• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    22-05-2007
    Mesajlar
    3,150
    Karizma Gücü
    0

    Vahdettin kaçtı mı, kaçırıldı mı? / MUSTAFA ARMAĞAN

    Deniz Baykal şimdi de 'padişahlık' tartışmasını açtı. Ve hatırlatmayı ihmal etmedi: Son padişah bir İngiliz gemisine binerek kaçmıştı! Güya birkaç densizin 'Padişah' dediği Başbakan'a aba altından sopa gösteriyor. Sen de bir darbede soluğu ABD'de alabilirsin, demeye getiriyor. Yanağından oltaya yakalanmış balık gibi çırpınıyor hafızamız. Çırpınarak kurtulacağını sanıyor. Bilmiyor ki, her çırpınışı, iğneyi etine biraz daha batırmaktadır.
    Kendilerini Atatürk'ün yerine koyanlardan bıktık, usandık artık. Onu paravana yapanların her darbeyi nasıl bir soygun filmine dönüştürdüklerini görmekten gına geldi. 27 Mayıs'tan sonra annemin parmağındaki alyansı zorla alanların kendilerini ömür boyu dokunulmaz kılıp tabii senatör ilan ettirdiklerini unutmadık.
    Atatürkçü olduğunu iddia edenlerin, 7 Mart 1924 günkü "Akşam" gazetesinde çıkan şu habere ne diyeceklerini merak ediyorum:
    "Dün, Meclis'teki en mühim hadise, Gazi Paşa'nın parti grubundaki teklifiydi. İsmet Paşa Osmanlı hanedanına mensup kadınların memleketten çıkarılmamasının Meclis ve Cumhuriyet için bir şefkat eseri olacağı hakkındaki onun bu teklifini bildirdi. O anda odanın içinde kasırgalar koptu. Mebuslar masaların üzerine çıkarak:
    - "Olamaz!" diye bağrışıyorlar, bu teklife isyan ediyorlardı. Mebuslara hakim olan psikoloji, merhamete ve şefkate yer bırakmıyordu. İtirazlar gittikçe yükseliyor:
    - "Yalnız sağ olanları değil, ölenlerin kemiklerini bile memleketten atmalı!" sesleri duyuluyordu. Bu durum karşısında Gazi Paşa teklifini geri almıştır."
    Konumuza dönersek, şahsen Sultan Vahdettin'in yurtdışına kaçtığını değil, "kaçırıldığını" düşünüyorum. Çünkü baskılar, tehditler, sarayın çevresinde tabanca atmalar vs. ile zaten İstanbul'da yaşaması fiilen imkânsız hale getirilmişti. Amaç, kendiliğinden kaçmasını sağlamaktı. Fakat nereye?
    Nitekim 17 Kasım 1922 sabah saat 6'da HMS Malaya adlı savaş gemisiyle yola çıktıktan sonra haber alıp Yıldız Sarayı'na gelen Ankara hükümeti temsilcisi Refet (Bele) Paşa'nın, o sırada ağlamakta olan Vahdettin'in yaverlerinden Sadrazam Tevfik Paşa'nın oğlu Ali Nuri Bey'e, "Ağlama Ali Bey, kaçtığı iyi oldu, ya kalsa idi biz onu ne yapardık?"[1] sözü, gerçeği aydınlatmaya yeter. Bir başka deyişle, eğer Halife Vahdettin gitmeyip sarayda kalmış olsaydı, Ankara'nın niyeti düpedüz onu idam etmekti.
    Aynı Ali Nuri Bey'in, oğlu Şefik Okday tarafından yazılan hatıratında babasının ağzından doldurulan bir bant kaydından bahsedilir.[2] Ali Nuri Bey, saraya gelen ve 30 Ağustos Zaferi'ni müjdeleyen raporu okuyunca Vahdettin'in, yaverine zafer haberini birkaç kere tekrarlatarak sevindiğini belli ettiğini anlatır. Hatta o hafta cuma selamlığının, zaferin şerefine Yıldız Camii'nde değil, yanı başında Yavuz Sultan Selim'in yattığı Sultan Selim Camii'nde yapıldığını ve Padişah'ın da halkla beraber o gün İstiklal Savaşı şehitleri için dua ettiğini biliyoruz.
    Dolayısıyla 'bu' Vahdettin'in kaçması için herhangi bir sebep yoktu. Ancak bir gerçek vardı ki, İstanbul'da kalması, işleri daha da zorlaştıracak ve Ankara'ya her halükârda ayak bağı oluşturacaktı. Bu yüzden gitmesi istendi, hatta gitmesinin hayırlı olacağı hissettirildi. Kaçmasına mani olmak için hiçbir tedbir alınmayışı ve kaçtıktan sonra da bundan memnuniyet duyulması anlamlıdır. Zira Padişah İstanbul'da tahtında oturuyor iken, Osmanlı'nın bedeni üzerinde gerçekleşecek "Lozan ameliyatı" kolay olamayacaktı.
    Bir de "Malaya" gemisi meselesi var. Malaya, Malaylar, yani sonradan tek bir devlete dönüşen Malaya adaları birliği demektir ve bu gemi, Malezya Müslümanlarının öz parasıyla yaptırılmış ve İngiliz Deniz Kuvvetleri'ne hediye edilmiştir (o tarihlerde "İngiliz Malayları" denilen doğudaki beş bölge, gevşek bir yapı altında birleşmişlerdi ve İngiltere'nin himayesinde bulunuyorlardı).
    Burada şöyle bir soru akla geliyor: Acaba İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington ile Sultan Vahdettin arasında bir 'gemi pazarlığı' geçmiş miydi? Bunu henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey varsa, o sırada Boğaz'da başka İngiliz gemileri de demirlemiş duruyorken, içlerinden Malezya Müslümanlarının alın terleriyle yapımı finanse edilen geminin Halife hazretlerine tahsis edildiğidir. Nitekim Malaya ile kaçma teklifinde bulunan Harrington, "Durum düzelince memlekete dönerler" diyerek teselli vermiştir. Teselli mi, oyun mu?
    Araştırılması gereken bir nokta bu ise bir diğeri, "İngilizlere sığındı" denilen Sultan Vahdettin'in neden doğrudan doğruya İngiltere'ye (mesela Londra'ya) değil de, önce onların kontrolünde bulunan Malta adasına, sonra da İtalya'daki San Remo'ya gitmiş ve orada beş parasız ölmeyi göze almış olduğudur. Eğer Vahdettin gerçekten de söylendiği gibi İngilizlere "sığınmış" ve hiç değilse onların cazip maddi tekliflerini değerlendirmiş ve Türkiye aleyhine çalışmayı kabul etmiş olsaydı, herhalde bir şekilde ödüllendirilmesi gerekirdi. Bu durumda ise elbette tabutu bakkalın çakalın elinde rehin kalmaz, hacizli cenazesi defnedilemediği için haftalarca ortada kalıp kokuşmazdı.
    [1] Şefik Okday, Osmanlı'dan Cumhuriyete: Padişah Yaveri İki Sadrazam Oğlu Anlatıyor, İstanbul 1988, s. 108.
    [2] Bu bant kaydının şimdi kimin elinde olduğunu bilmiyoruz.

