Başbakan salı miting yapıyor.

Dolu.

Baykal çarşamba miting yapıyor.

Dolu.

Bahçeli perşembe miting yapıyor.

Dolu.

*

İstatistik enstitüsünün zahmet edip işsiz sayısı açıklamasına gerek yok aslında... Meydanlar işsizliğin kanıtı.

*

Bakın dün pazartesiydi.

İlk iş günü.

Mesai saati içinde üç şehirde miting vardı!

*

"İşsizlik patladı" denilen Fransa’da mesela... Sarkozy, pazartesi günü mesai saati içinde Lyon’da miting yapsa, üç beş hapçıdan başka konuşacak adam bulabilir mi? Almanya’da mesai saati içinde sokağa çıkma yasağı var zannedersin!

*

Demirel’in en güçlü olduğu dönemi hatırlayın... Ecevit’in yıkıp geçtiği günleri... Hafta içinde miting var mıydı?

*

Cumhuriyet tarihinin en kalabalık mitingi, kanlı 1 Mayıs... Hangi gündü? Pazar... Çünkü, öldük bittik denilen 1977’de bile insanların iyi kötü işi vardı... O sene 1 Mayıs farz edelim çarşambaya denk gelseydi, kaç kişi işinden izin alıp gelebilirdi?

*

Şimdi çık Taksim’e...

Her gün miting!

*

Veya... Dükkánı kapatıp cuma namazına gidenlerin sayısındaki artış, ahalinin dünyevi maddiyattan uzaklaşması mıdır, yoksa zaten siftah yapamadığı için bari gidip Allah’a yakarma çabası mıdır?

*

Kalabalıksa maharet...

Zuhuratbaba, sanırsın başbakan.

*

Nimet Abla...

Rahmi Koç.

*

Özetle.

İşçisin sen işçi kal derdik.

Kızarlardı.

Sen bilirsin birader...

Büyük düşün, işsiz kal.


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...rid=249&gid=61