• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
58 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Fakırın onuru ayaklar altında !!!

    Degerli formcular;

    Bilindigi gibi Islamin sartlarindan biri ZEKATTIR.Kuranin bir cok yerinde "zekat verin" seklinde emir veren ayetler vardir.Zekat muessesesi Kuranda olan yeni birsey degildir.Nitekim Kuran Isanin zamaninda (Meryem suresi 31.ayet)

    "Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti."

    Hz Ismail zamaninda (Meryem suresi 55.ayette)

    Halkına namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi. ve Hz Ibrahim zamaninda (Enbiya suresi 73.ayet)

    Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi

    bu ayetlerden de anlasilacagi uzerine zekat kuranin getirdigi bir olusum degildir.Bunu Kuranda tastik ve onaylamistir.O bakimdan bu kopyalanmis olay iyibirsey olsa bile care DEGILDIR.Tam aksine parazit bir yasam bicimi ve insan onuru kirici bir olaydir.Yani kisacasi bu Muhammed zamaninda ortaya atilmis bir olay degildir.Bilginize.

    Ozellikle Kuranda zekat konusunda farkli gordugum ayetler uzerinde duracagim.

    Tevbe Suresi 103 .ayet ;
    103. Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir.
    deniliyor.

    Bu ayet zekatin farz oldugunu belirtmekle birlikte,onun kisye kazandirdigi manevi mukafatlardan soz etmektedir.Ayrica Muhammede "zekati verenlere icin dua et" seklinde oneride bulunuyor.Yani TEHDITSIZ bir sekilde olaya yaklasiyor ve insanlari yumusak bir uslupla goreve cagiriyor.Bu ayetin benzerlerini Sebe Suresi 39.ayettede goruyoruz ,bu yumusak uslup ne oluyorda assagda verecegim ornak ayetlerde tehdit ve zorlamaya donusuyor.Odemeler gecikince acaba birilerinin cani mi sikiliyor ?

    TEVBE Suresi 34-35 .ayetlerinde olay cok farkli olmaya basliyor.

    34. Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!

    35. (Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki): "İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!"



    Ayni anlam farkli bir tehdit bicimiyle Al-i Imran Suresi 180.ayetinde su sekilde dile getiriliyor.

    180. Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır

    Kurana gore "Allah bir kisim insanlari zengin,bir kisim insanlarida zenginlere usaklik yapsin diye yaratmistir"(Zuhruf suresi 32.ayet) aramayin vereyim aynen soyle ;

    32. Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.


    Kuran oyle bir formul oneriyor ki ,fertler arasinda esitlik saglamak mumkun degil.
    Bu yol hem fakir icin care degil (cunku onlara parazit gibi bir yasam oneriyor) hemde gercekten inanan bir Musluman zengin icin pek ideal bir yol degil.Cozum varken neden birileri calisip uretirken , avuc acan insanlarla paylasmak zorunda kalsin.Dolayisiyla, madem ki insanlarin yatak odalarina kadar mudahale eden bir Allah var ve herguce sahip o zaman herkezin uretken olmasini saglayan insani bir formul onermesi gerekmiyor mu ?

    Fakire sadaka vermekle ilgili En'am Suresi 160.ayetinde ". Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır" deniliyor.Kuranda bir cok yerde insanlar sadaka vermeye tesvik ediliyor.
    Zaten insanlar bu gibi yaklasimlarla uyusturularak,gunumuzde dini kurumlar bu kadar guclenebiliyor.
    Bunu biliyormuydunuz ? Cok zengin bir insan "egitim vakfi veya Mehmetcik vakfina " bagista bulundugu zaman bu bagislari vergilerinden dusemezken,dini kurumlara yaptigi (tabi bununla beraber Kizilay ve darulacizede var) bagislari VERGILERINDEN DUSEBILIYOR.

    Inananlar farkinda olmadan bu yollarla soguslenmeye devam ediliyor.Dindar uckagitcilarin bir anda kalkinmasinin en buyuk sebebide bu yoldur.Yani devlete verecekleri vergileri "kendi kurduklari vakiflara bagislayarak" devleti dolayisiyla seni-beni soyarlar ve sonra baska bir yolla bu paralari tekrar ceplerine indirirler.Sonra da beni ZEKAT VE SADAKA vermeye tesvik ederler.Tabi CENNET vaadleriyle.



    saygilar.



    .

  2. #2
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Türkiyede şeriat düşmanları biz şeriat istemezük demese böylece müslümanım diyen insanlardan Allah'ın namazla beraber Kuranda sürekli emredilen ,namaz gibi İslamın yapı taşlarından en önemlisi olan zekat toplansa Türkiyede fakir insan kalmaz.( tabi bu arada müğnafıklarda ortaya çıkar )

    İsteyen otursun küçük bir hesap yapsın.Fakat hesap yaparken unutmasın Zekat sermaye üzerinden alınır .

    Dürüst bir şekilde bunu biraz olsun düşünen bir insan yukarıdaki yazının ne kadar saçma olduğunu anlar.


    İnanmayan zekat veya sadaka vermesin.O onun kendi bileceği iş.Zekatı veya sadakayı veren kişiyede karışmasın.Zekatı veya sadakayı veren kişi mükafatını ondan değil Allah'tan bekliyor.



    selam ve dua ile,

    .
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    [QUOTE]
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    [B]Türkiyede şeriat düşmanları biz şeriat istemezük demese böylece müslümanım diyen insanlardan Allah'ın namazla beraber Kuranda sürekli emredilen ,namaz gibi İslamın yapı taşlarından en önemlisi olan zekat toplansa Türkiyede fakir insan kalmaz.( tabi bu arada müğnafıklarda ortaya çıkar )


    Sen o zaman bir delikanlilik yapip "SERIHAT ISTERIZ !! YIKILSIN BU ATATURK CUMHURIYETI!!" diye bagarsana, goreyim senin erkekligini.Kussana icindekileri yobaz !!!

    "Seriat istemeyiz" dedik diye bizi sucluyorsun ha...Seriatla yonetilen ulkelerdeki rezillikleri gormuyormusun ? Ha tabi gene ayni palavra "dunyada kimse gercek manada seriati bilmiyor" bir tek sen biliyorsun demi yobaz !



    İsteyen otursun küçük bir hesap yapsın.Fakat hesap yaparken unutmasın Zekat sermaye üzerinden alınır .
    Biz nereden alindigini degil ,nerelere verildigini tartisiyoruz !Kimlerin onurlari ayak altina alinarak dagitildigini ve bu rantdan kimlerin nemalandigini konusuyoruz.Bu konuya ilk sen atladigina gore seni bayagi rahatsiz ettik sanirim.

    Dürüst bir şekilde bunu biraz olsun düşünen bir insan yukarıdaki yazının ne kadar saçma olduğunu anlar.
    Yukaridaki yazimin tamamini insani bir duyguyla okuyan ,benim ne demek istedigimi anlar.
    Fakat senin ilk paragraftaki ilk satirlarini okuyan bir insan senin kafandaki orumcek aglarini hemen fark eder.


    İnanmayan zekat veya sadaka vermesin.O onun kendi bileceği iş.Zekatı veya sadakayı veren kişiyede karışmasın.Zekatı veya sadakayı veren kişi mükafatını ondan değil Allah'tan bekliyor.

    Ben insanlara balik verilmesinden yana degilim ,balik tutmayi ogretilmesinden yanayim.Ama bu sizin isinize gelmez ,cunku siz obur tarafta bir kac huriye daha fazla sahip olabilme amaciyla garibanlari kullanmaya devam edersiniz.Cunku Allahin baska verdigi bir mukafat yok.


    .

  4. #4
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    şimdi benim burda anlamadığım nokta zekatın neresinin eleştirildiği. Cidden anlamadım. Vermesin mi diyorsunuz yani zengin fakire? fakir olanda otursun çalışsın mı? e zaten öyle... (çalışsın kısmı)
    Hz. Muhammed zamanında dilencilik (sizin deyiminizle parazitlik) yapan bir adamı azarlamış ve dilenciliğin yol olmadığını anlatmıştır. Adam, peki ne yapayım elimden birşey gelmiyorki dediği zaman da, ona odun kesmesini öğretmiş ve bunları satarak para kazanmasını söylemiştir.

    İslam zaten demiyorki bir taraf çalışsın öbür taraf yatsın ama dünya hali, ne kadar çalışsanda yardıma ihtiyacın olabiliyor. bunun içinde belli bir zenginliğin üzerinde olanların mallarının 1/40 ının ihtiyaç sahiplerine verilmesi isteniyor.

    Eleştirdiğiniz kısım nerede burada anlamadım, daha açık yazarsanız bende daha açıklayıcı bilgi verebilirim

    -Kuran oyle bir formul oneriyor ki ,fertler arasinda esitlik saglamak mumkun degil.
    Bu yol hem fakir icin care degil (cunku onlara parazit gibi bir yasam oneriyor) hemde gercekten inanan bir Musluman zengin icin pek ideal bir yol degil.Cozum varken neden birileri calisip uretirken , avuc acan insanlarla paylasmak zorunda kalsin-

    Eleştirilen kısım bu ise zaten fertler arasında eşitlik nasıl sağlanacak? zengin olan fakire yardım ediyor işte ki bu yardımda zengini göçertmez (yani birileri calisip uretirken , avuc acan insanlarla paylasmak zorunda kalmak gibi bir durum söz konusu değil. zaten kırkda bir) ancak fakire oldukça yardım edilebilir bu para ile

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Alla Turca tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    şimdi benim burda anlamadığım nokta zekatın neresinin eleştirildiği. Cidden anlamadım. Vermesin mi diyorsunuz yani zengin fakire? fakir olanda otursun çalışsın mı? e zaten öyle... (çalışsın kısmı)
    Hz. Muhammed zamanında dilencilik (sizin deyiminizle parazitlik) yapan bir adamı azarlamış ve dilenciliğin yol olmadığını anlatmıştır. Adam, peki ne yapayım elimden birşey gelmiyorki dediği zaman da, ona odun kesmesini öğretmiş ve bunları satarak para kazanmasını söylemiştir.

    İslam zaten demiyorki bir taraf çalışsın öbür taraf yatsın ama dünya hali, ne kadar çalışsanda yardıma ihtiyacın olabiliyor. bunun içinde belli bir zenginliğin üzerinde olanların mallarının 1/40 ının ihtiyaç sahiplerine verilmesi isteniyor.

    Eleştirdiğiniz kısım nerede burada anlamadım, daha açık yazarsanız bende daha açıklayıcı bilgi verebilirim

    -Kuran oyle bir formul oneriyor ki ,fertler arasinda esitlik saglamak mumkun degil.
    Bu yol hem fakir icin care degil (cunku onlara parazit gibi bir yasam oneriyor) hemde gercekten inanan bir Musluman zengin icin pek ideal bir yol degil.Cozum varken neden birileri calisip uretirken , avuc acan insanlarla paylasmak zorunda kalsin-

    Eleştirilen kısım bu ise zaten fertler arasında eşitlik nasıl sağlanacak? zengin olan fakire yardım ediyor işte ki bu yardımda zengini göçertmez (yani birileri calisip uretirken , avuc acan insanlarla paylasmak zorunda kalmak gibi bir durum söz konusu değil. zaten kırkda bir) ancak fakire oldukça yardım edilebilir bu para ile

    Bak degerli kardesim yurt disinda yasiyorum ve inan burada dilenen bir insan gormen icin gidebilecegin tek yer Banglades,Pakistan ve Turklerin yasadiklari semtler.Simdi sen bana Muhammedin dilenene odun kesmesini ogreterek mi insanlari calismaya sevk ettigini anlatiyorsun.Bu Islam ulkelerindeki yerlerde surunenleri gormuyormusun ?Ve bunlar bu yukaridaki ayetlerden guc alarak yapiyorlar bu isleri.
    Ben sana sadaka ve zekatla ilgili Kuranda gecen ayetleri yazdim sen ne anlatiyorsun guzel kardesim.!
    Bu "Deniz Feneri " gibi insanlari dolandirma sistemlerinin hangi ayetlerden cesaret aldiklari apacik ortadayken sen neyin mudafasini yapacaksin ,hangi konuda bilgi vereceksin ?

    saygilar
    Bu mesaj en son " 23.03.09 " tarihinde saat 21:23 itibariyle barristor tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    iyide uygulamadaki hatada dinin ne gibi bir sorumluluğu var?

    kanma o zaman. aklını kullan kanma. Allah sana akıl vermiş kullansana onu. ve evet ben sana Hz. Muhammed'in dilenene odun kesmesini ogreterek, onu (ve ders alacak olan diğerlerini) çalışmaya sevk ettigini anlatiyorum.

    Sünnet ders almadıktan sonra ne işe yarar? okuyacaksın, ders alacaksın.

    İslamda dilenmek gibi bir durum söz konusu değildir. tam aksine İslam diyorki çalışın. bilim öğrenin kendinizi geliştirin.

    Eeee sen bunu yapma, sonra dilen veya parayı ver tanımadığın kurumlara kuruluşlara sonra niye böyle oldu de.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Alla Turca tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    iyide uygulamadaki hatada dinin ne gibi bir sorumluluğu var?
    Arkadas sen benimle kafa yapmaya mi calisiyorsun,sana konu basliginda ayetler verdik,bu uygulamayi yaptiran dinlerdir dedik ve bunlari kanitlariyla onune koyduk.Uygulama aynen aslina uygundur.Hata sizin kivirma cabalarinizda.


    kanma o zaman. aklını kullan kanma. Allah sana akıl vermiş kullansana onu. ve evet ben sana Hz. Muhammed'in dilenene odun kesmesini ogreterek, onu (ve ders alacak olan diğerlerini) çalışmaya sevk ettigini anlatiyorum.

    Ben zaten kansaydim sizin tarafta olurdum, ben sizi uyariyorum kanmayin bu arap bedevilerine diye.


    Sünnet ders almadıktan sonra ne işe yarar? okuyacaksın, ders alacaksın.
    Ya biz bir hadis verdigimiz zaman bizden elli tane kaynak istersiniz ama biz sizin salladiginiz butun sunnetlere inanmak durumundayiz degil mi?Ver bakalim su oduncu hadisinin kaynak ve goruntulerini de inanalim.Ve ders alalim.Oyle iskembeden sallamakla dinlerden ders cikarilmaz.


    İslamda dilenmek gibi bir durum söz konusu değildir. tam aksine İslam diyorki çalışın. bilim öğrenin kendinizi geliştirin.

    Islamin yani Kuranin icindeki pek cok ayet calisin der ama obur taraf ve Allah icin calisin der,rizik icin degil.Istersen ornek ayetler vermeye basliyayim ,hemde sallamadan KURANDAN ;

    CUMA SURESI 9-10.AYETLER

    9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

    10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    Bak gordun mu isi-gucu birakin ibadete kosun diyor.Namaz bitincede dagalin ve rizkinizi Allahtan isteyin diyor.Kisi calisirsa rizki artar veya calismazsa rizki azalir diye bir ifade yok.Bazi calismayi oneren ayetlerin oldugunu kabul etsek bile bunun aksini soyleyen ayetleri ne yapacagiz.?


    Eeee sen bunu yapma, sonra dilen veya parayı ver tanımadığın kurumlara kuruluşlara sonra niye böyle oldu de.

    Guzel kardesim bunlari size soyleyen bizleriz ,lutfen, bizi bu cemiyetlere bagislarda bulunan kozalaklarla bir tutma ve bize fatura cikarmaya calisma.


    saygilar

  8. #8
    gürgen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2008
    Mesajlar
    373
    Karizma Gücü
    4
    [SIZE="3"]Sadakat ve ihlas kadar önemli bir diğer mümin vasfı da,

    tesanüttür (kardeşlik, dayanışma, birliktelik).

    Kuran'da bildirilen hükme göre,
    tüm müminler birbirlerinin kardeşidirler.
    Onlar aynı yola uymuş, aynı kitaba tabi olmuş, aynı hedefe sahip, aynı duyguları taşıyan insanlardır.

    Dolayısıyla aralarında büyük bir sevgi ve dayanışma bulunur.

    Allah, bu durumu şöyle tarif etmektedir:

    Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. (Saf Suresi, 4)

    tesanüd içinde Allah yolunda cehd etmek (çaba harcamak) kesin bir emirdir.

    Al-i İmran Suresi 103'de şöyle denir:

    Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi, 103)

    Müminler güzel ahlaklıdırlar, mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar.


    Bu yüzden de tesanüd müminler arasında doğal bir şekilde oluşur.

    Ancak bu konuda yine de dikkat edilmesi gereken yönler vardır.

    Çünkü müminlerin yapabileceği çeşitli yanlışlar, bu tesanüdün zedelenmesine ve müminler arasında soğukluk yaşanmasına neden olabilir.

    Bu yanlış hareketlerin nedeni,

    müminlerin davranışlarını gaflet anlarında etkileyen

    nefstir.


    Mümin fedakar, hoşgörülü ve sıcaktır;

    ama herkeste nefs bulunur ve insan dikkat etmezse bazen nefsine uyabilir.


    Kıskanç, bencil ve hırslı olanın nefsine uyması ise, bu kötü hislerin mümine etki etmesi demektir.

    İşte bu yüzden

    Kuran, müminleri tesanüd konusunda son derece dikkatli olmaları için uyarmaktadır.

    Madem şeytanın insandaki tezahürü olan nefs,

    insanı yanıltabilmektedir,

    öyleyse karşıdaki
    müminin

    nefsini harekete geçirecek bir üslup kullanılmamalıdır.

    Bu yönde Kuran'ın bir emri şöyledir:

    Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)

    Ayette bildirilen emir,

    tesanüdün sağlanması açısından son derece önemlidir.

    Birincisi,

    müminlerin birbirlerine karşı sürekli olan en güzel hitap şeklini

    (yalnızca güzel değil, "en güzel")

    kullanmaları emredilmektedir.

    İkincisi, şeytanın bir özelliği açığa vurulmaktadır:

    Şeytan,
    insanların ve özellikle de müminlerin


    arasını bozmak için uğraşmaktadır.[/SIZE]
    HADİSİ ŞERİF
    “Mü’min olmadan cennete giremezsiniz.
    Birbirinizi sevmedikçe mü’min olamazsınız;
    Ey Allâh’ın kulları, kardeş olunuz!..”

  9. #9
    Alla Turca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2006
    Mesajlar
    562
    Karizma Gücü
    7
    sanırım dalga geçmekte olan sizsiniz buyrun kaynak,

    "Sizden birinizin bir kucak odun toplaması, sonra o odun demetini sırtına yüklenip satması, kendisi için verecek, yalnız vermeyecek bir kişiye gidip istemesinden elbette çok daha hayırlıdır. " (Müslim, Zekât, 107).

    Buda İslam'ın bahsedilen dilencilikle ilgili (yani meslek haline gelen) ne söylediği


    Peygamber Efendimiz, (s.a.s.) meslek hâline getirilen dilenciliği şerefsizlik saymış ve şöyle buyurmuştur:

    "Sizden bazıları dilenmekten asla vazgeçmez. En sonunda kıyamet gününde bu ******** kişi, yüzünde bir et parçası kalmaksızın Allah'a kavuşur" (Müslim, Zekât, 103).

    ayrıca vermiş olduğun Cuma suresi 9 ve 10. ayetler kesin bir şekilde iddia ettiğinizle alakasız

    Bakınız;
    9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

    10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    şimdi eğer siz bunu gerçektende, Allah icin calisin, rizik icin degil şeklinde yorumluyorsanız gerçektende dalga geçiyorsunuz demektir.

    bir kere ayetlerde çalışmakla, rızkla alakalı bir şey yok, diyorki cuma ezanı okunduğunda işinizi bırakın, çünki neden? cumanın cemaatle kılınması farzdır, işine dalarda oyalanırsan cemaati kaçırırsında ondan.

    Zaten Hz. Muhammed'in dilencilikle ilgili sözlerini yazdım.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Alla Turca tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sanırım dalga geçmekte olan sizsiniz buyrun kaynak,

    "Sizden birinizin bir kucak odun toplaması, sonra o odun demetini sırtına yüklenip satması, kendisi için verecek, yalnız vermeyecek bir kişiye gidip istemesinden elbette çok daha hayırlıdır. " (Müslim, Zekât, 107).

    Buda İslam'ın bahsedilen dilencilikle ilgili (yani meslek haline gelen) ne söylediği


    Peygamber Efendimiz, (s.a.s.) meslek hâline getirilen dilenciliği şerefsizlik saymış ve şöyle buyurmuştur:

    "Sizden bazıları dilenmekten asla vazgeçmez. En sonunda kıyamet gününde bu ******** kişi, yüzünde bir et parçası kalmaksızın Allah'a kavuşur" (Müslim, Zekât, 103).

    ayrıca vermiş olduğun Cuma suresi 9 ve 10. ayetler kesin bir şekilde iddia ettiğinizle alakasız

    Bakınız;
    9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

    10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

    şimdi eğer siz bunu gerçektende, Allah icin calisin, rizik icin degil şeklinde yorumluyorsanız gerçektende dalga geçiyorsunuz demektir.

    bir kere ayetlerde çalışmakla, rızkla alakalı bir şey yok, diyorki cuma ezanı okunduğunda işinizi bırakın, çünki neden? cumanın cemaatle kılınması farzdır, işine dalarda oyalanırsan cemaati kaçırırsında ondan.

    Zaten Hz. Muhammed'in dilencilikle ilgili sözlerini yazdım.



    Ya guzel kardesim sen istedigin kadar dilenme ve calis ,genede riziklari Allah vermiyormu ?
    Yani calismak veya dilenmek senin elinde olan birsey mi ?Bence tabiki bizim elimizde ama senin dinine gore DEGIL!!

    Yani Islamda istedigin kadar calis ,cabala ama riski veren Allah oldugu icin ve bu taksimati Allah yaptigi icin insanlarin calismasina ve dilenmemesine engel hic bir ayet yoktur.Kadercilik bu dinin temeli olduguna gore her insan (bu kitaba inanan her insan) istedigi kadar calissin (rizik bakimindan) sonunda basariya ulasmasi mumkun degildir.Tabi Allahiniz istemedigi surece.
    Japonya ve iskandinav ulkeleri insanin aklina gelince ne kadar hakli oldugunuz ortaya cikiyor.Hele 1400 senedir alinlarini secdeden kaldirmayan Araplarida dusununce hakliliginiz bir kez daha gun yuzune cikiyor.
    Ne kadar calisirsan ,calis bu assagda verdigim ayetleri gorunce Allahin zengin ve fakir arasinda ne kadar adil oldugunu goruyoruz.Yani dilenenle ,sadaka veren arasinda

    RAD SURESI 26. AYET
    ISRA SURESI 30.AYET
    ANKEBUT SURESI 62.AYET
    RUM SURESI 37.AYET
    ZUMER SURESI 52 AYET
    SEBE SURESI 36.AYET
    SEBE SURESI 39.AYET

    Bu ayetlerin hepsinde "rabbi diledigine bol,diledigine az rizik verir " deniliyor ,dolayisiyla sen elinden gelen butun gayreti goster genede fakirlikten kurtulman mumkun degil.Nerde kaldi simdi ALLAHIN adaleti.

    Hadisle ilgili yaptigin arastirmaya da tesekkurler.Ama buldugun hadis hicbir zaman ZUHRUF SURESI 32.AYETINI ortmeye yetemez.Adil olan Allahin, insanlari,insanlara nasil usaklik ettirdigi KURANDA acik ve net bir sekilde duruyor.

    saygilar

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •