Eski Günlük'ten Sayfalar...
Bu başlık altında internette ya da günlüğümde yazdığım satırları, paragrafları sizinle paylaşacağım. Umarım arada vakit ayırıp okuyanınız olur. İyi forumlar...
Hayat annemin küçükken bana anlattığı masallardaki gibi değil.
Ne çok uzaklarda bir ülkedeyiz, ne develer tellal ne de pireler berber.
Masal dedeyi henüz hiç görmedim, sanırım sakalları da beyaz değil.
Ben beyaz atlı bir prens değilim, hiçbir zamanda olmadım, ata binmeyi bile öğrenemedim aksine.
Üstelik henüz hiçbir hikayem mutlu sonla bitmedi.
Ben masallarda yaşamayı bir kenara bıraktım artık.
Ve bir şans daha veriyorum uslanmayan gönlüme.
Ya tamir edersin gönlümü ya da bırakır gidersin beni hayallerimle.
Ve bir yıl daha.
Saatime baktım, yelkovan koşar adım ilerliyordu.
Tutup ümüğünü sıkmak istedim, Akrep tın tın ilerlerken yaşlı bir dede misali.
Neden dedim, bu hızın, neden bu amansız ilerleyişin?
Pis pis sırıttı bana.
Metalik dudakları, manasız bakışlarıyla birleşince pek sevimli olmuyordu aslında.
'Zaman' dedi.
'Zaman bir yokoluşlar silsilesidir aslında.'
Suratımdaki anlamsızlıkta destek bulan bu yaşlı bunak devam etti sözleriyle beni dövmeye.
'Sen' dedi bana.
'Sen yoksun aslında, küçüklüğün yok oldu zamanın dramatik yarışında. Aslına bakarsan şimdiye kadar hiç kazanan çıkmadı bu yarışta.'
Yaşlanıyorum.
Ve bu benim hiç hoşuma gitmiyor...
Önüne gelen her topu direğe nişanlamak gibidir pesimist olmak.
Pesimistlerin umutları olmaz, umutları olmadığı gibi yarından beklentileri de olmaz.
Olabildiğince aza kanaat getirirler.
Teselli buldukları yegane şey, çevrelerinde içlerindeki karanlığı körükleyecek olayların vuku bulmasıdır.
En sevdikleri soru cümlesi, 'Bak ben dememiş miydim?' olmuştur her zaman.
En sevdikleri yiyecek ise her daim bitter çikolata olmuştur. Karanlık, koyu bir tad bırakır damaklarında. En karanlık gecelerin karanlığı gibi, doğacak güneşi hiç hesaba katmadan.


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla



