlenilebileceğine müsade edilecekse; konu öylece anlatılır, Zeyd’in bizzat adının geçirilerek yazılması kutsal olmadığının bir göstergesidir. Sorgulama...
Daha bir çoğunu saymak mümkündür ve ne bu forumda ne de başka bir ortamda bu soruların cevabı bulunamamıştır. Zira bu soruların cevabını bulamayan müslüman olamaz, cevabı olmadan inanansa müslümandır. Bu yüzden sorgulamak yasaktır, cevap bulunmamalıdır...
Kuran kendi kendini de reddetmektedir. Örneğin ayette "inandığınızın hayrı olsaydı bu halde olur muydunuz?" diye sormaktadır o dönem inanmayanlara. Peki müslümanlara hayrı olsaydı müslümanlar bu halde olurlar mıydı? Dünyanın en geri kalmış toplumları müslümanlardır. Hayrı olmayana inanma-ma-yı Kuran bizzat kendi söylemektedir. Bu hali ile sorgulanırsa; "Doğru Dürüst İnanmadığımız için bu haldeyiz" derler. Ne kadar doğru ne kadar dürüst sorusu akla gelir, izafi bir yaklaşım din olabilir mi? Din bir disiplini gerektirir, gereğini bile vermeyince Müslümanlık, terk edilir... Terk etmeyenlerin hali ise ortadadır...
Tabi "din bir ihtiyaçtır" sözü çokça duyulan bir sözdür. Sorgula-ma-mak için iyi bir ilaçtır demek daha doğru olur. Sorgulamadan inanmak insanın kolayına gelir, bu sebeple inanlar aslında üstün değil, inanmayanlara göre kolaycılar olarak değerlendirilmelidir.. Üstün olan sorgulamaktır, sorgulayabilmektir...
Tüm bunları işlemekteki sebep bu yorumlara bakıp din'den vazgeçmeyi düşünen (başka varsa tabi) insanlara bir kelam etmektir;
Böyle Düşünen Arkadaşlar Bakın
Sakın yazdıklarımdan etkilenipte(veya başkalarının yaza-ma-dıklarından sonuç çıkarıp) bir şeye inanmayın!!!. Dinsizliğe bile!!!
Benimle sohbet etmek isteyen arkadaş
Eğer bu forumda yazılan bazı yorumlarımdan etkilenip dinden vazgeçiyorsan bu bana maharet etmez
Benim için en değerlisi kendi kararındır... Ne olur bırakın birilerinin dediğiyle İnanmayı veya İnanmamayı... Anlatmaya çalıştığım başka bir şey, insanın egosu vardır! Size vereceği cevap mutlaka kendini kapsar, sizin işinize tam yaramaz!!! Bu bir Şeyhin kendi egosunu tatmin etmek için; ben üstün insanım gel seni Hakka ulaştırayım demesine benzer! Ben sana nasıl "gel arkadaşım doğru yol budur, otur anlatayım diyebilirim? Bunu yapamam, bunu yapanları eleştiren bizzat benim!
Müslümanlık tanımsızdır evet ama dinsizliği tanımlayabiliyor musun peki? Bunu kendine sorup öyle dinsizliğe yani deizm gibi inanç türlerine inanman gerekir!!!
Kendi kararınızı kendiniz verin! Ben veya bir başkası veya zavallı bir Şeyh sizi asla kurtaramaz!
Ben anlatırım 3 gün sonra başkası başka bir şey anlatır, bakmayın Din kendinden temelsiz olduğu için savunamıyorlar arkadaşlar!
Dinin temeli yok ki bu arkadaşların da bir temeli olsun, sizi ikna etsin!!!
Tek kurtuluş okumaktadır, araştırmaktadır, benden de veya herhangi birinden Medet Ummayın nolur!!!!
Ben İslam'In çelişkilerini anlattım sadece, İslam doğru olamaz diyorum ve sizin de gördüğünüz gibi doğrudur diye cevap yoktur. Olan cevaplar yine Peygamberlerin hayat hikayelerini içeriyor ve bu yüzden tatmin edici gelmiyor size... Yalnız kendi yolunuzu kendiniz bulmanız gerekiyor, kimse size yol gösterici değildir!
Bir yaratıcı vardır (bence) lakin seninle benimle ilgilenmiyor! Senin formatında değil çünkü yaratıcı! Senin gibi istekleri, hırsları, azabı, keyfi falan yok!
Ispatlandı bu "E=mc2" formülü! Biz yalnızca güneşten kopan maddelerin yavaşlamış haliyiz! Hızlı gidenler Jüpiter oldu, Karadelik oldu!
Seni eğer ışık hızının karesine ulaştırırsak formun değişecek ve ilk haline döneceksin, kesin!!!
O zaman acıkmayacaksın, susamayacaksın, yani enerji formuna geri döneceksin! Şimdi sen yaratıcının kızan, cezalandıran bir varlık olduğunu nasıl düşünebilirsin? O güneşin bağlı olduğu bir kütle bile olabilir ve Uranüs'Ün Mars'ın senden ne haberi var ki, o kütleden medet umarsın bir söyler misin?
Ama tüm bunları senin araştırman gerekli; ben bu yolda ilerliyorum! Sen belki de benden daha ileri gidecek ve bana bir şeyler öğreteceksin! Dinciler cevap veremiyor sadece onu gör ve bence önce kendi cevaplarını ara! Doğa boşluk kaldırmaz, ben tüm cevap boşluklarımı doldura doldura ilerliyorum, senin tüm boşluklarını ben değil kimse dolduramaz unutma!
Ne olur arkadaşlar kimseden medet ummayın. Benden de! Ne ben sizinle sohbet ederek sizi bir yere ulaştırabilirim ne de zavallı bir şeyh... Şeyh neden zavallı? Yahu arkadaşlar cevap bekliyor insanlar bir şeyh'ten; şeyh'ler de insanlardan sanki öç alıyorlar! İnsanların karılarını istiyorlar, çocuklarını elliyorlar! Tıpkı;
"Bende akıl olsa kendime hayrım olur, benden medet mi umarsınız? Karınızı çocuğunuzu istismar edeyim de aklınız başınıza gelir belki" der gibiler!
Nolur bunu yapmayın, benim bunları sorgulmamdaki amaç "acaba bir sorgulayan beyin daha yaratabilir miyiz" şu bağnaz, cevapsız dincilerden eleman ettik diyedir!!! İkinci bir şeyh-murid vakası oluşturmak için değil, lütfen... Ben size cevap veremem, kimse de veremez etmeyin eylemeyin!
Ben müslümanlığın terk edilmesi gerektiğini doğası gereği olduğunu düşünüyorum, akisni iddia edenlerin yazısını okuyun ve kararı siz verin!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

Ben tanrı yok demiyorum. Mutlaka bir yaratıcı var ama bu yaratıcı dinlerde anlatıldığı gibi değil... Olamaz. Dinler bu yüzden reddedilmelidir.
Ölünce format değiştirip, yolunuza devam edeceksiniz. Kaybolmanız da imkansız. Ahirete gerek yok, sorgu sual falan imkansız. Sinek-böcek olacağız değil, enerjinin formatlarından yalnızca biri olarak evrende varolmaya devam edeceğiz. Ete kemiğe bürünmek, düşünmek zorunda olmayacaksınız. Şunu unutmayın ki şuan Marsta bir krater parçası başka bir patlamayla uzaya yayılabilir ve bu patlama sizi öldürürken; o krater parçasının başka bir yerde insan olmasına sebep verebilir. Bu sefer de siz krater, o insan oluverir

