• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    nadogma adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2008
    Mesajlar
    1,770
    Karizma Gücü
    4

    Stalin dönemi gibi

    Sol eğilimli haftalık Nouvelle Observateur dergisinin iki başyazarından biri olan Jacques Juillard, Türkiye’deki son gelişmelere ayırdığı makalesinde, basına uygulanan baskılar yüzünden Türkiye’deki durumu Stalin dönemi Sovyet Rusya’sıyla karşılaştırdı

    Doğan grubuna verilen vergi cezası nedeniyle “parasal açıdan basını boğma yöntemlerinin Üçüncü Napolyon yılları Fransa’sını hatırlattığını” dile getiren Juillard, yazısında, “Türkiye’de şu anda ekonomik modernleşme ile İslamlaşma arasında bir tür sürat yarışı olduğunu, bunun Çin tipi otoriter bir modele yol açabileceğini de savundu.
    Jacques Juillard’in imzasını taşıyan “Türk Janusu” başlıklı yazıda şunlar kaydedildi:

    'Brüksel'deki saftirikler'
    "Kısa bir gezi yaptığım Türkiye’de bir olgu, tüm diğerlerinin önüne geçiyor. Bir yanda ekonomik modernleşme ve diğer yanda tıpkı onun gibi gitgide hız kazanan ama Brüksel’deki saftirikleri ürkütmemek için alttan alta yürütülen İslamlaşma arasındaki sürat koşusu. Özetle, Çin’deki gibi otoriter siyasi yönetim altında en saf haliyle ekonomik liberalizm.
    2002-2004 arasında kişi başına gelir yüzde 20 arttı. Kentleşme sürüyor ve şu anda İstanbul dünyanın en geniş alana yayılı kenti. Kültürel patlama en az o kadar hayret verici. İspanya’daki ‘movida’ benzeri bir gelişmeyle karşı karşıyayız. Müzeler çoğalıyor, her çeşit müzik gelişiyor, ve mucize kabilinden, Hürriyet gibi büyük gazetelerin tirajları düzenli artış kaydediyor.

    'Rejim sertleşiyor'
    Bunlarla eş zamanlı, özellikle basını hedef alan ve hukuki takibat biçiminde kendini gösteren rejimin sertleşmesi hadisesine tanık olmasaydık, Türkiye için her şey yolunda diyebilecektik. Parlamentonun varlığı, seçimlerin dürüstlüğü veya çok sayıda partinin yaşaması gibi Stalin hakimiyetindeki Sovyetler Birliği döneminde de mevcut unsurlardan ziyade, demokrasinin mutlak kriteri, basın özgürlüğüdür. Oysa hayati önemdeki 29 Mart belediye seçimleri öncesinde gazeteciler keyfi biçimde tutuklanıyor. En önemli basın grubu olan Doğan, 395 milyon euro’luk bir vergi cezasına çarptırıldı. Basını parasal yoldan boğma yöntemleri Üçüncü Napolyon devrindeki uygulamaları düşündürüyor. Ve nihayet gayrimüslimlere karşı uygulanan taciz ve baskılar, eskiden müdavimi oldukları okullardan dışlanmaları örneğinde olduğu gibi giderek artıyor.
    Yarının Türkiye’si güçlü bir İslami Cumhuriyet mi, yoksa Batı modeline yaklaşan modern bir ülke mi olacak?
    İstanbul veya Ankara’da bulunan herhangi bir Fransızın en fazla bir çeyrek saat tutan kısa bir görüşme sırasında bile şu soruya muhatap olmaması imkansız:
    'Peki Avrupa’da en eski ve en çok takdir ettiğimiz dostumuz olan Fransa neden AB’ye üyeliğimizin önde gelen muhalifi?', Bu soruya yanıt olarak içtenlikle şu üç hususu saydım:
    Birincisi, kendi kendinizi aldatmayın, Fransa’nın ön safta gözüküp onların yerini almasından memnun olan iki yüzlü devletler var.
    İkincisi Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda yaşayacağı politik gelişmeler tayin edici önem taşıyacak. Kemalist daha doğrusu Post-Kemalist yani Müslüman ama laik bir Türkiye’ye evet! Ama İslamcı bir Türkiye’ye hayır!
    Ve nihayet eğer Fransa Türkiye konusunda en temkinli ülke konumundaysa, bu, Avrupa olarak siyasi bir güce dönüşme hedefinden tamamıyla vaz geçmemiş tek ülke olmamızdan kaynaklanıyor.



    http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/H...oriID=4&ver=27

    Stalinin diktatorlugu acik gozle gorunuyordu,dincilerin diktatorlugu daha da tehlikelidir,insanlarin icindeki korkuyu Tanri korkusuyla destekler ve buyuturler...yobazlarin yeri devletin ust makamlari olamaz,olmamalidir !
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
    İşin kolayına kaçmadan ama,
    Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
    Ne de ak örtüde elmaların
    Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?


    Ampulle kararan tek ülkeyiz, gururluyuz !!!


  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Hile, tehtit, şantaj ve demokrasi tanımazlık.
    Bunların ki AK DİKTATÖRLÜK.

    Bize oy vermezseniz deyip halkı tehtit eden adamlardan ne beklersin ki.

  3. #3
    GutupAyusu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    4,678
    Karizma Gücü
    7
    2-3 gün türkiyede kalan bir yabancı bunu anlıyor ama halkın yarısı bunu anlayamıyor, beni üzen bu..

    eRepublik - eTürkiye - eVatandaş
    http://www.erepublik.com/en/referrer/Kapgan


  4. #4
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı GutupAyusu tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    2-3 gün türkiyede kalan bir yabancı bunu anlıyor ama halkın yarısı bunu anlayamıyor, beni üzen bu..
    Halk geçim derdinde. Etrafını görecek halde değil. Borçlarımı nasıl ödeyeceğim, çoluk çocuğuma nereden bulsam da yedirsem derdinde. Halk fakirlik sarhoşluğu içinde. Halkın derdi basın değil. İşte bunun için halk göremiyor.

  5. #5
    GutupAyusu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    4,678
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı dede 60 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Halk geçim derdinde. Etrafını görecek halde değil. Borçlarımı nasıl ödeyeceğim, çoluk çocuğuma nereden bulsam da yedirsem derdinde. Halk fakirlik sarhoşluğu içinde. Halkın derdi basın değil. İşte bunun için halk göremiyor.
    yahu sadece fakirlik çekenler gör(e)miyor değil ki..

    eRepublik - eTürkiye - eVatandaş
    http://www.erepublik.com/en/referrer/Kapgan


  6. #6
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı GutupAyusu tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    yahu sadece fakirlik çekenler gör(e)miyor değil ki..
    Diğerleri neden görsünlerki? Keyifleri tıkırında.

  7. #7
    whatwehavebeeniswhatweare The Bob adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2004
    Mesajlar
    3,706
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı dede 60 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Halk geçim derdinde. Etrafını görecek halde değil. Borçlarımı nasıl ödeyeceğim, çoluk çocuğuma nereden bulsam da yedirsem derdinde. Halk fakirlik sarhoşluğu içinde. Halkın derdi basın değil. İşte bunun için halk göremiyor.
    Evet, adam yarın ne yiyeceğini, nasıl ısınacağını düşünürken, ülkenin girdiği tehlikeleri ya da yapılan yolsuzlukları nasıl düşünsün?
    AKP de bunu bildiğinden, hiç bir zaman kökten çözüm getirmedi. Çünkü biliyor ki oyunun %20'si oradan. Seçim zamanı kömürler, çorbalar, hatta beyaz eşyalar(!) işte bu işe yarıyor.



    Is this your homework Larry?




  8. #8
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    Halkı cahil Bırakan Bir yöntem söz konusu. İnsanalrın düşünmesi enegelelniyor. Yapılan propaganda ile İnsanar robot haline egtirilmiş.. İnsanalra sadece oy için yaklaşıyor. Ve bunun için he rtürlü populizmi yapıyorlar..
    Tabanlarına bakın bir eğitimleir hangi düzeyde..
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •