Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında söz sırası İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu ve Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat'taydı. MİT'in Ergenekon şemasının Türk Ordusu'na ve İşçi Partisi'ne karşı tertibi açığa çıkardığını belirten Akfırat, görevdeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nu böyle bir şemada göstermek suçtur" dedi. MİT'in bu şemasıyla bir Nakşibendi müridinin Çankaya'ya çıktığını, ABD'nin BOP Eşbaşkanın da Başbakanlığı işgal ettiğini belirten Akfırat, "biz de İşçi Partisi olarak bu suçun savcısıyız, takipçisiyiz. Bu suçları yargılayacağız" diye konuştu.
MİT şemasında üzeri açık olan isimlerden birisi olduğunu söyleyen Adnan Akfırat, savunmasına "MİT'in Ergenekon şaması"nı değerlendirerek başladı.
MİT'in hazırladığı şemanın altında bu şemanın Tuncay Güney'in verdiği bilgilerden hazırlandığı notu düşüldüğünü hatırlatan Akfırat, "Kimse kamuoyunu aldatmasın. Kimse Tuncay Güney'in arkasına saklanıp şema yapmanın sorumluluğundan kurtulamaz. MİT, ulusal güvenliği sağlamakla görevli Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, devlet kurumlarını hedef alıyor. Böyle bir şema hazırlamak suçtur. MİT görevdeki Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nu yasadışı oluşum içinde göstermiştir. Genelkurmay Başkanı'nı böyle bir şemada göstermek suçtur" dedi.
ABD'nin 1998 yılında Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun Genelkurmay Başkanı olmasıyla Türk Ordusu'na karşı cepheden taarruza başladığını belirten Akfırat, MİT Şeması ve tertibin aşamalarını şöyle anlattı:
TERTİBİN AŞAMALARI
"Ergenekon belgelerinde yer alan suçlamalar Tuncay Güney mülakatı ile 2001 Mart'ında kayda geçirildi. Bu mülakat ve 'MİT şeması' el altından kullanıldı. ABD Irak'a saldıracaktı ve Ecevit hükümeti de buna karşı çıkıyordu. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, dışişleri Bankalığı'yla birlikte Amerika'nın Irak'a müdahalesi karşı bir çalışma grubu kurdu. Kıvrıkoğlu'nun başında bulunduğu ve Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da içinde yer aldığı 'çalışma grubu' Irak'ın kuzeyinde güvenlik bölgesi kurmak istiyordu. Türkiye'nin bu kararlılığını bertaraf etmek için bu tertip düzenlendi. Kıvrıkoğlu, Genelkurmay Başkanlığı'na önerilen Hilmi Özkök'ü istemiyordu. Kıvrıkoğlu, Özkök'ün Genelkurmay Başkanı olması halinde Türkiye'de 'güvenlik sorunu' yaşayacağını belirtiyordu. İşte bu şema Hilmi Özkök'ün Genelkurmay Başkanı olması için yapıldı. Özkök Genelkurmay Başkanı oldu ancak işler bitmedi. O şema olmasaydı, Çankaya'da Nakşibendi müridi oturamayacaktı. BOP eşbaşkanı Başbakanlık koltuğunu işgal edemeyecekti. Biz de İşçi Partisi olarak bu suçun savcısıyız, takipçisiyiz. Bu suçları yargılayacağız. 2455 sayfa iddianamede 3 Genelkurmay başkanı ve 3 Jandarma Genel Komutanı suçlanıyor, ancak Hilmi Özkök övülüyor. Bu olgu, şemanın kimler tarafından hazırlandığını, iddianamenin kimler tarafından yazıldığının kanıtıdır. Şu anda şema terörü yaşanmaktadır. Tertibi düzenleyenler şemanın açılmasını istemiyor. Niçin? Çünkü, tertip açığa çıkacak, millet aydınlanacak ve tertipçiler yargılanacak."
HİLMİ ÖZKÖK ŞEMAYI CEBİNE KOYMUŞ
MİT'in, şemayı 10 Temmuz 2003'te dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'e yolladığını bildirmesine karşın Genelkurmay Başkanlığı'nın "şemanın bulunamadığı" şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Akfırat, "Mektup değil ki Hilmi Özkök cebine koyup götürmüş olsun. MİT'in 'güvenlik açısından sakıncalı' olduğunu belirttiği şemayı Özkök cebine koymuş götürmüş. Böyle bir devlet idaresi yapılabilir mi" diye sordu. Hilmi Özkök'ün bu şema ile özel ilişki içine girdiğini belirten Akfırat "Şemayı hazırlamak, alıp cebine koyup götürmek devlete karşı suçtur" dedi.
1 MART TEZKERESİNİN HINCI ALINIYOR
ABD'nin Ergenekon operasyonu ile 1 Mart tezkeresinin hıncını aldığı belirten Akfırat, tezkerenin meclisten geçmemesi, 10 subayımızın başına çuval geçirilmesi ve Abdullah Gül'ün ABD ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik anlaşmayla Ergenekon operasyonunun bağlantılı olduğunu şöyle açıkladı:
"MİT, Ergenekon şemasını 10 Temmuz 2003 tarihinde Genelkurmay Başkanı olan Hilmi Özkök'e yolluyor. Ne zaman? Süleymaniye'de Türk subaylarına çuval geçirilmesinden 6 gün sonra. Çuval olayı ile Ergenekon bağlantılıdır. Abdullah Gül, ABD ile 2 Nisan 2003'te 2 sayfa 9 madde gizli anlaşma yapıyor. Amerika anlaşmada TSK'nın Irak'ın kuzeyinden çekilmesi isteniyor. Gül, anlaşıyor ancak TSK buna uymuyor. 4 Temmuz'da da 10 subayımızın başına çuval geçiriliyor. Subaylarımızın kafasından bu çuval çıkarıldı ama o çuval hala Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün kafasındadır."
24 YALANI TEK TEK ÇÜRÜTTÜ
İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu ve Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat duruşmanın öğlenden sonraki oturumunda iddianamede kendisine atılı 24 suçu tek tek yanıtladı. İşte o yalanlar ve gerçekler
YALAN : ULUSAL KANAL, ÖRGÜTÜN TALİMATI İLE KURULDU GERÇEK : Ulusal Kanal 15.12.1994 tarihinde, Yeditepe İletişim Hizmetleri A.Ş. ismiyle kurulmuştur. Ergenekon belgesi olarak nitelendirilen ULUSAL MEDYA 2001 başlıklı belgenin tarihine bakılınca gerçekle çelişmektedir.-
YALAN: ULUSAL KANAL'IN KURULUŞU İÇİN YURTDIŞINDAN 500 MİLYAR GETİRİLDİ GERÇEK : Ergenekon'un yurt dışından sağladığı 500 milyar TL'nin Ulusal Kanal'ın kuruluşu sırasında kullanıldığı da tamamen uydurmadır. Ne tarih somuttur, ne parayı getiren bellidir. Bir tane banka dekontu, makbuz yoktur.
Savunmasında Ulusal Kanal'ın milli televizyonculuğun yüz akı olduğu kaydeden Akfırat, "Ulusal Kanal, ABD'nin bir türlü hazmedemediği 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinde hayati işlev görmüştür. Bu davada huzurunuzda olmamın nedenlerinden biri de, 1 Mart tezkeresinin ret edildiği dönemde Ulusal Kanal'ın Genel Müdür'ü olmamdır" diyerek o dönem AKP Genel Başkanı Yardımcısı olan Ertuğrul Yalçınbayır, 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinde Ulusal Kanal'ın oynadığı rolle ilgili yaptığı konuşmayı aktardı. "Sayın Abdullah Gül AKP grubunu toplayıp ikna ediyordu, Ulusal Kanal izleyince, grup rüzgâr yemiş başak tarlası gibi dalgalanıyordu. Türkiye, Ulusal Kanal'a teşekkür borçludur.' diyordu. Nitekim son gün Tayyip Erdoğan, AKP Grubu'nda "Hayır derseniz Doğu Perinçek'e oy vermiş olursunuz."-
YALAN: ADNAN AKFIRAT LOBİ BELGESİNİ YAZAN EKİBİN İÇİNDE GERÇEK : Lobi" belgesi Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ve Türkiye'nin bağımsızlığını, bütünlüğünü isteyen, bunun için mücadele eden kurum ve kişileri hedef alan bir kışkırtma belgesidir. Belge, her paragrafında Türkiye'nin vatanseverlerini suçlamak amacıyla hazırlandığını bağırıyor. Bu belgeyi Doğu Perinçek ve Adnan Akfırat'ın hazırladığını ileri sürmek saçmalıktır.
YALAN : GÜRBÜZ ÇAPAN İLE GÖRÜŞMEDE BULUNUP KONUŞMALARI NOT ALDI GERÇEK : O yemekte olduğumu ileri süren bir ifade yok. Fotoğraf yok. Açıklama yok! Cumhuriyet Savcısı sıfatını kullananlar aleyhimde kanıt yaratma çabasıyla suç işlemişlerdir.
YALAN : ERGENEKON ANA DOKÜMANI ADNAN AKFIRAT'TA BULUNDU GERÇEK : Savcılık yalan yazar mı? İddianame'de yalan olur mu? Arama tutanağı ortada, bende Ergenekon ana dokumanı yok
YALAN : AKFIRAT, ERGENEKON DOKÜMANI BULUNAN KİŞİLERLE ÖRGÜTSEL İLİŞKİ İÇİNDEDİR GERÇEK : Ben bir tek İşçi Partisi'nden emir alırım. İşçi Partisi dışında başka bir disipline girmem. Ergenekon, mergenekon bana emir veremez.
YALAN : ADNAN AKFIRAT, TSK'YA AİT ÇOK GİZLİ BELGELERİ ÖRGÜTÜN ASKER ÜYELERİNDEN TEMİN ETMİŞTİR GERÇEK : Ne adı var, ne örnek var ne kanıt. Ama kanaat var. Yalan kolay.
YALAN: ADNAN AKFIRAT'TA DEVLETE AİT ÇOK GİZLİ BİLGİ VE BELGE BULUNMUŞTUR GERÇEK : Evimde bir tane gizli belge bulunmamıştır.
YALAN: HİZBULLAH'IN JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI'NDA EĞİTİLDİĞİNİ SAPTAYAN HALİT GÜNGEN ÖLDÜRÜLDÜ GERÇEK : Halit Güngen'in yaptığı haber "Hizbullah Çevik Kuvvet Merkezi'nde Eğitiliyor." Jandarma Genel Komutanlığı'nda değil.
YALAN : AKFIRAT "İKİNCİ MİT RAPORU DİYE BİLİNEN BELGEYİ YAYIMLAYARAK"DEZENFORMASYON" YAPTI GERÇEK : Savcılığın, Aydınlık'ta "İkinci MİT Raporu" diye yayımlayara dezenformasyon" yapmakla suçladığı belge, Susurluk'taki kaza ile, gerçek olduğu saptanan rapordur.iddianamenin 1534. Sayfasında İkinci MİT Raporu'nun o dönem MİT Kontr-Terör Merkezi Başkanlığı görevinde bulunan Mehmet Eymür'ün yazdığı bilgisi yer alıyor. Mehmet Eymür'ün 17.06.2008'de "tanık" sıfatıyla verdiği ifadede İkinci MİT Raporu'nun kendisi tarafından kaleme alındığını söylüyor.
YALAN : ADNAN AKFIRAT 'EŞREF BİTLİS SUİKASTI' KİTABINI ERGENEKON'UN TALİMATIYLA ÜÇ HAFTADA YAZDI GERÇEK : İddia edildiği gibi üç haftada sipariş üzerine yazılmış değildir. Suikasttan üç buçuk yıl sonra kapsamlı bir araştırma ve soruşturmayla kaleme alınmıştır.
kaynak
http://ulusalkanal.com.tr/index.php?...=9762&Itemid=4
Tertip çöküyor.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


