• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-04-2008
    Mesajlar
    2,234
    Karizma Gücü
    0

    f tipi yaşam nasıldır?perihan mağden

    19 Aralık 2000 tarihinde tüm dünyayı aptal yerine koyarak adına 'HAYATA DÖNÜŞ' dedikleri katliamla kapatıldık bu hücrelere.
    Nasıl yaşanır buralarda?
    F tipinde yaşam; iradenizin yok sayılmasıdır. Her şeyin sizin iradenizin dışında hapishane idaresinin belirleyiciliğinde gelişmesidir.

    F TİPLERİNDE 'HİÇ'SİNİZDİR... TECRİTTİR...

    Tek tutuluyorsanız, yattığınız süre boyunca ikinci bir insanın yüzüne, gülüşüne, sohbetine, hasret kalmanız, iki ya da üç kişi tutuluyorsanız hücrenizde kalan kişiler dışında insan yüzü görüp paylaşıma girememenizdir.
    F tipinde yaşam, insanın sosyal varlık olduğunun inkârıdır. Dipsiz bir kuyuya seslenmektir.
    Hak gaspları ve yaşatılan sorunlara yönelik hiçbir girişiminize sonuç alamamanızdır.
    Sesiniz o kuyuda ya yiter ya da yankılanır ve size geri döner.
    Hak gaspları, sorunlar, keyfi tutumlar karşısında yapılan binlerce suç duyurusunun 'Kanun ve yönetmeliğe aykırı durum yoktur' denilerek reddedilmesi veya takipsizlik kararı verilmesidir.
    Hapishaneye girişte çırılçıplak onursuz arama dayatılmasıdır.
    Gardiyanlar karşısında hazırola geçip, 'Buradayım' demek, dayatılan askeri nizamı kabul etmek için günlerce 'dayak yemeyi' göze almanızdır.
    Mahkemeye ve hastaneye giderken X Ray cihazından geçirilmenize rağmen dönene kadar altı defa aranmanızın, ayakkabınızı çıkarmanızın dayatılmasıdır.
    Söz konusu edilen ortak kullanım alanları ve haftada beş gün birer saat sohbete çıkmanın birçok şarta bağlı olmasıdır: Uslu olacaksın tredmana uyacaksın...
    Saldırıya uğradığında yaptığın suç duyurusunun hasıraltı edilmesi, saldırı izlerini tespit ettirdiğin belgenin revirde tutulan sağlık dosyasından yok edilmesidir.
    Ayda iki defa etrafın dağıtılması, bunun haricinde iki defa 'sayım' adı altında dolapların içine dahi bakılmasıdır.
    Elektriğin, suyun, merkezi radyonun asıl kontrol düğmesinin hücre dışında olmasıdır: İdare istediğinde açar, istediğinde kapar...
    Merkezi radyodan ses sonuna dek açılarak daracık hücrenizde yankılanması, yüksek sesle dinletilen arabesk ve pop ile kafanızın allak bullak edilmesidir.
    Her şeyin sayılı olmasıdır...
    1 kaşık, 1 tabak, 1 bardak, 1 sandalye, 2 battaniye,
    3 kitap; giysileriniz dahi sayılıdır: 2 kazak, 3 pantolon,
    2 gömlek, 1 mont... Yenisini almak için, eskisini vermek zorundasınızdır. Örneğin bardağınız kırılsa, bir hafta bekleyip kırıkları verdikten sonra yenisini alabilirsiniz.
    Fotoğrafta dahi tek olmanızdır... Aynı hücrede kaldığınız arkadaşınızla beraber fotoğraf çektirmeniz bile yasaktır.
    Hücrenizden herhangi bir nedenle (revir, hastane, mahkeme vs.) çıktığınızda koridorda karşılaştığınız bir tutsakla merhabalaşmanızın dahi engellenmeye çalışılmasıdır.
    Mahkemeye, hastaneye gidişte sevk aracının dahi hücrelere bölünmüş olması, yolculuk sırasında dahi tecritin devam etmesidir.
    Bu hücreler daracık, basık ve havasızdır. Dışarıyı gören bir penceresi dahi yoktur.
    Üç kitaptan fazlasının yasak oluşu ve bunun 'Kendilerini kitapla yakıyorlar', 'odaların hijyeni' gibi komik gerekçelerle açıklanmasıdır.
    Ansiklopedilerden, çeşitli sözlüklerden vb. mahrum bırakılmanızdır. Bir araştırma yapmanızın dahi engellenmesidir.
    Yakınlarınıza, sevdiklerinize başlıca iletişim aracınız olan mektupların binbir gerekçeyle karalanması, kısmen veya tamamen imha edilmesi, gerekçe bulunamadığında ise yok edilmesidir.
    Dilekçeye mecbur bırakılmanızdır. Ailelerin getirdiği giysi ve kitapları almak için, hücrede yanmayan bir lambanın değiştirilmesi, patlamış borunun tamiri için bile dilekçe istenmesi; yaptığın suç duyurusunun işleme konulup konulmadığını öğrenmek için dahi yeniden bir dilekçe yazmak zorunda kalışınızdır.
    Aynı hücrede kalan arkadaşların ortak imza ile yaptığı suç duyurusunun ve dilekçelerin dahi 'Ortak imza ile olmaz' denilerek yasal olmayan bir şekilde engellenmeye çalışılmasıdır.
    Bazı günler günlük gazetelerin dahi 'bayiye gelmemiş' denilerek verilmemesidir.
    Küçük bir kapta filizlendirdiğin tohuma dahi (limon çekirdeği vb.) el konulmak istenmesidir. Mektuplardaki çiçekleri sökenler sizi sadece soğuk betona mahkûm etmek isterler.
    Elektrik kesildiğinde akşamları zaten zifiri karanlık olan hücrenin gündüzleri dahi karanlık oluşudur.
    İdarenin, jeneratörleri sadece idari bölümü ve koridorları aydınlatmak için kullanışı, hücrelere elektrik verilmeyişidir.
    Elektrik şu veya bu nedenle kesildiğinde, hücrenin içinde tüp, ocak olmadığından sıcak bir şeyi dahi içememek, bir çay yapamamaktır.
    Sular şu veya bu nedenle kesildiğinde, hücrenin içinde olan tuvalete dökülecek su dahi bulamaman; kokuya, kire mahkûm edilmendir.
    Üç kişilik hücredeysen 20'şer dakikada hem çamaşırlarını yıkamak hem de banyo yapmak zorundasındır.Sabunlu kalırsan soğuk suyla durulanırsın.Kışın dondurucu soğuğunda hücrelerde kaloriferlerin yanmaması veya kendisini zor ısıtmasıdır.Gardiyanların beklediği bölüm ise sıcaktır.

    YOLUNACAK KAZ OLARAK GÖRÜLMENDİR

    Elektrik paralarının dahi mahkumdan alınmasıdır.Paran yoksa elektriğin kesilmesi , çay , sigara içememen kalem zarf alamadığından mektup dahi yazamaman demektir.

    PARANIN HESABINI TUTAMAMANDIR

    Hesabına yatırılan para sana verilmez idare elinde tutar bu nedenle paranın hesabını bilmez ,paran var sanıp paran yok cevabını alıp ihtiyaçlarını karşılayamazsın.
    Uzaktan akrabanızı arkadaşınızı yattığınız süre içerisinde görmeyecek oluşunuzudr.Aileniz ziyarete geldiğinde girişte adeta sorguya çekilmesi , X ray cihazının ayarıyla oynandığından sutyeninin kancasından pantolonunun düğmesine dahi sinyal vermesidir

    Dört yıldır insanın insan olduğunun inkarı olan bu dayatmaya karşı direniyoruz.111 kişi yaşamını yitirdi 600'e yakın insan sakat kaldı.
    Bu insanlar ne için bunca yıldır direniyor? Onlarcası ölümü sakatlığı göze alıyor diye düşünmeniz bile bizleri anlamanız için birer adımdır.
    Bizler ölüme aşık değiliz.
    Ftipi yaşama karşı çıkmak için insan olmak yeterlidir.

    KARŞI ÇIKALIM..

  2. #2
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Öcalan için fazla bile.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    13-10-2008
    Mesajlar
    1,809
    Karizma Gücü
    4
    Perihan Hanımcıkkk!!! kaç kere F tipi bir cezaevinde yattı acaba?
    Bazıları vardır ki dışarda yaptıklarının cezalarını F tipi koğuşlarda ödül olarak almaktadırlar.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-04-2008
    Mesajlar
    2,234
    Karizma Gücü
    0
    öcalanı kastetmedim bilee...konuyu oraya çekmeyin lütfenn

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •