• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
35 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Duyuru Atatürk'e dil uzatanlara...

    Hıncal Uluç ve Engin Ardıç'ın 'Atatürk' polemiği

    Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç "Atatürk'ün Pasaportu Var Mıydı?" yazısıyla o dönem yapılanları kendi gözünden anlattı. Hıncal Uluç da bu yazı üzerine Engin Ardıç'a ağır bir yazı ile karşılık verdi.


    Önce Hıncal Uluç'un Engin Ardıç'a yanıtı

    Atatürk'e dil uzatanlara...

    Önce biri hafta sonu hiç yüzü kızarmadan saldırdı gene, "Atatürk'ün pasaportu var mıydı" diye.. ..
    Ve çizdiği Atatürk portresine bakar mısınız?.. "Vizyonsuz.. Memur zihniyetli biri.."
    Utanmazlığın ölçüsüne bakar mısınız?..
    Yıkılmış, tükenmiş, bitmiş, işgal edilmiş Osmanlı'nın küllerinden, Avrupa'nın "Hasta Adam" dediği Türkiye'den, modern bir batı cumhuriyeti yaratan adam için çizilen tabloya, aşağılamaya bakar mısınız?..
    "Memur zihniyetli, vizyonsuz!.."
    Bu korkunç kafaya, bu örümcek düşünceye yanıtı, ayni günün gecesi, Rus Kızıl Ordu Korosu muhteşem bir yanıt verdi, tesadüfe bakın bu defa, TİM'de.. Ben ordayım üç kardeşimle, Öcal Serpil ve Kemal'le..
    Salon son koltuğuna kadar tıklım tıklım doluydu ve herkes, Atatürk'ün neler yaptığını anlatan Kızıl Ordu korosuna hem de nasıl coşkuyla eşlik ediyordu..
    "Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
    Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
    Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
    Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız."
    Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
    Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri."
    "Karanlığın üstüne güneş gibi doğmak" nedir bilir misin sen, karanlık adam?..
    O senin memur zihniyetli, vizyonsuz dediğin adam, o yıllarda yepyeni bir devlet, çağdaş, bir cumhuriyet kuruyordu, bir ulusun kaderini değiştiriyor, dünyaya, hele de Müslüman dünyaya örnek oluyordu, öğretmediler mi sana?..
    O vizyonsuz, o "Memur zihniyetli" dediğin adamın dünyadaki itibarını, saygınlığını bilir misin?..
    Efendim "Kimse gelip gitmemiş Türkiye'ye Atatürk zamanında.."
    İngiltere Kralı gelmiş ama, o sayılmazmış.. Çünkü adamın zaten yetkisi yokmuş..
    Birleşik Krallık kralının ülkemize, Atatürk'e gelişini bir formalite sanıyor.. Peki o zaman "Pasaportlu" Abdullah Gül'ün iki günde bir yurt dışına gitmesi, bu ülkede devlet başkanları ağırlaması ne?.. Atatürk'e gelen İran Şahı adam değil de, Gül bugün İran'da ne arıyor peki?..
    Adamın, Atatürk'e saldırma gözlerini öyle karartmış ki, ne dediğini bilmiyor, çelişkiler içinde..
    İngiltere Kralı, İran Şahı, gelmemeliymiş de, kim gelmeliymiş?..
    Hitler, Mussolini, Stalin.. Verdiği örneklere bakar mısınız?.. Hafazanallah.. Bunlardan biri gelmiş olsaydı kazara, bugün kimbilir neler yazardı, düşünebiliyor musunuz?.
    İngiliz Kralı yetkisiz.. Peki yetkilisi, hem de azılı Türk düşmanı Lloyd George ne dedi, hem de Birleşik Krallık Millet Meclisinde..
    "Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi."
    Atatürk uçağına atlayıp Yunanistan'a gitmemişmiş.. Venizelos'la kucaklaşmamış.. Ama Venizelos yenildiği düşmanı Atatürk'ü 1934 yılında Nobel Barış Ödülüne aday göstermiş.. Nasıl olmuş bu peki?.. Vizyonsuz, memur zihniyetli, içine kapanık adamdan başkasını bulamamış mı, Yunan Lideri, "Dünya barışına en hizmet eden kişi" diye seçecek?..
    Atatürk Mussolini'ye gitmemiş. O da Türkiye'ye gelmemiş.. Ama Atatürk'ün süvarileri İtalya'ya gidip, zamanın en büyük binicilik kupasını, hem de Mussolini'nin adını taşıyanını Türkiye'ye getirmişler.. Bu müthiş spor hamlesinin ne manaya geldiğini bilir misin sen?.. O vizyonsuz, memur zihniyetli adamın, o sıralar nasıl bir Türkiye kurmakla meşgul olduğunu anlayabilir misin, bu örnekten yola çıkıp?.. Aklın erer mi?.
    Erer.. Bal gibi erer de işine gelmez söylemek... Sen ve senden yüz bulup hemen ertesi gün Atatürk'e saldıran yamağın da bilir bunları, çok iyi..
    Kilitleyin bilgisayarınızı gene de, size yağan e-mailler geri dönsün tamam mı?.. Yüreğiniz o kadar..
    Bakın, bugün bu köşede, 20'inci Yüzyılın en önemli adamlarının Atatürk hakkında söylediklerinden bir derleme seçtim sizin için.. Okuyun, iyi okuyun ve iki günde bir saldırdığınız, sövdüğünüz, dalga geçtiğiniz Mustafa Kemal Atatürk'ün nasıl bir devlet adamı, nasıl bir deha, Türkiye için nasıl bir şans olduğunu iyi öğrenin..
    Ne yazık ki, sizin için de büyük şans oldu Atatürk!.
    O olmasaydı, bugün bu köşelere oturup bu saçmaları bu kadar özgür yazma imkânınız olur muydu?..

    Cumartesi günü Sabah'ta yayınlanan Engin Ardıç'ın yazısı;

    Atatürk'ün pasaportu var mıydı?

    Atatürk'ün yurt dışına hiç çıkmadığını hep biliriz... Bu, büyük bir erdem olarak pazarlanmıştır: Kendisi hiçbir yere gitmeden herkesi ayağına getirmiş!
    Herkes dedikleri, İran şahı ve İsveç kralı gibi "kıyıdan köşeden" adamlar, bir de İngiliz kralı Edward tabii... Yanında da Mrs Simpson... Ama o da aşkı uğruna kısa bir süre sonra tacı tahtı bırakacağından, bu gezinin bir yararı olmamış.
    Olamazdı da... İngiliz kralı ya da kraliçesi "hüküm sürer ama idare etmez" ... Meclise izinsiz giremediği, seçimlerde oy kullanamadığı gibi, dış politikaya da karışamaz!
    Bunun dışında kim gelmiş Türkiye'ye? Hitler mi, Stalin mi, Mussolini mi, Roosevelt mi, Hirohito mu? Hiçbiri.
    Keşke İspanyol başkanları Alcala Zamora ya da Manuel Azana gelselerdi de, "asi generallere" karşı İspanyol Cumhuriyeti'ne sahip çıkma onuruna kavuşsaydık yahu...
    Ama niçin geleceklerdi? Türkiye önemli bir ülke değildi ki, kendi kabuğuna çekilmiş, yaralarını sarmaya ve Batılılaşma girişimini temele indirmeye çalışan, "dünya sahnesinin önünden çekilmiş" bir ülkeydi... Her türlü Osmanlı mirasını da reddettiği için (borçların bir kısmı hariç!), "beni kendi halime bırakın, karışmayın, bulaşmayın" der gibiydi dünyaya...
    Atatürk'ün yurt dışına hiç çıkmamış olması niçin büyük bir başarı olarak değerlendirilmiştir?
    "Kendi kabuğuna çekilmek, kendi yağıyla kavrulmak" erdem sayıldığı için!
    Bu da memur zihniyeti değilse, memur zihniyeti başka nasıl olur acaba?
    Ve de Atatürk'ün bazı Anadolu kasabalarını dolaşmış olması niçin büyük birer olay gibi pazarlanmıştır? Hele İstanbul'a her gelişi niçin "tarihi gün" sayılmıştır?
    Yani tasavvur edebiliyor musunuz, Hitler'in Stuttgart'a gelişi bayramı, Mussolini'nin Venedik gezisi şenlikleri, Stalin'in Odessa'yı ziyaretinin bilmemkaçıncı yıldönümü kutlamaları... Var mı böyle bir yağcılık?
    Toplum o kadar "donuk", ulaşım o kadar yetersiz durumdaydı ki, bir yerden bir yere gitmek başlıbaşına heyecan verici, serüven gibi bir şeydi o dönemde...
    Keşke bu gibi çarçur gezilerle övüneceğimize, "Atatürk'ün uçağa binip Atina'ya gitmesi ve eski düşmanlarını kucaklaması, Atatürk'ün Cenevre'de yaptığı ünlü Milletler Cemiyeti konuşması, Atatürk'ün tarihi Beyaz Saray ziyareti, Atatürk'ün meşhur Moskova gezisi, Atatürk'ün unutulmaz Paris barış görüşmeleri" gibi hatıralar kalsaydı... Ayıp mı olurdu, günah mı?
    Belki o zaman cumhurbaşkanlarımızın ya da başbakanlarımızın dış gezileri de memurlarımıza ve memur ruhlularımıza küfür gibi gelmezdi!...
    Atatürk hiç yurt dışına çıkmadı dedik, bu hem doğrudur hem yanlış...
    Atatürk yurt dışına çıkmadı ama, Mustafa Kemal çıktı!
    Libya'ya gitti çarpışmaya ama orası yurt dışı sayılmıyordu... Bunun dışında Sofya'ya, Berlin'e ve batı cephesine de gitti görevli olarak, Viyana üzerinden Karlsbad'a da gitti (Karlovy Vary) sağlık nedenleriyle...
    Ama o zamanlar bir "imparatorluk subayıydı" ...
    Hani şu nefret kustukları Osmanlı İmparatorluğu vardı ya, onun ordusunda subaydı.
    1919 yılında ordudan istifa edene kadar bir Osmanlı subayıydı.
    Hadi kim hayır diyecekse desin de alnını karışlayayım!

    http://w9.gazetevatan.com/Ataturke_d...8409/11/Manset

    her fırsatta dıllerınde Ataturk !! nedır bu cekemedıklerı..yanı ılla Ataturkte kusurmu arıyorlar ... tabıkı ınsan olanda kusurda olacaktır...bu engınar kılıklı adam adam olmak ıcın sımdı bu tıp yazılar yazıyor sanırım bır zaman luzumsuz ıslerle ugrasırdı tvlerde...
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Atatürk vizyonsuzmuş, Balkan, Trablusgarb, Çanakkale, Doğu Cephesi, Suriye Cephesinde çarpışan ve Kurtuluş Savaşının Mimarı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Türkiyenin modernleşmesinin en büyük etkeni olan adam vizyonsuz ve memur zihniyetli ise biz ölelim o zaman.
    Önce özalın arka tarafını yalıyordu, sonra cem uzanın şimdi de erdoğan ve tayfasının...
    Bu mesaj en son " 18.03.09 " tarihinde saat 08:01 itibariyle zerocool tarafından düzenlenmiştir... Neden: Usluba uygun olmayan kısım silindi...
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Engin Ardıç önce ANIRSIN.
    Öyle ya Hüseyin diye biri ABD'de başkan olursa istiklalde anırırım dedi.

    Neyse Engin Ardıç zaten bir numaralı AKP yalakası ve bir numaralı Cumhuriyet, Atatürk düşmanı zavallı biri.
    Her yazısında kemalistlere, Atatürk'ü destekleyenlere hakaretler ediyor.
    Hatta Kurtuluş Savaş'ı mücadelesini bile küçümseyecek kadar zavallı birisi.

    Bunların aynısı HAİN vahdettin döneminde vardı.
    Mandacılık isterlerdi.
    Bu mesaj en son " 18.03.09 " tarihinde saat 08:01 itibariyle zerocool tarafından düzenlenmiştir... Neden: Usluba uygun olmayan kısım silindi...

  4. #4
    fetullahh adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-03-2008
    Mesajlar
    826
    Karizma Gücü
    5


    Bu ardıç kuşu Engin'in İngiliz veya Yunanlı olarak Dünya'ya gelişi büyük ATATÜRK tarafından engellendiği için kuyruk acısı vardır ne de olsa, onun için hoşgörmeliyiz bu saralı zihniyetin tebasını.

    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ

  5. #5
    YINE YENIDEN OSMANLI GÜCÜ ottomansoul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-11-2008
    Mesajlar
    1,731
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Aşağıdaki sözleri inkar edecek biri varsa alnını karıslarım;,
    ,
    Atatürk yurt dışına çıkmadı ama, Mustafa Kemal çıktı!
    Libya'ya gitti çarpışmaya ama orası yurt dışı sayılmıyordu... Bunun dışında Sofya'ya, Berlin'e ve batı cephesine de gitti görevli olarak, Viyana üzerinden Karlsbad'a da gitti (Karlovy Vary) sağlık nedenleriyle...
    Ama o zamanlar bir "imparatorluk subayıydı" ...
    Hani şu nefret kustukları Osmanlı İmparatorluğu vardı ya, onun ordusunda subaydı.
    1919 yılında ordudan istifa edene kadar bir Osmanlı subayıydı.
    Hadi kim hayır diyecekse desin de alnını karışlayayım!
    ,
    ,
    Şu engin Engin Ardıça bayılıyorum.
    Tamamen özgür yazabilen bir aydın., Haaaa işin en komik tarafı ne peki? Savunmak çıtır manken avcısı sosyete playboyu eskisine düşmüş vah ki ne vaah

    ,


    Yabancı kültürlere girmek demek,onun hakimiyetine girmek demektir.
    METE'nin oğlu

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    16-03-2009
    Mesajlar
    136
    Karizma Gücü
    0
    Ama niçin geleceklerdi? Türkiye önemli bir ülke değildi ki, kendi kabuğuna çekilmiş, yaralarını sarmaya ve Batılılaşma girişimini temele indirmeye çalışan, "dünya sahnesinin önünden çekilmiş" bir ülkeydi... Her türlü Osmanlı mirasını da reddettiği için (borçların bir kısmı hariç!), "beni kendi halime bırakın, karışmayın, bulaşmayın" der gibiydi dünyaya...

    burada durumu iyi açıklamış.hıncal ve hala o günde kalmaya ısrar etmekteyiz.koca dünyada kendi başımıza kalmak istiyoruz.bunun başarı olduğunu zannetmiyorum.en büyük ülkelerin başkanları bile herkese gidiyor.tabii çıkarları için.demekki bizim çıkarımız yok.hala merak ederim bu musul kerkük nasıl gitti diye.dünyaya kapılarımızı kapatıp içte ve dışta olanları merak etmememiz olabilirmi?niye konu atatürk olunaca konuşamayız?onu belli kalıplar içinde sevmek zorundayız.soran kişilere hakaret yerine mantıklı cevaplar kaynaklarıyla verilse atatürke hizmetmi yoksa hainlikmi etmiş oluruz?bu tür cevaplar vererek yada küfrederek yada hain ilan ederek kimlerin ekmeğine yağ sürülmüş olur?mantıklı cevap verebilecek varmı acaba.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Engin Ardıç da aydın oldu ya sormayın gitsin.
    Yazdıığı seviyesiz ve iki lafından biri küfür olan bu hadsiz ne aydını acaba merak ettim.
    Ve yine her makalesinde Atatürk ve Atatürk'ün devrimlerine kin kusan bu zavallıyı bakıyorumda AKP zihinyeti çok sevmiş.
    Bozacının şahidi şıracı hesabı.

  8. #8
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Bir şiir vardır çok severim.

    Özellikle sonunu...


    İşgaldeki hali sakin unutma,
    Atatürk e dil uzatma sebepsiz.
    Sen anandan yine cikardin amma,
    Baban kimdi bilemezdin ********...


    Demek aramızda babalarının kim olduğunu bilmek istemeyenler var...
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0


    4 Kasım 2007: Engin Ardıç Akşam Gazetesindeki köşesinde, ’Adı Hüseyin olan biri ABD Başkanı olursa Taksim’de anırırım’ diye yazdı.

    Hadİ Engin Ardıç. Bol keseden atıp tuttun! “Obama Başkan olsun eşek gibi anırırım” dedin. Hadi şimdi anır!


    Gerçi her yazısı ile AKP yalaklığı yaparak, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yaparak yeteri kadar anırıyor.

  10. #10
    Uye elbistanli46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2008
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı hobaa tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    4 Kasım 2007: Engin Ardıç Akşam Gazetesindeki köşesinde, ’Adı Hüseyin olan biri ABD Başkanı olursa Taksim’de anırırım’ diye yazdı.

    Hadİ Engin Ardıç. Bol keseden atıp tuttun! “Obama Başkan olsun eşek gibi anırırım” dedin. Hadi şimdi anır!


    Gerçi her yazısı ile AKP yalaklığı yaparak, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yaparak yeteri kadar anırıyor.
    hocam saol, tam o resimi ariyordum ben koyacaktim.

    Ardiç¨önce bir anirsin kaybettigi iddaydan dolayi ...
    [COLOR="Purple"][FONT="Arial Narrow"][I]Muhammed miraç'a vardığı gece,
    Kapıda gördüğü Aslandır Ali..Sen Alisin güzel şah...[/I][/FONT][/COLOR]



    [B][COLOR="Red"]Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ[/COLOR][/B]

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk'e jöle - rakı!
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde topalaliş tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 11.08.11, 18:48
  2. Peygamberimiz(S.A.V.)e,Dinimize dil uzatanlara karşı ankete hayır demek için lütfen!!
    2006 Konuları bölümünde sensation tarafından açılmış
    Yanıt: 27
    Son Mesaj: 25.04.06, 21:22
  3. ADD=Atatürk'e Düşmanlık Derneği
    2005 Konuları bölümünde Kür Şad tarafından açılmış
    Yanıt: 16
    Son Mesaj: 12.09.05, 20:03
  4. Atatürk'e makas!..
    2005 Konuları bölümünde yabancı tarafından açılmış
    Yanıt: 16
    Son Mesaj: 01.06.05, 03:49
  5. bayrağımıza el uzatanlara ne yapmalı?
    2005 Konuları bölümünde PhANDaSia tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 29.03.05, 23:19

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •