• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6

    Müslümanlara ve Ateistlere (Öz)eleştiri

    Bu bir özeleştiri olup kendimi (sırçalı köşklere koyup) konun dışında tutmak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine peşinen ifade edeyim; buradaki eleştirilerim veya fikirlerim, ne müslüman/dindar ne de ateist/dinsiz kesimden hiçbir şahsı doğrudan/dolaylı hedef almamakta tersine sadece genele yönelik düşünce, izlenim ve önerilerimi ifade etmektedir.
    Bana göre sanki forumda hem müslümanların hem de müslüman olmayanların iki türü var. Her iki grubunda birinci türleri ya ortalıklarda yok ya da sessiz kaldıklarından ben ikinci türleri hakkında izlenimlerini belirteceğim:

    Müslümanların bazısı kendi dinini, inanmayan kadar (ör: bir ateist, bir misyoner vb.) bilmiyor veya inanmayana kendi dini hususunda cevap verebilecek kadar bilmiyor. Bilmeye gayret edip öğrenmek anlaşılır bir şey ama bilmediği dini konusunda ne laf söylenmesine ne de yorum yapılmasına tahammül edemiyor. Bence bu kesim, insanları hararetle kendi dinine davet ettiği halde kendisi araştırıp inceleyip de değil tersine ailesinden çevresinden miras almış görünüyor. Muhtelif yazılarımda belirttiğim gibi din bir kimliktir, hatta üst kimliktir. Kişi dinini kendi hayatına adapte ediyorsa dinini kendine benzetiyor, kendinin/çevrenin icadı ya da kafasında oluşturduğu bir dine sarılıyor demektir. Yok eğer tersine kendi hayatını dine adapte ediyorsa din o kişi için bir kimliktir. (Çünkü dini veya dinin esaslarını insanlar değil, dinin kendisi belirler.) Bu durumda kişinin kendi dini hususunda bilgisiz ve ilgisiz olması dini anlamda kimliksizlik demek değil midir. Bence kişinin dindarlığı dini bilgisiyle değil, dinini bilinç ve şuurla kavrayarak yaşamının parçası haline getirmekledir. Müslüman alemi, hayatını ona göre tanzim ettiği geçmişinden koskoca bir fıkıh külliyatı miras almış. Ancak şu unutulmamalıdır ki tüm islam literatüründe bilgi öğrenim aşamasında veya öğrenene kadar taklid edilebilir. Bilen veya bilme imkanında olan kişi için taklid olmaz. Hele inanç/itikat alanında taklit zaten olmaz. Peki mezhepler, imamlar ne oluyor diyebilirsiniz. Onlar islami ilimlerinin metodolojisini, ilimlerin birbiriyle ilişkisini ve hiyerarşisini ortaya koyar sadece. Yani tümü yardımcı ilimler için vardır. (Tıpkı araça öğrenmek isteyene gramer kitabı yazmak gibi. Halbuki amaç gramer kitabı öğrenmek değil arapça konuşmaktır.) Bu yüzden tarihte beni taklid edin diyen tek bir mezheb imamı veya islam alimi yoktur. Demek ki kimliğimizi oluşturan dini ömrümüzün sonuna dek bitmez tükenmez bir gayretle öğrenmek, bildiğimizi de derinleştirmek(irdelemek, sorgulamak) kaçınılmaz ihtiyaçtır. Şayet böyle bir ihtiyacımız olmasaydı, başta güya islamı temsil eden hocalar, alimler, ilahiyat profesörleri dahil hiçbirimizin din hususunda yaptığı edebiyatı/bilgisi başka yaşayışı ve ahlaki donanımı başka olmazdı. Müslümanlar, en üstün hayat ve ahlaki değerlere sahipsek neden yaşantıda biz öyle değiliz diye neden sorgulamaz! Beynimizin içinde ne yazık ki teoride kalan din bizi yansıtıyor mu gerçekten! Dini üzerimizde taşıyabiliyor muyuz! Dine yönelik eleştiriler bizim yüzümüzden mi yoksa! Yoksa eleştirenler dinin özünü değil bizi mi eleştirmek istiyor! Bence bu dinin mensubu olmayanlar, muhataplarının her yanlışı için, bu kişilere bunu yaptıran şey dinleri olmalı diyerek dini eleştirmeye yönelenlere ne cevap verebiliriz!
    Din bir kimlikse ve üzerimizde vatandaşlık kimliği gibi de taşıyorsak kendimizi dine adapte etmeli ve dini kendimiz için her boyutta ve derinlikte anlamlı kılmalıyız diye düşünüyorum. Hepinizce malum ki sembolik bir sözle(kelime-i tevhid) dine girilebiliyor ve yine bir inkarla dinden çıkılabiliyor. Bu durumda din bir laf işi veya sözden ibaret midir! Bir çok müslüman bu ayrımı düşünemeyip fark edemeyebiliyor. Derim ki işte bu kesim müslümanlar için ateistler bulunmaz fırsattır. Çünkü bu sayede müslümanlar hayatlarına soktukları bir takım dini değerlere niçin ve nasıl inandıklarını sorgulama fırsatı elde etmektedirler. Bu anlamda ateist ve dinsizlerin forumdaki varlıklarının son derece faydalı olduğu iddiasındayım. En azından dinini babasından miras almış, içeriği ve ifade ettiği manasından bihaber, kabukta müslümanların sorgulamasına, kurcalamasına ve daha derinlikli ve anlamlı bir şekilde öğrenmesine vesile oluyorlar. Kendilerinin sorgulamadığı, bazen de sorgulayamadıkları konuları ve esasları böylece tahkik etmiş açıklığa kavuşturmuş oluyorlar. Bence işte tüm bu sorgulardan geçtikten sonra hala kendileri için müslüman/mü'minim diyorlarsa gerçekten tam bir müslüman/mümindirler. Yoksa (böyle olmaktan Allah'a sığınırız ama) fırtınalı bir havada yıkılmayı bekleyen kökleri sağlam olmayan bir ağaç gibidirler.



    Gelelim ateistlere:
    Ateist veya dinsizlerin bazısı da en az şikayetçi oldukları grup kadar suçlu. Çünkü onların da gayesi incelemek, irdelemek, anlamaya çalışmak ya da samimi bir şekilde tartışmak yerine, muhataplarının değerlerini aşağılamak, hafife/alaya almak veya değersiz bulmak gibi tavırlar göstererek nefretlerini kazandıkları muhataplarını kendi inançsızlıklarına davet ediyor. Bilinmeli ki bir şeyi öğrenmek, bilmek demek ona iman etmek değildir. Bu tür kişiler öğrenerek irdelemek, araştırmak yerine kendince karşı tarafı mat edecek malzeme teminine çalışıyor. Cevap verilse de onun için bir şey ifade etmiyor. Onlar, kendilerince silah yerine koyduğu sorularını başka bir zaman veya mekanda cevap verilemesin umuduyla tekrar tekrar ortaya çıkarıyorlar.
    Bence bir şeyi yanlış bulmak, kabul etmemek, reddetmek başka şeydir, kabul etmemekten hareketle bunun üzerine başka bir yargıda bulunmak ayrı bir şeydir. Dine inanmayanlar dinin bir esasını mantıksız bulabilirler (bence yok ama). Ancak bu mantıksızdır diyerek buradan hareketle bir yargıda/yaftada bulunmak başka bir şeydir. İkincisi hakaret ve aşağılamadır. Çünkü bir kişinin bir şeyi mantıksız bulması her zaman o şeyin mantıksız olmasından değil bazen de kişinin mantık bağı kuramamasından veya (ilmî/aklî) kapasitesinin yetmemesinden olabilir. Birinin kuramadığı mantıksal bağ başkası tarafından kurulabilir. Her iki tarafın aynı ifadede bulunduğu ortak mantıkta zaten bir problem çıkmaz. Ayrıca herkes mantığı kabul etmek veya mantığın kabul ettiğine inanmak zorunda değildir. Zaten mantığı reddetmek de bir mantık işi değil midir. Eleştirilerde hedefin iyi tespit edilmesi, türlü sebeplerle başka yerler yansıtma yapılmaması şarttır. Yine eleştiride ulaşılan sonuçtan hareketle yaralayıcı ve aşağılayıcı başka sonuçlara gitmemek gerekir.
    Bazı ateistlerin anlamadığı bir konu da bence şu; Dinin temel direklerini oluşturan esasları eleştirmek neden müslümanları kızdırıyor. Aklı başında bir müslüman, bu tür eleştirilere kızmaz sadece sitem eder. Kızdıran şey eleştirinin kendi değil içindeki üslup. Yukarıda Dedik ya inananlar için din bir kimliktir diye; Mesela dinin emri gereği inanan kişi için Peygamber, kişinin kendi ailesi ve canından daha değerli, Peygamber hanımları da anaları yerindedir. Kitap ise inananların hayat rehberidir. Ateist veya dinsizler inananların yerine kendilerini koymalı; mesela kimsenin anne ve babası eleştirilemez değildir ki zaman zaman kendi yanında da eleştirilmiştir, ancak kimsenin onları aşağılamasına, alaya almasına tahammül etmesi beklenemez. Yine örneğin biri benim kötü kardeşimi eleştirecekse bunun yolu benimde anne ve babam olan şahısları aşağılamak, geyiğe almak veya kişiliksiz/şahsiyetsiz göstermekten geçmez. Aksi durum saldırı olacağından kavga sebebidir. Meselenin düğümlendiği nokta şu ki; din kimini adam ederken kimine sermaye olabiliyor. Dinin adam ettiklerine bakmayıp sermaye edenden hareketle dini hedef almamak lazım. Ateist arkadaşlar toplumun gözü önündeki şahısları eleştirirken (ki eleştirsinler bence), o şahsın din anlayışını mı eleştiriyor, dinin kendisini mi eleştiriyor ya da tüm dindarları mı eleştiriyor bunu iyi tespit etmelidirler. Şayet dini eleştiriyorlarsa, yaptıkları eleştiri ve sorgulama mı yoksa aşağılama mı olduğuna mı olduğuna dikkat etmeliler.
    Hiç bir müslüman, ateistlerden kendi dinine dair konularda övgü veya takdir beklememelidir ki buna zaten gerek de yok. Dine, dindara karşı eleştiri de yapmamasını isteyemez. Ancak bu herşeyi sineye çekecek anlamına gelmez. Üslup ve yöntem her iki taraf için de oldukça önemlidir.
    Bence ateistler, dini kaynakları mı eleştirecekler, buyursun eleştirsin-sorgulasınlar. Ancak getirdikleri ifadelerin/iddiaların ve kaynakların dine ait olduğundan emin olmalılar. Sonra falancanın ifadesini, ictihadını, filancanın fetvasını, görüşünü din diye ortaya koyup eleştirirlerse haksızlık etmiş olurlar. Çünkü hiç kimse din değildir ve din adına yetkili değildir. Ardından eleştirdikleri konuları geyik muhabbetine konu yapmamalılar. Çünkü bu toplumda eleştiriye konu olacak şeyleri dahi kendisine, imanına nesne yapanlar var. Aksi takdirde eleştiride başarılı olmak yerine kendilerine karşı nefret tohumu ekmiş olurlar.
    İslam demek müslümanlık demek değildir. Müslüman olmak demek her ne kadar islamı hakkıyla temsil etme iddiası olsa da bunu kaç kişi tam olarak başarabiliyor ki. Bu yüzden hedeflerini doğru tespit etmeliler. Her orta çıkıp islamı temsil ediyorum diye film çevirenlerin gerçekten islamı temsil ettiklerine en azından siz ateistler inanmazsınız. Şayet şikayetleri müslümanlardan ise o takdirde müslümanları ve onların yaptıklarını eleştirmeliler. Yukarıda değindiğim gibi her müslümanı, yaptıklarını dini emrettiğinden yapıyordur denilerek burdan hareketle (keşke öyle olsa) dini hedef almamalılar. Dini hedef mi almak istiyorlar zarar yok dini de hedef alabilirler fakat din hassas bir konudur ve üslup önemlidir. Çoğu kez düştükleri hatalardan biri de falancaya kızıp fiilini eleştirmek yerine fiilinin nedeni diye dinini eleştiriyor sonra bunu da aşıp dini eleştirirken dolaylı olarak o fiili yapmayanları da eleştiriyorlar. Tıpkı bir adama kızıp onu bu fiile yönlendiren babasıdır diye babasına yönelmek gibi... Halbuki bir başka evladı sebebiyle o adam tebrik edeceğiniz biri olabilir.
    Kötü ateistten yoka çıkarak her ateist kötüdür gibi bir ifade kesinlikle yanlıştır. Çünkü aynı toplum içinde aynı örf ve değer yargılarıyla yaşıyoruz. Hele dışarıdan bakınca çok da farklı görünmüyorsak bu ifadeyi kullanmaya kimsenin hakkı olamaz. Aynı şekilde kötü müslüman örneğinden yola çıkılarak tüm müslümanlar veya müslümanlık kötü demek de yanlıştır.


    Şöyle bir bakıyorum da arada çok büyük uçurumlar görünse de bence bazı benzeşmeler görünüyor:
    Her iki taraf da eleştireceği karşı tarafın dayanaklarını araştırmama, öğrenmeme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da kendini karşı tarafın yerine koymama hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı tarafın alanında dahi kendi terminolojisinde konuşmayı tercih etme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı tarafı, karşı tarafın kendini tanımladığı şekilde anlamama hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı taraf hakkında bilgisizlik ve ilgisizlik hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da kendi değerlerinin bile bir çoğunda bilgilerinin yüzeysel olması (kendine güvensizlik) hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da iyi bilmediği veya kendince değerli bulduğu kendi fikirlerine davet etme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı değerlere ön şartlı/ön yargılı müdahale/saldırma hususunda benzeşiyor. vb...


    Her iki tarafın birbirleriyle barışık olmaları, anlaşmaları, sağlıklı diyalog kurmaları veya birbirlerini sevmeleri bir yana, dünyadaki varlıklarına tahammül göstermeleri dahi sıkıntılı.
    Fakat bütün bunlar şöyle bir temennide bulunmama engel değil:
    Her iki tarafın birbirini anladığı, anlarken yanlış anlamadığı, birbirlerini anladıklarını hissedebildikleri, birbirlerini kendi tanımladıkları gibi kabul ettikleri, bu doğrultuda imkan varsa birbirlerinden faydalanabildikleri günleri görmek temennisiyle.

    Hoşçakalın.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  2. #2
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Şöyle bir bakıyorum da arada çok büyük uçurumlar görünse de bence bazı benzeşmeler görünüyor:
    Her iki taraf da eleştireceği karşı tarafın dayanaklarını araştırmama, öğrenmeme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da kendini karşı tarafın yerine koymama hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı tarafın alanında dahi kendi terminolojisinde konuşmayı tercih etme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı tarafı, karşı tarafın kendini tanımladığı şekilde anlamama hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı taraf hakkında bilgisizlik ve ilgisizlik hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da kendi değerlerinin bile bir çoğunda bilgilerinin yüzeysel olması (kendine güvensizlik) hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da iyi bilmediği veya kendince değerli bulduğu kendi fikirlerine davet etme hususunda benzeşiyor,
    Her iki taraf da karşı değerlere ön şartlı/ön yargılı müdahale/saldırma hususunda benzeşiyor. vb...
    İnsan aynı insan,zihin aynı zihin...Sadece insanın kendisi için kullandığı tanımlamalar farklı.Sadece "Sen kimsin?" sorusunun cevapları farklı hepsi bu.
    Ben ateistim veya ben teistim veya ben deistim şuyum buyum...Tüm varlığımız dışardan mı alıntı yani?Kutsal kitaplar olmasaydı kendimizi bilemeyecek miydik?Veya bilimadamları olmasaydı ne olduğumuzu anlayamayacakmıydık?
    Bunların ikisi de var,din de var bilim de var peki anladık mı?
    Herşeye sahibiz ama anlayış halen gelmedi.

    Böyle bir konu için iyi bir zamanlama seçmişsiniz,zira konulara bakıyorum ve temelde ateist teist tartışmaları dışında başka bir gerçeğe rastlamıyorum.Konular farklı olsada geilnen yer hep aynı.Herkes gerçekten bahsediyor ama görünen tek gerçek bu,kim olduğumuzu halen bilmiyoruz.Bilgi bazındaki dini veya bilimsel bilgilerimizin az olması kendi içinde bir eksiklik olsa da,hiçbir şey kendini bilmemek kadar eksiklik yaratamaz insanda.

    Eğer gerçekten bir kişi bu gerçeği bulmakla ilgileniyorsa hiçbir görüşü yadırgamayacaktır,çünkü içindeki bu büyük eksiklik onu alçakgönüllü kılacak ve sadece nasıl bu bilimsel ve dini bilgileri kullanılabileceğini,nasıl daha çok bilinçli olunacağını,nasıl daha ayık kalınacağını düşünecektir.Kendini bilmenin ötesinde ne dinsel dogmaları ne de bilimsel sınırlamaları kabul etmeyecektir.İnsan bilimin söylediği gibi sadece bu beden ve bu zihinden ibaret olamaz.Dışarıdaki nesneleri inceleyerek kendisini bilmek nereye kadar?Ama aynı şekilde insan kendisini bilmeden gerçekten bir Tanrı'nın var olup olmadığını da anlayamaz,bu şüphe daimi olacaktır,elbetteki iki güruhta yüzleşmekten kaçınılabilir.

    Biz hiçbirşey bilmiyoruz.Belki bu sadece ateist ve teist iki güruhun değil,bütün bir insanlığın ortak paydası olabilir.Biz sadece yolcularız,belki birşey bildiğini idda eden,belki kendisini özel sanan,belki tesadüf varsayan belki de bir amacı olduğuna inanan.
    Tek gerçek şudur ki elimizde düşünceler dışında bir şey yok ve bir de düşüncelere atfedilen önem dışında...Kim bu düşünceleri bu kadar önemli hale getiriyorsa artık...Sonra bu düşüncelere karşı çıkıldığında elimizde hiçbirşey olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek son derece korkutucu oluyor.Peygamberine karşı çıkılıyor bu mümkün mü?Kutsal kitabın eleştiri görüyor?Ne hakla bu nasıl mümkün olabilir.
    Veya teoriler kabul görmüyor,mantıkla çıkarsama yapılan o üzerine kafa yorulan fikirler bir iki kelimeyle tuzbuz oluyor.

    Bunlara önemini atfeden kim?Her ne derseniz deyin tek başına varolduğu haliyle herşey değersizdir.Elbette kötüdür,kalitesizdir demek istemiyorum.Değerdışıdır.Değerlendirilemez.Tek başına bilimsel teorilerin kanunların değeri yoktur.Felsefi fikirlerin değeri yoktur.Hatta tek başına Tanrı'nın bile değeri yoktur.Ve tüm öğretilerin.

    Ama bütün bunların yanında "değer veren",atfeden de ortada yoktur.Kayıp...O kayboldu.

    Bu ortak paydada,belki bunlar mümkün olabilir.

    Her iki tarafın birbirleriyle barışık olmaları, anlaşmaları, sağlıklı diyalog kurmaları veya birbirlerini sevmeleri bir yana, dünyadaki varlıklarına tahammül göstermeleri dahi sıkıntılı.
    Fakat bütün bunlar şöyle bir temennide bulunmama engel değil:
    Her iki tarafın birbirini anladığı, anlarken yanlış anlamadığı, birbirlerini anladıklarını hissedebildikleri, birbirlerini kendi tanımladıkları gibi kabul ettikleri, bu doğrultuda imkan varsa birbirlerinden faydalanabildikleri günleri görmek temennisiyle.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Degerli RECOGNIZER ;

    Hem Inanan,hemde inanmayan kesim icin yapmis oldugun elestirilerde yerden goge haklisin.Ama inanan bir insan oldugun icin ,dinsiz kesime yaptigin elestiriler biraz daha agir olmus.
    Neden diyeceksin ?
    Hic bir dinsiz dogdugunda veya ergen yaslarinda dinsiz degildir.Ve sunuda cok iyi biliyor olman gerekir ki butun ATEISTLER ,inanan kesimden cok daha fazla arastirmacidir ve sorgulayandir.
    Ben ilahiyat veya imamhatip mevzunu bir insan degilim.Yani isim ve okulum acisindan dini
    ogretilerle yetismis bir insan degilim.Ama idda ediyorum bu sitede bir cok inanandan daha fazla Islami kaynaklarla ic ice olmus bir insanim.Belki inanmayacaksiniz ama bir seyh torunuyum.Hemde oyle boyle bir seyh degil Irandan,Iraktan,Suriyeden ve Turkiyenin her yerinden otobuslerle gelen insanlar tarafindan ziyaret edilen bir seyhin torunuyum. Bu sitede bunu bir kac arkadasimda bilir.
    Anlatmak istedigim ben o ortamda yasamis , o orf ve adetlerle buyumus bir insanim.Ama gormus oldugum ve yasamis oldugum gercekler beni belli bir yastan sonra sorgulamaya sevk etmistir.Sorguladikca gercekleri,gercekleri gordukcede bunlarin ne kadar anlamsiz oldugunu fark etmem hic de zor olmamistir.
    O kadar dini yayin okudum ki,bir dini yayinevi sahibi beni bu konuda uyarmak zorunda kaldi."oglum , din islerine bu kadar egilme ,sonunu iyi gormuyorum" dedi.Ama bilmedigi bir sey vardi, ben normal bir muslumanin bilmesi gerekenleri zaten biliyordum ,aile ici aldigim egitim zaten bu yondeydi ,ama ben dinlerin icindeki celiskileri incelemek icin okuyordum.
    Ve tezgahtan da olsa (o yayinevi sahibinden kaynak temini icin) o kitap evine geldigimde cok buyuk bir iman sahibi insanmis gibi yapip kaynaklara kolayca erisebiliyordum.Hatta cuma gunleri onlarla beraber namaza gidiyordum.Sirf anlamasinlar diye.
    Uzun lafin kisasi ben ve benim gibilerin bir cogu iki tarafida gorduk ve yasadik.Simdi inanan kesimden tek farkimiz BIZLER YASAYARAK OGRENDIK.Ama burada hic bir inanan arkadasin zamaninda bir ATEIST oldugunu dusunmuyorum.Kaldi ki bende ATEIS biri degilim.Sadece, yaradan tarafindan gondermis olduguna inanilan kitap ve peygamberlere inancim yoktur.

    Simdi yapmis oldugun oz elestiride ki haklilik payinin bir bolumune bu yuzden katilmam mumkun degil.Biz yeri geliyor insanlarin uzuntulerine ortak olmak icin cenaze namazlarina bile giriyoruz.
    Ama burada ki butun acilan konulara dikkat et; yani inanmayanlari agresiflestiren ve alaya almalarina sebep olan kislerin ,konularin en basinda inanmayanlari bilgisizlikle ve okumamakla elestirmelerinden sonra olmustur.Aslinda okumayan ve arastirmayan onlardir.Hatta bunu yapmaya bile cesaretleri yoktur.Cunku onlar hala dedelerinin ve babalarinin ogrettikleriyle yetinmeye calisan insanlardir.Ben aslinda onlari kinamiyor ve kizimiyorum ama bizim yaptigimiz emege saygi gostermedikleri icin, extra bir saygiyida benden beklemelerini biraz insafsizlik olarak algiliyorum.
    Seninde boyle bir baslik acip insanlari saygiya davet etmenide takdirle karsiliyorum ,bir baska konudada senin cok sessiz kadigini elestirerek bu olayi gundeme getirmende biraz katkim olduysa ne mutlu bana.

    Fikre saygi gosteren herkeze Saygilarimla

  4. #4
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    Onlar, kendilerince silah yerine koyduğu sorularını başka bir zaman veya mekanda cevap verilemesin umuduyla tekrar tekrar ortaya çıkarıyorlar.

    demişsin

    ne o zorunamı gitti sorular soruyorum sizlerde benim gibi düşünüp sorgulayasanız diye.

    müslümanlara göre biz inançsızlar kin doluyuz bunun için müslümanlarla uğraşıyoruz onlara hakaret ediyoruz. Oysa fikirlerimizi yazmamız sizlerin gücüne gidiyor hepsi bu. Sizlere göre biz inançsızşar felsefik tuzaklarla akıl karıştıran yalancılarız. Entel modundayız çok bilmişlik yapıyoruz. Yanlış düşünüyorsunuz
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

  5. #5
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Onlar derken ciddi kişileri kastediyorum senin gibileri değil.
    Sen kafana göre takıl.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  6. #6
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Onlar derken ciddi kişileri kastediyorum senin gibileri değil.
    Sen kafana göre takıl.
    sen ne sanıyorsun ki kendini daha kuranda ne yazıp yazmadığını bilemeyecek kadar cahilsin bak işine cahil
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

  7. #7
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Onlar derken ciddi kişileri kastediyorum senin gibileri değil.
    Sen kafana göre takıl.

    işte bizim sorunumuz o kafamıza göre takılımayoruz..

    ..

    selamun aleyküm diyoruz.

    inşallah diyoruz..

    demezsek suratımıza bön bön bakıyolar..

    sadece derdimizi burda anlataibliyoruz..
    dışarıda hapis hayatı yaşıyoruz...

    ramazanda oruç tutuyormuşuz gibi yapıyoruz.gizli gizli
    su içiyoruz..

    cuma namazına gidip gitmediğimiz takip ediliyo..

    başka semtlere gidiyoruz..

    takılamıyoruz..

    bir takılabilsek kafamıza göre..

  8. #8
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    öldüğünüzde caminin avlusunda neden cenazeniz geliyor diye sorup hakaret ediyorsunuz!
    ateist mezarlığı açsalar mezarlığıda kırıp dökerseniz.
    Tıpkı atatürk ün heykellerini kıran yobazlar gibi!
    Biz sizleri öldürmüyoruz sizlerin şeriatine gör bizlerin katli vacip!

    savaş istiyorsanız savaşırızda. korkmam ben!
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

  9. #9
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Pontevedra tarafından gönderildi.
    işte bizim sorunumuz o kafamıza göre takılımayoruz..
    ...
    takılamıyoruz..
    ...
    bir takılabilsek kafamıza göre..
    Arkadaşım, madem lafı üstüne aldın, bir şeyler söyleyeyim.

    Evet kafanıza göre takılamıyorsunuz fakat bahsettiğin gibi:
    demezseniz suratınıza bön bön bakarlar diye, selamun aleyküm, inşallah dediniz
    müslüman gibi görünerek, ramazanda oruç tutuyormuş gibi yaptınız
    inanmadığınız halde farklı bakmasınlar diye, cuma namazına gittiniz ve daha neler...
    Yani öyle görünüyorki zaten sağlıklı bilgisi olmayan müslümanlara, kendinizi ifade etmenin yollarını aramak yerine gizlemekle buna biraz da siz alıştırdınız.
    Bence bu sorun da kimliğinizi tanımlarken bunu karşınızdakilerden hareketle yapmanızdan kaynaklanıyor. Siz kendinizi müslümanlığın alternatifi olarak tanımlamak yerine kendi akli değerlerinizle tanımlasanız bence bu kadar tepki almazsınız.

    Arkadaşım aslında tez ve öneri nitelikli daha bir çok şeyler söyleyebilmek mümkün ancak bu benim değil sizin işiniz olmalı. Çünkü bu takdirde sizi kendiniz yerine ben tanımlamış olurum. Benim haddim konuların kesişme noktalarından öteye gitmemeli.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  10. #10
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    Güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık kardeşim

    Dediğin gibi karşılıklı fikir alışverişinde bulunabilmek için uslub çok önemlidir Allah peygamberini firavun gibi kendi zamanının bir deccaline gönderirken ona "kavli leyyin" ile yani yumuşak bir lisan ile gitmesini emretmiştir.

    Demek ki Allahın bizden istediği karşındaki ateist dahi olsa ve Allaha duşman olsa dahi ortalıgı kızıstıracak bir lisan ile gitmememizdir

    fakat;

    Her dediğini alaya alan ve peygamber ve Eşleri ve Ashabı ve Varisleri olan Âlimlere laf atmayı marifet bilen kişilere karşı da, yüz çevirmemizi ve muhatab olmamamızı Kur'anında Resulullah (a.s) ın dili ile bize söyler.Çünkü "sebeb olan yapan gibidir" onları çirkin sözleri savuracak tartışmalara itmeye sebeb olmak, onların kullandıkları çirkin sözlerden kaynaklanan zakkumdan tad almak demektir.

    Sübhaneke la ilme lena illa ma allemtena inneke entel alimül hakim
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. müslümanlara terörist diyenler birde buna baksınlar
    2005 Konuları bölümünde Rayiha tarafından açılmış
    Yanıt: 19
    Son Mesaj: 18.12.05, 07:10

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •