Degerli formcular ;
Paylasmak istedigim enretesan bir e-mail var.
'ÇİVİLEME' DUASI
BOLU'da futbol takımı için okuduğu dualarla adını duyuran emekli imam Lütfü Karataş, bu kez ligde kalma mücadelesi veren Bolu Belediyespor Bayan Voleybol Takımı için soyunma odasında dua etti.
Mayolu voleybolcular sandalyelere oturarak, Lütfü Hoca'nın okuduğu dua için el açtı. Lütfü Hoca besmele çekerek, şöyle dua etti:
“Ya ilahül alemin. Teknik heyetimize güzel taktik vermeyi, sahaya yayılmayı, karşıdan gelen topları güzel disiplinle kesmeyi, pasörümüzden havaya topu güzel kaldırmayı, çivicimizi de güzel çivilemeyi kendisine nasip eyle ya rabbül alemin.
Yavrularımızı başarılı eyle, her türlü tehlikelerden, musibetlerden, felaketlerden, kem gözlerden nazarlardan muhafaza eyle ya rabbül alemin.
Her türlü tehlikeden, tekmeden, çakmadan, sakatlıktan muhafaza eyle ya rabbül alemin.
Filenin sultanlarının başarılı olabilmesi için el fatiha."
El açıp amin diyen sporcular, Lütfü Hoca'nın duası bitince ellerini yüzlerine sürerken, soyunma odasında Bolu Belediye Başkanı AKP'li Alaaddin Yılmaz ve Emniyet Müdürü Mehmet Yazıcı da hazır bulundu.
“Çivileme duası” böyle. Emekli Bolu imamı Lütfü Karataş’ı kutluyorum. Kutlamamın nedenlerini sıralıyorum.
Bir kere Voleybolcu kızların bacakları görünüyor. “Bacaklarınızı örtün!” demiyor.
Saçları görünüyor… “Saçlarınızı örtün!” demiyor.
Duasını okurken; Belediye Başkanı, Emniyet müdürü başta olmak üzere Voleybolcu kızlar da “lıkır lıkır gülüyor…”
Gülenlere dönüp de:
“Gülmeyin, ayıptır!” demiyor. Kendi işine bakıyor…
Din bir gerçekliktir. Yaşamın gerçeği gönüllerden dillere, dillerden isteğe dönüşür. Din ilminde bunun adına Yaratan’dan istek (dua) denir. Yaratan’dan istek için de insanın kendi ana dili ile istekte bulunması yeterlidir.
Bu olayda Lütfü Karataş hoca; duasını Arapça yapmış olsaydı çevresinde bulunanların hiçbiri gülmezdi. Anlamadıkları bir dille dua edildiği için sözcüklere kendi hayal dünyalarına göre bir anlam yüklerlerdi.
Dinlerin gizemi, insanlar üzerinde etkinliği duaların anladığı dilden yapılmamış olmasındadır.
İnsan anlamadığı bir dilde yapılan dualar üzerine kendi anlayış ve kültürüne göre söylenenden bambaşka bir anlam yükler.
Eğer; namazda, doğum ya da ölüm törenlerinde okunan dualar insanın anladığı dilden yapılmış olsaydı etkinliği bu kadar olmazdı. Dinlerin topluluklar üzerinde bu denli etkin olması anlaşılır olmamasındadır. Dinlerin yaşaması için anlaşılmaması gerektir.
Bunu bilen din alimleri; dualarının Türkçeleştirilmesine izin vermezler. İzin
verdikleri takdirde bilirler ki dinin insanlar üzerindeki gizi, büyüsü, etkinliği azalır. Oysa İslam’ın temel kitabı Kuran’da: “Anlayasınız diye Arapça indirdik,…” (K.14/4. 41/44. 43/3) denilmektedir.
Bu emir Kuran’da yüzlerce kez yinelendiği halde ulemalar buna yanaşmazlar. Buna yanaşmadıkları için de İslam dünyası çağın ve yaşamın nimetlerinden yararlanamamıştır.
İslamiyet eşittir; yaşamda, mahrumiyet olmuştur.
Bunun doğrulanabilirliği için televizyonlarda gösterilen İslam dünyasına bakmak yeterlidir. İslam dünyası bu dünyadaki mahrumiyete öbür dünyada kavuşturulacağına inandırılmıştır. Bunun nedeni de anlamadığı bir dille ibadet etmesidir.
HAYRI BALTA, 23.2.2009
Artik isimiz kimlerin eline kaldi
saygilar


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



