Ergenekon davasının 46. duruşmasında İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi ve Aydınlık Dergisi Genel Yayın yönetmeni Serhan Bolluk'un savunma ve sorgusu tamamlandı. Serhan Bolluk, kendisinin ve beraber yargılandığı Aydınlıkçıların hayatının gladyo ile mücadele içinde geçtiğini söyledi ve "Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olduğum için, Gladyo'ya karşı mücadele ettiğim için buradayım" dedi.
Ergenekon davasının 46. duruşmasında İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu üyesi ve Aydınlık Dergisi Genel Yayın yönetmeni Serhan Bolluk savunmasını yaptı. Bolluk, Tıp Fakültesi mezunu olduğunu zorunlu hizmetini tamamlamasının ardından da 30-35 yıl kadar önce İşçi Partisi'ne üye olduğunu belirtti.
Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk savunmasına, "Ergenekon adlı sözde örgütün üyesi değilim. Halkı, hükümete karşı silahlı isyana tahrik suçunu da işlemedim" diyerek başladı. Bolluk iddianamede kanıt olarak ileri sürülen iddiaları tek tek yanıtladı. İddianamenin 1397. sayfasında "Kartal resimli ajandanın incelemesinde ajandanın 1 Ocak tarihli sayfasında Özdemir Sabancı Cinayeti sanığı Fehriye Erdal, İsmail Akkol ve Mustafa …" isimli şahısların isimlerinin yazıldığını belirten Serhan Bolluk, iddia makamı söz konusu ajanda da yazanları suç delili olarak sunmaktadır ancak "bu ajandanın bana ait olmadığı ekspertiz raporuyla ispatanmıştır" dedi. Bolluk bu iddianın kendisine yönelik suçlamayla bir ilgisinin olmadığını söyledi. Serhan Bolluk, diğer ajandalarda yer alan ve iddia makamının suç delili olduğunu öne sürdüğü notlarla ilgili olarak da yöneltilen suçlamayla ilgili olmadığını belirterek, bu notların gazetecilik faaliyetleri içinde olduğunu belirtti.
Yaptıkları bir konuşmada Perinçek'in, AKP hükümetinin halk ihtilaliyle devrilmesine ilişkin sözler sarfettiğinin iddianamede yer aldığını hatırlatan Bolluk, "Öncelikle ihtilal ve devrim denilince İşçi Partisi'nin ne anladığını bilmek lazım" dedi. Bolluk, 2006 yılı Aralık ayında yapılan parti kongresinde alınan kararda da belirtildiği gibi devrimin "El birliği, güç birliği ve kardeşlik içeren bir halk düzeni" olduğunu söyledi.
İddianamenin 1405. sayfasında Hakan Saraylıoğlu adlı şahsın DHKP-C tarafından sorgulandıktan sonra öldürüldüğü, benim de sorguya katıldığım iddia edilmektedir. Savcılar benim "şüphelinin bu sorgulamaya bizzat katılıp notlar aldığımı ya da örgüt militanlarından bu bilgileri elde ettiğimi" ileri sürmektedir. İddia makamı tamamen varsayım niteliğinde iki olasılık öne sürmektedir: "sorguya katılmak" ve "örgüt militanlarından bu bilgiyi elde etmek". Gerçek bu ikisi de değildir. Böyle bir sorgulamaya katılmadım. Bu bilgiyi alabileceğim bir örgüt militanı da tanımıyorum. Ajandamda bulunan Hakan Saraylıoğlu ile ilgili notlar, bana ulaşan ve not aldığım binlerce bilgi ve duyumdan biridir. 21 yıllık gazeteciyim. Bizlere her gün bilgi ve duyum ulaşır. Bazılarında haber değeri görür, doğrulatıp haber yaparız. Bazıları da notlarımızın arasında kalır. Bu duyum da zamanında yayına konu olmamış bir duyumdur. 48 yaşındayım ve DHKP-C terör örgütüyle yaşamım boyunca temasım olmadı. Bu örgütün, 30 yıldır üyesi olduğum işçi Partisi'ne düşmanlığı da kamuoyunca bilinir. DHKP-C gibi örgütlerle de siyasal zeminde ve kamuoyu önünde mücadele ettik."
Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olduğu için bugün burada olduğunu belirten Serhan Bolluk, "Aydınlık'ın Ergenekon'un yayın organı olduğuna dair tek kanıt Tuncay Güney mülakatıdır. Aydınlık 40 yıldır yayında. Her Pazar yayımlanır. Aydınlık hakkında bugüne kadar Ergenekon yayın organı olduğuna ilişkin soruşturma açılmamıştır. Tuncay Güney'in şemasında Ergenekon medyasında Aydınlık listede. Ama mülakatın 35. sayfasında Karacan Ailesi de var, aydın Doğan da, Mehmet Ali Ilıcak da örgütte. Biz buradayız. Diğerleri nerede diye sormuyorum. Çünkü böyle bir örgüt yok" dedi.
Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, kendisinin ve beraber yargılandığı Aydınlıkçıların hayatının gladyo ile mücadele içinde geçtiğini söyledi ve derginin bazı haberlerinden örnekler verdi:
1. MİT RAPORU - 2. MİT RAPORU - EŞREF BİTLİS SUİKASTI VE DİĞERLERİ
"Türkiye kontrgerillayı Aydınlık'tan öğrendi. İlk çıktığı yer günlük Aydınlık gazetesidir. İki buçuk yıl yayın yaptık. Kontrgerillayla ilgili manşet ve sürmanşetlerinin sayısı 100'den fazladır. 1 Mayıs 1977 katliamının MİT elemanı Necdet Küçüktaşkıner'le bağlantılı olduğunu da Aydınlık çıkardı. Kahramanmaraş olaylarının içyüzünü de aydınlık ortaya çıkardı. Faillerin peşine düştü. Yargılandılar. Bu davanın görülmesinde Aydınlık muazzam bir hizmet gördü. Aydınlık Gladyo'nun eylemlerinin üzerine gitti. Üzerindeki perdeyi kaldırdı. 1978'ten bu yana Kontrgerillayla mücadele ediyoruz.
1. MİT RAPORUNDA HEDEF TSK
1988'deki MİT Raporu'nda da hedef TSK'yı yıpratmaktı. 2000'e Doğru yayımlayınca raporu hazırlayanların MİT'ten tasfiyesiyle sonuçlandı. Eşref Bitlis suikastı, Binbaşı Cem Ersever'in itirafları… Gladyo'nun Türkiye'deki faaliyetlerini tek tek yazdık.
MADIMAK'TA BİZ YANDIK
Madımak'ta yakılanlar da biziz. Aydınlık başyazarı Aziz Nesin hedef alındı. Yakanların avukatları ise bugün iktidardalar. Bizi bugün Gladyo olmakla suçluyorlar. Baş aşağı duran bir dünya. Gerçekler tamamen ters çevrilmiş durumda.
NEDİR BU SUSURLUK?
Susurluk'u bilmeden Galdyo'yu anlamak mümkün değil. Aydınlık 22 Eylül 1996 tarihinde 2. MİT Raporu'nu yayımladı. 3 Kasım 1996'da Mercedes kamyona çarptı. Emniyet müdürü, aranan suçlu, milletvekili birlikte. Mercedes'in bagajından çıkanlar Aydınlık'ı ve Doğu Perinçek'i doğruladı. Aydınlık ve İşçi Partisi olmasaydı, susurluk bilgisine toplu sahip olunamayacaktı. Savcılar da dahil.
ÇİLLER ÖZEL ÖRGÜTÜ
Aydınlık Çiller'in 500 milyon lira örtülü ödenekten "özel örgüt"e verilmesini kapak yaptı. Şimdi de Tayyip Erdoğan'ın örtülü ödenek harcamaları gündemde. Susurluk'u hemen açalım ancak kim hesap soracak? Biz bunları yazıyoruz, sonra burada Susurluk'tan yargılanıyoruz.
Türkiye'deki Gladyo, yalnızca Türkiye'de kaos ortamı yaratıp Amerikancı darbe yapmıyor. Avrasya'daki kışkırtıcı faaliyetleri var Biz bunları tek tek ne yaptılarsa ortaya çıkardık, yazdık. Azerbaycan darbesi planı, Çeçen terörüne destek, Çin Halk Cumhuriyeti'nde Sincian Uygur provokasyonları…
1997'DE UYARDIK
12 Ocak 1997'de "Cumhuriyet düşmanı Fethullah Hoca" diye kapak yapmışız. Bir emniyet Müdürü'nün raporu. 12 yıl önce uyarmışız. Uyarılarımız dinlenmediği için, emniyet Fethullahçıların eline geçti.
TEFTİŞ KURULU AYDINLIK'I DOĞRULADI
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Hrant Dink cinayetine ilişkin tespitlerin hepsini Ocak 2007 de "Muhbir değil Akyürek'in operasyon ekibi" kapağında yazdık.
ERGENEKON TERTİBİNİ İKİ AMACI
Ergenekon tertibinin 2 amacı var. Birincisi, Türkiye'nin milli güçlerini zayıflatmak, milli şahsiyetleri yıpratmak, ikincisi ise Gladyo'nun üstünü örtmek, suçlarını başkalarını üzerine atmak.
GLADYO'YLA MÜCADELE DOLU BİR HAYAT
Yaptığımız haberlerin bir bölümünü mahkemenize sundum. Bu benim hayatım. Yalnızca benim değil Doğu Perinçek'in, Nusret Senem'in, Ferit İlsever'in, Adnan Akfırat'ın, Hikmet Çiçek ve Hayati Özcan'ın hayatıdır.Neden Aydınlık'ın tertibin hedefini de bu haberlerimiz açıklıyor. ABD açısından bakılınca suçumuz büyük.
kaynak http://ulusalkanal.com.tr/index.php?...=9737&Itemid=4
Serhan Bolluk hakkındaki iftiraları çürütmüştür.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla