• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5

    Servetini bağışlayan Solak: "Ben dünyalı değilim"

    MAL varlıklarını Hazine'ye bağışlamak isteyen, ancak dilekçeleri kabul edilmeyince Ankara'da bindikleri taksinin şoförü İzzet Erdem'e, içinde yaklaşık 40 bin TL tutarında para ve altın ile tapular bulunan çantayı bırakan çiftten Mustafa Solak, mala, mülke önem vermediğini söyledi.


    Solak, “Kendimiz birşey istemiyoruz. Neredeyiz biz ya nerede yaşıyoruz biz? Bilmiyorum ben nerede yaşadığımızı. Ben buralı, dünyalı değilim zaten. Dünyalı olamam ben. Uzaydan geldik, böyle birşey yaptık işte” diye çıklamalar yaptı. Mustafa Solak'ın annesi Emine Solak ise “Oğlum ve eşi, Mevlana ile felsefe kitapları okumaktan gerçek dünyayı, hayatı unuttu. Hayal aleminde yaşıyorlar. Akli dengesini kaybetti. Benim de içinde hakkım olan bir parayı, tapuları, nasıl hazineye teslim eder? Avukatım aracılığıyla hepsini geri alacağım” dedi.

    İçinde para, altın, çekler, tapular bulunan, tüm mal varlığını oluşturan çantayı Hazine kabul etmeyince Ankara'da bir taksi şoförüne bırakan Mustafa Solak, çantanın içinde ne kadar para olduğunu saymadıklarını, öylesine takside bıraktıklarını söyledi. Mala, mülke önem vermeyen bir insan olduğunu ifade eden Solak, “Halk için yaptık. Kendimiz birşey istemiyoruz. Yeter ki örnek olalım. Hazine'den artık halka inilsin. Hastası, fakiri, çoluk çocuğu okusun. Sevgi, hoşgörü olsun” dedi. Solak, bıraktığı mal varlığının Hazine'de emanet bölümünde tutulmasını istemediğini, kullanılmasını istediğini söyledi. Solak, devletin doğru yerlerde kullanabileceğine inandığını kaydetti. Solak, çevresindeki insanların tepkileri ile ilgili, “Onaylarlar mı hiç? Öyle birşey var mı dünyada? Onaylayacak adam var mı? Ben kimseye kızmadım. Kırgın değilim kimseye” dedi.

    GİTMEDİKLERİ YER KALMAMIŞ

    Ankara'da ilk önce TBMM'ye, oradan Cumhurbaşkanlığı'na, Genelkurmay Başkanlığı'na ve son olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'na gittiklerini, çantayı kabul etmediklerini, yazılarını bıraktıklarını anlatan Solak, yaşadıklarını şöyle anlattı:
    “İşimiz bittikten sonra otele gittik. Otele iki ayrı şirketten kurye çağırdık. Götürmediler. ‘Vestiyerde unutalım, onlar götürsün versin’ dedik. Arkamızdan koştu geldi, çantayı getirdi. Ben TBMM'ye girerken yanımızdaki görevliye ‘Ankara'da kalacak bu para’ dedim. Görevli ‘Meclis almaz bu parayı’ dedi. Ben de ‘Çöpe atarım o zaman. Çöpe atacağım ama Ankara'da kalacak’ dedim.
    En son takcisi imdadımıza yetişti. Allah razı olsun. Taksi parasını verdiğim taksiciye ‘Alın bunu Hazine'ye götürün’ dedim. Ondan sonra olaylar böyle gelişti. Parayı geri talep etmiyorum. Oyun mu oynuyoruz burada? Kimin ihtiyacı varsa devlet elini uzatacak. Biz hangi kişinin yardımına yetişeceğiz. Deniz Feneridir, Kızılaydır, bıraksınlar bu işleri, mallarını mülklerini versinler devlete. Devlet adil şekilde bunları dağıtsın. Neredeyiz biz ya, neredeye yaşıyoruz biz? Bilmiyorum ben nerede yaşadığımızı. Ben buralı, dünyalı değilim zaten. Bu şekilde dünyalı olamam ben. Uzaydan geldik, çatlak böyle, birşey yaptık işte.”

    ‘İNSANLAR DELİ DEDİ’

    Bu davranışı üzerine insanların kendilerine ‘deli' dediğini belirten Mustafa Solak, “Herkes deli dedi. Biz de o zaman Manisa'ya (Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ni kastediyor) gideriz dedik” diye konuştu. Bir hafta önce mal varlığını Hazine'ye bağışlamaya karar verdiğini anlatan Solak, “Devlete güvendik. Devletin de başkalarına bu parayı dağıtacağına inanıyoruz” dedi. Solak, ayrıca Cumhurbaşkanlığı, TBBM, Genelkurmay Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdikleri, sevgiye, barışa dayalı yeni bir yaşam düzeni talep ettikleri bildiriyi tüm dünyaya yaymak istediklerini söyledi.

    EŞİ: VİCDANIM RAHAT

    Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü'nden 2005 yılında mezun olan 29 yaşındaki 3 yıllık eşi Seher Solak, eşine sonuna kadar destek verdiğini, bu düşüncelerinden geri dönmeyeceklerini söyledi. Eşi Mustafa Solak'ın konuyu kendisine açtığında mantıklı geldiğini anlatan Seher Solak, “Bu işin bu şekilde olabileceği aklıma yattı. Mantıklı olduğunu düşündüm. Bir hayır kurumuna vererek bir sonuca ulaşmayacağını düşündüm. Bizim devletimizin bunu yapabileceğini, idare edebileceğini, doğru ve eşit bir şekilde paylaştırabileceğini düşündüm. O yüzden de onlara güveniyorum. Herşeyimiz onların” dedi.

    Örnek olmak istediklerini vurgulayan Seher Solak, “Biz örnek olmak istiyoruz. Böyle düşünen, yapamayan varsa, şikayeti olan varsa, biz de şikayetçiyiz eşitsizlikten, insanların birbirine muhtaç olmasından. O yüzden evet bu yol doğrudur. Çok rahatım. Vicdanım rahat. Sonuna kadar hizmet etmeye de hazırım. Sonuna kadar bu düşüncemin arkasındayım” diye konuştu.

    ‘İNSANLARA GÜVENİYORUM’

    Seher Solak, ellerinde birşey kalmadığını belirterek, “Bundan rahatsız değilim. İnsanlara, toplumumuza, kültürümüze çok güveniyorum. Bizim arkamızda olan insanlar da var. ‘Maddi olarak zorluk çekerseniz biz size her zaman yardım ederiz’ diyen insanlar da var. ‘Kapımız açık’ diyenler var. Bunu bir iki insan söylese benim için yeterli. Yardım etmesinler bana ama düşünmeleri, sorgulamaları yeterli” dedi. Bunları bir sinema filmi ile insanlarda anlatmak istediklerini ve senaryo yazma hazırlığı içinde olduğunu ifade eden Seher Solak, “Bunu insanlara en iyi sinema filmi ile, sanatla iletebileceğimizi düşünüyorum. Görüntülerin insan zihninde çok daha güzel şeyler açabileceğine inanıyorum. Ama reklam amaçlı değil. Yine kazandığımız parayı Hazine’ye veririz” dedi.

    ANNESİ İSYAN ETTİ: BENİM DE HAKKIM VAR

    Mustafa Solak’ın annesi Emine Solak ise olan bitene isyan etti. Oğlunun yaklaşık 8 yıl önce hayatını kaybeden babası Ali Solak'tan kalan mirasla geçimini sağladığını söyleyen 65 yaşındaki Emine Solak, “Oğlum ve eşi, Mevlana ile felsefe kitapları okumaktan gerçek dünyayı hayatı unuttu. Hayal aleminde yaşıyorlar. Akli dengesini kaybetti. Benim de içinde hakkım olan bir parayı, tapuları, nasıl hazineye teslim eder. Avukatım aracılığıyla hepsini geri alacağım” dedi. Oğluna neden böyle bir olaya kalkıştığını sorduğunda ise ”Canım öyle istedi” karşılığını aldığını dile getiren Emine Solak, “Bizim Karabağlar'da firmamız vardı. Onu geçen ay başka birisinine devrettik. Eşimden kalan paralar ve altınlar, evlerin tapuları ile bir yazlığımız var. Hepsini satıp Almanya'da yaşayan oğlumla birlikte üçe böldük. Yapılan çılgınlık” dedi.


    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10965519.asp?gid=229

    arkadaslar, bende aslinda Mars gezegeninden geliyorum
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  2. #2
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Ben de öyle tahmin etmiştim.

  3. #3
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    sen hangi gezegendensin mohikan dostum ?
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  4. #4
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    biri bakırköyü arasın aldırsın şunları ya
    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  5. #5
    ๖ۣۜ♥(ㅑㅅㅣㄴ'ㅣㅁ)๖ۣۜ♥ <span style='color: #FF1493'>мerve</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2005
    Mesajlar
    10,074
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Helal olsun ya.. Bu adamla iki hoşbeş etmek isterdim.
    Sonunda çözmüş olayı.
    Olay 42 abi di mi
    мiiiiiiv
    dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,
    benim dinim senin yüzünle övünür, ey sevgili.
    Aşk'a düştüm , üstüm başım 'Sen' oldu...


  6. #6
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    bende dünyali degilim merve , benle hosbes et
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  7. #7
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    merve 46 derler ona

    ayrica, para fazla geldiyse bana virsin

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  8. #8
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    46 benim, ney bu 46? anlatsaniza
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-04-2008
    Mesajlar
    1,145
    Karizma Gücü
    0
    bugün timarhanedekiler izinlimiydi yoksa?

  10. #10
    arsenik799 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2006
    Mesajlar
    5,043
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Çocuk esirgeme kurumuna Mehmetçif vakfına ne bileyim hayır kurumlarına falan bağışlasaymış Osmanlı'da yaşamıyoruz ki o zamanlar zekat vermeye fakir bulamazlarmış şimdi kime versen hayır der?

    (1881-....)


 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •