Ankara seçimleri giderek ilginç bir hal almaya başladı...
Gün geçmiyor ki Melih Gökçek'in yeni manevraları, siyaseten omurgasızların kelimelerle tevil edilemeyecek oynaklıkları Ankara seçim kulislerinde dolaşmasın...
Tüm bu oynaklık ve omurgasız hareketler seçimin ilk günlerinde dikkate alınmayan Ülkücü seçmeni aldatmaya yönelik...
İ. Melih Gökçek'in tabiri ile "buçuk" aday Mansur Yavaş, her nedense Gökçek ve onun kayığına binenler tarafından "tehdit" olarak görülmeye başlandı...
Seçimin ilk günlerinde gündemde olmayan, dikkate alınmayan MHP'li seçmen hatırlanır oldu. "Sağda birlik" geyiği Ankara semalarını kaplar oldu...
Finişe yaklaştıkça gördük ki Gökçek MHP'lileri çok severmiş. Ve dahi gençliğinden beri, aslında CHP'den pek de farkı olmayan (22 Temmuz seçimlerinde Gökçek'in dağıttırdığı el ilanlarından anlıyoruz bunu) MHP'lilerle iyi geçinirmiş.
Efsane o ki, MHP'ye en çok hizmet eden oymuş ve hazret sayesinde Ülkücü Hareket Meclis yüzü görmüş...
Gökçek daha da ileri giderek gözlerimizi yaşartıyor. Demiş ki hazret: Eğer bilsem ki MHP kazanacak, durmam çekilirim...
Eee, o zaman durma sayın Gökçek çekil; gölge etme...
Neden mi?
Gökçek son açıklamalarının birinde "Mansur Yavaş, % 25 dahi alsa kazanamaz" demiş. Demek ki Yavaş'ın oyu % 25'lerin üzerindedir. Daha dün "buçuk aday" diye dalga geçtiği Yavaş'ın "% 25 alsa bile" diyen Gökçek'in "buçuk aday"ın aldığı mesafeye saygı gösterip kenara çekilmesi gerekir...
Tüm bu operasyon, manipulasyon, aşağılama, ajitasyon ve yalvarmalar Gökçek klasiği, buna aşinayız...
Gökçek bu işte "üstad-ı azâm"dır, ne yapsa yakışır.
Bunu son manevrasıyla bir kez daha kanıtladı...
Gökçek, Ülkücü oyların Mansur Yavaş'a akmasını önleyemeyince, benim saf, temiz gönüllü Ülküdaşımı, Ülkücülüğü "geçim" yolu eylemiş bazı tipleri etrafına toplayarak etkileme tezgahına girişti.
Ne mi yapmış?...
"Eski Ülkücü" yöneticilerle bir toplantı yapmış. Adı üstünde "eski", yani bugün Ülkücülükle alakası olmadığını anladığımız bir kalabalık. Bunların kimileri de yine eskiden MHP'de yöneticilik yapmışlar.
Yani MHP'liliği ve Ülkücülüğü mazide kalmış bir grup. Bu arkadaşlar düşünüp taşınmışlar Ankara'yı Karayalçın'a kaptırmamak için bir birlik kurmuşlar. İçinde eski MHP'li "üst düzey" yöneticiler de varmış...
Kimmiş bunlar ve düzeyleri nelermiş?...
Eski bilmem ne Ocak "idare amiri", semt Ocak Başkan Yardımcısı, İlçe Ocaklarda görev yapmış bazı isimler. En kallavisi bir zamanlar MHP'de Ankara İl Başkanlığı yapmış, daha sonra BBP, Fazilet gibi birkaç parti dolaşmış bir isim....
Birliği oluşturanların siyaseten "istikrarı" ve düzeyi ortada...
Adı "birlik" olunca, birliğin en büyüğünün (BBP) Genel Sekreteri de bir mesajla arkadaşları kutlamadan edememiş...
Birlik mensubu arkadaşlar Gökçek'le yaptıkları toplantıda Gökçek'i Ankara Seninle Gurur Duyuyor", "Büyük Başkan, Büyük Başkan" sloganları ile karşılamışlar...
Toplantıdaki konuşmalar, son üç aydır yapılan "sağda birlik", "MHP'li kardeşlerim birleşin, ama benimle!", "MHP'yi çok severiz" geyiğinin bir benzeri...
Bir de "eski" MHP'li "ağa"beylerin, biz masum, kandırılmış MHP'lileri yanlıştan kurtarmak için çırpınmaları ve yırtınmaları...
BBP'nin durumu malum. Seçime girmeyerek siyaset yapmak gibi yeni bir yol keşfettiler. Böylece Ülkeye hizmet edeceklerini zannediyorlar.
Sırf bu "samimi" inanç yüzünden Ankara'yı "bölücü" Karayalçın'a kaptırmamak için aday çıkartmıyorlar ve Gökçek'i destekliyorlar.
Fakat her nedense, Keçiören'de Altınok'un çekilmesinden sonra kazanmaya en yakın aday olan Şükrü Şahin'in karşısına son gün aday çıkartıyorlar...
Memleket sevgisi canım, daha ne olacak...
BBP'nin peşine takılan arkadaşlarımız için üzülmekten başka yapacak bir şeyimiz yok...
Gökçek'in dümen suyuna girmek için bilmem ne birliği kurma ihtiyacı duyan arkadaşların kişisel ikbal peşinde olmadığına kanaat getiriyoruz, çünkü "eskiden" mensubu oldukları hareket bu kadar karakter fukarası insan yetiştirmez; kandırılmış olmalılar...
Sonuç olarak MHP'li seçmen bu meseleden şu dersi çıkartmalı...
Sevgili ve bir türlü eskimeyen ve eskimemekte inad eden MHP'li kardeşlerim...
Anlaşılan o ki çok değerlisiniz. Ve yine anlaşılan o ki, çok iyi durumdasınız...
Çünkü hakikaten çok değerli bir adayınız var. Ve görülüyor ki, MHP kazanmaya en yakın parti haline gelmiş durumda...
MHP bu seçimi sadece kendisi için değil, tüm Ankaralılar için kazanmak zorunda. MHP'liler de bu bilinçle gece gündüz çalışıyorlar; çalışmaya devam etmeliler...
Elbette seçimi kazanmak önemli. Ankara'yı bu kokuşmuş yönetimden, düzenbaz zihniyetten kurtarmak için.
Ve elbette seçimi kazanmak önemli, bugünden daha kötü olacağı şu seçim yüzsüzlüklerinden aşikar olan gelecekten Ankara'yı kurtarmak için....
Ama...
Biz Ülkücüler için, seçim boyunca Ülkücü değerleri alabildiğine kullanan, en hafif tabirle bu zavallı güruha iyi bir tokat atmış olmak Başkanlık koltuğuna oturmaktan daha değerli bir ödül olacaktır...
Mehmet Akbaş - Etik Haber


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

