İstanbul Üniversitesi (İÜ) Eczacılık Fakültesi önünde 16 Mart 1978’de katledilen 7 öğrenci Beyazıt Meydanı’ndaki 3 ayrı eylemle anıldı.

Gençlik Federasyonu: Adalet istiyoruz!
İlk eylem saat 12:30’da İÜ anakapı önünde Gençlik Federasyonu tarafından yapıldı. “16 Mart’ta Katleden Devlettir, Adalet İstiyoruz” pankartıyla Fen Fakültesi önünden Beyazıt’a yürüyen Gençlik Federasyonu üyeleri anakapı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Federasyon adına basın açıklamasını okuyan Melike Bağdatlı katliamın gençliği sindirmek amacıyla yapıldığını vurgulayarak katliamla ilgili bütün gerçeklerin ortada olmasına rağmen katillerin zamanaşımı yoluyla serbest bırakıldığını belirtti. Açıklamasında Halepçe katliamına da değinen Bağdatlı sözlerini “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz” sloganıyla sonlandırdı. Açıklamanın ardından Eczacılık Fakültesi önüne karanfil bırakan Gençlik Federasyonu üyelerine Grup Yorum da şarkılarıyla destek verdi. Eyleme yaklaşık 7o kişi katıldı.

16 Mart’ta katleden devlettir
Beyazıt’taki diğer eylem ise Devrimci, Demokrat, Yurtsever, İlerici Öğrenciler imzasıyla yapılan çeşitli gençlik örgütlerinin katıldığı eylem oldu. Saat 13:30’da gerçekleştirilen basın açıklaması için İÜ Merkez Kampus’tan“16mart’ta Beyazıt’ta katleden devlettir Onlar akladı biz hesap soracağız” pankartıyla anakapıya yürüyen öğrencilerin anakapıdan çıkışına önce izin verilmedi. Öğrencilerin pankartları kapıya asmalarının ardından, okul yönetimi tavrını değiştirerek öğrencilerin çıkışına izin verdi. Dışarı çıkan öğrenciler diğer üniversitelerden gelenler öğrencilerle birlikte Beyazıt Meydanı’nda basın açıklamasını gerçekleştirdiler. Basın açıklamasını grup adına Deniz Aydın okudu. 16 Mart 1978’de gerçekleştirilen katliamın faillerinin Ergenekon operasyonunun yapıldığı bu dönemde zamanaşımı yoluyla aklandığını belirterek Ergenekon operasyonunun kontrgerillanın yeniden yapılandırılması anlamına geldiğini vurguladı. Aydın sözlerine şöyle devam etti: “16 Mart 1988, Takvimler bugünü gösterdiğinde bu kez katliamın adı Halepçe olmaktadır. Ezilen Kürt halkı bombaların altında kalmıştır…Katliamda kullanılan kimyasal silahların ABD patentli olduğu sonradan ortaya çıkmıştır, Ortadoğu halklarına sürekli işgal savaş ve yıkım götüren emperyalistler bu katliamın dolaysız sorumlularıdır.” Basın açıklamasının ardından katliamın yapıldığı Eczacılık Fakültesi önüne yürüyen yaklaşık 250 öğrenci burada yapılan saygı duruşunun ardından dağıldı.

Öğrenci Kolektifleri: Onlar akladı, biz hesap soracağız.
Beyazıt’taki son eylem Öğrenci Kolektifleri tarafından yapıldı. Edebiyat Fakültesi’nden yürüyüşe geçen Öğrenci Kolektiflerinden 100 öğrenci, Meydan girişinde yer alan MHP pankartlarını da indirerek Beyazıt Meydanı’na girdi. Meydanda hazırladıkları dev pankartı açan öğrenciler “Beyazıt Faşizme Mezar Olacak”, “16 Mart’ı unutma unutturma”, “Halepçe’yi unutma unutturma” şeklinde sloganlar attıktan sonra bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Basın açıklamasını Öğrenci Kolektifleri adına Aylin Kaplan okudu. Katliamda TSK’ya hibe edilen ABD yapımı tahrip kalıplarının kullanıldığını belirten Kaplan “Olayla ilintili olarak Abdullah Çatlı, Mehmet Gül gibi tanınmış faşist simaların yanında adını Hrant Dink katledilmesinden de duyduğumuz dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay gibi isimler de bulunmaktaydı” dedi. Eczacılık Fakültesi önüne karanfil bıraktılar. Beyazıt Marşı’nın okunmasının ardından eylem sona erdi.


http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=22763

Saldırıyı gerçekleştiren Ülkücü genç vicdan azabı çektiği ve teslim olacağı için başka bir ülküdaşı tarafından öldürülmüş idi..Gençlerimizi elikanlı katillere çeviren bu zihniyetin halen aramızda olması ne acıdır.