Osmanlı’nın son dönemlerinde sıkça baş göstermeye başlayan Darbe girişimi maalesef bugünlere kadar uzanmıştır. Sultan Abdülaziz’e karşı girişilen darbenin baş mimarı Eşek satıcısının oğlu Ispartalı H. Avni paşadır.
Sonrasında Abdülhamit han’a karşı düzenlenen darbede kimler yer almamıştır ki… Ermeniler, Yahudiler, Avrupa’da bulunan Jön Türkler ve İttihatçılar…
Ve böylece Türk siyasetine kalan en kötü miras Darbecilik olmuştur.
Cumhuriyet döneminin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 tarihinde yaşanmıştır ve burada ibret alınması gereken bir nokta vardır.
Yer : Çankaya Köşkü ve Köşkün emanetçisi Celal Bayar’dır.
Tarih : 27 Mayıs 1960
İttihatçılar darbe kararını almışlardır ve planları doğrultusunda Tanklarla Çankaya’nın kapısına dayanacaklar ve Cumhurbaşkanı’nı korkutacaklar. Daha sonra yakalanan Celal Bayar yakalanacak ve Harbiye’ye getirilecekti.
Ama darbecilerin unuttuğu bir nokta vardı ki Köşkte oturan kişide eski bir İttihatçı idi ve hatta İttihatçı cemiyetin çekirdeğinden yetişen bir şahsiyetti.
Reşide Bayar sabaha karşı darbe girişimini haber aldığında acilen eşini uyandırdığında saatler 03-30 göstermektedir.
Eşinin şaşkın bakışları içerisinde yatağından kalkan Celal Bayar giyinir ve silahını çeketinin cebine koyar. Ardından yaverini çağırır ve şu emri verir…
-Haydi ne bekliyorsunuz dışarı çıkıp darbecilere karşı koyup darbeyi bastıralım.
Bu emre bir an şaşkınlık geçiren Muhafız Alayı komutanı Osman Köksal kendisine kaçmayı teklif eder. Ama tank seslerinden dahi etkilenmeyen Celal Bayar bu sefer şu cevabı verir.
-Ben meşru bir Cumhurbaşkanıyım ve bir yere gitmiyorum. Darbeye karşı koyacağım…
77 yaşında ki bu ittihatçı dediğinde kararlı görünüyordu. Darbeciler ile karşılaştıklarında subaylar Cumhurbaşkanına kendisini götürmeye geldiklerini söylerler… Büyük bir hiddetle Celal Bayar “ Beni buraya Millet getirmiştir ve meşru bir Cumhurbaşkanıyım, ancak millet götürür beni buradan” der.
Darbeciler subaylara Cumhurbaşkanını yakalamalarını emrederler. Bayar aniden elini ceketinin cebine atar ve silahını çıkarır. İlk tahmini önünde duran 4 darbeciyi öldürecek sonrasında intihar edecekti.
Ama son anda kararını değiştirir ve kan dökmekten vazgeçer. Silahını şakağına dayar intihara karar verir.. Ama kader defterinde ölüm anı gelmemiştir. O anda üzerine atlayan bir subayın eline vurması ile silahı yere düşer. Bundan sonrasında bir anlamda güreş başlar. Kolunu yakalamaya çalışırlar olmaz, ceketinden kavrayıp tutmak isterler bunu da başaramazlar. En son yaka paça tutup dışarı çıkarırlar. Savaştan esir alınmış düşman komutanı gibi kendisini tank üzerinde götürmek isterler. Bunda direnen Celal Bayar paşa tanka binmez.
Bütün direnmelerine rağmen gerginliğin ülkeye zarar vermemesi için 28 Mayıs’ta istifa mektubunu yazar.
Mahkemede her hangi bir bitkinlik belirtisi göstermemiştir Sabık Cumhurbaşkanı. Ama asıl manidar olan şudur. Kendisini almaya gelen darbecilerin Veteriner subaylar olduğunu öğrenince şu sözü tarih kaydetmiştir.
-Koskoca Cumhurbaşkanı bir veteriner paşasına teslim olduktan sonra biz bu darbeyi çoktan hak etmişiz.
**
Osmanlı’dan Cumhuriyetin kuruluşuna…
Cumhuriyetin ilk döneminden bugünlere…
Ve kim bilir bugünlerden kaç kuşak sonralarına bırakacağımız en kötü miras bu darbecilik olacaktır.
http://www.sonsayfa.com/Haberler-dar...ani-99526.html
İlk sivil cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın bu olayını bilmiyordum.etkilendim ve paylaştım.takdir sizin.


LinkBack URL
About LinkBacks
""
Alıntı Yaparak Cevapla
