bitişin hikayesi..

Henüz lise 1 deydim. Mahallede evlenen bir ablanın kına gecesindeydim.
Onu ilk gördüğümde. Bana baktığını fark etmiştim. Sürekli bana bakıyor
mu diye ona bakıyordum. Baktığını yakaladığımda hafifçe öne eğiyordu
gözlerini. Göz göze geldiğimizde utanıyordum. Derken mahalleden bir
arkadaş gelip bu çocuk seninle konuşmak istiyor dedi. Bir şey
diyemedim kabul ettim. Gittim yanına. Benimle çok kibar konuştu.
Etkilendim ondan. Mahalledeki arkadaştan telefon numaramı almış. Sonra
mesajlaşmaya başladık. Ben onu okul çıkışıma davet ettim. Geldi.
Konuştuk. 2 günde bir okuluma gelir oldu. Böylece 2 haftayı geride
bırakmıştık. 2 haftanın sonunda bana çıkma teklifi etti. Bende evet
dedim. İşte her şey böyle başladı.
Günler günleri kovaladı. Derken okullar kapandı. Onunla görüşmek çok
zordu. Görüşemeyince
Soğukluklar girdi aramıza. Evet, işte o zaman hayatımdaki en büyük
hatayı yapmış bulundum. Ondan ayrıldım. Ve arkama bile bakmadan yaz
tatili için İzmir’e gittim. Bir akşamüstü aradı beni önce
konuşmadı. Alo seslerimi dinledi. ‘Kapatıyorum’
deyince de ‘ben ...…’ dedi ve konuşmaya
başladık. Neyse aradan birkaç hafta geçti. Belki 1 ay.
İstanbul’a geldik. İstanbul bıraktığım gibi kalmıştı.
Çekilmezdi. Her yer onu hatırlatıyordu. Onun beni affetmesi için
konuşacaktım. Ama bir türlü ulaşamıyordum. Bu yüzden her gün sabahtan
akşama balkonda oturur geçmesini beklerdim. Hiç geçmedi. Günler daha
da çekilmez olmuştu benim için. Her gün yaptığım hatayı daha iyi
anlıyor daha pişman oluyor ve daha çok acı çekiyordum. Yine onu
düşünerek yatmıştım. Günün yorgunluğundan erkenden uyuyakalmışım. Saat
11.00 di. Telefonum çalmaya başladı. Uykulu olduğum için numarayı
seçemedim. Direk açtım. Arayan oydu. Nasıl mutlu olmuştum. Seni
seviyorum. Unutamıyorum demişti bana. Bende ona. Yarım saatlik
konuşmanın ardından tekrar çıkmaya başlamıştık. Onu o kadar çok
seviyordum ki. Kelimeler yetmez herhalde anlatmaya. Okullar açıldı.
Yine okul çıkışıma geliyordu. Bir arkadaşımızın cafe si vardı. Sürekli
orda takılırdık birlikte. Ben olmadığım zamanda gidermiş oraya
sonradan öğrendim. Oradaki arkadaşlarını aklını çelmişti. Benim onu
sıkboğaz ettiğimi biraz özgür olmasını istemişlerdi. Kim bilir belki
önce karşı çıktı. Ama sonra o da o sahte insanlardan biri olmuştu.
Günler böyle geçip giderken bir akşam hep birlikte bara gitmişler.
Barda içip sarhoş olmuşlar. Ve işte o gece bu büyük aşk noktalanmıştı.
O gece beni aldatmıştı. Ve ben bunu 1 hafta sonra bir başkasından
öğrenmiştim. İnkâr edemedi. Yapmadım diyemedi ama yaptım da demedi.
Sadece sustu. Ben ağlamaya başlayınca sarıldı. Söylediğim tek şey
‘o kirli ellerini hem üzerimden hem hayatımdan
çek’ oldu. Çekti ısrar etmedi. Arkamdan ağladı gitme dedi.
Dönüp bakmadım. Söylediği tek şeydi buydu. Ne bir özür vardı. Ne bir
pişmanlık konuşması. Sadece gitme. Eğer kalsaydım belki mutlu
olacaktım ama hayatım boyunca gururum onun ayakları altında
kalacaktı. Bunu yapamazdım. Gittim. Ve bir daha dönmedim. Sadece o
okulu o kenti değil. O şehri terk ettim. Daha lise çağında aldığım bu
darbe hayatımın dönüm noktalarından birisi oldu. Şimdi evliyim. Henüz
2 aylık evli. Onunda haberini alıyorum. Tutunamamış hala birine. Bir
gün bu kızla öbür gün başka kızlaymış. Biliyorum onu affetmedim diye
bunun acısını hep yaşayacak. İçinden söküp atamayacak. Yazık.



alıntı......