Ergenekon davasının 52'inci duruşmasında söz sırası İşçi Partisi Basın Bürosu Başkanı Hikmet Çiçek'teydi. Çiçek, iddianamede kendisine yöneltilen "Karargah Evleri yöneticisi olduğu" ve "bu evler ile İşçi Partisi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenme yaptığı" iddialarına cevap verdi. İddianın hiç bir delili olmadığını belirten Çiçek, "Karargah evleri, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak için kurgulandı" dedi.
Ergenekon davasının bugün gerçekleştirilen 52. duruşmasında İşçi Partisi Basın Bürosu Başkanı Hikmet Çiçek savunmasını yaptı. Çiçek, iddianamede kendisine yöneltilen "Karargah Evleri yöneticisi olduğu" ve "bu evler ile İşçi Partisi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenme yaptığı" iddialarına cevap verdi.
Çiçek, idianamede İşçi Partisi ile adı geçen Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasında bir temas ve ilişki olduğuna dair bir belgenin sunulmadığını ve bu iddianının delillendirilmediğini söyledi.
Genelkurmay Başkanlığ'nın Karargah evleriyle ilgili yaptığı açıklamayı hatırlatan Çiçek, "Genelkurmay Başkanlığı yapılan soruşturmaların Ergenekon adını kullanmadan adı geçen dava ile ilgili olmadığını açıkladı" dedi.
Karargah evleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yıpratılmak için kurgulandığını belirten Hikmet Çiçek, Genelkurmay Başkanlığı askeri savcılığının mahkemeye "İşçi Partisi hakkında böyle bir işlem başlatılmadığı" yanıtının verildiğini hatırlattı.
Çiçek kendisi hakkında "devlete ait gizli belgeleri ele geçirme" iddiasına da cevap verdi. Kendisinin İşçi Partisi basın Bürosu başkanı olduğunu söyleyen Hikmet Çiçek, kendisinin elinde bütün gazetelerin arşivinde bulunan belgeler olduğunu, gizli belge diye iddia edilen belgelerin herkes tarafından ulaşılabilen belgeler olduğunu vurgulayarak "Türk silahlı Kuvvetlerine ait belgeleri resmi yoldan elde ettim" dedi.
Hikmet Çiçek Hizbullah'la da ilgili açıklamalarda da bulundu. "İddianamede Ergenekon'u PKK, DHKP, Hizbullah gibi örgütlerin yönettiği iddia ediiyor" diyen Çiçek, Hizbullah'ın tipik bir gladyo yapılanması olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "2000 Doğru degisinde Hizbillah'ı biz deşifre ettik. Devlet yıllarca Hizbullah'ın varlığını kabul etmedi. 1993 yılında Hizbullah'ın Lideri Hüseyin Velioğlu'nun resmini yayınlayan biziz" diye konuştu.
"Davanın özü Türk silahlı Kuvvetlerine bir darbedir bir tasfiye haraketidir" diyen Hikmet Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiyenin en vatansever ve seçkin insanları ayıklanır gibi tutuklanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden vatanseverlik çıkarılmak istenmektedir. Gözaltına alınan askerler hayatarını PKK ile mücadeleye adamışlardır. Şimdi ise kendileri imal edilen vatansever teröristler diye gözaltına alınmışlardı. Beraat edeceklerdir Vatanseverlik suç olarak görülürse, ortada ordu mu kalır? Ordunun pas pas gibi çiğnenmesine izin vermeyeniz. Bu tertibi bozacağınıza inanıyorum tahliyemi talep ediyorum "
kaynak http://ulusalkanal.com.tr/index.php?...=9790&Itemid=4
Hikmet Çiçek iyi bir savunma yaptı.Yurtseverler serbest bırakılmalıdır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla