Ne ilginç bir memlekette yaşıyoruz değil mi? Gazze bombalar altında iken Büyükelçisini geri çekmeyen, BOP eşbaşkanlığından istifa etmeyen Sayın Başbakan taa ABD’ye götürüp müzakere salonuna soktuğu AK PARTİ amblemli klasörü elinde olduğu halde mizanseni iyi ayarlanmış bir oyun oynadı. Tıpkı Demirel’in 1977 seçimlerinden önce oynadığı senaryo gibi.
Hikaye şöyledir:
“.......Yıl 1977… Haber Ankara’da bomba gibi patlar: “Başbakan Demirel, Başkan Carter'ın masasına yumruğunu vurdu!.." Ne demek ABD Başkanı'nın masasına yumruk atmak?.. Müthiş bir haber!
Yıl 1977. Başbakan Süleyman Demirel NATO zirvesi için Londra'da. 1974 Kıbrıs Harekatı sonrasında, ABD, Türkiye'ye ambargo koyuyor. Demirel de, ambargonun kaldırılması için, Başkan Carter'la görüşüyor.
Oradaki Türk gazeteciler, Demirel ve Carter'ı beklerken, AA Genel Müdürü Atila Onuk gazetecilere, "boşuna uğraşmayın, haber hazır" diyor. Kısa süre sonra, Londra'dan AA kaynaklı haber, gazetelere ulaşıyor:
"Başbakan Demirel, Başkan Carter'ın masasına yumruk attı ve ambargonun hesabını sordu!.."
“Londra dönüşü Ankara' da "Milliyetçi Başbakan..", "Komünistler Moskova'ya.." sloganlarıyla karşılanan Demirel gazetecilerin "Masaya yumruk vurdunuz mu?" sorusuna "Geçin bu soruları.." karşılığını verecekti. Üstelik "haberin kaynağı ben değilim ki.." deyip suçu gözbebeği Attila Onuk'un sırtına yükleyecekti.
“Bir başka seferinde Süleyman Demirel Helsinki'de yapılan bir Avrupa devletleri konferansında biraz karşı çıkar gibi yapınca büyük alkış ve destek almıştı. Yıllarca 'Helsinki Aslanı' olarak anıldı. Hatta masaya öyle bir yumruk atmış ki, koca masa ortadan çatlamış, diyenler bile oldu!”
Yumruk attı/ yumruk atmadı tartışmaları arasında en güzel değerlendirmeyi İkinci Milliyetçi Cephe Koalisyon Hükümeti' ndeki ortağı Başbakan Yardımcısı Prof. Necmettin Erbakan yapıyordu. Prof.Erbakan "Demirel yumruk atmaz atsa atsa takla atar.." derken, elbette dizinin dibinde boy veren yüz yılın en büyük taklacısını yetiştirdiğini elbette bilmiyordu.......”
İşte aradan geçen 33 yılı ardından Gazze bombalar altında iken Büyükelçisini geri çekmeyen, BOP eşbaşkanlığından istifa edemeyen, Yahudilerin hediye ettiği “Cesaret Ödülünü” iade edemeyen bu yeni taklacı, bu akşam Davos’ta bak neler yaptı. Geçen yıl TBMM’de konuşturup alkışladığı ve bütün milletvekillerine alkışlattığı İsrail’in Cumhurbaşkanına sözde fırça attı. Ne tesadüf Demirel’in yaptığı gibi. Tam da seçim öncesinde. Çağlayan Mitingi ile Saadet yelkenlerini rüzgâr ile doldurmuş ve milletin Filistin refleksi AKP üzerine patlamaya hazırlanırken.
Erbakan Hocamın kulakları çınlasın. Bu akşam yeni bir demokratour filmi daha izledik.
Tayyip bey'in hareketine yakın tarih perspektifinden ve merkez sağ orijinli siyaset anlayışı ile bakınca görünen budur. Umarım ben yanılıyorumdur. Bütün bunlar göründüğü gibidir. Tayyip bey'in tepkisinin gerçek bir tepki olmasını ve arkasından bu tepkiye uygun yeni bir siyasi anlayış geliştirmesini istediğimi bilmenizi isterim. Ancak gerçeğin ne olduğunu bize zaman gösterecek. Tarih aynasını ise asla kaybetmeyin lütfen....
http://www.bizimantalya.com/davos_aslani_tayyip_bey,2456.html


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


