• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 20 1234567891011 ... SonSon
198 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    İslam gerçekten barış diniyse peki Beni Kureyza katliamı nedir?

    Beni Kureyza katliamını hepimiz biliriz. İsterseniz bu katliamı kısaca anlattıktan sonra merak ettiğim soruları sorayım.

    Beni Kureyza müslümanların iddiasına göre Hendek savaşı sırasında k müslümanlara hem de daha önce akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken, sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmış oldular.
    Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına aldılar. 15 veya 25 gün kaleleri yıkılmaya devam edildi. Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylediler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı verdi; "Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak." Bu hüküm uygulamaya konuldu ve buna dayanılarak öldürüldüler.


    Fakat yahudiler tabii ki böyle düşünmüyorlar onların hikayesi de benzer fakat çok daha kanlı ve acımasızca...
    Onlara göre ise Muhammed gereksiz saldırmıştı. Bu kısmı çok da önemi değil aslında. Fakat hikayenin devamı korkunç


    Kalelerini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Beni kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.
    Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni kureyzalılar, Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi beni kureyza'lılar istemeden de olsa teklifi kabul ettiler savaşmadan silahlarını teslim ettiler.

    Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu Hz. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanlarındı. Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de : "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed'in koynuna koyar. Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine eş olur ve gerdeğe girer. Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.

    (Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)



    Sorularım:

    1) Teslim olmuş bir kavimin tüm erkeklerini öldürüp, zenginliklerine el koymak ve kadınlarını da cariye,eş diye almak İslamın hep bahsedilen barış ve merhamet dini olması ile çelişmiyor mu?

    2) Hadiste bahsedilen (sahih hadislerdendir) daha 1 gün evvel kafasını kestiğiniz bir adamın yaşca küçük kızıyla gerdeğe girmek sizce Peygamber olduğunu iddia eden birine yakışıyor mu?


    3) Bu olayın sırpların Srebrenisca katliamı arasındaki tek fark Radiçin peygamberliğini ilan etmiş olmaması mıdır? Benzerlikler ne yazık ki korkunç.



    Şimdiden teşekkürler...

  2. #2
    hasgul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2007
    Mesajlar
    1,868
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Evet! İslamiyet barış dinidir...

    Onun için dört halifeden üçü öldürüldü...

    Peygamberin bütün sülalesi yok edildi...

    İnsanlar inanmaya zorlanıyor...

    İnanmayanlar katlediliyor...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  3. #3
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hasgul tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Evet! İslamiyet barış dinidir...

    Onun için dört halifeden üçü öldürüldü...

    Peygamberin bütün sülalesi yok edildi...

    İnsanlar inanmaya zorlanıyor...

    İnanmayanlar katlediliyor...
    Rüya mı görüyorsun?

    Halifelerin öldürlmesinde yahudi uşakları rol oynadı.

    Peygamer sulasine kin gudenler avaz avaz meydanda..(arab düşmanları ve dinsizler)

    İnanmayana mı inananamı işkence edildi..(sapık yahudilerin sabra şatilla, cenin katliamları, ve dinsiz leninin öldürdüğü milyonlarca kişi..buna şahittir)
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  4. #4
    hasgul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2007
    Mesajlar
    1,868
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı NuruLikA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Rüya mı görüyorsun?

    Halifelerin öldürlmesinde yahudi uşakları rol oynadı.

    Peygamer sulasine kin gudenler avaz avaz meydanda..(arab düşmanları ve dinsizler)

    İnanmayana mı inananamı işkence edildi..(sapık yahudilerin sabra şatilla, cenin katliamları, ve dinsiz leninin öldürdüğü milyonlarca kişi..buna şahittir)
    Tabi inkar etmek en iyi savunmadır.

    Hz.Ali'yi öldüren Hariciler Yahudi'ydi değil mi?

    Hz.Ömer'i öldürenler de...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  5. #5
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hasgul tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tabi inkar etmek en iyi savunmadır.

    Hz.Ali'yi öldüren Hariciler Yahudi'ydi değil mi?

    Hz.Ömer'i öldürenler de...

