Fethullahçı Altan Tan, Kürt sorununda ve Ortadoğu'da çözümün ümmetçilik olduğunu iddia etti. Çözümün merkezinin Türkiye olacağını söyleyen Tan, Kuzey Irak'ın Türkiye'ye katılması gerektiğini söyledi.
Kürt sorunu üzerine yazdığı kitabın ikinci baskısı Ocak ayında yapılan Altan Tan, timeturk internet sitesine bir röportaj verdi. Daha önce Kürt sorununu "Kürtler değil müslüman Türkler çözebilir" diyen Tan, Ortadoğu'da yaşananların çözümü için de ümmetçi bir Türkiye'yi işaret etti. Tan ayrıca Kürt sorununun çözülememesinin önemli nedenlerinden birisi olarak Türkiye'deki İslamcıların yeterince ümmetçi olmamasını göstedi.
"Irak'a Kürdistan Türkiye'ye demokrasi"
Kitabının alt başlığı "Irak'a Kürdistan Türkiye'ye demokrasi" olan Tan, bu tezini "Irak'a bir Kürdistan, Irak'a özgü ve Irak'ın şartları buna müsait. Şu an kurulmuş bulunan Kürdistan Bölgesel Yönetiminin desteklenmesi hem Kürt ulusalcılarını tatmin edecektir hem fiili bir durumdur hem Türkiye'deki Kürtleri rahatlatacaktır hem de hemen orta vadede entegrasyonu kolaylaştıracaktır" sözleriyle açıkladı. Kürt sorununda çözümün Irak'ta kurulacak bir Kürt devletinin Türkiye'ye katılması ve Türkiye'nin demokratikleşmesinden geçtiğini iddia eden Tan, bu nedenle Kuzey Irak'taki bölgesel yönetimin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Abant Platformu Erbil'de
Fethullahçı Abant Platformu'nun yürütcüleri arasında yer alan Tan, platformun 15-16 Şubat'ta Erbil'de yapacağı toplantıyı da anlattı. Toplantının başlığının "Barışı ve geleceği birlikte aramak" olduğunu söyleyen Tan, "Orada hem Türkiye ile Irak hem de Türkiye ile Kürdistan arasındaki ilişkiler konuşulacak hem de nasıl bir Irak, nasıl bir bölge nasıl bir Ortadoğu bunlar konuşulacak" dedi.
"Müslüman Kürtlerin önü kesiliyor"
Kürt sorununun çözmünün ümmetçilikten geçtiğine inanan ve en önemli referanslarından birisi Saidi Nursi olan Tan, yıllardır Kürt islamcılarının önünün kesildiğini iddia etti. 1991 seçimleri öncesinde Refah Partisi'nin Güneydoğu'da yoğun bir destek gördüğünü ancak MHP ile koalisyon yaparak bu desteği yitirdiğini söyleyen Tan, "AKP'nin Hakkari ve Mardin milletvekilleri korucu başlarıdır. Bugün de Kürt meselesini çözerken bu meseleye kafa yoran emek veren Saidi Nursi'nin yolundan giden ciddi insanlarla değil bu karikatür tipi insanlarla iş götürülmeye çalışılıyor" dedi. AKP'nin kapatma davası sırasında ordu ile anlaştığını iddia eden Tan, bölgenin DTP'ye bırakıldığını söyledi.
"AKP içinde de diğer partiler içinde de İslami kimliği ve Kürt hassasiyeti ön planda olan insanlara yol verilmemektedir" diyen Tan, bu nedenle de sistemin PKK'nin bitmesini istemediğini iddia etti. PKK'yi "Kürt modernleşmesinin motor gücü" olarak değerlendiren Tan, "derin güçlerin" dindar Kürtler'le değil seküler Kürtler'le ilişkide olduğunu ve "Türk siyasetindeki ve dışarıdaki güçler"in seküler Kürtler'i tercih ettiğini söyledi.
Yine kitabının arka kapağından öğrendiğimize göre Tan, Türkiye'deki muhafazakar ve dindar hareketlerin Kürt sorununa ısrarla uzaktan ve resmi görüş çizgisinden bakmalarının "sorunun kangren hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri" olduğunu düşünüyor.
"Çözüm ümmetçilikte"
AB'nin ve BOP'un Ortadoğu halklarına barış ve huzur getiremeyeceğini söyleyen Tan, AB'nin demokrasi için kısa vadede de olsa desteklenmesi gerektiğini iddia etti. Tan uzun vadede farklı bir proje üretilmesi gerektiğini söyledi. Kendilerinin bir projesi olduğunu ve bu projenin adının da "Yeni Ortadoğu Projesi" olduğunu söyleyen Tan, projenin önemli referansları olduğunu belirtti. Projenin içeriği konusunda ayrıntı vermeyen Tan, "Bu proje bizim kadim Ortadoğu Projemizdir. Kitabi referanslara uygun İslam'ın bütün müktesebatına uygun Kuran-ı Kerim başta olmak üzere, Maverdin'den İbn-i Haldun'a kadar, Mezhep imamlarımızdan Said-i Nursi'ye kadar. Ne kadar bu konuda söz söylemiş kitap ve bilginimiz varsa gerek kitabi gerekse tarihi referanslarımız olacak" dedi.
Kitabının arka kapağında yer alan "İslam dini içindeki ümmet anlayışı, tüm milletlerin dilsel ve kültürel haklarını koruma altına alan barışçıl yorumuyla sadece bizim ülkemizin değil, tüm bölgenin etnik problemlerini çözebilirdi; ve hala da çözebilir" ifadeleri, Tan'ın bahsettiği projenin ümmetçilik olduğunu gösteriyor.
"1923 paradigması iflas etti"
1923'deki paradigmanın iflas ettiğini ve Türk modernleşmesinin çatladığını iddia eden Tan, "Dolayısıyla yeni bir toplumsal sözleşmeye ve yeni bir paradigmaya ihtiyaç var. Bu yeni paradigmada Cumhuriyet'in din anlayışını değiştirmesi lazım. Etnik bakışını en önemlisi Kürt sorununa bakışını değiştirmesi lazım. Ekonomik yaklaşımını ve diktacı ve baskıcı yönetim anlayışını da değiştirmesi lazım. Bunu gören çok sayıda devlet adamı var. Ama top yekün bu devlete hakim olmuş mudur derseniz bu olmamıştır. Ama devletin içinde ciddi bir kesim yeni bir rota olması gerektiğini ortaya koymuştur. Bunlar beyanat da vermek istemektedirler. Bu TRT Şeş, Kürt Enstitüsü bunlardan ayrı şeyler değil"dedi.
"Kaptan köşkü Türkiye"
Türkiye'nin paradigmasını değiştirmesi ve yeni bir toplumsal sözleşme imzalaması gerektiğini söyleyen Tan, Ortadoğu'daki yangının çözümünün de burada olduğunu öne sürdü. Kaptan köşkünün Türkiye olduğunu iddia eden Tan, "Çözümün merkezi Türkiye'dir. Eğer Türkiye ayağa kalkarsa, demokratikleşirse, şeffaf bir adalet anlayışı haline gelirse Kürt sorunu da çözülecektir, Filistin Sorunu da çözülecektir. Yahudiler de rahat edecektir. Siyonist olmayan Yahudi de rahat edecektir Beyrut'taki Hıristiyan da rahat edecektir. Ama Türkiye karışır istikrarsızlaşır ve bocalarsa bütün bölgeye kaos hakim olur" dedi.
http://haber.sol.org.tr/mansetler/anamanset/9544.html
bence çözüm Türkiye nin isminde, Türkiye degil de Filistin olsun artik ülkenin ismi


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



