• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    sepastia__ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-01-2009
    Mesajlar
    172
    Karizma Gücü
    0

    Müslümanlaştırılan Ermeni kadınların yaşamı

    Müslümanlaştırılan Ermeni kadınların yaşamı kara kefen

    Emine Uyar

    Varter Tumacanyan, Elazığ’ın Kulveng köyünden, Zarure, Adana Hacun köyünden, Xezal Van’lı, Zero Kozluk’lu… Bu kadınların ortak yanı Ermeni olmaları, 1915 yılında yaşanan Ermeni tehcirinden kurtulmaları ve kendilerini kaçıran ya da kurtaran Kürt aşiret beyleri ile evlenmeleri...

    Yaşanılan büyük bir acı... İlk gençlik dönemlerinde köylerinden, ailelerinden koparılan, ailelerinin neredeyse tamamını yitiren bu kadınlar, hayatlarının geri kalan kısmını isimlerini, dillerini ve dinlerini değiştirerek yaşamak zorunda kalmışlar.

    Acıları yüz çizgilerine yerleşmiş, gerçek kimliklerini gizleyerek yaşamışlar, kendileri gibi olan kadınları kardeş bellemişler, başka ülkelere kaçan akrabaları ile görüşemeden, kavuşamadan bu dünyadan göçmüşler.
    Bütün yaşamları boyunca biriktirdikleri, kimseyle paylaşmadıkları acıları ölürken gün yüzüne çıkmış. Kimisi kara kefenle gömülmek istemiş, kimisi de hiç yıkanmadan gömülmek…

    Dil ve asimilasyon politikaları üzerine çalışmaları bulunan Eğitimci-Yazar Gülçiçek Günel Tekin’in son kitabı Kara Kefen kasım ayında Belge Yayınlarından çıktı. “Müslümanlaştırılan Ermeni Kadınların Dramı”nı anlatan Tekin, komşusu Şirin Tan’ın, annesine ilişkin anlattıklarından yola çıkarak, topladığı benzer hikayelerle oluşturmuş kitabını. İzmir, İstanbul, Mardin, Batman, Mersin illerini dolaşarak, çocuklarından, torunlarından bu kadınların hikayelerini dinlemiş.
    Tekin’in en büyük üzüntüsü kadınların öykülerini kendilerinden dinleyememek olmuş. “Ancak sorsaydım da anlatırlar mıydı bilemiyorum. Çünkü kendi çocuklarına bile ancak ölümlerine yakın anlatmaya başlamışlar ve şimdi hiçbirisi hayatta değil” diyor. Anadolu halkları

    Dönemin iktidarı, İttihat ve Terakki Partisi’nin uyguladığı Türkleştirme politikasının gayri-müslimlere yönelik olan boyutunun onların bütünüyle Anadolu’dan temizlenmesini içerdiğini belirten Tekin, “Hazırladığım kitap bu planın önemli bir parçasını içeriyor. Özellikle Rumlar korkutularak sindirilerek Anadolu’dan temizleniyor ve ikinci olarak 1914-15’te özellikle Ermeniler üzerinde uygulanıyor. Partinin merkezi yani Dahiliye Nazırı Talat Paşa, Dr. Bahattin Şakir ve Maarif Nazırlığı da yapan Doktor Nâzım eliyle gizlice planlanıyor.

    Tehcirin, “Suriye’ye ve Arabistan çöllerine gönderilecekler” diye yansıtıldığını ancak gerçek amacın bütünüyle Ermenilerin yok edilmesi olduğunu ifade eden Tekin, “Rumlar Yunanistan’a gidiyor” diye anlatmaya başlıyor: “Ama Ermenilerin böyle bir şansları yok. Ermeniler Anadolu’nun yerli halkı, Kürtler de Lazlar da. Türkler de çok önceden gelip yerleşmiş. Müslüman halkların sesinin çıkmaması için, ‘Bunların malı-mülkü toprağı size kalacak. İkincisi istediğiniz kadına el koyabileceksiniz’ diyorlar. 10 yaşına kadar olan çocuklara da müslümanlar tarafından el konabileceğine ilişkin bir yasa da var. Müslüman halklarının ağzına bir parmak bal çalarak Ermeni katliamına ortak olmaları, onların da katılmaları için bu karar alını-yor.”

    Topladığı öykülerde kadınların genelde Kürtler tarafından kaçırılan kadınlar olduğunu, bunlardan bazılarına kaçırılıp el konulduğunu bazılarının ise katliamdan kurtarıldığını ifade eden Tekin şunları söylüyor: “Bunlar genelde Kürt aşiret beyleri. Zaten halktan insanların böyle bir şey yapabilmeleri mümkün değil. Aşiret beyleri ile ittihatçıların birlikte anlaştıkları bir iş bu. Kaçırılan, el konulan Ermeni kadınlar isteseler de istemeseler de bir şekilde bu kişilerle evlenmek zorundalar. Başka şansları yok. Ailelerinin yüzde 90’ı katlediliyor. Sağ kalan ya sadece kendileri ya da bir erkek kardeşleri. İşin acı tarafı şu, kendileri ile evlenen erkeklerin çoğu aslında katliama katılan, devlete destek olan ya da bir şekilde tehcirde Ermeni öldüren erkekler.”
    Tekin’in ebe annesi Zero da tehcirden kurtulan Ermeni bir kadın. Köyde neredeyse hemen herkesin doğumunda bulunan Zero, ‘değer verilen kişi, nine’ anlamında Sitto Zero diye çağrılırmış. Tekin çocukluk anılarında kalan günleri anlatıyor. “O zaman için birilerine ‘o Ermeni’ diyorlardı ama Ermenilik nedir? O bilinçte değildik. Annem, Ermenilere sakın kötü laf etmeyin diye bizi sürekli uyarırdı. Halk, ebe olduğu, çok emek verdiği için Zero’ya saygı duyardı ama toplumda kendi kimliği sürekli aşağılanıyordu. Kadınlar buna şahit oluyor, kimliklerini gizlemek zorunda kalıyor. Kadınlar olarak kendi kültürümüzden dinimizden insanlarla evlendiğimizde bile bir sürü problemler yaşıyoruz. Evliliğin kendisi zor bir olay, bir de bu Ermeni kadınları düşünün.”

    Acılar paylaşılmalı
    Tekin’i en çok etkileyen ve kitabı yazmaya iten Şirin Tan’ın annesinin öyküsü olmuş. “Bir kadın öylesine acı çekiyor ki ölmeden önce, ‘bütün yaşamım acı dolu oldu, beni beyaz kefenle değil, kara kefenle gömün’ diyor. Kadın ölümünden üç gün önce çocuğuna kefenini aldırtıyor. Ölüm döşeğinde yatağının tam karşısına astırı-yor. Ve üç gün boyunca ona bakıyor. Onunla gömülüyor”.

    Kitabın yayınlanmasından sonra sık sık benzer hikaye-lerle karşılaşmış Gülçiçek Günel Tekin. “İstanbul Kitap Fuarında yanıma gelen biri bana, ‘kara kefenle gömülmekten daha acı olaylar olduğunu söyledi. Beni yıkamadan gömün diye vasiyet edenler var’ dedi. Sonra kiminle karşılaşsam, ‘Aaa benim de anneannem, benim yeğenimin de kayınvalidesi Ermeni idi’ diyenler oldu. Bunlar gizleni-yor. Çocukları tarafından da gizleniyor haklı olarak.”

    Bunların bilince çıkarılıp, tartışılmasının ve konuşulmasının bu kadınlardan özür dilemekten daha olumlu et-kisinin olacağını düşündüğünü ifade eden Tekin, “Kendileriyle olamasa bile çocukları ve torunlarıyla paylaşmak gerekiyor. Acı içinde ölen bu kadınların öykülerini bilmek ve tartışmak gerek. Bu kadınlar Rusya’ya Amerika’ya kaçıp kurtulan akrabaları ile de birlikte olamadı, göremedi. Bunlar arasında da bir köprü işlevi olu-nabilir” diyor.

    Aynı zihniyet sürüyor
    Yönetimler kışkırtmadığı sürece halkların birbirleri ile hiçbir problemi olmadığını belirten Tekin, Bakan Vecdi Gönül’ün bir süre önce söylediği sözlerin bütün bu anlattıklarının tescili mahiyetinde olduğunu düşünüyor.
    Canan Arıtman’ın Abdullah Gül için söyledikleri ve Gül’ün, “Benim ninem yüzde yüz Türktür” demesinin de devlet yöneticilerinin, AKP’nin ve diğerlerinin olaya ne kadar ırkçı ve milliyetçi yaklaştıklarının bir işareti olduğuna dikkat çekiyor Tekin. “Ermeni olsa ne olur, Kürt olsa ne olur, Türk olsa ne olur? Ne fark eder? Önemli olan insanın insan olması ve insani değerleri taşıması değil midir? Arıtman’ın tavrı CHP’nin ırkçı, milliyetçi anlayışını sergilemesi açısından çarpıcıdır” diyor.

    Bir süre önce aydınların başlattığı ve çokça tartışılan “Özür diliyorum” kampanyasına ilişkin olarak da, “Bana göre öncelikle Anadolu’yu Türkleştirme politikaları nasıl uygulandı, neler yapıldı, ekonomi nasıl Türkleştirildi, bu coğrafya nasıl Türkleştirildi bunlar konuşulmalı” diyor. “Erdoğan’ın sırtını Hakkari’ye verip de tek dil, tek kültür, tek kimlik, tek devlet, tek millet, tek bayrak demesi ne anlama geliyor tartışılmalı. İşin en korkunç yanı Kürtlerin de, ‘asimilasyona hayır’ dedikleri için hedefte olmaları. Bu planların ortaya çıkarılması çok önemli”.

    Aydınların imza kampanyasının yumuşak bir adım olduğunu belirten Tekin, “Nasıl ki Kürtçe’ye bilinmeyen bir dil denilip de şu anda Kürtçe Televizyon kanalı açılmak zorunda kalındıysa -ama oy toplama amacıyla ama başka bir amaçla- devlet yöneticileri Ermeni meselesinde de yapılanın yanlış olduğunu, halklar için bir travma olduğunu kabul etmeli. Böyle bir şeyi aydınlar değil, bizzat devlet yöneticileri yapmak zorunda. Devlet yöneticileri o zaman için yapılanlardan özür dilemek zorunda. Bu sadece olumlu bir adım olur.”

    http://evrensel.net/ekhaber.php?haber_id=45205

    Hrant Dink "yaşayan her Ermeni bir belgedir" derken kastettiği buydu.

  2. #2
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Bazı Ermeni kadınların Müslüman olduğu ve kimliklerini gizlediği doğrudur.

    İttihatçıların Ermenileri etnik temizliğe tabi tutukları masalı ise bu gerçeğin arasına serpiştirilmiş ve tarihi çarpıtma amacını taşıyan palavradır.

    20.yy başında Anadolu insanının çektikleri acıları sömürmek ancak bu tip tek taraflı yazılarla olabilirdi.

    Şimdi ,Ermeniler tarafından kaçırılıp bir daha haber alınamayan Kürt ve Türk kadınlarla ilgili hikayeleri buraya yazsam, sizle aynı seviye ye düşmüş olurum.
    Bu mesaj en son " 15.02.09 " tarihinde saat 16:55 itibariyle TruckTurkey tarafından düzenlenmiştir...


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    08-10-2005
    Mesajlar
    87
    Karizma Gücü
    0
    TruckTurkey haklı, Balkanlardaki asimilasyon politikalarından ve sonuçlarından haberi olan var mı? T.C.nin Türk nüfusunun yarıdan çoğunun Balkanlardan göç ettirildiğinin bilincinde olan var mı?

  4. #4
    KUKLALARIN EFENDİSİ (: umudun_guncesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    10,233
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bu ne biçim bir yazı, tehcir denmiş ama resmen katliam ibaresi vurulmuş..
    paşalarımıza denmedik laf kalmamış.
    Türkler mal mülk düşkünü elinde kocaman silahlarla ermenileri öldüren insanlar olarak gösterilmiş.
    bir de müslümanlara söylenmedik laf kalmamış.
    Hrant dink bizler için, katiller diye bağırırken her Türk aslında geçmişindeki hikayesini çok güzel anlatıyordu.
    hrant dink bir ermenidir, Türkiye de yaşamıştır ama Türkler için demediğini bırakmamıştır.
    o çok lazım görmediğiniz gece haberlerinde röportaj yapılırken tıpkı bu yazıdaki gibi tehcir deyip arkasından gizli kapaklı demediğini bırakmamıştır.
    En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186


  5. #5
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Aramıza sözümona 'yeni' katılan bir forum üyesi..
    Bozdurup bozdurup isim değiştirerek yeniden kayıt olup böyle aklınca saman altından su yürütmeye çalışıyorlar..
    Hala anlamadılar bu forumda salyangoz satamayacaklarını...
    Alıcı yok çünkü..
    Başka pazara, liboşistana doğru yol almanızı öneriyorum...
    Bu mesaj en son " 16.02.09 " tarihinde saat 15:44 itibariyle erin 16 tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    yamantürk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-07-2007
    Mesajlar
    2,021
    Karizma Gücü
    5
    amaç?

  7. #7
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Bu tip yazı ve söyleşilerle sıklıkla karşılaşmanız muhtemel.

    Bu tip yazıların amacı tarihsel bir incelemeden öte alttan alta tarihsel dayanağı olmayan bir iddiayı enjekte etmektir.

    Öncelikle ''Kara Kefen'' isimli kitabın yazarı Gülçiçek Günel Tekin’in in siyasi kimliği ve kitabın basıldığı yayınevlerinin niteliğini incelemeden önce, bilimsel ahlaka uygun olarak kitapın enjekte etmeye çalıştığı ana fikre bir göz atmalısınız.

    Ne diyor kitap ile ilgili yazıda?

    Dönemin iktidarı, İttihat ve Terakki Partisi’nin uyguladığı Türkleştirme politikasının gayri-müslimlere yönelik olan boyutunun onların bütünüyle Anadolu’dan temizlenmesini içerdiğini belirten Tekin, ''Hazırladığım kitap bu planın önemli bir parçasını içeriyor.''
    Bu tip tarihçi görünümlü ideoloji hizmetçisi şahsiyetler, gerçek tarhçilerin karşısında konuşamadıkları için kendi sosyo-emperyalist kurumların organize ettiği medyatik alanları sıklıkla kullanırlar.Genel tavırları, başka bir tarihsel olgu ile kendi ideolojileri destekleyen tezleri tarihsel bir gerçeklik olarak sunma çabasıdır.

    Özellikle Ab fonlarıyla desteklenen Avrupa menşeeli vakıfların organize ettiği ''dersim konferansı'' gibi, Ermeni diasporasının da destekleyip katıldığı ortamlarda boy gösteren bu sözüm ona tarihçi zihniyetin kullandığı alan ''Kürt Kimliği'' üzerinedir.

    Bu ''Kürt Kimliği'' üzerinde , Ermeni ve Süryani lobisinin 1915 te ''Kürtlerin Ermeni ve Süryani Soykırımı'' iddialarını ya görmezden gelir ya da diğer Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanının duyamayacağı kısık bir sesle kabullenirler.

    Daha önce açtığım konu başlıklarından bazıları da bu şahıs ve kurumlara itaf edilmişti.
    (Laf olsun diye yazmadım hiçbirini)
    http://www.turkforum.net/758613-kurdistan-ermenistan-asuristan-denkleminde-kurtler.html

    Ve tabi ki bu tip yazarların sosyal ve siyasi çevreleri, 1.Dünya savaşında yok edilen 800.000 Kürt için herhangi bir yorum yapmaktan acizdir.
    http://www.turkforum.net/1108600184-ermeni-saldirilariyla-800-000-kurt-yok-oldu.html


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  8. #8
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Boş boş boş.
    Bir kere devlet özür dilese ermeniler tatmin olacaklar mı?
    Kürtler "asimile oluyoruz" derken türk dilini konuşmaktan duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar diye onlara "türkçe konuşmanız gerekmez, siz nasıl biliyorsanız öyle yapın" mı diyeceğiz?

  9. #9
    GÜNIŞIĞI adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2008
    Mesajlar
    182
    Karizma Gücü
    4
    sayın Hunt me Down, Anadoluda acıyı bir tek Ermeniler çekmemişlerdir..Binlerce Türk kadını da yazınızdaki acıları bir kısmını yaşamışlardır...Bence asıl bu acıların sebebini araştırmak lazım...

    Anadoluda yüzlerce yıl Müslümanlar ve ermeniler barış içinde yaşamışlardır.....Buna bir itirazınız var mı..?, Neden müslüman ahali birden bire Ermenilere düşman oluyor...! Bunu hiç düşündünüz mü...İşte acıların kaynağının kilidi bu...

    Gelen düşmanla işbirliği yapan... Vaadlerle kandırılan..,ona toprak ve devlet vaad edenlerin yanında ,yüzlerce yıl barış içinde yaşayan komşusunu öldürenlerin amacını ve Anadolu insanın tümünün bu işbirliğinden dolayı acı çektiğini öğrendiğiniz zaman daha sağlıklı düşünüp ,karar vereceğinize ,inanıyorum...

  10. #10
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Gelsin ermeni bana bir göl dolusu ağlasın.
    Boşu boşuna niye gidip ermeniyi öldürsün müslüman ahali? Bir sebebi vardır elbet.
    Şimdi bu yazının anlattığına göre müslümanlar hristiyanı o zamanın osmanlı devletinin kışkırtması ile öldürmüş. Ben diyorum ki, ermeni kendisi kaşındı. Ermeniler tabii, hiç milliyetçilik akımından etkilenmediler, kendi ülkelerini istemediler, o yüzden de başkaldırmadılar. Bunu diyen batı yalakası liberaldir, o yüzden tehlikelidir. İlber Oltaylı buna "bütün ülke bunu reddetmelidir" diyor. Ölen olmuştur, kimse inkar etmez. Soykırım ise olmamıştır.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •