Milletimizin kurduğu yeni DEVLETİN MUKADDERATINA, MUAMELATINA, İSTİKLALİNE, unvanı ne olursa olsun, HİÇ KİMSEYİ MÜDAHALE ETTİRMEYİZ! (Mayıs 1919)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
************ ********* *********

Burada DIŞ SİYASET'te TAM BAĞIMSIZLIK prensipinden ne anlaşılması gerektiği çok kesin olarak meydana çıkıyor...

ATATÜRK, İSTİKLAL'imize gölge düşürecek herhangi bir karar veya kural şöyle dursun;

MUKADDERAT'ımı za, yani geleceğimize ve MUAMELAT'ımıza, yani kanunlarımıza, uygulamalarımı za, ülke içinden ve dışından kimseyi müdahale ettirmeyeceğini söylüyor!..

Buna ülke içinde görev yapan yabancı ELÇİLER, AJANLAR, GÖREVLİLER, ziyarete gelen YABANCI DEVLET ADAMLARI dahil olduğu gibi; yurt dışındaki MECLİS, KONSEY, KONGRE gibi kurumlar ile YABANCI DEVLET ve HÜKÜMET BAŞKANLARI da dahildir.

Yani "AVRUPA PARLAMENTOSU karar aldı" diye Terör Yasası'nın 8. maddesi değişemez!..

Çünkü bu TÜRKİYE'nin MUAMELAT'ıdır! ..

"Presiden Buşt istedi" diye Irak'a ambargo uygulanmaz.

Çünkü bu TÜRKİYE'nin MUKADDERAT'ı ile ilgilidir...

"Clinton, Bush elimi sıktı" diye Irak'taki CİA ajanı Kürtler TÜRKİYE'ye sokulamaz!..

Çünkü bu TÜRKİYE'nin İSTİKLAL'i, ŞEREF'i ile ilgilidir!..

Bunların hiç biri ATATÜRKÇÜ DIŞ SİYASET ESASLARI'na uymaz, taban tabana zıttır!

Ve tabii şırf bir kaç kuruşluk yardım için AVRUPA BİRLİĞİ'ne köle olunmaz!..

Hatırlanacağı gibi, biz 1963 yılında AET ile bir anlaşma imzaladık.

Onlar anlaşma hükümlerini yerine getirmediler.

Serbest dolaşım hakkını TÜRKLER için uygulamaya koymadılar...

Maastricht anlaşması ile Topluluğa yepyeni bir SİYASİ AVRUPA BİRLİĞİ hüviyeti verdiler, bazı ülkeleri "ÇEKİRDEK AVRUPA" olarak 1. sınıf, diğerlerini 2. sınıf hale getirdiler.

Bizi almıyacaklarını kesinlikle söylüyorlar ama eğer alırlarsa, Doğu Avrupa ülkeleri ve Güney Kıbrıs'tan sonra alacaklar ve 4. sınıf yapacaklar.. .

Buna rağmen partiler, milletvekilleri, aydınlar Gümrük Birliği'ne girmemizi savunuyor.

Neden?..

Çünkü hemen hiç biri bu gerçekleri tam olarak bilmiyor.

Sadece reklamı yapılan kısımdan haberdar ve o yüzden savunuyor!..

Konuyla yakından ilgilenmemize rağmen, biz dahi Suat İlhan'ın makalelerini okuyuncaya kadar pek çok hususu bilmiyorduk.
(Bak Gümrük Birliği veya Sömürge Anlaşması, Yeni Forum Dergisi sayı 308, Ocak 1995/ Gümrük Birliği Kararında Anayasa İhlali, Y. Forum sayı 309, Şubat 1995)

Suat İlhan diyor ki:

- TÜRKİYE 1963'de AET'yle aslında TAM ÜYELİK anlaşması imzalamıştı!..

Ancak şimdi TÜRKİYE'nin Polonya, Macaristan, Çekya, Romanya, Bulgaristan, G. Kıbrıs, Malta'dan sonra, belki Kuzey Afrika ülkeleri ile birlikte 2010 yılında üye olabileceği, en yetkili ağızlar tarafından dile getiriliyor. ..

Öyleyse Gümrük Birliği'nin bir aşama olarak düşünülmesi yanlıştır!

Ayrıca Maastricht Anlaşması ile bir çok EGEMENLİK hakkını AVRUPA BİRLİĞİ üstlenmektedir.

Bu "HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR!" esasına ters olduğu gibi; Gümrük Birliği'ne girersek, AB'ye üye olmadığımız halde onların kararlarını uygulamak zorunda kalacağız!..

GÜMRÜK BİRLİĞİ anlaşması TAM ÜYELİK HAKLARINI VERMEDEN pek çok KÜLFET YÜKLEYECEK, TÜRKİYE pazarını Avrupalılar'a açacak, SİYASİ BAĞIMSIZLIK ve SERBESTLİK imkanı kalmıyacak, ayrıca TÜRKİYE, Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkeleri ile istediği ticaret ve ilişkileri sürdüremiyecektir! ..

Gördünüz mü?..

Avrupalılar bizi önce TAM ÜYE olmamıza rağmen, sonradan "olmadı, saymayız!..

Yeniden müracaat et" deyip kazıklamışlar!. .

Sonra "şunları şunları yap, ki Gümrük Birliği'en alalım," demişler, bir kere daha kazıklamışlar.

Daha sonra üye olmadan Gümrük Birliği'ne girdiğimiz için biz onların şarntlarına uymuşuz ama, onlar vermeleri gereken yardımı askıyı almışlar, bir kere daha kazıklamışlar!. .

Bizimkiler de hâlâ:

"EĞER BİR AY İÇİNDE BÜTÜN TAAHHÜTLERİMİZİ YERİNE GETİRMEZSENİZ, TÜRKİYE'Yİ 2009 İÇİNDE ÜYE YAPACAĞINIZI AÇIKLAMAZSANIZ, ÇEKİLİYOR VE GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASINI İPTAL EDİYORUM!" diyecek kadar bile cesaret sahibi değiller!

Bu mu "Atatürkçü, haysiyetli" dış politika?..
Yuh olsun ervahınıza!.