Başbakan Erdoğan, Davos’ta gösterdiği tepkinin İsrail’in uyguladığı somut bir politikaya olduğunu belirterek, “1300 kişinin öldürülmesi küçümsemenez. Kimsennin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz”dedi.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:27 TSİ 30 Ocak 2009 Cuma
İSTANBUL - Davos’ta dün akşam yaşanan krizin ardından gece İstanbul’a dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün Taksim-Şişhane ve 4. Levent-Atatürk Oto Sanayi metro hatlarının açılış törenine katıldı. Başbakan, törende yaptığı konuşmaya Davos’ta yaşananları değerlendirerek başladı.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
“Kimsenin Türkiye’yi yanlış bir konumda göstermeye çalışmasına izin vermeyiz. Kimsennin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz. Bundan önce bu tür alışkanlıkları olanlar olmuş olabilir ama şimdi yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye, ülkeler arasında sıradan bir ülke değildir.
‘YURTTA SULH, CİHANDA SULH’ POLİTİKASI
Son 6 yıldır bölgede oynadığımız role bakılırsa bizim Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, cihanda sulh” anlayışı üzerinde politika yaptığımız görülecektir. İsrail-Suriye görüşmelerinde bu amaçla aracı olduk, Filistin görüşmelerine bu amaçla katkıda bulunduk, Lübnan sorununun çözümünde bu amaçla aktif rol oynadık. Bölgede kalıcı barış oluşturulsun istiyoruz.
1300 KİŞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ KÜÇÜMSENEMEZ
Ben sadece insani duyarlılıkla Gazze sorununa yaklaştım. Çocukların öldürülmesini basit bir iş kazası gibi göstermek ne kadar anlamsızsa, yaşananları duymamak, görmemek, konuşmamak ve hissetmemek de bir insan o kadar anlamsız geliyor. Zira zulme duyarsız kalmak da zulümdür. Kimse 1300 kişinin öldürüldüğü bir olayın küçümsenmesini isteme hakkına sahip değildir. Sorunun kendisini değil de yaşanan trajediye verilen tepkileri bir sorun gibi yansıtmak bize doğru gelmiyor.
İSRAİLLİLERİ VE YAHUDİLERİ SUÇLAMIYORUZ
Biz İsraillileri, Yahudileri suçlamıyoruz, topyekün bir eleştiri getirmiyoruz. Eleştirimiz somut bir olayda kullanılan yöntemleredir. Eleştirimiz fosfor bomblarınadır, uçaklardan atılan bombalaradır, tanklarla öldürülen çocuklaradır. İsrail hükümetinin attığı bir adımla yüzlerce kişinin öldürülmesinedir tepkimiz. Her fırsatta söyledim, biz bir somut olayı eleştiriyoruz. Hiçbir toplumu, dini topyekün hedef tahtasına oturtmadık, oturtmuyoruz.
VAHŞETİN AVUKATLIĞINI YAPANLAR VAR
Buradan Türk medyasına sesleniyorum, yalan yanlış haber yapanlara sesleniyorum, vahşetin avukatlığını yapanlara, TC Başbakanı’nın yanında değil de başkalarının yanında olanlara sesleniyorum. Biz anti-semitizme karşıyız ancak İsrail’e yönelik her eleştiriyi de anti-semitizm yükseliyor diye sunanlara sesleniyorum: Anti semitizmin yükselmesinden kaygı duyanlar, bu dalganın yükselmesine neden olacak eylemlerden de kaçınmalıdır. Türkiye’nin tarafı barışın tarafıdır.
KABİLE REİSİ DEĞİLİM
Davos’ta gösterdiğim tepkiyi diplomatik bulmayanlara da birkaç şey söylemek istiyorum. Orada TC Başbakanı olarak bulunuyordum. Biz bir kabile reisi değiliz. Türkiye’nin saygınlığını, itibarını düşünmek sadece iktidarın değil muhalefetin ve tüm kurumların da görevidir. Bakıyorum bazı kesimlerde bir panik havası var, ‘Başkaları ne der, Türkiye ne yapar?’ diye. Bunun yerine, “Türkiye ne der, Türkiye’siz başkaları ne yapar?” diye sorulmalıdır. Dışişleri anlayışımız başkalarının ne diyeceği anlayışı üzerine kurulu değildir. Gündemi belirlenen bir ülke olmak üzerine kurulu değil.
GÖLGESİNDEN KORKAN MONŞERLER
Bazı monşerler bunu anlamakta zorluk çekebilir. Onlar hep böyle geldiler. Gölgesinden korkanlar bunu anlamakta zorlanabilirler.
Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/473921.asp
Olay Türkiye'ye karşı bir saygısızlık olsaydı, herkes bu davranışının arkasında dururdu. Olay Türkiye'ye saygısızlık değil, Memleket yöneticileri olarak başkalarının durumuna tepki seviyesidir. 1300 sivilin savaş sebebi ile ölmesi hiç kimsenin yanında durduğu hoş bir olay olamaz. Ancak bir de kendi tarafımıza bakmak gerekir. PKK sebebi ile teröre kurban giden 60.000 e yakın asker ve sivil vatandaşımız var ve PKK halen bir kangren.. Önce kendimizi düzeltelim.
PKK Ergenekon işi diyebilecek arkadaşlara bir cümle ile şimdiden yanıt vereyim. Sayısızlık olarak anlaşılmasın. Bilgi mahayiyetinde... 2008 Şubat K.Irak harekatında ABD nin " artık ordan çıkın " demesinden 1 gün veya 2 gün sonra o bölgeden çıkıyoruz. Tablo ortada.. Orada biraz daha kalıp işi kökten bitirmek gerekirken, o bölgeden çıktığımız için halen Dağları taşları bombalarla dövüyoruz. O zaman bu kangren bitirilebilirdi. Niye çıktık?


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla





