Halkımız; iş başına gelen iktidarlar tarafından kazıklanmaya o kadar alışmıştır ki, akaryakıtın, rafine çıkış fiyatına göre, yüzde bilmem kaç oranında zamlı ve fahiş fiyatlarla satılmasını, bugün artık, Avrupa Birliğine girme iddiasındaki ülkemiz vatandaşı için lüks olmaktan çıkan motor hacmi düşük otolardan dahi, diğer vergiler bir yana, %37 gibi fahiş bir oranda ÖTV alınmasını hiç sorgulamazlar.
Arada bir basında, akaryakıt ve otomotivden alınan ve doğrudan perakende satış fiyatlarına ve dolayısıyla tüketiciye yansıyan vergilerin fahişliğini dile getiren haberlere yer verilse de, bu konuda şerbetli olan ve kazıklanmayı kader olarak kabul eden halkımız, bu haberlerden hiç etkilenmezler, gülüp geçerler ve seçim zamanı geldiğinde de, tıpış, tıpış sandığa giderek kendilerini kazıklayan iktidarlara güvenlerini tazeleyerek, kazıklanmaktan duydukları memnuniyeti ortaya koyarlar.
Zira, iktidarlar, fakir halkımızı, bu fahiş ve haksız vergi yükünün kaçınılmaz olduğuna inandırmışlardır.
AKP iktidarı;
Küresel kriz ile birlikte piyasalarda baş gösteren durgunluk sonucunda ihracatın ve iç tüketimin azalmasına bağlı olarak, diğer sektörlerde olduğu gibi, otomotiv sektörünün de dar boğaza girdiğini, elinde biriken stoklar nedeniyle, işçi çıkarmalarının ve üretime ara vermelerin başladığını, oto yan sanayisinin de krizden çöktüğünü, daha önemlisi, otomotiv sektöründen hazineye giren tatlı vergi payının önemli derecede düştüğünü görünce, çıkardığı bir kararla, 15.6.2009 tarihine kadar geçerli olmak üzere, bazı ürünlerin ÖTV' lerinde geçici olarak indirimlere gitmiş ve binek otolarda %37 olan ÖTV oranını %18'e indirmek zorunda kalmıştır.
AKP iktidarının 1600 cc ve altındaki binek otoların çok fahiş olan ÖTV oranını üç ay süreyle %18'e indirmesi, hemen etkisini göstermiş ve görsel ve yazılı basında yer alan haberlere göre, bu piyasada ciddi bir canlanma görülmüştür.
Biz,ekonomist değiliz ama, bu canlanma sonucunda, otomotiv sektörünün, biriken stoklarını eritecek olması nedeniyle, ara verdiği veya yavaşlattığı üretimini yeniden normale döndürecek, buna paralel olarak işçi çıkarmalarına son verileceği için, zaten fazla olan işsizler ordusundaki büyüme azalacak, otomotiv yan sanayisi de canlanacağı için, bu sektör de ekonomiye pozitif katkı sağlayacak, en önemlisi, hazinenin bu sektörden beklediği vergi, oransal olarak azalmasına karşın, miktar olarak büyük oranda artacaktır.
Hani, ekonomide ve ticarette bir söz ve yöntem vardır, “sürümden kazanma” şeklinde.
Az kazananlar, çok kazanan ticaret erbabına, biraz hayranlık ve biraz da kıskançlıkla sorarlar ya; “ aynı işi yapıyoruz ama, nasıl oluyor da siz daha çok kazanıyorsunuz” ? Diyerek.
Çok kazanan da cevap verir. “Kardeşim, ben sürümden kazanıyorum”.
Ne güzel bir uygulama ve cevap değil mi?
Siyasal iktidarlar, bu prensibi niçin uygulamazlar anlamıyorum.
Ticaret Bakanı, “iç piyasamız otomotiv açısından aç” diyerek açıklama yapıyor. Arkasından da, otomotivdeki ÖTV indiriminin üç ay ile sınırlı olduğunu, bu uygulamanın 15.6.2009 tarihinde sona ereceğini ve bu sürenin kesinlikle uzatılmayacağını, alıcıların da satıcıların da buna göre acele etmelerini söyleyerek, oto satıcısı firmalara ve oto alıcılarına adeta gözdağı veriyor.
Bakanın bu tehditkar konuşması, ne kadar ayıp, saygısız ve yakışıksız. Sanki, AKP iktidarının bu uygulaması ile oto satıcılarına ve alıcılarına bir lütufta bulunmuş görüntüsü verilmeye çalışılıyor. Bunun için kıymetini bilip acele etmeliymişiz.
İşin aslı hiç de öyle değil. Kimse halkımızı enayi sanmasın. En başta AKP iktidarı olmak üzere, hiç kimse, bu ÖTV indirimini, halkın daha kolay ve ucuz otomobil sahibi olmasını sağlamaya ve bu suretle fakir halkımıza AKP iktidarı tarafından sağlanmış bir kıyak olarak değerlendirmeye kakmamalıdır.
İşin gerçeği; AKP iktidarı, durgunluk nedeniyle azalan vergi gelirleri sebebiyle, bütçenin daha bugünden açık vermesi, işçi çıkarmalarıyla esasen had safhada olan işsizliğin daha da artması nedeniyle zorlanarak paniğe kapılmış, aklını başına toplayarak, kendi iktidarının geleceği için bu tedbirleri almak zorunda kalmıştır.
AKP iktidarı, bu ÖTV indirimi ile Otomotiv sektöründeki satış ve üretimdeki durgunluğu üç ay süreyle canlandırarak, azalan vergi gelirlerini artırmak, artan işçi çıkarmalarının ve her geçen gün çoğalan işsizliğin önüne geçebilmek, akaryakıt satışlarını ve buradan gelen vergileri çoğaltmak, çöken oto yan sanayisini canlandırmak ve iktidarı için çalan tehlike çanlarının sesini bir süre kısabilmek ve günü kurtarmak amacıyla böyle bir uygulamayı üç ay süreyle yürürlüğe koymuştur.
Biz, fahiş vergilerle bugüne kadar daima kazıklanan vatandaşlar olarak;
AKP iktidarından, az ama sürümden kazanan tüccar zihniyetiyle, ekonomiyi daima canlı tutacak, üretimi artıracak, işsizliği azaltacak, vergi gelirlerini artıracak olan bu tür uygulamaları, her sektörde ve on iki aya yayan, sürekli ve kalıcı bir şekilde sürdürmesini bekliyoruz.
Bir otodan %37 oranında fahiş ÖTV alıp oto maliyetini yükselterek satışlarda durgunluk yaratıp, üretimin kısıtlanmasına, işçi çıkarmalarına, azalan satışlara paralel olarak vergilerde azalmalara, işsizliğin artmasına yol açan uygulamaların akılcı olmadığı, artık görülmelidir.

kaynak