    El-Keşi, Rical isimli kitabında bazı ehli ilimin şöyle söylediklerini naklediyor: Abdullah bin Sebe Yahudi idi ve müslüman oldu, Hazret-i Aliye tâbi oldu, (Yahudi iken de taşkınlıkta bulunurdu ve Yuşa bin Nun Musa aleyhisselamın vasisiydi diyordu.) Resulullahın vefatından sonra da Hazret-i Ali hakkında aynısını söyledi. İlk önce açıkça Hazret-i Alinin imamlığının farz olduğunu söyledi ve kendilerine karşı gelenleri kâfirlikle itham etti. Bunun için Şiaya muhalif olanlar diyor ki: (Rafizilik temel inançları Yahudilikten alınmıştır.) (Rical el-Keşi s.101 Müessetül eâlimi bikerbelae el ırak)


    El- Nubahti, Şii Fırkası kitabında şöyle diyor:

    Abdullah bin Sebe, Ebu Bekire, Ömere, Osmana ve diğer Eshaba kötülemeyi başlatandır. Ali aleyhisselamın emrettiğini söylerdi. Ali (a.s) onu çağırıp böyle söyleyip söylemediğini sordu, söylediğini itiraf etti. Bunun üzerine öldürülmesini emir verdi. İnsanlar araya girdi feryat ettiler, Müminlerin emiri! Seni ve ehl-i beytin sevilmesini ve dost edilmesini söyleyen birisini mi öldürüyorsun! Ali (a.s) onu o zamanın Fars devletinin başkenti olan Medayine sürdü.

    Medayinde Alinin (a.s) ölüm haberini duyuran kişiye Abdullah bin Sebe şöyle dedi: Onun öldürüldüğünü ispat eden adil yetmiş kişi getirsen ve yetmiş paket içinde onun beynini getirsen yine de onun ölmediğini ve öldürülmediğini biliriz. Tüm yer küresine hakim olmadan da ölmez. (Nubahti, Firak el şia s. 43-44 Haydariye matbaası baskısı Necef. Irak Hicri 1379-Miladi1959)

    Aynısını şii tarihçisi Ravdatil safa kitabında zikretmiştir:

    Abdullah bin Sebe, Osman bin Affan karşıtlarının Mısırda çok olduğunu öğrenince oraya yöneldi. Orada ilim ve takvalıymış gibi göründü ve böylece insanları kendine güvendirdi ve bozuk, yanlış ve çirkin emellerini terviç etmeye başladı. Her Nebi kendinden sonra yerine geçecek birini vasiyet eder. İlim, fetva, cömert, yiğit olan ve emaneti yerine getiren takva sahibi Ali de Resulullahın vasisi ve halifesidir. Ümmet Aliye zulüm etti. Onun hakkı olan hilafeti ve vilayeti zorla aldı, şimdi onun yanında yer almak ve yardım etmek herkese lazımdır. Osmanın hilafetine son vermek lazım dedi. Mısırlılar onun sözlerinden ve görüşlerinden çok etkilendiler ve Osmanın hilafetine karşı çıktılar. (Ravdatil safa, s. 292 cild 2, Farsça İran baskısı)


    Abdullah bin Sebe, Yahudi asıllı olup San'alıdır. (Taberi Tarihi 4/34)
    Abdullah bin Sebe, Sebeiyye fırkasındandır, bunlar Rafizilerin taşkınlarıdır.

    Yemen Yahudilerindendir. (İbni Asakir, Dimaşik Tarihi 3/29)

    Bazı kabileler Yahudi idi. Humeyr, Kenne oğulları, el Keab bin Haris oğulları ve Kende Yahudi idiler. (İbni Kuteybe, Mearif s.266)

    İslamdan önce Yemen asıllı Yahudilerin çoğu Arap asıllıdır. (Dr. Cevad Ali, Arap tarihi 6/26)


    işde bu delilerden anlaşılıyor ki fitneyi körkleyenler yahudi uşakları ve yahudi dönmesi Abdulah ibni seb'edir.


    Allahu A'lem
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  6. #6
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Konu sapmasın.

    Hasgul konuyu saptırmalarına izin verme


    Ben 3 tane soru soruyorum. Hatta tekrarlayayım.


    1) Teslim olmuş bir kavimin tüm erkeklerini öldürüp, zenginliklerine el koymak ve kadınlarını da cariye,eş diye almak İslamın hep bahsedilen barış ve merhamet dini olması ile çelişmiyor mu?

    2) Hadiste bahsedilen (sahih hadislerdendir) daha 1 gün evvel kafasını kestiğiniz bir adamın yaşca küçük kızıyla gerdeğe girmek sizce Peygamber olduğunu iddia eden birine yakışıyor mu?


    3) Bu olayın sırpların Srebrenisca katliamı arasındaki tek fark Mladiçin peygamberliğini ilan etmiş olmaması mıdır?


    NuruLikA bunlara cevap vermeyip konuyu saptırma.

    Özellikle babasının ve kocasının kafasını kestirdiği bir genç kadınla infazların olduğu gece gerdeğe giren Peygamber hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
    Bu mesaj en son " 03.02.09 " tarihinde saat 02:09 itibariyle kaiser tarafından düzenlenmiştir... Neden: isim düzeltme:)

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NuruLikA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Rüya mı görüyorsun?

    Halifelerin öldürlmesinde yahudi uşakları rol oynadı.

    Peygamer sulasine kin gudenler avaz avaz meydanda..(arab düşmanları ve dinsizler)

    İnanmayana mı inananamı işkence edildi..(sapık yahudilerin sabra şatilla, cenin katliamları, ve dinsiz leninin öldürdüğü milyonlarca kişi..buna şahittir)
    Lawrence hayranı teşrif etmiş ve saçmalamış herzamanki gibi.Ben bir dinsiz olarak avatarımda Filistin bayrağı taşıyorum gururla.Onun hayranı olduğu Araplarda 50 uçak,bilmem kaç Tır malzeme,bilmem kaç tane hizmetçi ile İspanyol Sahillerinde 10 günlüğüne 50 Milyon(yazı ile elli milyon) dolar para harcamakda,Milanlı oyuncu Kaka'yı transfer edebilmek için bilmem kaç yüz milyon Euro'yu gözden çıkarmaktadır.Ayrıyetden şuanda bu Mübarek Arap kardeşleri Osmanlıyı arkadan hançerlediği gibi,Filistini'de İsrail'e satmakla meşgullerdir(İnanmayanlar Erdoğanın Davos çıkışından sonraki Arap gazetelerinde çıkan özeleştiri yazılarına baksınlar,hatta çerçeveltip assınlar)

    Adam buyurmuşki tüm fitne A.Bin Sebe tarafından çıkmış.Vay bee,ne adammış yahu?Ömer'i,Osman'ı ve Ali'yi katlettirmiş,Süfyan'ı,Muaviye'yi,Yezid'i örgütlemiş,yetmemiş kendisi ölmüş,ruhunu Lawrens Ekselans'larına devretmiş,Osmanlıyı hançerletmiş,Irak'ı İran'a ve Kuveyt'e saldırtmış,yetmemiş şimdide Filistin'i sattırıyor.Tüm İslam aleminin düştüğü duruma bu adam sebebtir.Vaykiii vay.

    Bazılarına laf anlatmak,sevr'in boynuna ''Arap liyakat nişanı'' takmaktan daha zor maalesef..

    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konu sapmasın.

    Hasgul konuyu saptırmalarına izin verme


    Ben 3 tane soru soruyorum. Hatta tekrarlayayım.


    1) Teslim olmuş bir kavimin tüm erkeklerini öldürüp, zenginliklerine el koymak ve kadınlarını da cariye,eş diye almak İslamın hep bahsedilen barış ve merhamet dini olması ile çelişmiyor mu?

    2) Hadiste bahsedilen (sahih hadislerdendir) daha 1 gün evvel kafasını kestiğiniz bir adamın yaşca küçük kızıyla gerdeğe girmek sizce Peygamber olduğunu iddia eden birine yakışıyor mu?


    3) Bu olayın sırpların Srebrenisca katliamı arasındaki tek fark Radiçin peygamberliğini ilan etmiş olmaması mıdır?


    NuruLikA bunlara cevap vermeyip konuyu saptırma.

    Özellikle babasının ve kocasının kafasını kestirdiği bir genç kadınla infazların olduğu gece gerdeğe giren Peygamber hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
    Sus,arap düşmanı dinsiz seni.Bunların hepsi yahudi oyunudur.Abdullah bin Sebe tezgahlamıştır.Radiç kimdir?Arapmıdır?Değilse nurilika zinhar tanımaz onu.
    Bu mesaj en son " 31.03.09 " tarihinde saat 17:57 itibariyle Franchise tarafından düzenlenmiştir... Neden: mesajlar birleştirildi

  8. #8
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Aslında Tanrı'ya kimin inanıp, kimin inanmadığı çok önemli değil. Sonuçta, herkesin Tanrı hakkında bir fikri vardır. Dinlere inananlarla Tanrı'nın varlığını ve yokluğunu, felsefi ve soyut anlamda tartışmak, iki kesimi de bir yere götürmez. En doğrusu, Kaiser'in yaptığı gibi, somut olaylarla ve bu olayları da hadis ve Kuran ayetleri ile destekleyerek, dinler hakkında yorumda bulunmak ve sorular sormaktır.
    Bana göre, bu yapılanlar hiçbir şekilde insanlığa sığmaz. Ama, biliyoruz ki, tarihte buna benzer, hatta daha korkunç katliamlarda olmuştur. Burada sorulması gereken soru şu: Ahlak timsali olduğu iddia edilen bir peygamber, bu şekilde mi davranmalı idi? İnsanlığa, bu şekilde mi örnek olmalıydı?

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Beni Kureyza katliamını hepimiz biliriz. İsterseniz bu katliamı kısaca anlattıktan sonra merak ettiğim soruları sorayım.

    Beni Kureyza müslümanların iddiasına göre Hendek savaşı sırasında k müslümanlara hem de daha önce akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken, sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmış oldular.
    Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına aldılar. 15 veya 25 gün kaleleri yıkılmaya devam edildi. Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylediler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı verdi; "Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak." Bu hüküm uygulamaya konuldu ve buna dayanılarak öldürüldüler.


    Fakat yahudiler tabii ki böyle düşünmüyorlar onların hikayesi de benzer fakat çok daha kanlı ve acımasızca...
    Onlara göre ise Muhammed gereksiz saldırmıştı. Bu kısmı çok da önemi değil aslında. Fakat hikayenin devamı korkunç


    Kalelerini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Beni kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.
    Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni kureyzalılar, Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi beni kureyza'lılar istemeden de olsa teklifi kabul ettiler savaşmadan silahlarını teslim ettiler.

    Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu Hz. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanlarındı. Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de : "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed'in koynuna koyar. Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine eş olur ve gerdeğe girer. Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.

    (Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)



    Sorularım:

    1) Teslim olmuş bir kavimin tüm erkeklerini öldürüp, zenginliklerine el koymak ve kadınlarını da cariye,eş diye almak İslamın hep bahsedilen barış ve merhamet dini olması ile çelişmiyor mu?

    2) Hadiste bahsedilen (sahih hadislerdendir) daha 1 gün evvel kafasını kestiğiniz bir adamın yaşca küçük kızıyla gerdeğe girmek sizce Peygamber olduğunu iddia eden birine yakışıyor mu?


    3) Bu olayın sırpların Srebrenisca katliamı arasındaki tek fark Radiçin peygamberliğini ilan etmiş olmaması mıdır? Benzerlikler ne yazık ki korkunç.



    Şimdiden teşekkürler...
    Medinede yaşayan Yahudi kabilelerinden biri. Peygamber efendimizin Medineye hicret ettiği senelerde Medinede Müslümanlardan başka Yahudiler, Hıristiyanlar ve puta tapan müşrikler de vardı. Yahudi kabileleri Beni Kaynuka, Beni Nadir ve Beni Kureyza olmak üzere üç kabileydi. Bu kabileler İslamiyete ve sevgili Peygamberimize aşırı derecede düşman idiler. Peygamber olduğunu bildikleri halde kendi kavimlerinden olmadığı için hasetliklerinden iman etmiyorlar ve sinsi düşmanlık besliyorlardı. Peygamber efendimiz bu Yahudi kabileler ile vatandaşlık anlaşması yaptı. Ancak Beni Kaynuka ve Beni Nadir anlaşmayı bozdular. Bu sebeple Medineden çıkarıldılar.
    Beni Kureyza kabilesi ise, Uhud Savaşı sonrasına kadar Medinede kaldı. Fakat bu kabile de Hendek Savaşı sırasında vatandaşlık anlaşmasına uymadı. Savaşın en şiddetli anında on bin kişilik bir Kureyş ordusunun yürüdüğünü gören bu kabile de, Müslümanları arkadan vurmak üzere, harekete geçti.
    İslam ordusu iki ateş arasında kalmıştı. Kuzey ve batıda müşrik Kureyş orduları, güney doğuda ise Yahudiler bulunuyordu. Müslümanlar, on bin kişilik müşrik ordusu ve Yahudilerle, bir aya yakın geceli gündüzlü durup dinlenmeden çarpıştılar. Açlık, susuzluk, uykusuzluk ve şiddetli soğuklara aldırış etmeden canla başla mücadeleye devam ettiler. Sonunda müşrikler mağlub bir şekilde, fırtınalı bir gecede, geldikleri gibi perişan bir halde Medineyi terk ettiler. (Bkz. Hendek Savaşı)
    İslam ordusu Hendek Savaşından Medineye döner dönmez ihanet eden Beni Kureyza Yahudilerinin üzerine yürüdü. Peygamber efendimizin emriyle derhal harekete geçip Beni Kureyza kabilesinin bulunduğu kale kuşatma altına alındı.
    Peygamber efendimiz onları önce İslama davet etti. Yahudiler, bu güzel teklifi kabul etmediler, Sevgili Peygamberimizin; "Öyle ise, Allahü teala ve Resulünün emrine boyun eğerek kaleden inip teslim olunuz." emr-i şerifini de reddettiler. Bunun üzerine Alemlerin Efendisi, okçuların üstadı Sad bin Ebi Vakkas hazretlerine; "Ey Sad! İlerle ve onları oka tut!" buyurdu. Hazret-i Sad ve diğer okçular, sadaklarındaki okları, tekbir sadaları arasında Yahudi kalesine atmaya başladılar. Onlar da ok ve taş atışlarıyla karşılık vererek, çarpışmayı başlattılar.
    Bir ay kuşatmadan sonra Beni Kureyza kabilesi Peygamber efendimizden haklarında hüküm vermek üzere bir kimseyi hakem tayin etmesini istediler.


    Resulullah efendimiz de; "Eshabımdan istediğiniz kimseyi hakem seçiniz." buyurdu. Onlar da daha önceden Medinede meşhur kabile reislerinden olan Sad bin Muazı istediler. "Biz Sad bin Muazın vereceği hükme razı oluruz." dediler.


    Peygamber efendimiz, Sad bin Muaz hazretlerinin getirilmesini emrettiler. Sad bin Muaz, Hendek Savaşında ağır yara almıştı. Sedye üzerinde getirildi. Peygamber efendimiz; "Ey Sad! Şunlar, senin hükmüne göre teslim olmayı kabul ettiler. Haydi, onlar hakkındaki hükmünü bana bildir." buyurdu. Hazret-i Sad, Yahudilerden, vereceği hükme razı olacaklarına dair kesin söz aldı. Her iki taraf da verilecek hükmü merakla beklemeye başladılar.

    Bunun üzerine hazret-i Sad, üstünlüğünü gösteren, ilikleri donduran, şanına layık olan şu muazzam hükmü açıkladı:


    "Benim hükmüm odur ki, akil ve baliğ olan bütün erkeklerin boynu vurulsun! Kadınları, çocukları esir alınsın, malları da Müslümanlar arasında taksim edilsin!"


    Bu kesin hüküm karşısında, Yahudiler donup kaldılar. Çünkü, kendi kitaplarında, azgınlık yapanlara verilecek ceza aynen böyleydi ki; "Şehrin birine harb etmek için vardığında, onları sulha davet et. Bunu kabul edip, kapılarını açarlarsa, içindekilerin hepsi, sana haraç versinler ve hizmet etsinler. Şayet, harb etmeye karar verirlerse, onları muhasara et. Allahü tealanın ihsanı ile, onlara galip geldiğin zaman, erkeklerinin hepsini kılıçtan geçir. Kadınlarını, çocuklarını ve mallarını ganimet olarak al!.." diye yazıyordu.Sad bin Muaz hazretlerinin verdiği hükmün ilahi hükme uygun gelmesinden dolayı, alemlerin efendisi sevgili Peygamberimiz, onu tebrik edip; "Sen, onlar hakkında Allahü tealanın yedi kat gökler üstünde, Levh-i mahfuzdaki hükmüne uygun hüküm verdin!" buyurarak takdirlerini bildirdiler.


    Yahudiler, kendi kitaplarında belirtilen bu hükme itiraz edemediler.
    Verilen hüküm yerine getirildi.
    Böylece, Müslümanların en sıkışık zamanlarında arkadan vuran, yapılan bütün antlaşmaları bozan, Peygamber efendimize, çocukluğundan beri düşmanlık yapan, öldürmeye uğraşan, sihirler yapan bu kavim de Medineden temizlenmiş oldu.



    KAYNAK tiklayin.http://ansiklopedi.bibilgi.com/BEN%C4%B0-KUREYZA

    Baska bir kaynak

    http://www.ahmediye.org/peygamberimi...diriliyor.html


    Cevaba geciyorum


    -ihanet eden kim?Yahudi kabilesi degil mi?

    -Muslumanlari yoketmek icin savasmaya gelenlerle birlik olanlar muslumanlari yenecek olsalardi ne yaparlardi diye kendinize sordunuz mu?Ben soyleyeyim kaynakta yaziyor okuyun.

    -Yahudilerin yapacaklarinin aynisi yapilmis sikayet etmeye haklari var mi?Tevrat hukmu

    -Hukmu veren Peygamberimiz degil yahudilerinde kabul ettigi sedye uzerinde getirilen Sad bin Muaz.


    -iSLAMI VE MUSLUMANLARI ISTEDIGINIZ KADAR KOTULEMEYE CALISIN VERECEK CEVABIMIZ HER ZAMAN OLACAKTIR.

    NOTkumadan yarim yamalak bilgilerle cevap vermeyin biliyorsaniz konusun rezil olmayin tavsiyemdir.
    Bu mesaj en son " 03.02.09 " tarihinde saat 06:23 itibariyle eyyuphan tarafından düzenlenmiştir...
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  10. #10
    Silahsız Kuvvetler |BenHur| adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-06-2008
    Mesajlar
    2,169
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Arkadaşlar boşverin..

    Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmazmış.Bu TİPLERE ne anlatsanız boş

    Allah onların kalplerini mühürlemiş,onlar için azgın cehennem ateşi kafi..


    Ancak şunu ekleyelim ki..Müşrikler ile bir olup müslüman ahaliye saldıran ve antlaşmaları ihlal eden bir topluluğa "aferin siz ne iyi ediyorsunuz" denecek değildi.

    İslam peygamberi kendi halkını korumuş ve gereğini yapmıştır.O çaresizlik içinde dediğimiz kureyzalılar o çok güvendikleri kaleleri yüzünden müslümanlara saldırmaktan geri durmadılar.

    En nihayetinde bir savaş yaşandı ve onların isteği üzerine eskiden yahudilerin önde gelenlerinden olan S'AD BİN MUAZ onlara size KUR'ANA göre mi hüküm vereyim Yoksa TEVRAT'a göremi hüküm vereyim diye sorunca.Onlar TEVRAT'A göre hüküm ver demişlerdir.
    Yani bu akıbeti onların yaptıkları hazırladı


    İslam ile ne alakası var.
    LUT kavmi yokedildi..Sapkınlıkları ve taşkınlıkları yüzünden
    Aman ne vahşet ne vahşet


    Acıyorum size..
    " İSTİKBAL KÖKLERDEDİR "

    http://a1108.hizliresim.com/11/8/2/13373.jpg

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İslam baskı ve zorlamadan uzak, barış ve hoşgörü dinidir
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde zuleyha aydın tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.09.11, 20:17
  2. İslam Barış Dinidir
    2005 Konuları bölümünde patrol tarafından açılmış
    Yanıt: 147
    Son Mesaj: 07.06.05, 23:47

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •