• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    bitlikral adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2004
    Mesajlar
    2,086
    Karizma Gücü
    0

    Gs sportif A.Ş

    Mecidiyeköyde toplam 35.000 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu olan Gsgm ye ait Ali samiyen stadyumunun 49 senelik kiracısı hakkından feragat etmiştir.Arazinin çevredeki emsallerine göre değerine bakmak gerekirse 23 dönümlük likör fabrikası arazisi 415.750 milyon ytl ye satıldı demek oluyorki metrekare fiyatı 23.000 ytl civarlarında.
    Galatasarayın kiracısı olduğu stadyumun arazi değeride en az 500-600 milyon ytl.
    Devlet mevzuatına göre bu tarz kiralamalarda kiracı satın alma önceliği hakkına sahip.

    Ne aldı asıl burada kamuoyuna açıklanmayan ufak kelime oyunları var.

    Galatasaray seyrantepedeki araziyi ilk olarak üst kullanım hakkıyla kiralamıştır.Toplam arazi üstünde devir yapmamak kaydı ile tüm hakka sahiptir arazinin toplam büyüklüğü yaklaşık 385.000 metrekare.Bu alana konut,ticaretmerkezi,yaşam alanları yapma ve yaptırma hakkı ilk sözleşmeye göre Galatasaray klubüne verilmiştir.Toplam inşaat yapılmasına izin verilen alan 250.000 metrekare gerikalan kısım yeşil alan olarak hesaplanmıştır.

    Galatasaray bu alanı kiralarken ana sözleşme şartlarından bir tanesi,arazi üzerine belirlenen sürede gerekli inşaatın başlaması gerekliliğiydi.Bu madde yerine getirelemediği için Galatasaray yönetimi devlet kurumlarının tekrar kapısını aşındırmaya başladılar.
    Bu görüşmelerde ortaya konulan gerçek Galatasaray ın ne Mecidiyeköye nede Seyrantepe ye herhangi bir stadyum yapamıyacağıydı.

    Ancak bu görüşmeler esnasında Ankarada ilginç bir durum gelişiyor başka bir alışveriş merkezinin alımı için türkiyede olan Suudiarabistanlı bir işadamının Alisamiyen projesinden haberi oluyor , öyle büyük tesadüf ki bu iş adamının türkiyedeki yatırım ortağı aynı zamanda ülkemizdeki boru fabrikasının yönetim kurulu başkanı ve küçük ortağı olan galatasaray liseli ve eski Galatasaray yöneticiside olan bir kişi (O süreçte Galatasaray yönetiminde).

    Gerek Suudi grubun ankarada etkinliği gerekse ortaya konan projenin büyüklüğü doğal olarak ankaranında olaya kayıtsız kalmamasını sağlıyor.Gerekli yasal süreç bitirildikten sonra herkesin karlı çıkacağı bir plan yapılması ve Galatasaray camiasına bunun kabul ettirilmesi kısmına geliyor sıra.


    İlk etaptaki değerlendirmeler tek başına Galatasarayın Mecidiyeköydeki hakkından vazgeçmesinin stadyum yapımı için gerekli karlılığı sağlamadığından alternatif yollar aranıyor.

    Gelinen sürecin sonunda Galatasaray ile şöyle bir anlaşma imzalanıyor.
    Galatasaray Mecidiyeköydeki Stadyumdan doğan haklarından tamamen vazgeçecek,Seyrantepedeki arazinin tamamının üst kullanım hakkından vazgeçecek.

    Sadece Galatasaray ın tapulu malı olan alan kendilerinde kalıcak bu alan yapılacak proje haricinde klubun malı olarak kalıcak.

    Bunun karşılığında Toki seyrantepedeki 120 dönüm alan üzerine Gsgm ye çok kullanım amaçlı stadyum inşa etmeyi ve bu stadyumun 49 seneliğine kiralama hakkını Galatasaray klubune vermeyi taahhüt ediyor.

    Burada ufak bir kelime oyunu yapılıyor 120 dönümlük arazinin kullanım hakkının Galatasaray da kaldığı dile getiriliyor ancak yasal olarak zaten mümkün olmayan bir durum olduğundan Galatasaray sadece bitecek stadın 49 senelik öncelikli kiralık hakkına sahiptir.

    Peki şimdi burada Devletin ve Suudi sermayeli yatırımcıların karı nedir.

    Yapılan 2 ayrı ihale ile Toki , Seyrantepe stadyum yapımını, Mecidiyeköy deki 35.000 metrekarelik alana arazinin 6 katı büyüklüğünde inşaat yapma hakkını ve en son yapılan ihaleylede seyrantepedeki galatasarayın üst kullanın hakkını iade ettiği alanda konut yapım hakkını (400 konut) Eren talu ve Alke inşaat üsleniyor 400 konut ihaleside bitmiştir.Toki yapılan tüm projelere ortak elinden çıkan sadece 80 milyon ytl değerindeki seyrantepe arazisi.

    Peki bu Suudili yatırımcı nerede , ihaleyi alan ortaklık incelenince çoğu kimse alken in orada ne maksatla yer aldığını anlıyamamış olabilir.Keza ne eren talu nede alke bu tarz büyük yatırımlar için uygun şirketler değiller.Ama Alken in ortaklıklarına bakıldığında ana iş ortağı Suudiarabistan firması olduğu gözden kaçmıyor söylemeye gerek yok yollar aynı isimde birleşiyor zaten bir süre sonra Bae merkezli Abu dhabi group resmen ortak sıfatıyla kurulan şirketin yüzde 51 hissesini alıyor.Projelerin finansman ayağı bu şekilde çözülmüş ve aslında istanbuldaki en değerli 3-5 araziden ikisi Galatasarayın stadyum tutkusu yüzünden devletin ve yabancı yatırımcının kontrolüne geçmiş oluyor.

    Toplamdaki kaybı milyar dolarlık projelerin yüzde 25 i olduğu düşünülürse ciddi bir hesapsızlık olduğu ortadadır gene bu işin Galatasaray lı olan insanlarca Galatasaray kullanılarak yapılmasıda ayrı bir hadise konusu. Sadece projede rezidans ve tesis satışından beklenen gelir 1.5 milyar dolar.

    Kayıp bu kadarlada bitmiyor Galatasarayın bu arazi işleri gelişirken doğal olarak kamuoyundan yükselen sesler her ne kadar Fenerbahçeye mal edilmiş olsada bu olay önemli bir yasal düzenlemeye sebebiyet verdi.Yapılan değişiklik ile Stadyumların üst kullanım hakkına sahip olan kiracılar değerinin yüzde 80 ni oranında masraf ederlerse arazinin tapusunu farkı ödiyerek almaya hak kazanacakları kanunla düzenlendi.

    Özellikle Fenerbahçe yetkilileri bu olaydan sonra sessiz kalmayı yeğlediler, bu çerçeveden bakılınca Galatasaray ın kaybının milyar dolarlar olduğu gözükecektir Tokinin sadece Mecidiyeköy den garanti geliri şuanda 600 milyon dolardır, bu alanın tapusu klüp üstünde olmuş olsa yaratılacak gelirin hacmi gerçekten korkunç oluyor.

    Fenerbahçe yönetimide stadının tapusunu almak için tüm hazırlıklarını tamamlamıştır.
    Şu açıdan değerlendirilirse Galatasaray senelik 35-40 milyon dolarlık gelir yaratacak bir stadyuma sahip olurken Fenerbahçe arsa tapusu alımıyla hem klup envanterine İstanbulun en kıymetli arazilerinden birisini eklemiş olacak tahmini değeri 300 ila 400 milyon ytl , yapılacak Mecidiyeköy tarzı bir projeylede senelik sabit gelirini 2 -3 kat arttırma imkanına sahip olacaktır.

    Stadyum Galatasaray a 29 ekimde teslim edilecek yalnız stadyum ince işçiliği Galatasaray a ait yani restaurant,wc,tv yayın alanları vs. alanların yapımı konsorsiyumun üzerinde değil.
    Haziran ayında Ali samiyen teslim edilecek.

    Ufak bir dedikodu vereyim stad tapularının verilmesi için Galatasaray ın ali samiyeni devretmesi bekleniyor.

    Galatasarayın kurtuluş projesi olduğu iddia edilen bu stadyumun getirileride şekillenmeye başladı.Klup stadın ismi ve işletmesiyle ilgili çeşitli anlaşmalar imzaladı.

    Türk Telekom forma ve yeni stadyumun isim hakkı için 10+5 şeklinde 137.000.000 milyon luk bir anlaşmaları var.Senelik forma ve stad isminden 13.7 milyon dolarlık gelir elde etmiş oluyorlar.

    Bu Telekom anlaşmasında spekülasyon çok bunun nedeni bu sponsorluk anlaşmasının hakkının halka açık sportif aş. de olması zaten gizlilik nedeniyle açıklanmayan ödeme planları ve miktarın nedenide bu. Ancak Telekom içinden benim şahsen öğrendiğim fiyat, toplam 65 milyon dolarlık bir anlaşma olduğu ve bu paranın 10 taksit şeklinde ödeneceği. Konu hakkında spk da yapılan yorum bu yorumun yapıldıpı tarih 2008 ağustos ayı.

    ‘’Galatasaraylı yöneticilerin bugünlerdeki en büyük sıkıntısı ise SPK’ya acilen yatırılması gereken 70 milyon dolar. Yönetim, bu kaynağı Futbol AŞ ile Sportif AŞ’yi birleştirmek için arıyor. Mevcut anlaşma gereği Galatasaray gelirlerinde masraf gösteremeği için SPK gelir olarak tamamını hisse sahiplerine dağıtıyor. İki şirketin birleşmesi halinde ise paylar gelirlerden masraflar düşülerek dağıtılacak. Galatasaray ilk etapta Türk Telekom ile yaptığı anlaşmadan büyük bir gelir elde edecek olsa da şu an için buradan gelecek parayı SPK’ya ödemede kullanamıyor. Bunun için yeni stadın yapımında belirli bir aşamaya gelinmesi gerekiyor. Yöneticiler bu konudaki kaynak arayışlarını da sürdürüyor. ‘’

    Stadyumun koltuk,loca,kombine satış hakları bir abd firması olan ISG ye verildi anlaşmaya firma göre firma stadyumun tam kapasite doldurulduğu takdirde yani 10 senelik anlaşmada maksimum 320.000.000 dolar ödemeyi taahhüt ediyor , kısacası senelik kombine,loca,bilet satışından kazanacakları para 32.000.000 dolar.Ancak bu anlaşmanın 3 senesi sabit 7 senesi opsiyonlu firma Galatasaraya 3 senelik süreçte senelik maksimum 30.000.000 dolar ödemeyi garanti ediyor.

    Stadyum planlanırken çok kullanım amaçlı yapıldığından 7/24 saat olayı geçerli olacak,maç dışında konser ve çeşitli aktiviteler düzenlenecek bunun işletme hakkıda gene bir abd firması olan AEG entertainment gruba verildi şirket abd dede bu konularda uzman bir firma ama bu tarz büyük bir stadyum işletmesi avrupada yok yeni Pazar yaratmaya çalışıyor kendisine David beckhamen oynadığı takımında sahibi aynı zamanda gene Amerika başka bir futboltakımları daha var.Bu anlaşmaya görede firma stadyum içindeki otopark,lounge,restaurant,alış veriş bölümleri,müzelerin işletmesini yapıcak , bunun karşılığı olarak firma toplam kardan yüzde 8 alıp geri kısmı Galatasaray klubune bırakıcak.

    Kaba taslak 30.000.000+13.700.000+15.000.0 00 = 58.700.000 dolarlık bir gelir oluşuyor.

    Her şey çok yolunda gider mükemmel şekilde işletilir ve stadyum sürekli tam doluluk yaşarsa maksimum kazanılacak gelir 58.700.000 dolar senelik. Kâğıt üstünde ve kürsüde konuşulunca tüm Galatasaray lıları sevindiren ve pembe düşlere daldıran hatta diğer camialarıda endişelendiren rakamlar.

    Ama bakalım her şey bu kadar pembemi gerçekten.


    Bu stadyum için Galatasaray kira ödemiyecek ancak Toki senelik gelirden yüzde 7 lik pay alacak yaklaşık 4.100.000 dolar civarı.

    Başka kimler bu gelire ortak buna göz atmak için kısa bir bilgi tazeliyelim.

    Galatasaray Spor Kulübü'nün özellikle profesyonel futbol takımının son yıllarda elde ettiği başarılarının devamını sağlayacak ticari faaliyetlerin yürütülebilmesi amacıyla 1997 yılında Galatasaray Spor Kulübü'nün %99,99 oranında ortaklığı ile Galatasaray Sportif A.Ş. kurulmuştur. Galatasaray Sportif A.Ş. 2 milyon 35 bin YTL olan mevcut ödenmiş sermayesinin %16'sını ortak satışı olmak üzere 14-15 Şubat 2002 tarihinde halka arz etmiştir.

    Öncelikle Galatasaray'ın kurduğu Sportif A.Ş.'ne kulüp, ayni sermaye olarak TV yayın hakları, reklam gelir hakları, forma ve sponsorluk hakları, Avrupa maç gelirleri, ürün satış hakları ve internet gelirlerini koymuş durumdaydı.

    Yani Ali Sami Yen stadı gelirleri dışında hemen hemen tüm gelirler, bu şirkete devredilmişti. Galatasaray Sportif'in ikinci büyük ortağı olan Ünal AYSAL'ın 2006 Mart'ta elinde bulundurduğu %21.05'lik payı, Nisan ayında 38,6 milyon dolara yabancı fonlara satması üzerine, Kulübün Sportif A.Ş.'deki payı %62.95'e düşmüş; İMKB'de işlem gören hisse oranı da %16'dan %37.05'e yükselmişti. Bu işlemler yapılırken (yabancı fonlara hisseler satılırken) Galatasaray sportif yönetimi, bu işlemler sonucunda şirketin mevcut gelir-gider yapısının değişmeyeceğini taahhüt etmişti.


    Evet, burada yazılanları biraz yorumlarsak Galatasaray yanlış halka açılmanın sonuçlarına katlanıyor diyebiliriz. Halka açılmadan beri dağıtılan temettü yaklaşık 140-150 milyon dolar senelik 20-30 milyon dolar arasında temettü dağıtımı yapıyor. Klup transfer vs. harcamalar için Sportif aş. den sürekli kredi kullanıyor döviz bazında. Yani klup Sportif aş. ye borçlanıyor şu anda 220 milyon ytl halka açık olmayan kısmın yani Galatasaray klubünün, Sportif aş. İsimli şirkete borcu bulunmakta bu toplam açıklanan borç içinde gözükmüyor.

    Konu hakkında yani Galatasarayın transfere para nerden buluyorlara cevap aslında yazı içinde olsada Spk da ki bir resmi not çok şeyi açıklar nitelik taşıyor.
    o simdi susuyor

    El feneriyle küçük hırsızlıklar,denizfeneriyle büyük hırsızlıklar yapılır ancak ikisine AMPÜL lazımdır.


    http://video.google.com/videosearch?...mi&emb=0&aq=f#

  2. #2
    bitlikral adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2004
    Mesajlar
    2,086
    Karizma Gücü
    0
    31-05-2008 DONEMLİ MALİ TABLOLARDA, DENETCİNİN DİP NOTUNU AYNEN AKTARIYORUM.



