Seçim dönemi olanca seviyesi(!) ile başladı.
Şantaj kasetleri, yolsuzluk dosyaları havada ve manşetlerde uçuşuyor.
Adaylıktan vazgeçmeler, görevlerden istifalar gırla gidiyor.
Aslında Türkiye’deki politikanın seviyesinin(!) doğrudan bir yansıması bu olup bitenler.
***
İktidarın en önemli açığı birer birer ortaya dökülen yolsuzluklar…
Ayrıca bir de “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olma sıkıntısı var…
Ama yine de son derece aktif ve saldırgan bir seçim kampanyası sürdürdüğü görülüyor…
Üstelik Başbakan gittikçe sertleşiyor…
***
Atatürkçülük, aydınlanmacılık gericilik…
Şeriata doğru gidiş ilericilik…
Dinci mahalle baskısına karşı direnmek laikçilik…
Yolsuzluk ve yoksulluk var diyenler komünist…
Ekonomi tıkırında…
Giyim-kuşam, yemek-içmek konularındaki özgürlükler sonsuz…
Menderes dönemi devri saadet…
Tarafsız medya muhalefet yandaşı, iktidar yandaşı medya tarafsız…
***
İktidarın bütün bu propaganda yöntemleri ve saldırgan kampanyası, psikoloji bilimindeki “savunma mekanizmaları” modeline pek güzel uyuyor.
Sorunlu kişiler, yaşamlarını sürdürebilmek için, sorunlarını aşağıdaki şu mekanizmaların birini ya da birkaçını birden kullanarak çözmeye veya aşmaya çalışır:
İnkâr.
Bastırma.
İkame etme.
Çocukluğa kaçış.
Hayalcilik.
Akılcı gerekçeler icat etme.
Karşısındakine yansıtma.
Başka alanlardaki etkinliklerle yüceltme.
***
İktidar neler söylüyor:
Kendileri asla dinci değil!
Dini politikaya alet de etmiyorlar!
Türkiye’deki asıl laik parti onlarınki!
Asla otoriter veya totaliter amaçları yok!
En özgürlükçü olanlar onlar!
En namuslu onlar!
Zaten Menderes’in de siyasal vârisleri!
Medya, muhalefete destek için iktidarı eleştiriyor!
Kendilerini eleştirenler hırsız, namussuz, hortumcu!
Karşıtları gerici, darbeci, AB düşmanı!
***
Bu söylemlere psikolojik savunma mekanizmaları açısından bakıldığında hepsinin bu mekanizmalara uygun bir biçimde dışa vurulduğunu görüyoruz.
Ama esas olarak, inkâr ve karşısındakine yansıtma yöntemleri öne çıkıyor.
Hani sürekli yalan söyleyenler, “Ben asla yalan söylemem, asıl yalancı sensin” derler ya, işte o hesap!
Bir insanın günlük yaşam içinde normal ölçülerde başvurduğunda doğal kabul edilen bu savunma mekanizmaları aşırı bir biçimde kullanıldığında paranoyadan kişilik bölünmesine, kişilik bölünmesinden şizofreniye kadar türlü hastalık gündeme gelir.
***
İktidar acaba ne denli sağlıklı?
Liderlerin ruh sağlığı ne durumda?
Ya toplumun ruh sağlığı, bizim ruh sağlığımız!?
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