    MUSTAFA ARMAĞAN


    ----------------------------

    Osmanlı Padişahlarından hiçbiri vatanına ihanet etmedi ki Vahdetsin etsin. Saltanatı halkın gözünde kötü göstermek için sürülmüş kara bir leke. Osmanlı tarihi böyle kara lekeler dolu.

    Ben devletimi, milletimi, cumhuriyetmi ve Atatürk'ü seviyorum. Hem de tarihime bir leke kondurman seviyorum.

    TürkForum benim için bitmiştir.







  2. #2
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    Bu adama gerçekelri çarpıtarak En güzel Fantazi üretme ödülü verilmeli.. SEVR anlaşmasının imzalanmasına onay veren ki.( SEVR'e giden heyet başındada RIZA tevfik VARDIR ) PADİŞAHTAN ONAY ALDIKTAN SONRA ANLAŞMAYI İMZALAMIŞTIR.) BİRİNİN LOZAN aNlşamasını daha iyi bir şekilde imzalayacağını ileri sürüyor....
    yani Bu adamalr iyice azıttı.. Kendilerini dinleyenelr alkışlıyor Bunlarda uyduruyor.. VAHDETTİN'İN VE YAKINLARININ ANILARINDA DA KAÇIRILDIĞINA DAİR en ufak bir anektod yoktur.

    Aynı zamanda İngilizler HAİNLERİ sadece Kullanır ve Vatandaşlık vermezler. VAHDETTİN le işleri bitince Yeni Kurulan Türkiye Cumhurieyeti ile aralarını bozmamak İçin vAHDETTİNE VATANDAŞLIK VERMEMİŞLERDİR.. Biraz sağlıklı ve mantıklı düşünürseniz Bunları anlarsınız. ABD kendisine çok SADIK olan İRAN ŞAHI RIZA PEHLEVİYİ bile ülkesinden çıkarmıştır. İşi bitince. Emperyalizme meze olunursa sonuçalrına katlanmakta gerekir.

    Vahdettin bir haindi , kaçmak zorunda kaldı ve sonuda bir Hainin sonu nasıl olması gerekiyorsa o şekilde öldü..
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    22-05-2007
    Mesajlar
    3,150
    Karizma Gücü
    0
    Mustafa filmini izlemişseniz bilirsiniz. Vahdettin Mustafa Kemal'i Anadolu'ya göndermeden önce kendisi bir konuşma yapmıştır bu konuşmayı tekrar gözden geçirin. eğer vahdettin İngiliz taraftarı gibi gözükmese Milli Mücadeleyi desteklemiş olsa ne Atatürk kalırdı ne de kuvvetleri. Milli Mücadelenin güçlenmesinde Vahdettin'in büyük katkısı olmuştur.

    TürkForum benim için bitmiştir.







  4. #4
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Mareşal Çakmak’ın sır gibi sakladığı gerçek

    Araştırmacı-Yazar Vehbi Vakkasoğlu, TİMAŞ Yayınlarından 1990 yılında neşredilen “Son Bozgun” adlı araştırmasının birinci cildinde, Mareşal Fevzi Çakmak’ın ağzından Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya milli mücadeleyi başlatması için gönderdiğini yazar. Hatta Mareşal’in bu olayı uzun yıllar sır gibi sakladığını söyler. Kitapta yer aldığına göre Çakmak Paşa, eşi Fitnat Hanım’a ´Fitnat. Öyle birşey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe bugüne kadarki tutumumuz ve davranışlarımız müsait değil. Mecburum, bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeğe.” Fevzi Paşa’nın Fitnat Hanım’a anlattıkları şöyle yer alır sözkonusu kitapta: “Mütareke senesinde, bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahdettin beni huzuruna kabul etti.

    “Paşa, dedi. Durumu görüyorsunuz. Bu işler anca Anadolu’da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Bana Anadolu’da teşkilat kuracak, memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek Paşaların bir listesini yapıp getirin.”

    Ertesi Cuma, yine selamlıktan sonra huzuruna girip hazırladığım listeyi verdim. Dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır, tane tane konuşmaya başladı:

    “Paşa, Mustafa Kemal Paşa hırsız mıdır?”
    “Haşa Padişahım.”
    “Bir namussuzluğu, ahlaksızlığı var mıdır?”
    “Haşa Padişahım.”
    “Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?”
    “Hayır efendim. O hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir.”
    “O halde bu listeye niçin onun adını yazmadınız?..”

    Hiç düşünmeden cevap verdim:

    “Padişahım, Mustafa Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri Cumhuriyet taraftarıdır.”

    Padişah elindeki kağıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı… Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli İtilaf devletleri (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) gemilerini göstererek:

    “Paşa, Paşa… Bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse Cumhuriyet olsun… Kendine selamla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü Mustafa Kemal Paşa’yı göreceğim.”

    Hiç bir Osmanlı Padişahı vatan haini değildir. Helede Vahdettin hiç değildir.

    Hatta Ülkenin kurtulması için vatan haini damgasını yemeyi göze alacak kadar vatan severdir.
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    22-05-2007
    Mesajlar
    3,150
    Karizma Gücü
    0
    Güzel bir alıntı yapmışsın. Teşekkrüler.

    TürkForum benim için bitmiştir.







  6. #6
    KemalisTurk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2008
    Mesajlar
    365
    Karizma Gücü
    0
    Kacti veya Kacirildi. Mustafa Armagan istedigi kadar yirtinsin. Vahdettin oyle veya boyle Vatana ihanet etmis'tir, Turkiye topraklarin'da kalsa idi Onder Kemal Atatürk'ün emri ile sallandirilirdi. Zaten En Yüce Türk; Atatürk Büyük Nutuk'ta da Vahdettin'in Vatana Ihanet ettigini belirtmis'tir.
    "Hele bir ışıklar sönsün, Hele bir kapansın kapılar
    Sular durulsun,Bıçak atacağım daha 12'den.

    Kısa devre yapsın kalbim
    Ellerim inatla dökülsün cigaraya
    Dağlarda ay büyüsün
    Sular köpürsün
    Sen beni o zaman gör."
    _____________________________________
    Genç Meclis

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Şeyh Said, Kürt devletinin başına bir Türk'ü geçirecekti(Mustafa Armağan)
    Benim Gündemim-Benim Köşe Yazılarım bölümünde PasakLi_Kont tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 02.10.11, 13:07
  2. Vahdettin Hain miydi ?
    2005 Konuları bölümünde CaLaMiTy tarafından açılmış
    Yanıt: 404
    Son Mesaj: 24.11.09, 22:19
  3. Vahdettin’e insaf edin
    2005 Konuları bölümünde corbinus tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 26.07.05, 09:46
  4. Vahdettin hain değil miydi???
    2005 Konuları bölümünde Goldberg tarafından açılmış
    Yanıt: 19
    Son Mesaj: 18.07.05, 21:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •