ahmetaysever tarafından gönderildi.
Müslüman toplumlarda dinlere inanmayan "ateist" olarak değerlendirilir. Oysa dinlere inanmamak ile tanrıya inanmamak arasında çok büyük fark vardır.
Bu farkın temeli tanrının formatına dayanmaktadır. Dine inanlara göre Tanrı İnsandır... Dine inananlar yani teistler bunu her ne kadar kabul etmese de dinlere göre "tanrı apaçık bir insandır!" Örneğin tanrı dünyayı yaratırken yorulur, dünyayı bir anda yaratamaz çünkü tanrı sanki zamana tabiidir(kendi yarattığına tabii olmak mantıki olmasa da; insan olduğu buradan da anlaşılabilir). Tanrı dünyayı tamamlamayı ancak 7 günde başarabilmiştir. Dünyayı yapar bir bakar ki karanlık olmuştur, sonra ışığı yaratır (insan gibi deneme-yanılma yoluyla ilerlemektedir) İşini bitirdiğinde (halen zamana tabii dikkat) melekleri çağırır ve dünya serüveni ceryan etmeye başlar! Sonrasında dinler gönderir; en son dininde de Namaz bekler, oruç ister, dua ister, hatırlanmak ister, zikredilmek ister, ister, ister... Bu kadar isteğine karşılık "aslında istememektedir" ihtiyacı yoksa insanlarla derdi nedir? Derdi "yok kadar" büyük ve yüceyse namaz nedir, oruç nedir? Çelişir ve bu çelişkiler içersindeki asla tanrı olamaz, bu istekler son derece insani'dir! ve tanrının formatı insan değildir!
Akıl tanrının insan olmadığını göstermektedir. Hep verdiğim örnek (ki halen çürütülememiştir) elbetteki bir insan bugün yaşıyor olmasını Dedesine borçludur... Dedesi olmasa o insanın bugün burada olması akli değildir... Dinler bir nevi insanın dedesine tapma gerekliliğini ortaya koymaktadır! Dedeniz sayesinde burdaysanız; ona tapmanız gerekmektedir! Yetmez; Dedenizin sizden namaz oruç beklediğini ileri sürmektedirler! Dedeniz de bir enerjiydi, sizin geleceğinizden habersiz yaşadı ve enerji formatında bir yerlerde bir şekilde (formatını bilemiyoruz) var olmaya devam ediyor, ne yapsın sizin duanızı; orucunuzu ???
Tanrı insan olmadığına göre; tanrı başka bir şeydir. Örneğin insan'ın büyük patlamadan kopan bir parça olduğu kesindir! İnsan illa tanrı arıyorsa, yani bir yaratıcı arıyorsa; yaratıcı vardır evet "o bir" enerji parçasıdır! Zira tapmaya ne gerek var ki?
Bugünün var olan enerjisini tanrı kılarsak, yarın siz de bir tanrı olacaksınız demektir...
Mesela tanrıyı güneşe de benzetebiliriz, bizim formatımızda olmadığına göre neyse nedir aslında ama örnek bu ya; güneş şimdi bizden namaz mı beklemektedir veya pazar günü kiliseye gitmemizin güneşe fayda sağlaması akli midir?
Tanrının ne olduğunu bilmek imkansızdır ama ne olmadığını bilmek bir tabi imkanlar dahilindedir! İnsan olmadığı kesindir...(Dinciler "e biz de insan değil diyoruz diyebilirler ama lütfen mantıklı yaklaşalım; tanrı madem insan değildir bu insandan beklentileri nedir böyle? Namaz,oruç, dua vs?)Yani tanrının aslında namaz oruç beklemediği kesindir. Enerji parçasıdır ve bu parçadan kopan bir parça olarak tanrıyı insanlaştırmamamız gerekmektedir. Formatı bir enerjidir, daha ehil, güçlü bir insan formatı asla değil!!! Savaşlar, kan, kendini patlatmalar dünyayı yaşanmaz kılmaktan başka bir şey değildir. Tanrı bir enerji formatıdır ve insan olmadığına göre; güneş için adam öldürmek ne kadar doğru değilse, ona tapınmak da doğru değildir! Mesela olan güneş formatı sizden bir şey beklememektedir! Fiziken imkansız!!!
Enerji yalnızca devam eder, işi budur. Din gönderip hele yapıyorlar mı diye beklemek gibi bir yaklaşımı doğası gereği olamaz...