    ’’Şartlı görüşün dayanağı

    9 no’lu finansal tablo dipnotunda açıklandığı üzere, Şirket’in, 31 Mayıs 2008 tarihi itibariyle, Galatasaray Spor ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.’den (Futbol A.Ş. - ana ortak) 138,644,314 YTL (2007 - 55,271,711 YTL), ilişkili kuruluşları olan Galatasaray Spor Kulübü Derneği’nden (Kulüp) 44,718,248 YTL (2007 - 35,781,764 YTL) ve Galatasaray Europa GmbH’den (GS Europa) 2,088,716 YTL (2007 - 1,910,082 YTL) olmak üzere toplam 185,451,278 YTL (2007 - 92,963,557 YTL) tutarında ticari olmayan alacağı bulunmakta olup, ilişikteki finansal tablolarda ilişkili taraflardan kısa vadeli alacaklar olarak sınıflandırılmış olan söz konusu tutarların tahsilatına ilişkin vade ve şekildeki belirsizlikler nedeniyle anılan alacakların tahsil edilebilirliğine ilişkin kanaat oluşturulamamıştır. Şirket, sözkonusu alacaklarına ilişkin olarak 31 Mayıs 2008 tarihinde sona eren özel hesap döneminde 24,317,833 YTL (2007 - 11,767,887 YTL) faiz geliri kaydetmiştir. ‘’


    Burdandan anlaşılıyorki QVT ve diğer küçük yatırımcılar açtıkları davalarda sonuna kadar haklı Galatasaray klubu Sportif aş. nin içini boşaltarak ortaklarına zarar vermektedir. Transfere nerden para buluyorlar nasıl bu transferleri yapıyorlar bu kadar borç varken nasıl oluyor bu iş diye soran arkadaşlara cevap aslında burada. Sportif aş. nin ortaklarının haklarını hortumlıyarak klubün döngüsünü sağlıyorlar senelerdir. Ama bu süreç artık bitti kara göründü.

    Geçmiş yıllarda GS yönetimi kendilerince çok akıllı bir iş yaparak, sportiften dolar bazında borç alıyorlardı. Dolar düşerken Sportiften dolar kredisi kullanıyorlar ytl bazında da borçları düşüyordu, sportif'i de sömürmeye devam ediyorlardı fakat devir değişti dolar artmaya başladı, 225 milyon ytl lik borcun büyük bir kısmı dolar bazında alınan kredi sanırım 2009 yılına 275 milyon ytl den az olmayan bir yük getirecektir. Futbol A.Ş. geriye kalan tüm sportif a.ş. hisse senetlerini satsa borcu ödeyemeyecek durumdalar.

    Ttk kanununda yapılan değişiklik ile Galatasaray 2010 senesinin Mart ayına kadar borcunu Sprotif aş. ye ödemek zorunda, bu parayı ödiyemez ise yönetim Spk ya yani kayyuma devredilmek zorunda.

    Bu yüzden Galatasaray Goldman sachs firması ile kredi anlaşması imzalayıp hem bu borcu ödemek hemde birleşmeyi sağlamaya çalışıyor. Yapılan görüşmelerde 170 milyon euro borçlanma talebinde bulunan klup küresel krizinde etkisiyle bunu başarabilmiş değil. Keza bu 170 milyona karşılık vereceği 350 milyon euroluk gelir ve taşınmaz teminatı da işin cabası.
    Bu 170 milyon euro bile birleşme için yeterli değil.

    Gene yönetim başarısı olarak kabul edilen stadyumun işletmesinin Aeg ve Isg ye verilmeside Goldman sachs ile yapılan anlaşma gereğince bu firmanın şartlarından bir tanesi. Klup bu firmalarla bu anlaşmaları Goldmanla anlaşma yapabilmek için mecburen imzalamıştır ve bu şekilde krediyi verecek şirket gelir yönetimini kontrol etmiş olacaktır. Rakamların hepsi bu nedenle reel ve gerçekçi rakamlar değildir. Verilecek teminatlar stadyum gelirleri ve riva arazisidir.50 milyon eurosu banka kredisi geri kalan kısmı tahvil ihracı şeklinde olması planlanan anlaşma ne yazık ki dünya çapında kriz etkisiyle gerçekleşememiş ve şu anda şartlar korunmak kaydı ile yüzde 20 senelik faizli kredi almanın anlaşmasını yapmaya çalışmaktadırlar.


    Bu borçlanmayı yapmak için genel kuruldan izin alındığı bilinmekte ancak klubün hisselerini elinde bulunduran QVT verilen bu iznin kendilerinden habersizce yapıldığını gerekçe göstererek itiraz etti ve dava açtı şu anki aşama

    ***GSRAY*** Galatasaray Sportif Sinai ve Ticari Yatirimlar A.S.’nden gelen yazi: Sermaye Piyasasi Kurulu'nun Seri:VIII No:39 sayili Ozel Durumlarin Kamuya Aciklanmasina Iliskin Tebligi'ne istinaden asagidaki konulari bilgilerinize arz ederiz. Sirketimiz aleyhine QVT Fund LP tarafindan Istanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/12 E. sayili dosyasi ile acilan, 21.11.2007 tarihli sirket genel kurulunda alinan 4.5.6.7 ve 8 nolu kararlarin iptali talepli davanin, 25.12.2008 tarihinde yapilan durusmasinda, dosyanin bilirkisiden donusunun beklenmesine, bilirkisi kuruluna muhtira cikarilmasina, davaci vekili ve tarafimizdan sunulan dilekcelerin dosya bilirkisiden geldikten sonra degerlendirilmesine karar verilmis olup, bir sonraki durusmasi 10.03.2009 tarihinde saat 15:30'da yapilacaktir. ***GSRAY***

    Stadyum gelirleri haricinde yapılan sponsorluk gelirleri ve diğer gelirler, gelir kalemi adı altında Sportif Aş de olduğu için bu şirketin yüzde 24,2 hissesini elinde bulunduran ve daha önce dspora satılan 10 milyon luk kısımdanda mahkeme yoluyla hak alan QVT firması gene tüm bu gelir kalemlerinim yüzde 24,2 sine ortak konumdadır.

    Galatasaray klubu bu yüzden bu iki şirketi birleştirmek için spk aracılığı ile çağrı yapmış olmasına rağmen stadyumun bitmiş ve gelirin tamamını görmemiş olan QVT bu satışa yanaşmıyarak spk ya itiraz etmiştir. Başkan Adnan Polat her ne kadar 60-70 milyon dolarlık bir kaynakla birleşmenin sağlanabileceğini söylesede QVT sadece kendilerine düşen payın 90 milyon dolar diğer ufak yatırımcılarla birlikte toplam ödenmesi gereken payın 130 milyon dolar civarında olduğunu açıklıyor şu anda eksik ödeme yaptıkları kısımlar için mahkemeleri sürüyor. Kısacası klup 20 milyon dolara sattığı hisseleri şu anda 130-140 milyon dolarlara almaya çalışıyor böyle bir kaynağı bulma gibi şansı olmadığı içinde gelir dağılımında ortaklarına da pay ödemeye devam etmek zorunda kalıyor.

    Gene geçtiğimiz ağustos ayında QVT elindeki hisselerin bir kısmını Deutche banka devretti. Zaten tüm dünyada bilinen şey iki kurumun ortak hareket ettikleridir.
    Yani bu gelirlerin şu anda yüzde 37,04 lik kısmı hissedarların payları. Bu iki kurumda özellikle dünya piyasalarının en etkin grupları ve birleşmeye karşı olduklarını sürekli açıklıyorlar.

    Galatasaray yönetimi Telekom ve stad gelirlerine sportif aş. nin karışamıyacağını her seferinde söyleselerde QTV işin peşini bırakmıyor hatta en son görüşmelerinde açık açık yeter hisse oranına sahip olduklarını ve Galatasarayın yaptığı çağrının üstünde bir fiyatla çağrı yapmakla tehdit ediyor. Tam kontrollerinde olan kısım bilinmiyor keza QTV bir süredir alımlarını Deutche bank üzerinden yapıyor.

    Bir diğer durumda gene Galatasaray ın sportif aş. de olan toplam 62.93 lük kesimin yüzde 33.93 ü kredilerden dolayı Denizbankın rehini altındadır.QVT firması 2006 dan beri denizbankın elindeki hisseyi almak için uğraşıyor.Galatasarayın kredibilitesini sıfırlıyan ve kredi temin edememesinin en önemli nedeni bu grubun piyasadaki etkinliğidir.

    Ancak geçtiğimiz aylarda Denizbank’ın elindeki tüm rehinli hisseler kaydileştirildi. Şimdi hisselerin kaydileştirilmesi, GS Sportif A.Ş’nin % 33.93’ünün resmen Denizbank’ın malı olduğunun tescili anlamına geliyor. Biliyorsunuz Denizbank bir süre önce Zorlu Grubu tarafından Belçika orijinli Dexia Group’a satıldı. Yani artık GS Sportif A.Ş’nin en büyük ortağının Galatasaray Kulübü değil, Belçikalı Dexia olduğunu söylemek teoride de pratikte de yanlış olmayacak. Zira yeni hisse yapısında GS Sportif A.Ş’nin % 33.93’ü Belçikalı Dexia, % 29.02’si de Futbol A.Ş üzerinde görünüyor. GS Sportif A.Ş’nin % 37.05’lik bölümü de halka açık.Daha Türkçesi kaydileşme aslında hisseler onun degil fakat her turlu hakkı (satma haric) denizbanka ait demek. kısacası hisseler teorikte olmasa da pratikte denizbankta.

    Klup birleşmeyi yapabilmek için öncelikle Denizbanka olan yaklaşık 50 milyon dolarlık borcu ödemesi gerekiyor. Yapılan anlaşmadi maddeye göre Denizbanka olan borçlar ödenmeden şirket birleşiminin yapılabilmesi mümkün değil zaten birleşme kararı alındıktan sonra Denizbankın elindeki hisseleri borsaya kota etmesinin nedeni de budur.

    Yönetim Kurulu üyeleri görevlerini yapmazsa, Şirkete ve hissedarlara verdiği zararı öderler. Şirket adına denetçiler yönetim kuruluna karşı dava açmazsa, hissedarlar bir vekil tayin ederek dava açtırabilirler. Bu dava sonucu şirketin yönetimine kayyum bile getirilebilir.

    QVT açtığı davalardan birini kazanması Galatasarayı çıkmaz yola sokar. Adnan polat olayın farkında tepki cekmemek için birleşme diyor fakat esas amac sportife olan borclarını ödeyerek kayyumdan kurtulmak. Bazı arkadaşlar bu yorumumu abartılı bulabilirler fakat 14 ay içinde geçen hafta açıklanan bilançoya göre toplam borç olan 257 milyon ytl nin 3/4 nu ödemek zorunda. Yeni yasada da acayip maddeler var ve gayet açık. Ve şimdiden söyleyeyim spk nın çağrı fiyatı kesin mahkemelik olur ve bu fiyatı bağımsız bir kuruluş tespit eder. Kısacası çok çok uzun bir süre birleşme olmaz. Kısacası bu iş sadece para ile bitmez.


    Bu demektirki Galatasaray yönetimi ve yönetim kurulu açılacak davada kusurlu bulunurlarsa borç tan direkt olarak bireysel olarakta sorumludurlar.Ödenmediği taktirde hapis cezasına kadar giden yargı yolu açıktır.Ve gene çok çarpıcı olan bir nokta Sportif aş. nin piyasa değeri 238 milyon Tl , Galatasaray klubünün Sportif aş. ye olan borcu şu anda 257 milyon tl. . Normal şartlar altında Spk nın şu duruma müdehale etmemesi aslında gayri kanuni ancak yaptığımız yazışma ve bire bir görüşmelerde sürekli bunu dile getiriyoruz,Spk nın konuya yaklaşımı Şirketin marka değerini korumak ve Qvt gibi uluslar arası bir simsara şirketi kaptırmamak ancak gene ifade ettikleri şey , değişen Türk ticaret kanununa göre maksimum süreleri 2010 mart ki bu borcun o süreçte tahmini miktarı 275 ila 280 milyon tl.


    ‘’Şirketimizin 30.11.2008 tarihi itibariyle yasal kayıtlarına göre hazırlanan Bilanço Duran Varlıklar toplamı 15.163.074.- YTL, Bilanço Dönen Varlık toplamı 266.883.595.- YTL, Bilanço Varlıklar toplamı 282.046.668.- YTL, Bilanço Pasif Kısa Vadeli Kaynaklar Toplamı 35.613.019.- YTL, Bilanço Pasif Uzun Vadeli Kaynaklar Toplamı 32.699.194.- YTL, Özkaynaklar 213.734.455.- YTL, Dönem Karı 37.323.597.-YTL olmuştur.

    Şirketimizin 30.11.2008 tarihi itibariyle Toplam Gelirleri 27.919.037.- YTL ( 30 Kasım 2007 – 23.162.392.- YTL ) Faaliyet Giderleri 4.373.161.- YTL (30 Kasım 2007 – 4.111.156.- YTL )
    Faaliyet Karı 23.545.876- YTL (30 Kasım 2007 – 19.051.236- YTL ) Net karımız 37.323.597.- YTL (30 Kasım 2007 – 28.427.486.- YTL ) olarak gerçekleşmiştir.’’


    Bu borç sürekli açıklanan gs borçlarının dışında şu ana kadar dile getirilmeyen Galatasaray klubünün,İştaraki olduğu Sportif a.ş ye olan borçtur birleşme birleşme dedikleride bu iki şirketin birleştirilmesidir.Birleşmenin maliyeti kaba taslak 430 milyon tl dir.


    Kısa dönemdeki klup hareketi aslında içinde bulunulan darboğazı daha net ortaya koyuyor 3-4 aylık ödenmeyen futbolcu ödemeleri için Denizbanktan 4 milyon euroluk kredi kullanılmış ve yapılan açıklama aralık ayındaki spk ye klubün yolladığı bilgilendirme yazısı şu şekilde

    ***gsray*** galatasaray sportif sinai ve ticari yatirimlar a.s.`nden gelen yazi:
    Sermaye piyasasi kurulu`nun seri: Viii, no: 39 sayili ozel durumlarin kamuya aciklanmasina iliskin tebligi`nde belirtilen esaslar cercevesinde asagidaki konulari bilgilerinize arz ederiz. Sirketimiz denizbank`tan $4 mn tutarinda kredi limiti icin agustos, eylul, ekim 2009 ve mart, nisan, mayis 2010 aylarinda tahakkuk edecek turkcell super ligi naklen yayin gelirlerinin $6 mn`lik kismini denizbank`a temlik etmistir. Bu limite istinaden $2 mn`luk kredi 1 aralik 2008 tarihinde kullanilmistir. Kullanilan sozkonusu kredinin $2 mn`lik kisminin finansman maliyeti galataasaray spor ve futbol isletmeciligi ticaret a.s. Tarafindan ustlenilecektir

    Bu alınan 2 milyon dolarlık kredi ile biriken futbolcu maaşlarını ödemişlerdir.2010 yılının sabit gelir kalemleri ipotek ettirilerek klubun iç dönerinin sağlanmaya çalışılması birçok şeyi aslında açıklıyor.

    Kısa bir yorum yapılırsa ileriye dönük gelirleri kredilendirip borca yatırıp bilançolarda Borcun düştüğünü açıklamak zaman kazanmaktan başka bir şey değil, Spk ile bire bir görüşmelerimizde bunun yasak olduğunu ve neden müdehale edilmediğini soruyoruz. verdikleri cevap şu anda Marka değerinin korunması ve QVT nin şirketi elegeçirmesini engelleme adına müdahele etmediklerini ama 2010 senesi mart ayına kadar borç kapanmaz ise yasal olarak zaten yapılacak bir şeyin olmadığını belirtiyorlar.

    QVT borçlanma iznini mahkeme yoluyla iptal ettirirseki öyle gözüküyor , bu aslında yönetimin Galatasaray dan çıkacağı ve kontrolün yatırım gruplarına geçeceği anlamına geliyor.

    QVT nin avukatının konu hakkındaki açıklaması

    ‘’ “Durumu tarafsız olarak değerlendiriyorum. Biz bu iki şirketin birleşmesini önlemek üzere gerekli çalışmaları yürüttük ve başarıyla sonuçlandırdık. Tabii ki Türkiye de hiçbir şirket birleşmesi engellenemez. Ancak burada yatırımcı açısından büyük haksızlık doğacağını söyledik ve bu konuda SPK’yı ikna ettik. Sportif A.Ş’den zarar eden Futbol A.Ş ve GS Spor Kulübü Derneği’ne 100 milyon YTL’den daha fazla bir tutarın esas sözleşmeye aykırı olarak aktarıldığını, yatırımcının zarara uğratıldığını ve temettü dağıtılmadığını ortaya koyduk. Şu an itibarıyla GS yönetiminin birleşme ile ilgili bir müracatı artık SPK’da yoktur. Yeni bir müracaat olursa çağrı mükellefiyeti yerine getirilmedikçe SPK’nın daha önce aldığı karar bağlayıcıdır. GS yönetimi, SPK’nın aldığı bu karara 60 gün içinde itiraz etmemiştir. İtiraz edilmediği için karar artık kesinleşmiştir ve bağlayıcı hale gelmiştir. Konu tekrar gündeme gelirse yeni bir çağrı fiyatı belirlenir.”


    ***GSRAY*** Galatasaray Sportif Sinai ve Ticari Yatirimlar A.S.’nden gelen yazi: Sirketimiz aleyhine QVT Fund LP tarafindan Istanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/294 E. Sayili dosyasi ile 15.02.2008 tarihli sirket genel kurulunda alinan 1, 2,3 ve 4. maddelerinin iptali ve kararlarin icralarinin geri birakilmasi hususunda Ihtiyati Tedbir karari verilmesi talepli acilan davanin 09.02.2009 tarihinde yapilan durusmasinda Sirket Yonetim Kurulu Uyesi, Denetcisi dinlenmistir. Dosyanin bilirkisiden donmesinin beklenmesine Adalet Bakanliginda davaci sirketin tabiyetinde oldugu ulke ile ulkemiz arasinda mutekabiliyet bulunup bulunmadiginin Adalet Bakanligi’ndan sorulmasina tedbir ve kayyum atanmasina iliskin islemlerin dosya geldikten sonra karara baglanmasina ve bir sonraki durusmanin 06.04.2009 tarihinde saat 14:00’de yapilmasina karar verilmistir. ***GSRAY


    Yukardaki dağıtılan temettülere bakınca görüyoruzki Galatasaray yaklaşık döviz bazında yüzde 22.75 gibi korkunç bir faiz oranıyla borçlanma yapmış.

    Şu anda klubün borç stoğu 200 milyon doları aşmış durumda senelik 15 ila 17 milyon dolar arasında faiz ödemesi yapılıyor.

    Bunların dışında Galatasaray'ın, devlete 37 milyon 761 bin YTL borcu var. Bu miktarın 31 milyon 886 bin YTL'si icra, 5 milyon 875 bin YTL'si ise Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne (GSGM) olan borç .

    Tabiki hesaba katılmayan bir diğer hadisede Türk Telekom dan forma reklamı ve stadyum ismi için toplam 10 senelik anlaşma tutarının belli kısmının tahsil edildiği ve bu paranın banka borçlarına kullanıldığı buna benzer şekilde dsmarta yayın haklarını 2012 ye kadar uzatma karşılığında bir kez 5 milyon bir kezde 10 milyon alarak 5 senelik buradan gelecek gelirinide harcamıştır.

    Bu ileriye dönük gelirlere karşı alınan paralarda borçtan düşülmüş ve bilançolara borç azaldı diye yansıtılmıştır.

    Birde meşhur Riva arazisi var sürekli can simidi olarak görülen. Oradada durum aslında anlatıldığı gibi değil.

    Riva son zamanlarda özellikle büyük holdingler tarafından cazibe alanı haline getirildi birçok holding çeşitli konut projeleri için hazırlık yapıp arazi tedarik etti ama ne yazık ki işler çok planlandığı gibi gitmedi. Alarko Holding, Yapı Kredi Koray ve Ottoman bölge için devasa projeler hazırladılar tabiki Galatasaray klubüde bu ranttan pay almak için kendilerine sunulan 100 milyon dolarlık teklifi kabul etmediler.

    İstanbul Metropolitan Planlama Merkezi tarafından hazırlanan 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı’nda Riva arazilerinin hemen hemen tamamının tarım ve orman alanı ilan edilmesi üzerine, Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı planın iptali için dava açmıştı.Ancak bu davayı kazanamaması üzerine Yapı kredi Koray buradaki proje için 478 dönümlük arasayı satma kararı aldı.Ottoman 1 milyon metrekarelik alana ödediği 120 milyon dolar için harıl harıl alıcı arıyor ama hiçbir yatırımcı bu haliyle bölgeye yanaşmıyor,gene Alarko holding kat karşılığı geliştirdiği projesi karşısında mülk sahipleriyle davalık olmuş durumda burayı yatırım alanı olarak gören tüm devasa holdingler ciddi zarar ederek bölgeden uzaklaşıyor.

    İmar durumunda ki son durum şu şekilde.

    Bazı arsalar için mevcut 1/5000 ölçekli planda yapılaşma izni var. Ancak İstanbul Metropolitan Planlama (İMP) tarafından hazırlanan 1/100.000 ölçekli planda bu arsalar turizm ve rekreasyon alanı olarak gösteriliyor.
    1/100.000 ölçekli plan yapılan itirazlar nedeniyle geçerlilik kazanamamış durumda. Yasal olarak yalnızca 1/5000 ölçekli plan olmasına rağmen, inşaat ruhsatı için gereken 1/1000 ölçekli plan hazırlandığı takdirde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kabul edilmeme olasılığı çok yüksek.
    İMP, tüm bölgenin yeniden planlanması için yeni bir tasarım yaptırmayı, bölgedeki sosyal donatı alanlarını güçlendirmeyi, yatırımcılara belli oranda yapılaşma izni vermeyi düşünüyor.

    Bakanlık izni gerekiyor
    İMP’nin hazırladığı Çevre Düzeni Planı’na dayanak teşkil eden Tarım İl Müdürlüğü görüşüne göre bazı araziler de mutlak tarım alanı olarak tanımlanıyor.
    Bu arazilerde yapılaşma 5403 sayılı yasa uyarınca bölge için ‘kamu yararı’ kararı alınırsa mümkün olabilir. Bu karar bakanlıklarca onaylanmış projeler için alınabiliyor.
    Kamu yararı kararı alındıktan sonra 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yapılması mümkün olabiliyor.


    Kısa vadede bu araziden bekledikleri oranda bir kar etmeleri veya orada yatırıma girişip gelir sağlamaları çok mümkün gözükmüyor, araziyi bu haliyle şu anda zaten satamıyorlar da çünkü zaten yatırımcı gruplar ellerindeki arazileri satmanın peşinde bu yüzden bölgede fiyatlar beklenenin altında.

    Bu tablo ortadayken bir lobiden bahsetmek ne kadar gerçekçidir bilemiyorum ama var olan lobinin Galatasaray klubünün taşınmazlarından nemalandığı, gene hatalı borsaya açılımdan klubü zarar uğratma adına ciddi kar ettiği bir gerçek. Yani aslında bunları yapanlar Galatasaraylıların ta kendileri.

    2 kritik hata Özhan Canaydın ve Adnan Polat tarafından yapılmıştır

    İlki Canaydına , Ünal aysan tarafından yapılan Samiyenin 8 senelik işletme hakkına karşılık Modern bir stadyum ve alışveriş merkezi yapma ve senelik 8 milyon dolar ödeme teklifi.Bu olmuş olsaydı 8 sene sonunda klubün elinde Mecidiyeköy arazisinin tapusu,üzerinde modern stadyum ve alışveriş merkezi,kasalarında 64 milyon dolar olacaktı ve 8 senenin sonunda stadyumun tüm gelirleri direk klube kalmış olacaktı.Toplama bakıldığında aslında yaklaşık arazi değeriyle 2 milyar dolarlık bir kayıp sadece bu projeyi kabul etmemekle gerçekleştirilmiştir.Seyrantep ede ki arazinin üst kullanım hakkı parça parça ortaklık şeklinde satılmış olsa yaklaşık 2-3 milyar dolarlık bir rant ortaya çıkmış olacaktı bu rakamlar bile kaçan veya bir şekilde bir yerlere kaçırılan balığın büyüklüğünü ortaya koymaktadır.

    Diğer kritik hata ise Adnan polatın 100 küsür milyon dolara Riva arazisini satmaya yanaşmamasıdır. Bu para o zaman borçların yapılandırılmasında kullanılmış olsa eminim ki birçok sorunu şu anda yaşıyor olmayacaklardı.

    Kısa süreç içinde Galatasaray ın önünde bir yabancı grubun adının yer alması çok uzak değildir, zaten stadyum projesi vs. Galatasaray ın kurtuluş projeleri değil bu şirketi alacak olan kurumun yapılandırma çalışmalarıdır.


    Analiz tarafımdan Abd kaynaklı bir firma için teknik analiz rapor şeklinde hazırlanmıştır okuduğunuz bölüm rapor içerisinden bölümler kişisel yorumlarla makale haline getirilmiştir.
    o simdi susuyor

    El feneriyle küçük hırsızlıklar,denizfeneriyle büyük hırsızlıklar yapılır ancak ikisine AMPÜL lazımdır.


    http://video.google.com/videosearch?...mi&emb=0&aq=f#

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •