• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 9 123456789 SonSon
81 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Hz Muhammed Hic Ayet Unutur mu?

    Kuranin Allah tarafindan degilde Muhammed tarafindan yazildiginin en buyuk kanitlarindan biri assagidaki ornektir.

    Bir adam mescitte Kuran okurken Muhammed onu dinliyor ve kendisine ,"Allah senden razi olsun ki,senin okudugun ayet Kuranin falanca suresindendir.Artik ben onu unutmus ve terk etmistim,fakat sen bana bir daha hatirlattin"diyor.

    Kaynaklar:

    Tecridi SARIH NO:1149,C.8/69
    EL-LULUU ve`l Mercan no:451
    Buhari,Babu Sehadet-il Ama 11
    Fedail-i KURAN 26
    Muslim,Salad no:788
    Ebu Davud Salad 1331
    Huruf -3970


    Hemen hemen tum hadis kaynaklarinda Muhammedin Kurani o adamin azindan dinledikten sonra "ARTIK BEN O AYETI ILGILI SUREDEN ATMISTIM" ifadesini kullandigi yaziyor.
    Bu hadisten su sonuclar cikiyor,Kurandan bir ayeti atmak senin elinde mi?Ikincisi Muhammedin o adamin sozunu begendigi ve Kurana gecirmek icin ,az onceki taktigi uyguladigi ihtimali (ki mantiksal olarak en dogru olani bu),ucuncusu eger Muhammed Kuranin ayetlerini unutabiliyorsa ve tesadufen bazilarinin agzindan zaman icinde duyuyorsa ,o zaman onun unutup da hatirliyamadigi ayetlerin olmadigini kim garanti edebilir?

    Kaldi ki ,Islami kaynaklarda gectigine gore onun yaklasik 40 civarinda VAHIY KATIBI vardi.O halde onun dedigi ayet nasil gozden kacmis olabilir ki!!!


    SAYGILAR

  2. #2
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    İslam'da delilin bir taneside Sünnettir. Rasulallah'ın ayetleri nasıl yaşadığı, hal tavrı, bir olay karşısındaki tutumu. Çözümlemeleri, tahlilleri hep kayıt altına alınmıştır. Gerçekten Peygamberin yaşamında İslam dışı bir şey olsaydı bile bile sünnetlerin içine dahil edilirmiydi? Müslümanlar bunu saklamak ister insanlara duyurmazdı olur biterdi. Ama sorun bu değil. İslam Peygamberinin hareketlerinin bazı çevrelerce anlaşılamaması onun yanlış yaptığı anlamına gelmez. Mutlak bir neden Peygamberimizin davranışlarını etkilemiştir. Kuran'ın çevrelediği yaşamın dışına kendiliğinden çıkmış değildir. Bu konuda İslami kaynaklar konuyu çok güzel tarif etmişlerdir. Kuran ilk muhatabı Hz. Peygambere ve onun duyurması ile diğer muhatap müslümanlara şamil bir emirdir. Yani Kuran Hz. Peygambere duyurduğu her emir aslında otomatik olarak müslümanlarada duyurulmuş olur. İşin asıl gayeside budur. Hz. Peygamberin, ABD, ve RASUL olarak iki vasfı vardır. İnsani duyguların tümüne sahip olmakla birlikte risaletin gereklerinide haizdir. Her insan gibi yer, içer, acıkır, uyur, ama diğer peygamberler gibide doğrudur, sadıktır, korunmuştur. Rasulün unutmasıda İnsani vasfından olduğu kadar Allah'ın emri iledir. Kuran'da asıl uyarılması gereken ümmete duyurulmak üzere;

    Eğer şeytan sana unutturursa artık hatırladıktan sonra o zalimler topluluğu ile oturma” (Enam Suresi, 65)
    İnsani vasfın vurgulanması açısından bu ayet çok önemlidir. Ümmet-i Muhammed'in en sıkıntı çektiği husus Rasulallah'a iletilmiş olup rasulün nezdinde önlem derhal tatbik edilmiştir.
    Olayın ikinci boyutu ise Kuran'ın ifadesi ile NESH'i gerektiren hallerin anlatımıdır. Yoksa Kuran'ı okuyan Rasulallah'ın bunu unutmayacağı Allah(cc) tarafından garanti edilmiştir.

    “Sana (Kur’an’ı), okutacağız, unutmayacaksın. Yalnız Allah’ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da”(A’la 87/6-7.)
    Peki bu ayet madem var, hadis neyi anlattı bize diyeceksinizdir. Bu hadisin ana kaynağıda Kuran'dır.
    “Biz, bir ayeti siler veya unutturursak ondan daha iyisini, ya da benzerini getiririz. Allah’ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmedin mi?”(Bakara 2/106.)
    Müslüman için ölçü budur. Bu ölçünün dışında size tomar tomar yazı yazabilirim ama ana kaynak dışında hepsi teferruat olur. Selamlar.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili HAMZA:

    Yeni bir tartisma konusunda karsilikli olmaktan mutluluk duydugumu ifade etmek isterim.Ama eger benimle gercekten tartismak ve bazi seyleri paylasmak istiyorsan lutfen,her konunun sonuna Kuran boyle emretti ,bize dusende buna inanmaktir ,diyerek konuyu cikmaza tasima.

    Cunku sen azcok (tartismalarimizdan)beni tanimissindir.Bir yaradanin varligina en az senin kadar inanirim,ama bu yaradanin gondermis oldugunu soylediginiz peygamber ve kitaplara inancim yoktur.

    Tartismalarimiz da dikkat ettim de ,ben senin inandigin kitap ve hadislerle ,sana karsi bir seyler anlatmaya calisirken.Sen bunun tam tersine ,benim inanmadigim seylerle bana birseyler anlatmaya calisiyorsun.
    Uzun lafin kisasi ben sana bu yukaridaki hadiste Muhammedin ayeti nasil unuttugunu ve nasil bu ayeti terk ettigini anlatirken, sen bana Kurandan ayetler gostererek bunun normal oldugunu ispat etmeye calisiyorsun.

    Sende cok iyi biliyorsun ki bu ayetlerin onlarcasi Muhammed in basina bir is geldikten sonra nobetci Cebrail tarafindan getiriliyordu.
    Ornek; Kuran da unutmayla ilgili aktarmis oldugun ayetler ,Muhammedin Kuranin bazi ayetlerini unutmasindan sonra inmistir.(cevreden gelen dedikodulardan sonra)
    Ornek;Muhammed gerdek gecesi gelen misafirlerden sikildigi icin o malum Ahzab suresindeki ayet inmistir.

    Ben senden beklerim ki ;
    Bak kardesim soyle soyle olmustur ve Muhammed ondan dolayi misafirleri gondermistir.Isin asli ve kerameti sudur.Vede falanca hadiste yazar.... gibi

    Yok siz bu yolu secmiyorsunuz ,bizim inanmadigimiz Kuranda bazi ayetler yazarak hakli cikmis gibi davraniyorsunuz.

    Inan HAMZA su an yerimde degilim ,gittigimde sana onlarca ayet yazabilirim ki ,hep o devirde Muhammedin arkasindan dedikodu yapildiktan sonra inen ayetler.
    Be kardesim hanimlarin carsi pazarda dolasirken ,esnafin kotu gozle bakmasindan evvel indir su ortunme ayetlerini de bende inanayim.(Konuyu sen bilirsin)

    Cok seri bir sekilde yolda giderken yazdim.Cumle dusuklukleri varsa ozur dilerim.Kenanla olan problemle ilgilide verdigin bilgiler icin tesekkur ederim.O konumu yayinlatamadim ama hic olmazsa yeni konum icin 4 gun arastirma yapmadi ve bana guvendi. Ama bir gun ondan OZUR borcunu tahsil edecegim.


    SAYGILARIMLA

  4. #4
    Xtliton adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2006
    Mesajlar
    1,364
    Karizma Gücü
    0
    Hamza,

    Yukarida yazdiklarindan cikanlar sunlar:

    1. Allah ayetleri gonderir ama daha sonra onun diledigini unutabilirsin. Yani bu senin kontrolunde degil Allah'in kontrolundedir ve bunu sen bilemezsin. Boylelikle Islam'dan cikan insanlar da bunu Allah'in diledigi ile yapmis olabilirler!!!

    2. Bir ayetin daha iyisi ya da benzerinin olmasi eski ayetin yanlis ya da eksik oldugu anlamina gelir. Yani, baslangici ve sonu olmayan, herseyi bilen Allah hata yapmistir!

    Celiski yok mu?
    Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur.

    İsmet İnönü

  5. #5
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Yeni bir tartisma konusunda karsilikli olmaktan mutluluk duydugumu ifade etmek isterim.Ama eger benimle gercekten tartismak ve bazi seyleri paylasmak istiyorsan lutfen,her konunun sonuna Kuran boyle emretti ,bize dusende buna inanmaktir ,diyerek konuyu cikmaza tasima.
    Sevgili Barristor;
    Senin yukarıda ilettiğin görüşleri benimde sana ileri sürme hakkım var. Senin benden duymak istediklerini söylersem inandığım ve gerçekliğine hayatımı adadığım dinin samimiyetine ters düşerim. Siz bir hadisten anladığınızı iletirken ben o hadisin esbab-ı Nüzulünü ve gerçek halini anlatırım. Sizin ayetten hadisten anlayıp ileri sürdüğünüz çıkarımlar nefsani bir fikrin ürünüdür. Ancak Hadisler inanların yaşaması gereken gerçeğin yol göstericileridir. Size yazdıklarınızın içeriğini dinin emrettiği gibi anlatmak benim görevim. Siz anladığınız gibi yaşarken beni kategorize ederseniz çok adil bir tartışma olmaz. Ben inandığım dinin gereği sizin sunduğunuz argümana cevap vereceğim sistem bunun üzerine kurulacak. Ama benden duymak istedikleriniz sizin aklınızı başınızdan alacak ütopik bilgiler olamaz. Ben dinin insanları irşad etme stratejisini anlatıyorum. Bununda en güzel yolu İlahi vahyin tadındadır.

    Cunku sen azcok (tartismalarimizdan)beni tanimissindir.Bir yaradanin varligina en az senin kadar inanirim,ama bu yaradanin gondermis oldugunu soylediginiz peygamber ve kitaplara inancim yoktur.
    Evet az çok değil, iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Yaratıcıya iman etmek, yaratıcının tüm tasarrufuna iman etmekle olur. Bunu Allah(cc) Nisa suresinin 150. ve 151. ayetinde bizlere açıklıyor. İnsan iradi olarak Allah'ın varlığına ve onun resullerine inanmayı kendi seçecek veya reddedecek. Rabbim sistemi böyle koymuş. Bize ona uymak kalıyor.

    Tartismalarimiz da dikkat ettim de ,ben senin inandigin kitap ve hadislerle ,sana karsi bir seyler anlatmaya calisirken.Sen bunun tam tersine ,benim inanmadigim seylerle bana birseyler anlatmaya calisiyorsun.
    Bu gayet tabii değilmi? sen bir hadisten çıkardığın sonucu bizimle paylaştın ya doğrusunu soruyorsun, yada reddettiğin manayı anlatıyorsun. Bende hadisin bize ne anlattığını açıklıyorum. Benim açıklamalarım sizi inandırmaya yönelik değil. Hadisi keyfi duygular ile istikametinden saptırdığın gerçeğini uygun bir mana ile özü ile buluşturmaktır. Yoksa senin duymak istediğin şeyleri söylesem belki bana övgüler yağdırırdın ama ben inandığımı, senin inanmadığın gerçeğin üzerine şekillendiremezsem buraya bir şeyler karalamanın bir anlamı kalmazdı. Allah'ın emrettiği gibi dosdoğru olmak adına İslam'i bilinci elbetteki anlatacağım. Sonuç, bu kriterler beni inanmaya, seni inkara götürüyor. Ama bir şeye bakarak bunu ifade ediyoruz. işte iman ve inkar budur.

    Uzun lafin kisasi ben sana bu yukaridaki hadiste Muhammedin ayeti nasil unuttugunu ve nasil bu ayeti terk ettigini anlatirken, sen bana Kurandan ayetler gostererek bunun normal oldugunu ispat etmeye calisiyorsun.
    Hazreti peygamber, Kuran'ı yaşayarak bize tefsir etti. İslam'ın yaşanabilmesi için gerçekleri kendi kabulümüze göre değil, Allah'ın bizden istediği şekilde uygulamamız gerekir. Peygamber efndimiz ayeti terk etmez. Allah insanların iradi zayıflığını bilir zorda kalınacak kısımları hafifletir Ayeti indiren ayeti değiştirme gücüne sahiptir. Bu rabbin haşa zaafından değil, İnsanın iradi zayıflığının gereğindendir. Benim ispat etmeye çalıştığım bir şey yok. Zaten Allah'ın ispata ihtiyacıda yoktur. Benim yaptığım, Ayet ve Hadisi olduğundan farklı değerlendirenlere gerçeği ifade etmektir. Haşa ben Rabbin varlığını kanıtlayacak ne güce sahibim nede böyle bir görevim var. Benim örneğim Peygamberimdir. Rabbim Peygamberime vermediği yetkiyi benim gibi aciz bir kula verirmi?

    Sende cok iyi biliyorsun ki bu ayetlerin onlarcasi Muhammed in basina bir is geldikten sonra nobetci Cebrail tarafindan getiriliyordu.
    Yaradan, Sistemini böyle kurmuşsa bunu anlamak bu kadarmı zor olur. Din insanların nasıl yaşaması gerektiğini düzenleyen ilahi bir yasa değilmidir? Kitap sadece Peygamberimizin yaşamını düzenlemiyor herkesin yaşamını düzenliyor. Peygamber efendimiz inananlar için en güzel örnektir. Rabbimin ona hitabı tüm ona inanlaradır. Bunu bilmeden yaşamak ona uyanlara gerçekten zeval getirir.

    Sende cok iyi biliyorsun ki bu ayetlerin onlarcasi Muhammed in basina bir is geldikten sonra nobetci Cebrail tarafindan getiriliyordu.
    Ornek; Kuran da unutmayla ilgili aktarmis oldugun ayetler ,Muhammedin Kuranin bazi ayetlerini unutmasindan sonra inmistir.(cevreden gelen dedikodulardan sonra)
    Ornek;Muhammed gerdek gecesi gelen misafirlerden sikildigi icin o malum Ahzab suresindeki ayet inmistir.
    Bunda seni rahatsız eden nedir? Niye Allah'ın iradesi bu denli kuşkuyu doğurur? Niye, nasıl gibi meraktan öteye giden kuşkular insan aklının rableştiği bir sonuca varırki hayat sadece görüntülerden ibaret kalır. Herkes gidilmesi gereken bir yola çıkıyor, o yol sonuçta bir yere ulaşır elbet. İşte Peygamberin hayat tarzını böyle bir tetkike sokmak yani anlamaktan öteye eleştirmek insanda inkarın bir sonucu olarak ortaya çıkar.

    Ben senden beklerim ki ;
    Bak kardesim soyle soyle olmustur ve Muhammed ondan dolayi misafirleri gondermistir.Isin asli ve kerameti sudur.Vede falanca hadiste yazar.... gibi
    Sevgili Baristor, sen rabbin dediğini inkar ediyorsun, bu İnkara Hamza'nın tarifi bir işe yararmı sanıyorsun? Ben bunlardan başka bir şey anlatmıyorum aslında. Bak Verdiğin hadisin ne anlama geldiğini anlattım ama bu seni ikna etmemiş. Ben değil kim anlatsa senin kafandaki inkarı söküp atamaz. Bu inkarı sen tercih ettin ancak sen yıkabilirsin. Ama söz bana sorduğun her şeyi bildiğim kadarı ile anlatacağım.

    Yok siz bu yolu secmiyorsunuz ,bizim inanmadigimiz Kuranda bazi ayetler yazarak hakli cikmis gibi davraniyorsunuz.
    Sen inanmadığın bir hadisten gerçekler bekliyorsun hangi gerçekler? İnanmadığın hadisin anlatmak istediğini o hadisin mihenk taşı olan ayetle cevaplamamdan daha doğal ne olabilir? Bir hadisin anlatmak istediğini zaten fazlası ile anlattım ama neyi anlamadığını tam olarak yazabilirsen sana yardımcı olmaya çalışayım.

    Inan HAMZA su an yerimde degilim ,gittigimde sana onlarca ayet yazabilirim ki ,hep o devirde Muhammedin arkasindan dedikodu yapildiktan sonra inen ayetler.
    Tabiki yazabilirsin. Bunlar saklı gizli şeyler değil. Bunlar yazmasa inanmayanlar bu kez rabbi peygamberini niye aklamadı, niye temizlemedi derdiniz. inkarın sonu yokki? Hz. Nuh insanları bir tufan ile uyardı inkarcılar deli saçması dediler sular yükseldi dağa çıkarız dediler sular dağı aştı öleceklerini anlayınca eyvah dediler. Bunlar hayatımızın bir yerinde bizi tehdid eden bir yere gelince inanıyorsak hiç bir şey iman için size kafi gelmeyebilir. Nereye gideceğini bilemeyenleri her rüzgar onları ulaşacakları yere götürür değilmi?
    Sonuç olarak, Allah insanlar ile bir anlaşma yapmıştır. Bu anlaşmanın metinleri Hz. Peygamber vasıtası ile bizlere duyurulmuştur. Bu yasama işinde herkes kendi kararının tercihinin istediğini yapacaktır. Gelgör ki, aynı ifadeler insanları farklı farklı yerlere itelemiş. Şimdi ben bunları ayet ile anlatsam bana bunlarla gelme diyeceksin.Bununla yüzleşmekten başka çare yok. Ben haşa inkar eden olsam dinin bu vasfı ile uğraşmaz merakta etmezdim.

    1. Allah ayetleri gonderir ama daha sonra onun diledigini unutabilirsin. Yani bu senin kontrolunde degil Allah'in kontrolundedir ve bunu sen bilemezsin. Boylelikle Islam'dan cikan insanlar da bunu Allah'in diledigi ile yapmis olabilirler!!!
    Sevgili Xtilton;

    Buradan çıkardığın sonuç bazı ifadeler dışında doğrudur. Allah'ın daveti ne üzerinedir? Kullarının kendisini bilmesi yasaları ile yaşaması Allah'ın indirdiği ile hükmetmesidir. Kanun koyucu insanlara çok özel bir ahir yaşam vadetmiştir. O yola gitmek için bu merkezden geçmek gerekiyor. Yol biraz çetin klavuz peygamber ve kitap ışık İman. İşte bu yol üzerindeki engelleri kimi zaman rabbimiz temizlemek istemiş. İnsanlığın ihtiyaçlarını yaşayarak anlamasını arzu etmiş. Allah'ın bir vadi var. "Biz bir ayeti unutturursak onun yerine daha mükemmelini getiririz" demiştir. Bu mükemmeliyet karşısında iradesini kullanan ve kalben iman etmiş biri için bu bir nimetir. Yola girmek isteyenin kalbinide, yoldan çıkanında kalbini bilen Allah için bunları anlatmak zor değildir. Ama insan tüm nimetler karşısında rabbi için kalbini ısıtamıyorsa bu anlaşmanın sonucuna katlanacaktır. İnsan her şeyi yapıp her dilediğini işleyip Allah'ın onu temizlemesini, onun iradesini kulağından tutup gerçeğe götürmesini bekler. Ama rabbim insanlara başka hiç bir varlığa vermediği nimeti vermiş ove verdiği nimetle kendisini isteyerek bulmasını emretmiştir. Rabbin çizdiği yoldan gidemeyen için o yolu başkasına faturalandırmak insan içinde katlanılır bir durum değildir.

    2. Bir ayetin daha iyisi ya da benzerinin olmasi eski ayetin yanlis ya da eksik oldugu anlamina gelir. Yani, baslangici ve sonu olmayan, herseyi bilen Allah hata yapmistir!
    Çok kısa anlatacağım. Bakın bu ayeti ben nimet olarak görürken sen çelişki görüyorsun. İşte her şey bu iki sınır arasında bina edildi. Uzun uzun yazıp konuları dağıtsak bu iki kelimenin verdiği manayı değişteremeyiz. İnanın değişteremeyiz. Nimatleri çeliki görmek kimin kararıdır? İşte o kararın hesabını vereceğiz. Bütün mesele bu.

    Celiski yok mu?
    Çelişki bakış açımızda, izanımızda, aklımızda Allah'ın yasalarında böyle bir vasıf yok. Allah'ın indirdiği ile hüküm edemeyenlerin vardığı sonuç hep burasıdır. Allah'ın indirdiği ile yaşayanlar çelişkiler dediğiniz şeylerin vasıtası ile rabbini buluyor ve onun ilahi huzurunu yaşıyor.
    Saygılar
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    [QUOTE=HAMZA...;6987939]Sevgili Barristor;
    Senin yukarıda ilettiğin görüşleri benimde sana ileri sürme hakkım var. Senin benden duymak istediklerini söylersem inandığım ve gerçekliğine hayatımı adadığım dinin samimiyetine ters düşerim. Siz bir hadisten anladığınızı iletirken ben o hadisin esbab-ı Nüzulünü ve gerçek halini anlatırım. Sizin ayetten hadisten anlayıp ileri sürdüğünüz çıkarımlar nefsani bir fikrin ürünüdür. Ancak Hadisler inanların yaşaması gereken gerçeğin yol göstericileridir. Size yazdıklarınızın içeriğini dinin emrettiği gibi anlatmak benim görevim. Siz anladığınız gibi yaşarken beni kategorize ederseniz çok adil bir tartışma olmaz. Ben inandığım dinin gereği sizin sunduğunuz argümana cevap vereceğim sistem bunun üzerine kurulacak. Ama benden duymak istedikleriniz sizin aklınızı başınızdan alacak ütopik bilgiler olamaz. Ben dinin insanları irşad etme stratejisini anlatıyorum. Bununda en güzel yolu İlahi vahyin tadındadır.


    Degerli HAMZA;

    Tabibi ki her turlu gorusunu surmeye hakkin var.Hatta bu goruslerini mertce ileri surmeyen adamlara ben KARDANADAM derim.Yanliz oyle bir laf etmissin ki ,ozunde seninde bazi seyleri sorgulamaya basladigina inandim.

    "Benden duymak istediklerini soylersem inanclarima ters duserim"

    Bu mahkemede hakime "efendim gercekleri soylerdim ama,soylersem cok sevdigim hayattan kopar, hapse duserim" gibi birsey olmus.Soyle be cesur ol birazInaniyorum ki yaradan kardanadamlardan cok ,kayaadamlari sever.Cunku herseyden evvel dik dururlar,egilmezler ve erimezler.






    Evet az çok değil, iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Yaratıcıya iman etmek, yaratıcının tüm tasarrufuna iman etmekle olur. Bunu Allah(cc) Nisa suresinin 150. ve 151. ayetinde bizlere açıklıyor. İnsan iradi olarak Allah'ın varlığına ve onun resullerine inanmayı kendi seçecek veya reddedecek. Rabbim sistemi böyle koymuş. Bize ona uymak kalıyor.

    Bak bu cevap olmadi.Gene bana kitaptan ornek verdin.Yaradan gercekten iman isteseydi yanina vekil almazdi ve gonderdigi kitabin yarisini ,o vekilin cikarlarina gore duzenlemezdi.Ya seriat demek ,kisaca Allahin yasalari demek.Birak yuce yaradanin yazdigi bir kitapta kisilerin cikarlarini gozetmek(evrensel ya),insanlarin yazdigi ANAYASA kitabinda dahi sahislarin cikarlari gozetilmez.Gozetilirse zaten o toplumun ve insanligin bir kitabi olmaz.




    Bu gayet tabii değilmi? sen bir hadisten çıkardığın sonucu bizimle paylaştın ya doğrusunu soruyorsun, yada reddettiğin manayı anlatıyorsun. Bende hadisin bize ne anlattığını açıklıyorum. Benim açıklamalarım sizi inandırmaya yönelik değil. Hadisi keyfi duygular ile istikametinden saptırdığın gerçeğini uygun bir mana ile özü ile buluşturmaktır. Yoksa senin duymak istediğin şeyleri söylesem belki bana övgüler yağdırırdın ama ben inandığımı, senin inanmadığın gerçeğin üzerine şekillendiremezsem buraya bir şeyler karalamanın bir anlamı kalmazdı. Allah'ın emrettiği gibi dosdoğru olmak adına İslam'i bilinci elbetteki anlatacağım. Sonuç, bu kriterler beni inanmaya, seni inkara götürüyor. Ama bir şeye bakarak bunu ifade ediyoruz. işte iman ve inkar budur.



    Hazreti peygamber, Kuran'ı yaşayarak bize tefsir etti. İslam'ın yaşanabilmesi için gerçekleri kendi kabulümüze göre değil, Allah'ın bizden istediği şekilde uygulamamız gerekir. Peygamber efndimiz ayeti terk etmez. Allah insanların iradi zayıflığını bilir zorda kalınacak kısımları hafifletir Ayeti indiren ayeti değiştirme gücüne sahiptir. Bu rabbin haşa zaafından değil, İnsanın iradi zayıflığının gereğindendir. Benim ispat etmeye çalıştığım bir şey yok. Zaten Allah'ın ispata ihtiyacıda yoktur. Benim yaptığım, Ayet ve Hadisi olduğundan farklı değerlendirenlere gerçeği ifade etmektir. Haşa ben Rabbin varlığını kanıtlayacak ne güce sahibim nede böyle bir görevim var. Benim örneğim Peygamberimdir. Rabbim Peygamberime vermediği yetkiyi benim gibi aciz bir kula verirmi?

    Eline ,koluna ve emegine saglik ,amma velakin bu hadisler ,bu ayetler insanlar okusun ve anlasin diye yazilmadi mi veya indirilmedimi? Ve bunlar daha sonra her dile cevrilmedi mi?Turkceye cevrilmis kismiyla NISA 34 de "baskaldiran kadini DOVUN" yazmiyor mu?Simdi ben bunu okuyarak dogru yorum yapamiyacak kadar aciz miyim de sen bana bunun dogrusunu ogretmeye calisiyorsun.Muhammed hadisinde diyor ki (kendi azindan) "Ben bu suredeki ayeti atmistim".Ama HAMZA kardes diyor ki ,hayir o oyle degil,dogrusu falanca ayette yaziyor ,ama sen inancsiz oldugun icin isine geldigi gibi yorumluyorsun.Sonra da diyorsun ki Allah peygambere vermedigi yetkiyi ,bu aciz HAMZA kuluna verirmi?Eeee vermis ki anlatiyorsun Yanlis anlama senin nezninde din bezirganligi yapanlara sitemim.


    Yaradan, Sistemini böyle kurmuşsa bunu anlamak bu kadarmı zor olur. Din insanların nasıl yaşaması gerektiğini düzenleyen ilahi bir yasa değilmidir? Kitap sadece Peygamberimizin yaşamını düzenlemiyor herkesin yaşamını düzenliyor. Peygamber efendimiz inananlar için en güzel örnektir. Rabbimin ona hitabı tüm ona inanlaradır. Bunu bilmeden yaşamak ona uyanlara gerçekten zeval getirir.

    Evet cok zor.Benim yaradanim bu kadar yasakci ve zalim olamaz.Benim yaradanimin yasalari bu kadar mudaleci olamaz.Benim yaradanim daha kitabin basinda "son peygamber" "son kitap" diye kendini boyle bir kotaya sokamaz.Evrensel bir kitap dedigi bir kitabi indirdikten sonra,baskada bir peygamber gelmiyecegine gore ,o peygamberin cikarlarini bu kadar one suremez.Evrensel bir kitapta (tekrar ediyorum-baska bir peygamber gelmiyecegine gore),seni evlatliginin karisiyla yukarida nikahladik ki bundan sonra resuluma bir zorluk cikmasin demez.Cunku bunun insanliga hicbir faydasi yok.




    Bunda seni rahatsız eden nedir? Niye Allah'ın iradesi bu denli kuşkuyu doğurur? Niye, nasıl gibi meraktan öteye giden kuşkular insan aklının rableştiği bir sonuca varırki hayat sadece görüntülerden ibaret kalır. Herkes gidilmesi gereken bir yola çıkıyor, o yol sonuçta bir yere ulaşır elbet. İşte Peygamberin hayat tarzını böyle bir tetkike sokmak yani anlamaktan öteye eleştirmek insanda inkarın bir sonucu olarak ortaya çıkar.

    Beni burada rahatsiz eden ne mi?Ya Muhammed neden ,baskalarina soyliyemedigi seyleri Allah soylemis gibi bir taktik izliyor.Ve Allah (gelecegi bilen) neden hep olaylardan sonra ayetlerini indiriyor.Neden insanlarin kafasinda bu kadar soru isaretleri biraktiriyor?
    Indir ayetini olay olmadan once bak bakalim dunyada bir tane atesist,deist kaliyor mu?Benim Allahin degil ki Muhammedin iradesine inancim yok.Kuskum ondan.Kuskum o devrin salak bedevi araplarini kafaya almasi.Uzuntum ise hala gunumuzde "kesilmis inek etiyle vurarak"(ayeti hatirlayamadim simdi)oluyu diriltmeye calisan bedevilerin olmasi.Iste rahatsizligim bu.




    Sevgili Baristor, sen rabbin dediğini inkar ediyorsun, bu İnkara Hamza'nın tarifi bir işe yararmı sanıyorsun? Ben bunlardan başka bir şey anlatmıyorum aslında. Bak Verdiğin hadisin ne anlama geldiğini anlattım ama bu seni ikna etmemiş. Ben değil kim anlatsa senin kafandaki inkarı söküp atamaz. Bu inkarı sen tercih ettin ancak sen yıkabilirsin. Ama söz bana sorduğun her şeyi bildiğim kadarı ile anlatacağım.

    Degerli dostum bunlari gercekten rabbin demis olsaydi ,anlim secdeden kalkmazdi.(24 saat).Haklisin benim soylediklerim nasil seni degistirmeye yetmezse(biraz kipirti var gibi),senin soylediklerininde beni degistirmesi mumkun degil.Ama bizi okuyan insanlarin bazi seylerin farkina varmasi bence cok daha onemli.Ben de soz veriyorum bu dinlerdeki celiskileri anlatmaya devam edecegim.Her turlu SANSURE ragmen.Sira tevrat ve incile de gelecek.

    Sen inanmadığın bir hadisten gerçekler bekliyorsun hangi gerçekler? İnanmadığın hadisin anlatmak istediğini o hadisin mihenk taşı olan ayetle cevaplamamdan daha doğal ne olabilir? Bir hadisin anlatmak istediğini zaten fazlası ile anlattım ama neyi anlamadığını tam olarak yazabilirsen sana yardımcı olmaya çalışayım.

    Ben hadislere inanmadigimi soylemedim ki.Benim inanmadigim ayetler.Inanmasam zaten kitaptaki celiskileri hadislerle anlatmaya calismam.Cunku hadislerin daha inandirici olmasinin sebebi 2.3. sahislarinda olay mahalinde olmalari.Bu konuyu daha evvelki tartismamizda konusmustuk diye hatirliyorum.Geci mantikli bir cevap alamamistim ama neyse seni daha fazla uzmek istemem.Hani Kuran da ALLAH sen okuma yazma bilmiyorsun dedigi halde ,Muhammed hadisinde biliyorum demisti (arapcayi).Bosver daha baska konularda da senden yorum rica edebilirim.Tekrar ayni konuya donmeyelim.



    Tabiki yazabilirsin. Bunlar saklı gizli şeyler değil. Bunlar yazmasa inanmayanlar bu kez rabbi peygamberini niye aklamadı, niye temizlemedi derdiniz. inkarın sonu yokki? Hz. Nuh insanları bir tufan ile uyardı inkarcılar deli saçması dediler sular yükseldi dağa çıkarız dediler sular dağı aştı öleceklerini anlayınca eyvah dediler. Bunlar hayatımızın bir yerinde bizi tehdid eden bir yere gelince inanıyorsak hiç bir şey iman için size kafi gelmeyebilir. Nereye gideceğini bilemeyenleri her rüzgar onları ulaşacakları yere götürür değilmi?
    Sonuç olarak, Allah insanlar ile bir anlaşma yapmıştır. Bu anlaşmanın metinleri Hz. Peygamber vasıtası ile bizlere duyurulmuştur. Bu yasama işinde herkes kendi kararının tercihinin istediğini yapacaktır. Gelgör ki, aynı ifadeler insanları farklı farklı yerlere itelemiş. Şimdi ben bunları ayet ile anlatsam bana bunlarla gelme diyeceksin.Bununla yüzleşmekten başka çare yok. Ben haşa inkar eden olsam dinin bu vasfı ile uğraşmaz merakta etmezdim.

    Haklisin dogal olarak derdim tabiki "neden peygasmberi aklamadi diye" Ama yukarida bahsettigim gibi bir de bu ayetleri olay gerceklesmeden once indirseydi kimsenin citi cikamazdi. O zaman bende derdim ki iste MUCIZE KITAP.
    Ben simdi sana desem ki DAVOSTA TAYYIP kulhanbeyligi yapacak,bunun mucizevi bir tarafi olabilir mi?Zaten yapti.Ama yillardir yalakalik yaptigi Israile karsi yapti.Hah... bak biraz mucizevi bir olay konuya girdi.Simdi sizler buradan tututurarak bazi olmus gerceklerin kuranda MUCIZE gibi gosteriyorsunuz.Ve Tayyibi peygamber ilan ediyorsunuz.

    Kusura bakma ben senin gibi olamam,yani inanmasaydim dinlerle ugrasmazdim demissin ya.Ben sorumlu ve ulkesinin geleceginden endiseli biri olarak sonuna kadar ugrasir ,dinlerin insanlari nasil uyusturdugunu , ulkeleri nasil birbirine dusurdugunu ve insanligi nasil magra devrine dondurmeye calistigini anlatirim.


    SAYGILARIMLA IYI GECELER

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili HAMZA,

    Burada Peygamber unuttuğu bir ayeti hatırlatan adama teşekkür edip,ayeti tekrar yürürlüğe sokuyor.Burada Allah(tabiri caizse) fiilen devre dışı ve tarafsız bir konumdadır.Ayeti nesh yokki,yerine bir yenisini Allah getirmemişki.

    Teşbihte hata olmaz der ya,buradaki durum,kaybolan ayakkabının biri tarafından bulunup,sahibine iade edilmesi ve sahibininde minnettar kalıp,ayakkabıyı yeniden ayağına geçirmesi gibi birşey olmuş.

    Benmi yanlış anladım yoksa?

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bu gün olumlu veya olumsuz hadisleri , Kuranda ay halindeyken kadınlarınıza yaklaşmayın ayetini,veya mirasla ilgili, yahudilerin yaptığı yanlışlarla ilgili ayetleri gözlerinde yaşlarla salya sümük okuyanlar,akıl ve mantık doğrultusunu asla bulamazlar ve sizinde bulmanıza mani olurlar.

    Müslümanlığın en güzel tarafı lehte ve alehte her şeyin yazılmış, kaydedilmiş olmasıdır.Ben tüm yazılan hadislere ve Kurana baktığımda,birde bunlara tarih bilgimi eklediğimde,günümüz koyu müslümanlarınıda göz önüne aldığımda,Hazreti Muhammede saygım daha fazla artıyor.Garibim işi gücü bırakıp ne kadar salak insanla uğraşmış....

    Atatürk dahil tarihteki tüm büyük liderlerin başarı yolundaki hareketlerinin bir tanesini cımbızla çekip,önü arkası olmadan ele alıp tartışmaya açarsanız, sadece at gözlüğüyle insanların bu olaya bakmasını ,karar vermesini isterseniz,tüm insanlığa hizmet etmiş bu büyük insanları insanlık düşmanı gibi gösterebilirsiniz...
    Bu mesaj en son " 05.02.09 " tarihinde saat 01:44 itibariyle EL-TURUK tarafından düzenlenmiştir...

  9. #9
    ahmetaysever adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-12-2008
    Mesajlar
    353
    Karizma Gücü
    4
    Sevgili Hamza kardeşim; açıklamalarında tam manasıyla sormak istediğim tüm unsurlar mevcut. Eğer müsade edersen ikimiz de detaylı açıklama yapmadan (çok gerekli olmadığı hallerde) soru-cevap yaparsak; bence akıllardaki tüm soruları cevaba kavuşturabiliriz. Sorularım ayetlerle açıklanamayacak formda olduğu için; sanırım bu tartışmaya verilecek cevaplar (hem benim cevaplarım, hem de senin cevapların) çok objektif olabilecektir. Burada yapmaya çalıştığım cevapların bilgilendirici olması kadar; anlaşılabilir de olmasıdır. İyi niyetimden şüphe duymayacağını umuyorum.

    Deist olduğumu her fırsatta dile getirmiştim. Tanrı'mın insan olmadığı konusunda semavi dinlere inananlara eleştiri yaptığım da açık.

    Ben, sen de dahil (farkında olmadan) tanrıyı kati bir şekilde insanlaştırdığınızı düşünüyorum. Bu sürerli gözlemlediğim bir durumdur. Kabul etmeseniz de Tanrıyı daha ehil bir insan olarak değerlendiriyorsunuz bence. Örneğin; Peygamberinize Tanrının bir şey unutturduğunu, sonra bunu daha iyisiyle düzelttiğini savunmanız bunun bir göstergesi değil midir? Sınıfını geçemeyen bir çocuğun azm edip daha çok çalışarak nihai hedefe ulaşmasına oldukça benzemiyor mu. Tanrı diyeceğini der ve çıkar, insandır böyle uğraşılar içerisinde olan. Hata yapan, sonra aa bu daha iyi; ben kasti yapmıştım zati diyen...

    Tanrı kadar büyük bir varlığı; bu tür oyunlara giren (hata değilse bile; bu unutturma hadisesi bir tür oyun değil midir mesela) bir varlığa nasıl benzetebiliyorsunuz? Samimi bir sorudur lütfen suçlar bir sorgu olarak algılamayınız, burası sorgu yeri elbette değil. Merakımdan soruyorum. Tanrı bu kadar hatasızken, resmen hata yaptığını ve sonra düzelttiğini nasıl kabullenebilir? Enerjiyi neden boşa harcamaktadır? Önce başka, sonra olmadı başka?

    Yaradılış hadisesinde de aynı durum olmamış mıdır? Büyük tanrı resmen şeytanla rekabete girmemiş midir????
    Ey şeytan!!! sen de dene kullarımın aklını çelmeyi, ben de kitabımı göndericem hadi bakalım kim kazanacak?

    Koca tanrınıza Rahman, Rahim; Şefik olan Allah'ınıza bu rekabete giriyor olmasını nasıl yakıştırıyorsunuz merak ediyorum?

    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İnsan iradi olarak Allah'ın varlığına ve onun resullerine inanmayı kendi seçecek veya reddedecek. Rabbim sistemi böyle koymuş. Bize ona uymak kalıyor.
    Bu kadar büyük bir yaratıcı olduğuna inanırken; bahsettiğimiz çelişkileri görmezden gelmeyi o büyük tanrının hoşuna gidebileceğini düşünmeniz gerçekçi mi? Kitabı yazılmadan ölmüş bir peygamber, şahsi hadiler içeren bir kitap, bilimsel gerçeklere ters bir yaradılış hikayesi; inanarak karşısına gitmek mantıki mi?

    Tanrıyı Şeytanla alalen rekabete girmiş kabul etmek ve gün itibarı ile kaybettiğini apaçık görmek? Tanrıya bu rekabeti yakıştırmak ahir gün olsa dahi doğru mudur?

    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah insanların iradi zayıflığını bilir zorda kalınacak kısımları hafifletir Ayeti indiren ayeti değiştirme gücüne sahiptir. Bu rabbin haşa zaafından değil, İnsanın iradi zayıflığının gereğindendir.
    Bu çok doğru bir yaklaşım mı? Tanrım sen yanlış yaptın, sonra doğrusu bu dedin. Peki... Ben de şimdi yanlış yapsam ve doğrusunu icra etmeye ömür vermediysen ben ne yapabilirim? Diyemez miyim?

    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Din insanların nasıl yaşaması gerektiğini düzenleyen ilahi bir yasa değilmidir? Kitap sadece Peygamberimizin yaşamını düzenlemiyor herkesin yaşamını düzenliyor.
    Öyle midir? Peygamberlerin evinde uzunca oturmayınız ayeti? Madem kendinden sonra peygamber gelmeyecek? Kendinden sonra gelmeyecek peygambere ayet indirmek mantıki midir? Bu yaklaşımlarla hayat düzenlenebilir mi?

    Bu yaklaşımlara uyanların dünyanın en geri kalmış topluluklarını oluşturması gün gibi açıkken, bu yaklaşımlara uymak tanrı(varsa) inninde de doğru bir hareket biçimi olabilir mi? Bu örneği daha önce de vermiştim, inanma-ma-ya inanmak demek gibi birşe, direk inanmak demek gerekir! İslamı doğru yaşamıyorlar, yahu çok açık bir şekilde İslam yanlış demek gerekli değil midir?
    Bu mesaj en son " 05.02.09 " tarihinde saat 02:22 itibariyle ahmetaysever tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı EL-TURUK tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu gün olumlu veya olumsuz hadisleri , Kuranda ay halindeyken kadınlarınıza yaklaşmayın ayetini,veya mirasla ilgili, yahudilerin yaptığı yanlışlarla ilgili ayetleri gözlerinde yaşlarla salya sümük okuyanlar,akıl ve mantık doğrultusunu asla bulamazlar ve sizinde bulmanıza mani olurlar.

    Sevgili kardesim;

    Salya sumuk aglamayi birak ,birde kendilerini sisleyenler var.Aslinda dogru yolu bulmaya mani olmazlar ,bilakis yardimci olurlar.Ya bu adam nerden duygulandi da salya,sumuk agliyor veya kendini sisliyor diye arastirmaya girdiginde iste yukarida bahsettigin gercekleri gorursun.




    Müslümanlığın en güzel tarafı lehte ve alehte her şeyin yazılmış, kaydedilmiş olmasıdır.Ben tüm yazılan hadislere ve Kurana baktığımda,birde bunlara tarih bilgimi eklediğimde,günümüz koyu müslümanlarınıda göz önüne aldığımda,Hazreti Muhammede saygım daha fazla artıyor.Garibim işi gücü bırakıp ne kadar salak insanla uğraşmış....

    Malesef pekte gercekleri gordugun soylenemez.Bu kitapta ,odaya giripte KECININ yedigi ayetler bile kayip.(recm cezasiyla ilgili)Bence once dusunmen gereken isi gucu birakip ,o zavalli insanlari bu salakliga iten kim?


    Atatürk dahil tarihteki tüm büyük liderlerin başarı yolundaki hareketlerinin bir tanesini cımbızla çekip,önü arkası olmadan ele alıp tartışmaya açarsanız, sadece at gözlüğüyle insanların bu olaya bakmasını ,karar vermesini isterseniz,tüm insanlığa hizmet etmiş bu büyük insanları insanlık düşmanı gibi gösterebilirsiniz...

    Hangi basari ,peygamberlerin insanlik icin yapmis olduklari basarilari sayarmisin lutfen.Yoksa benim,kendi cikarlari icin yaptiklari basarilari siralamami mi beklersin.Daha evvel sarhos Hamzayla ilgili acmis oldugum konuda at gozluguyle bakmiyordukta simdi mi bakmaya basladik.Cagri Filminde cok etkilendigin Hamzanin kim oldugunu anlatinca hayretler icersinde kalmistin yanilmiyorsam.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Seven Unutur mu?
    Duygular-Hisler-Düşünceler & Nasılsın? bölümünde mayahanım tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 08.01.12, 00:35

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •