• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    psi_turkopat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    2,729
    Karizma Gücü
    6

    Artık Herkesin Çevreci Olmak Zorunda

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, artık herkesin çevreci olmak zorunda olduğunu belirterek, ''Bu Türkiye'nin, dünyanın geleceği için bir mecburiyettir'' diye konuştu.

    Abdullah Gül, 5. Dünya Su Forumu çerçevesinde Çırağan Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında, forumun, uluslararası düzeyde en kapsamlı düzeyde toplantı olduğunu anımsatarak, böyle bir toplantıya evsahipliği yapmaktan kıvanç duyduklarını söyledi.

    Gül, zirve sonunda tüm dünyaya bir çağrı yapıldığını da ifade ederek, bu çağrıda, suyla ilgili temel ilkeler, temel siyasal iradeler ve suyun geleceğiyle ilgili dünyanın dikkatini çekecek ve su yüzünden ortaya çıkacak büyük sorunların şimdiden bilinmesiyle ilgili bilinci artıracak ifadelerin yer aldığını kaydetti.

    ''5. Dünya Su Forumu'nun önümüzdeki yıllarda gerek dünya için, gerekse Türkiye için önemli bir dönüm noktası, farklılıklarımızı birleştiren ve buluşturan bir toplantı olarak hatırlanacağı kanaatindeyim'' diyen Gül, suyun, birçok yerde kavga ve sorunların kaynağı olabildiğini kaydetti.

    Gül, ''Artık herkes çevreci olmak zorundadır. Bu bir mecburiyettir, çocuklarımız için, torunlarımız için, Türkiye'nin, dünyanın geleceği için bir mecburiyettir. Onun için bu bilincin uyanması, bu bilincin bütün nesillere yayılması dünyanın geleceği açısından çok önemli bir olaydır'' diye konuştu.

    Su Forumu'nun bu nedenle çok yararlı olduğuna inandığını belirten Gül, Türkiye'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olduğunu hatırlattı ve bu süre zarfında bu sorunlarla yakından ilgileneceğini anlattı.

    Abdullah Gül, gazetecilerin ''Sınır aşan sular konusunda Türkiye, Irak ve Suriye arasında ne gibi gelişmeler olacağına'' yönelik soru üzerine, ''Bütün bunlar olumlu olacaktır'' yanıtını verdi.

    Suyla ilgili konuların yalnızca Türkiye, Suriye ve Irak arasında değil, dünyanın her yerinde bulunduğunu, bu tip konuların dünyanın genelini ilgilendirdiğini ifade eden Gül, bunların birleştirici unsur olması, bunlarla ilgili işbirliği yapılması, diyalog kurulması ve suyun yararlarını tüm bölgeye yayma konularının çok önemli olduğunu bildirdi ve bu konuda çok güzel bir anlayış bulunduğunu anlattı.

    Toplantıya, Irak ve Suriye'den temsilcilerin katıldığını hatırlatan Gül, ''Suriye ve Irak ile gayet iyi bir işbirliği anlayışının söz konusu olduğunu'' kaydetti.

    ''Türkiye'de, susuzluğa karşı alınan önlemlerin yeterli olup olmadığına'' ilişkin bir soru üzerine de Gül, dünyada su konusunda kaygısı bulunmayan çok az ülke olduğunu belirterek, Türkiye'nin de bu konuyla ilgili çok erken başlayan bir önlem anlayışı taşıdığını söyledi.

    KAYNAK

    Tabii ki Türkiyenin önünde bir bu engel kaldı başka hiçbir sorunumuz yok
    suskunluğum asaletimdendir.
    her lafa verecek cevabım vardır.
    ama bir lafa bakarım laf mı diye
    bir de söyleyene bakarım adamı mı diye..

    Artık sadece haftasonları varım belki haftasonları bile yokum

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    17-08-2004
    Mesajlar
    302
    Karizma Gücü
    0
    Sözlerinde ne kadar samimi oldugunu ve bu toplantıda ne tür anlaşmalar yapıldığını zamanla göreceğiz. Gelecek nesiller inşallah bizleri nefretle anmazlar.



    http://www.ttb.org.tr/index.php/ttb/...1140-1467-2008
    Dünya Su Forumu 16-21 Mart 2009 tarihinde İstanbul’da toplanıyor. Suyun bir meta haline gelmesi ve Dünyadaki su kaynaklarının özelleştirilmesi bu toplantının başlıca amacını oluşturmaktadır.

    Birleşmiş Milletler’in (BM) 1977’de düzenlediği (Mar del Plata) Su Konferansı’nda içme suyuna erişimin bir insan hakkı olduğunda birleşilmişti. Ne var ki yine BM’nin 1992’de düzenlediği (Dublin) Su ve Çevre Konferansı’nda bir önceki kararın tam tersi olarak “suyun ekonomik bir mal olduğu” kararı benimsendi. Bu karar ile su piyasa koşullarına açılacak ve kamu hizmeti anlayışı dışına çıkarılabilecekti. Bu alanın bir diğer aktörü olarak Dünya Bankası’da (DB) 1990’lı yıllarda sürece dahil oluyor, su ve kanalizasyon sektöründe izlenen özelleştirme politikalarının yerleştirilmesinde gelişmekte olan ülkelere kentsel altyapılarını iyileştirmek amacıyla krediler sağlıyordu. 1990 öncesinde DB su hizmetlerinin ticarileştirilmesi için gerekli yapısal düzenlemeleri kredi anlaşmalarının ön koşulu olarak ülkelere şart koşuyordu.

