Bilgi Yayınevi sahibi Ahmet Küflü’nün, “1970’li yıllarda Türkiye’de 14 bin kitapçı vardı, sayı şimdi 300’e düştü... Gaziantep gibi ekonomik bakımdan çok iyi bildiğimiz bir şehirde kitapçı yok” sözlerine dün yer vermiştik. Kimi okurlarımız internet kullanımının yaygınlaşmasıyla son yıllarda internet üzerinden satışların yoğunlaştığını bildirerek kitapçı sayısındaki azalmanın buna bağlanabileceğini dile getirdiler. Ahmet Küflü’nün bu görüşe yanıtı mı?
“Kitap satışlarındaki genel düşüşü Türkiye Yayıncılar Birliği’nin rakamlarında görmek mümkün. Örneğin biz Bilgi Yayınevi olarak eskiden bir kitaptan ortalama 8 - 10 bin basardık. Bugün bu sayı 2 bine düştü. Kimi zaman bin kitap bastığımız dahi oluyor. Kitap satışlarındaki düşüş internetten çok önce başladı. Kaldı ki interneti hemen herkes kullanıyor ama internet üzerinden kitap satın almalar zannedildiği kadar çok değil. Kitap satışlarının küçük kitapçılardan büyük marketlere kayması da satışları olumsuz etkileyen bir başka husus. Küçük kitapçılarda kitapçı ile okur arasında birebir ilişki olur. Kitapçı okurunu tanır, ne istediğini, ne tür kitaplardan hoşlandığını bilir. Ona danışmanlık yapar. Marketlerde ise böyle bir şey söz konusu değil. Özetle kitapçı sayısındaki dehşet verici azalmayı internet satışlarına bağlamak bana göre gerçeği ifade etmez.”

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.asp...a=Melih%20Asik
Melih Asik'in kosesinden, Turkiye gercegini ortaya koyan bir alinti bu. Turkiye'nin nasil bir cehalete dogru suruklendiginin belgelerinden birisi bana gore. Insanlar okumuyor, okuyup hayalgucunu gelistirmek, ogrenmek ve gercegi arastirmak yerine onune sunulan neyse oldugu gibi kabul ediyor. Merak ediyorum, mecliste ulkeyi yoneten 550 vekil icinden kaci son bir sene icinde (bir ayi coktan gectim) kitap okumustur. Sizce kitap okuyan vekil sayisi bir elin parmaklarini gecer mi?