Ergenekon davasında savunmasını tamamlayan Doğu Perinçek, Tuncay Güney’in 2001 tarihli sorgu kasetinde Fethullah Gülen, Ethem Sancak ve Muhsin Yazıcıoğlu isimlerinin makaslandığını iddia etti.
Ergenekon davasının 43. duruşmasında 22 Ocak’ta ifade vermeye başlayan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in savunması tamamlandı. 4 duruşmada yaklaşık 18,5 saat konuşan Perinçek, kendi yazdığı bazı kitapları da mahkeme heyetine sundu. Soruşturma savcılarının Tuncay Güney hakkında yakalama kararı çıkartıp, ifadesinin bu mahkemede alınması gerektiğini söyleyen Perinçek, “Güney’in ne Aydınlık Dergisi’ne, ne Ulusal Kanal’a ne de İP’e sızdığını ya da istihbarat yaptığını vurguladı. Parti, dergi ve TV’ye kışkırtmaya, tertibe gelen kişilerin kulaklarından çekilerek atıldığını anlatan Perinçek, Güney’e tek kuruş ödenmediğini, hizmet sözleşmesi ve muhabirlik ilişkisinin olmadığını ifade etti.
Çekirdek kadrodan itibaren her şeyi bildiğini” öne süren Güney ile hiçbir şekilde görüşmesi olmadığını dile getiren Perinçek, İP üyesi Bayram Yurtçiçek’in hazırladığı bir raporda, Tuncay Güney’in görevli olduğunun anlaşıldığını, özel sohbetlerde İşçi Partisi’ne düşmanlığını ortaya koyduğu, Fethullah Hoca’yı ve Amerika’yı savunan sözler sarf ettiğini tespit ettiğinin belirlediğini kaydetti. Perinçek, “Şimdi tüm olumsuz niteliklerini bildiğimiz bu karanlık adamla İP ve liderlerinin aynı örgütte olmaları mümkün mü? İddianameye göre İP ve yöneticilerinin Ergenekon örgütü ile bir tek bağı var o da Tuncay Güney” diye konuştu.
Perinçek, Güney’in, Aydınlık Dergisi’nde çıkan bazı haberleri başka bir gazetede yayımlayarak, Aydınlık Dergisi haberlerinin kamuoyu yaratmasında bir işlevi olduğunu dile getirdi.
GÜNEY MEHMET EYMÜR’ÜN ADAMI
Tuncay Güney’in eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün adamı olduğunu öne süren Perinçek, “Eymür’ü herkes tanır. MİT içerisindeki CIA, MOSSAD kliğinin Hiram Abbas’tan sonraki en önemli adamıdır. MİT, Eymür’ü iki kez uzaklaştırmıştır” diye konuştu. Perinçek, 1990’ların sonlarında Güney’in çok yönlü ilişkileri olduğu anlaşıldığını, polis, askeri istihbarat örgütleriyle ilişki içinde olduğunu söyledi.
Güney’e 10 yıllık vize ve Greenkart verilmesini de eleştiren Perinçek, Nevzat Yılmaz adlı bir kişinin Güney’in mahalleden arkadaşı olduğunu ve Güney’i 2007’nin sonlarından 2008 yılı Mart ayına kadar 3-4 kez mahallede gördüğünü söylediğini, bu gerçeğin sonunda ortaya çıkacağını vurguladı.
MİT GÜNEY’İ KULLANDI
Güney’in bu tarihlerde Türkiye’ye getirtilip, tertipte, soruşturmada görevlendirildiğini savunan Perinçek, MİT’in de Güney’i operasyonlarda kullandığını, şüpheli olarak izlediğini öne sürdü.
Tuncay Güney ile mülakat yapan polis ekibinde yer alan polis şefi Ahmet İhtiyaroğlu’nun açıklamalarının, Güney’in anlatımlarının uydurma, bir tertibin parçası olduğunu gösterdiğini anlatan Perinçek, “O kasetler bizim suçsuzluk kanıtımız. En sonunda gelen kasetler gerçek kasetler değildir. Gerçek mülakat kasetleri ‘mini DVD’ adı verilen kasetlerdir. Gelen kasetlerde montaj ve kesintiler olduğunu tespit ettik. Bunun nedeni bazı bölümlerin yok edilmek istenmesidir” dedi.
KASETTE 3 İSİM MAKASLANMIŞ
Bu mülakat kasetlerinde 3 tane makaslama tespit ettiklerini öne süren Perinçek, Fethullah Gülen, Ethem Sancak, Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili bölümlerin kasetten çıkarıldığını iddia etti.
Ethem Sancak’ın adının MİT’in gönderdiği şemada 69 kişinin arasında yer aldığını ancak Sancak’a ait bölümlerin kasetlerden çıkarıldığını savunan Perinçek, 2002 yılına kadar görüştüğü Sancak’ın kendi içlerine sızdırılacak birisi olduğunu öne sürdü.
Perinçek, yine Tuncay Güney’in televizyon programında Muhsin Yazıcıoğlu’ndan özür dilediğini ve işkence altında kendisi hakkında ifade verdiğini belirttiğini vurguladı.
TERTİBİN BAŞINDA MEHMET EYMÜR VAR
Dava dosyasında aleyhine konuşan kişilerden birinin de tertibin başında yer alanlardan Mehmet Eymür olduğunu savunan Perinçek, Eymür’ün bilgi notunu da eleştirerek şöyle konuştu:
“Mehmet Eymür, rezil olacağını bildiğinden tanıklıktan kaçmıştır. Bilgi notunda suçlama yapmıştır. Yaptığı açıklamalarda da sanıklar arasında yalnız İP’liler hakkında menfi bilgisi olduğunu söylemektedir. Böylece diğer sanıklara mesaj vermekte, ‘sizle işim yok, benim derdim Perinçek ve arkadaşları’ demektedir. Mehmet Eymür kendi görev alanına girmemesine rağmen Perinçek ve grubunu izlediğini defalarca söylemiştir. Bu da CIA ve MOSSAD’dan aldığı görevdir.”
EYMÜR BANA SUİKSAST DÜZENLEDİ
Mehmet Eymür’ün kendisine suikast düzenlediğini, bunun çeşitli beyanlarla ortaya çıktığını dile getiren Perinçek, hatta Eymür ve Atasagun grubunun internet sitelerinde birbirlerini bu konuda suçladıklarını, Eymür’ün olayı Atasagun grubunun üzerine atmaya çalıştığını iddia etti.
İP’in eski yöneticilerinden Hasan Yalçın’ın Mehmet Eymür ile konuştuğunu ve anlatmak istediklerini 2000’e Doğru Dergisi’nde yayımlayacağını söylediğini belirten Perinçek, Eymür’ün konuşmasında İP’nin Filistin ile ilişkilerinden bahsettiğini kaydetti. Perinçek, “Filistin ile ilişkilerimizden iftihar ediyoruz. Filistin halkı bizim kardeşimizdir” dedi.
ÖZTÜRK EYMÜR’ÜN ADAMI
Tutuklu sanıklardan Mehmet Zekeriya Öztürk’ün kendisi hakkındaki ifadelerine değinen Perinçek, 3-4 ay Ulusal Kanal’da çalışan Öztürk’ün bu çalışmasının nasıl bir çalışma olduğunun daha sonra ortaya çıktığını söyledi. Öztürk’ün dava dosyasına giren ajandasında “Doğu Perinçek ile fotoğraf çektireceğim” şeklinde bir not bulunduğunu belirten Perinçek, Öztürk’ün bu notların değişik zamanlarda alındığını söylediğini hatırlattı. Perinçek, bu notların aynı zaman dilimi içerisinde yazıldığını ve Öztürk’ü Ulusal Kanal’a gönderen kişi tarafından yazdırıldığını öne sürdü.
Mehmet Zekeriya Öztürk’ün dava dosyasında yer alan bir mektubunu okuyan Perinçek, bu mektuptan Öztürk’ü Ulusal Kanal’a gönderenin bir kurum olduğunun anlaşıldığını savundu. Mektupta Öztürk’ün “Türk ajan olmadığı ve ABD Büyükelçiliği’nin kendisine güven duyduğu” iddiasında bulunan Perinçek, “Yine Mehmet Eymür vakası. Mehmet Eymür kiminle çalışsa Amerikan bağlantıları var. İddianamede bize ilişkin iddialar Tuncay Güney’e dayanıyor. Tuncay Güney de, Mehmet Zekeriya Öztürk de Mehmet Eymür’ün adamı” dedi.
Gizli tanık “Dilovası”nın kendisine ilişkin beyanlarının 1968 yılına ilişkin olduğunu belirten Perinçek, “Dilovası’nın yaşı nedir ki? Dosyada bulamadım ama 40 yoktur herhalde. Bunlar yaman adamlar, anasının karnında göreve başlıyorlar. Doğmadan önceki olayları anlatıyorlar” diye konuştu.
ABD İSTEDİ DİYE BU ÖRGÜT KURULAMAZ
Perinçek, “Bu deliller ışığında kimse bu örgütü kuramaz. Burada bir örgüt yok. Böyle bir örgüt yok. ABD istedi diye bu örgüt kurulamaz. Her şeyden önce ortak bir ideoloji yok” diye konuştu. İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve kendisinin örgüt lideri gösterilmesinin hiçbir kanıtı olmayan saçma sapan iddialar olduğunu söyleyen Perinçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buradaki tek örgüt İşçi Partisi’nin örgütüdür. Ben bu insanları örgütlenmedikleri için hep eleştirdim. Tarih bu insanları yargılayacaksa, örgüt kurmadılar diye yargılayacak. ‘Bu hayasız akını durdurmak için örgüt kurmadılar, hapislere düştüler’ diye yazacak. Hep söyledim bu işler bireysel olmaz, örgütlenmeden olmaz.”
BAYKAL’IN İSMİ KARIŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR
Doğu Perinçek, dosyadaki belgelerden bir kısım isimlerin kapatıldığı şemadaki bazı kişileri tahmin ettiklerini anlatarak, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da soruşturmaya karıştırılmaya çalışıldığını öne sürdü.
Perinçek, “Ortada bir örgüt vardır. Zekeriya Öz, Tuncay Güney, Sami Demirkıran, Mehmet Zekeriya Öztürk ve Osman Yıldırım bir örgüttür. Zekeriya Öztürk altına altığı imzayla iddianamede Türk milletine, TSK’ya ve İP’e karşı tertip örgütlemiştir. Bu örgütü yargılayacak bir makam çıkarsa yargılanacaktır. Bir gün mutlaka yargılanacaktır” diye konuştu.
SAVCININ AÇIKLAMASI BİZİM SAVUNMA KANITIMIZ
Perinçek, “Birileri Atatürkçülük adına örgüt kursa Atatürk terör örgütü mü diyeceğiz? İddianamenin ruhu, daha başlığından kendisini ortaya koymaktadır” diye konuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in iddianameyle ilgili yaptığı basın açıklamasına değinen Perinçek, açıklamadan şu sonuçları çıkardığını söyledi:
“Başsavcı, bu soruşturmaya sahip çıkmamaktadır. ‘Bu soruşturmayı o savcılar yaptı, iddianameyi başsavcı vekili imzaladı, ben imzalamadım’ diyor. Yani ‘benim onayım yok’ diyor. ‘Tutukluluğun devamının sorumluluğu bize ait değildir’ diyor. ‘Bildiğimiz ideolojik terör örgütü değil’ diyor. Yani ‘terör örgütü suçlaması uydurma’ diyor. ‘Basındaki yayın ve yorumların çok büyük bir bölümü gerçek dışı’ diyor. Ama o yayınların hepsi iddianameye yazılmış. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ‘bu iddianamenin çok büyük bir bölümü gerçek dışıdır’ diyor. ‘Bilgi kirliliği yaratıldı’ diyor. ‘Şüphelilerin özel yaşam ve temel hakları ihlal edildi’ diyor. Bu suç değil mi? Bunlar iddianame hakkında yapılmış hukuki ve tarihi olağanüstü değerlendirmelerdir. Bu basın açıklaması bizim savunma kanıtımızdır.”
Perinçek, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile aralarında yazarların da bulunduğu birçok kişinin bu soruşturmanın arkasında dış güçler olduğunu söylediğini ifade ederek, delillerin de iddianamenin seviyesini ortaya koyduğunu belirtti.
FETHULLAH GÜLEN SORULDU
Emniyetteki ifadesinde Fethullah Gülen ile ilgili kendisine sorular yöneltildiğini ifade eden Perinçek, “F Tipi polisler listesi soruldu bizlere. Bu listeyi biz yazmadık. Emniyet Genel Müdür Vekili Necati Altıntaş isim isim Fethullahçıları tespit etmiş, listelemiş ve devlet kurumlarına vermiştir” diye konuştu.
İddianamede “Fethullahçılık”tan “dini görüş” olarak söz edildiğini, “Fethullahçılık”ın dini görüş değil, tarikat ve cemaat olduğunu kaydeden Perinçek, soruşturmanın “Fethullah Hoca adına yürütüldüğünü” öne sürdü.
BU DAVA AYDINLANMIŞTIR
Bu davanın İP’in kapatma davası haline getirildiğini, her seçimden önce kendisinin hapse atıldığını belirten Perinçek, “Şimdi 29 Mart seçimleri... gene hapisteyim. Buradan gladyonun bir ve iki numarasına sesleniyorum, sevsinler sizin demokrasinizi” dedi.
Savunmasının sonunda mahkeme heyetine hitaben konuşan Perinçek, bütün samimiyetiyle gerçekleri anlattığını, polis ifadesinde söylediklerinin doğru çıktığını, dürüst davranarak aleyhine olanları da söylediğini vurguladı.
Perinçek, “Bu dava aydınlanmıştır. Her şey ortaya çıkmıştır. Eninde sonunda doğru karar vereceğinize inanıyorum. Bizim araştırmamız sonucunda siz tertemiz hakimlersiniz. Sanıklar da hakimler hakkında hüküm verirler. Biz sizi aklıyoruz” dedi.
Hakikatin ortaya çıkarılmasının Türkiye için gerekli olduğunu belirten Perinçek, “Savcılara da güvenmek istiyorum. Hakkımızdaki uydurma yalanları iddianameye yazdınız ama bu gerçekler ortaya çıktıktan sonra, hakikati aramaya iddia makamı da destek olsun” dedi.
kaynak
mhmet eymürde bu davada dinlenebilir


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