    Su hizmetlerinin ticarileştirilmesi konusunu Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) kapsamında direten bir yapıda Avrupa Birliği’dir(AB). AB’nin bu tutumundaki amaç küresel ölçekte faaliyet gösteren kendine ait çok uluslu su şirketleri olan Suez, Veolia ve RWE’nin önünü açmak içindir. Bu şirketlerden ilk ikisi Fransızların diğeri ise Almanlarındır.

    Yukarıda aktarılan süreci takiben küresel su politikalarının tek bir elden şekillendirilmesi amacıyla 1996 yılında Dünya Su Konseyi kurulmuş ve 1997 yılından bu yana her 3 yılda bir Dünya Su Forumu düzenlenmeye başlanmıştır.

    1997 Marakeş,

    2000 Lahey,

    2003 Kyoto,

    2006 Mexico’da yapılan 4 forumda sonuç olarak; “Dünya Su Vizyonu” ihtiyacı ortaya konulmuş, su kaynaklarını paylaşmak, suyu fiyatlandırmak, suyu iyi yönetişim ile yönetmek, yönetişim yaklaşımı, suyun ekonomik bir mala dönüştürülmesi kararların özünü oluşturmuştur. Mexico forumu Latin Amerika ve Meksika’daki su özelleştirmelerinin yarattığı toplumsal muhalefetin etkisi altına girmiş ve yaklaşık 100 bin kişi forumu protesto etmiştir.

    Dünya Su Forumu’nun V.cisi 16-22 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul’da yapılacaktır. Dünya Su Konseyi’nin Başkanı Loic Fauchon İstanbul’da yapılacak Forumun asıl amacının su kaynaklarının özelleştirilmesi olduğunu açıkça söylemektedir. Fauchon, “insanların su faturalarına cep telefonları faturası kadar, otomobillerinde harcadıkları benzinin %5’i kadar ödeme yapmayı göze aldıkları takdirde hiçbir sıkıntı kalmayacağını” belirtmektedir.
    Bu mesaj en son " 17.03.09 " tarihinde saat 09:57 itibariyle jander tarafından düzenlenmiştir...

  3. #3
    Kalemşör adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2008
    Mesajlar
    2,743
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı psi_turkopat tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tabii ki Türkiyenin önünde bir bu engel kaldı başka hiçbir sorunumuz yok
    Ne kadar sig bir yorum. Yasadigimiz dünyadan bahsediyoruz. Aldigimiz nefesi, yediklerimizi, ictiklerimizi kisaca yasamimizi bu cevreye borcluyuz ama bu adamda gelmis baska sorunumuz mu yok diyor. Allahim sen bilirsin artik

  4. #4
    vanilin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-03-2009
    Mesajlar
    200
    Karizma Gücü
    4
    Bence en büyük sorunlarımızdan. Yakın gelecekte bunu daha iyi görecek ve anlayacağız maalesef...

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Kalemşör tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne kadar sig bir yorum. Yasadigimiz dünyadan bahsediyoruz. Aldigimiz nefesi, yediklerimizi, ictiklerimizi kisaca yasamimizi bu cevreye borcluyuz ama bu adamda gelmis baska sorunumuz mu yok diyor. Allahim sen bilirsin artik
    Oy için kömür dağıtarak havayı kirleten zihniyete dese idi keşke Gül ama demez ne de olsa kankaları yapıyor o işi.

    Karadeniz sahil yolunda SİT alanına yapılan yol için mahkeme 3 ayrı iptal kararına rağmen inatla bu yolu yapmaya devam edenler içinde laf söylese idi keşke Gül.

    VE buradaki çevre katliamına tepki gösteren çevrecileri desteklese idi ve bu çevrecilere utanmadan saldıran tayyip kankasının kulağını çekse idi keşke AKP'li Gül.

    Evet kimin sığ, kimin sığ yorum yapıp düşündüğü ortada.

  6. #6
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Kalemşör tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne kadar sig bir yorum. Yasadigimiz dünyadan bahsediyoruz. Aldigimiz nefesi, yediklerimizi, ictiklerimizi kisaca yasamimizi bu cevreye borcluyuz ama bu adamda gelmis baska sorunumuz mu yok diyor. Allahim sen bilirsin artik
    çevreye verdiginiz önemi ne var insanlara de verseniz, ama yok..vatandasi azarla, 13 yasindaki çocugu darp et...hakaretler,¨siddetler,

    çevreci olmak için önce insan olmak lazim bence..
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

  7. #7
    psi_turkopat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    2,729
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Kalemşör tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne kadar sig bir yorum. Yasadigimiz dünyadan bahsediyoruz. Aldigimiz nefesi, yediklerimizi, ictiklerimizi kisaca yasamimizi bu cevreye borcluyuz ama bu adamda gelmis baska sorunumuz mu yok diyor. Allahim sen bilirsin artik

    Çok mu "sig" ? Sen önce kendiş yorumlarını aç bak ondan sonra bir daha konuşalım pstalın altında ezilmişsin gelip burada acını çıkarmaya çalışıyorsun ama ezikliğini burada ona buna değil seni ezenlere vura vura çıkart ...
    suskunluğum asaletimdendir.
    her lafa verecek cevabım vardır.
    ama bir lafa bakarım laf mı diye
    bir de söyleyene bakarım adamı mı diye..

    Artık sadece haftasonları varım belki haftasonları bile yokum

  8. #8
    Kalemşör adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2008
    Mesajlar
    2,743
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı psi_turkopat tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Çok mu "sig" ? Sen önce kendiş yorumlarını aç bak ondan sonra bir daha konuşalım pstalın altında ezilmişsin gelip burada acını çıkarmaya çalışıyorsun ama ezikliğini burada ona buna değil seni ezenlere vura vura çıkart ...
    Ben acimi cikarilmasi gerekenlerden cikariyorum zaten. Hadi sen git daha önemli konulara yorum yaz. Cevre önemli degil nasil olsa

  9. #9
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Çevre kirliliği konusunda gelişmiş ülkeler tarafından tutarlı hiç bir icraat yapılmıyor.
    Çevre kirliliği bir gerçek tehlike, ancak diğer bütün tehlikelerin ve dünya düzenini idare edenlerin kötü icraatlerinin bir sonucu.
    Çevreyi en çok kirleten ve insanların direkt ölümünede yol açan pis savaşlarını durdurmayı hiç denemezler.
    Onun yerine para topluyorlar, zoraki yeni vergiler icat ettiler..
    Parayla çevreyi düzelteceklermiş..
    Kim inanır bu yalanalara..
    Örneğin küresel ısınma için her uçak seyahati üzerinden vergi alınıyor, düşünün ne kadar büyük bir meblağ bu.
    Bu paralar nereye gidiyor sizce? Nobel ödüllü Al Gore'un başında durduğu bir şirket, oda topladığı paraları bir bankaya koyuyor tabiki..
    Hangi banka? Ünlü Rothschildler'in bankerlik şirketi..
    Bu arada Rothschildler, sahip oldukları ve sözlerini dinlettikleri bütün medyalarda, ki hemen hemen bütün bilinen medyalarda insanların yol açtığı küresel ısınma diye bir propaganda başlattılar. David De Meyer Rothschild bu kampanyayı yönetiyor, her yerde Hz İsa gibi saş sakal hippi havalarında vaizler veriyor..
    Bunlara inanılmaz.
    Bunlar yeni bir vergi düzenleyip havadan para alma çalışmaları. Tabi birde Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki ve Afrika kıtasındaki endüstrileşmeyi böylece kısıtlayıp kontrol altına alacaklar...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  10. #10
    Kalemşör adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2008
    Mesajlar
    2,743
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı erin 16 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Çevre kirliliği konusunda gelişmiş ülkeler tarafından tutarlı hiç bir icraat yapılmıyor.
    Çevre kirliliği bir gerçek tehlike, ancak diğer bütün tehlikelerin ve dünya düzenini idare edenlerin kötü icraatlerinin bir sonucu.
    Çevreyi en çok kirleten ve insanların direkt ölümünede yol açan pis savaşlarını durdurmayı hiç denemezler.
    Onun yerine para topluyorlar, zoraki yeni vergiler icat ettiler..
    Parayla çevreyi düzelteceklermiş..
    Kim inanır bu yalanalara..
    Örneğin küresel ısınma için her uçak seyahati üzerinden vergi alınıyor, düşünün ne kadar büyük bir meblağ bu.
    Bu paralar nereye gidiyor sizce? Nobel ödüllü Al Gore'un başında durduğu bir şirket, oda topladığı paraları bir bankaya koyuyor tabiki..
    Hangi banka? Ünlü Rothschildler'in bankerlik şirketi..
    Bu arada Rothschildler, sahip oldukları ve sözlerini dinlettikleri bütün medyalarda, ki hemen hemen bütün bilinen medyalarda insanların yol açtığı küresel ısınma diye bir propaganda başlattılar. David De Meyer Rothschild bu kampanyayı yönetiyor, her yerde Hz İsa gibi saş sakal hippi havalarında vaizler veriyor..
    Bunlara inanılmaz.
    Bunlar yeni bir vergi düzenleyip havadan para alma çalışmaları. Tabi birde Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki ve Afrika kıtasındaki endüstrileşmeyi böylece kısıtlayıp kontrol altına alacaklar...
    Paranoyaklik ne menem seymis böyle

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •