Prof. Dr. Ahmet Ercan, yaklaşan İstanbul depremi için çok açık konuştu.. Bir kez daha herkesi korkutacak bilgiler verdi!
Marmara’da son olarak yaşanan 4.2’lik deprem ve sonrasında 4 gündür yaşanan küçük sarsıntılar, İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı.
Bu sarsıntılar büyük bir depremin habercisi mi? Deprem olacaksa nerede olur, nereleri etkiler? Bu sorulara yanıtları uzman bir isim verdi.. Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan bugün SKY Türk kanalının canlı yayınındaydı.
Ercan, beklenen deprem hakkında bilgiler verdi ve yapılması gerekenleri açıkladı.
“BU SON DEPREMİ SÖYLEMİŞTİM”
2005 yılındaki bir açıklamamda 2007’ye kadar bir deprem yok demiştim. Ve 2007’ye kadar olmadı. 2007’de yeni bir açıklama yapmam gerekiyordu. ‘2015 yılında kadar deprem yok ancak bu yıla kadar uyarıcı, korkutucu, sarsıcı depremler olacaktır’ dedim. Bu deprem de onlardan bir tanesi..
“DEPREM TEKİRDAĞ AÇIKLARINDA OLACAK”
Deprem, Kuzey Marmara’nın bir kolu üzerinde olacak. Olacağı yer Marmara Ereğlisi - Marmara Adası - Tekirdağ üçgeninin orta yerinde olacak. Tekirdağ’dan yaklaşık 20-30 kilometre kadar uzakta olacak ve deniz dibinde olacak.
“İKİ AYRI DEPREM OLACAK”
Peki ‘Bu Kuzey Marmara kolunun üretebileceği deprem ne kadardır’ diye sorarsak Aşağı yukarı 7.3’lük bir deprem.. Ama bu 7.3’lük deprem tek başına oluşursa büyük bir felaket olur.
Ancak yapmış olduğumuz kabuk ve jeofizik çalışmaları bunu tek bir depremle boşalma olasılığının çok az olduğunu gösteriyor. 2 depremle boşalacak bu.. Biri İstanbul önünde, diğeri Tekirdağ önünde.
İstanbul önünde olacak depremin büyüklüğü en yüksek 6.4 - 6.7 olacak. Tekirdağ önünde olacak depremin büyüklüğü 7.0 – 7.2 olacak. Bunlardan çıkan enerjiye baktığımız zaman 7.3 denk gelir. Ama bunu iki depreme paylaştırarak arka arkaya vereceği için yıkım gücünü düşürecektir.
Ben asla 7.5 yada 7.6’lık bir deprem beklemiyorum. Bazıları bunu söylüyorlar ama ben bunu sadece çığırtkanlık olarak görüyorum. Bunun hiç bir bilimsel kanıtı yoktur.
YAPILMASI GEREKENLER NE ?
İstanbul’un yakın çevresi de hazılıklı olmalı. Biz Marmara’da deprem bekliyoruz, bundan İstanbul etkilenecek ama Gölcük’e birşey olmayacak diyemeyiz. Karamürsel, Çınarcık, Yalova, Kocaeli ve hatta belki Adapazarı’nı dahi etkileyecek. Marmara bölgesinin tamamının depreme hazırlanması gerekiyor. Bu bir yerin, ikincisi de yapının denetlenmesidir. Ama yapı sayısı çok fazla, denetlenmesi mümkün değil. En tehlikeli belediyeleri bile baksanız bile bu çok fazla..
“KİMLERİN GÖÇÜK ALTINDA KALINACAĞI BİLİNİYOR”
Tüm bu çalışmalar için elimizde yeterli aygıt, bilimadamı ve yardımcıları vardır. Ama bunu örgütleyemediler. Bunu sadece bazı üniversitelere vermek suretiyle çok dar kapsamlı yaptığınız için bir çok yer bölgesel anlamda çalışılamadı.
Ama kaba olarak baktığımızda biz İstanbul’da hangi mahallelerin yıkılacağını biliyoruz. O mahallerlerde yaşayan insanların ad ve soyadları da muhtarlıklarda olduğuna göre aşağı yukarı göcük altında kalmaya aday insanlar ad-soyadlarına kadar bellidir.
O zaman demek ki biz mahalle ölçeğinde İstanbul’un nerelerinin yıkılacağını bildiğimize göre deprem gelmeden önce buraları yıkalım, insanların can ve malını kurtaralım. Ve bunların da yerine sağlam yapı yapalım.
Bunun için Başbakan’a ben bir öneri sundum, kendisi benden kısa bir rapor da istedi. Gittik raporu da kendilerine sunduk. Bu rapor, kentsel dönüşümle ilgiliydi. Bu Büyükçekmece’de büyük bir başarıyla uygulandı. Ama Bakırköy’de ne yazık ki gecikti. Zeytinburnu’nda gecikmeli olarak sürüyor.
% 92’Sİ TEHLİKEDE
Kaba olarak bakacak olursak, İstanbul’da iki tane yarım ada var. Bir tanesi Avrupa diğeri Anadolu. Anadolu yakası Avrupa yakasına göre daha güçlü. Güçsüz olan kesim Avrupa yakası.. Marmara kıyılarında olan kesimler en güçsüz yapılaşmanın olduğu yerler buralar. Buradaki binaların %75’i çarpık ve kaçak. Ve %92’si de mühendislik elinden çıkmamış yapılar.
EN ÇOK ZARAR GÖRECEK YERLER:
Depreme en çok duyarlı ve en çok yıkılacak yerler nereleri diye saymaya başlarsak, Cankurtaran Feneri’nden başlayıp Aksaray, Yenikapı, Topkapı’nın güneyi, Yedikule, Zeytinburnu’nun büyük bir kesimi, Bakırköy’ün büyük bir kısmı, Ataköy (çok etkilenecektir ama oradaki yapılar sağlamdır), Güngören, Beşyüzevler, Merter, Sefaköy, Güneşli, Davutpaşa’nın çukur kesimleri, Florya, K.Çekmece, Menekşe, Cumhuriyet Mahallesi, K.Çekmece gölüne bakan sahiller, Esenyurt, Esenkent, Avcılar (Burada yapılar çok yoruldu. Ama bazı kesimler oldukça sağlam), Haramidere, Yakuplu, Beylikdüzü’nün yamaç kısımları, Kıraç’ın bulunduğu kesimler, Tekirdağ’dan İstanbul’a gelişteki mahallerlerin bulunduğu kesimler.
Sarıyer’deki Uyumkent’in bulunduğu kesimler heyelana çok müsaittir. Kemerburgaz’ın dereiçi olan kesimleri depreme çok duyarlı. Ancak yine ordaki yapıların yeni olmasının bir üstün yanı var.
Anadolu yakasına geldiğimizde, eski dere yataklarının bulunduğu kesimler depreme çok duyarlı. Üsküdar Çarşıiçi, Rahmanlar, Tuzla’nın bazı kesimleri, birinci derece sakıncalı kesimlerdir.
Adaları ise çok sakıncalı görmüyorum. Çünkü Adalar ana kayalar üzerine kuruludur. Çok sarsılacaklar, bi de oradaki yapıların çoğu ahşap. Bunlar depreme daha dayanıklı yapılardır.
“‘KABARCIKLAR ÇIKTI’ HABERLERİNE İNANILMASIN”
9 ay önce "Marmara’da kabarlıklar çıkıyor" şeklinde haberler vardı. Silahın tetiği çekildi gibi haberler yapıldı.. 'Hayır bunlar depremin habercisi değildir’ diye açıklama yapmıştım. Ve de olmadı.. Halkı gereksiz korkutmanın çok olumsuz etkileri vardır. Deprem haberleri hava durumu haberleri gibi haftada bir verilmez. Bunlar haftadan haftaya yada aydan aya değişmez.
‘KAT MÜLKİYET YASASI’ SORUNU
Kentsel dönüşümde en büyük sorun ‘kat mülküyet yasasının’ çıkmamış olması. Biz yer ve yapıyı inceliyorduk ve ‘burası olumsuz’ raporu veriyorduk. Ama bu rapora rağmen o apartmandaki bir kişi bile ben yapımın güçlendirimesini istemiyorum derse diğer daireler ona mahkum olmak zorunda. Artık durum böyle değil.. Artık bir daire dahi ‘ben bu yapının güçlendirilmesini istiyorum’ diye belediyeye dilekçe verdiği taktirde diğer dairelere sorulmadan güçlendirme projesi yapılabilir. İnsanların mali durumu mümkün olmadığından bunun devlet veya belediye aracılığıyla yapılması gerekiyor.
“MAHALLE MAHALLE GÜÇLENDİRME YAPILSIN”
Ben verdiğim raporda şunu belirttim; en tehlikeli mahalleler belirlensin. Mahalle ölçeğinde güçlendirme için inşaat şirketlerine ihale edilsin. Ve bunların başında da Başbakanlık’a bağlı bir üst yönetim bulunsun. 5-10 yıl içinde İstanbul’da yıkılabilecek alanların tamamının yenilenmesi işlemi hallolur.
http://www.haber3.com/news_detail.php?id=443617
insanın kanı donuyor ALLAH yardımcımız olsun![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla







