• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-04-2009
    Mesajlar
    12
    Karizma Gücü
    0

    $iddetsizlik: Ahmet Altan

    Şiddetsizlik


    İnsanın “şiddeti” keşfetmesi hiç gerekmedi herhalde.

    Doğal davranış biçimi olarak zaten içinde vardı.

    Mağarasını ya da kadınını elinden almak için birisinin kafasına taşla vuran mağara adamından, atom bombası patlatarak yüz binlerce insanı öldüren toplumlara kadar “şiddet” varlığını hep aynı doğallıkla sürdürdü.

    Şiddeti hiç aramadan kendi içimizde bulduk ama “şiddetsizliği” keşfetmemiz gerekti.

    Onu bulmak ve hayata geçirmek için çok zorlandık.

    Bugün adı Türkiye’de Kemal Kılıçdaroğlu nedeniyle yeniden popüler olan Gandi, “şiddetsizliğin” çok etkili bir mücadele biçimi olduğunu anlatabilmek için çok uğraştı.

    Belki geleneklerinden belki de dinlerinden dolayı Hintlilerin uygulayabildikleri “şiddetsizlik” politikası bilebildiğim kadarıyla başka yerlerde pek gözükmedi.

    Hintliler bile bir zaman sonra yeniden “şiddete” döndüler.

    İngilizleri ülkelerinden çıkardıktan sonra dinlerine göre gruplara ayrılıp birbirlerini öldürdüler, birbirleriyle savaştılar.

    Ve, daha da korkuncu, şiddetsizliği keşfeden Gandi “vurularak” öldürüldü.

    İnsanoğlunun doğasında şiddetin varolması politikayı da çok etkiledi elbette.

    Bugün dahi en gelişmiş toplumlarda “savaş ve şiddet” yanlısı çok sayıda insan var.

    “Barış” ise hâlâ kendine kolayından taraftar bulamıyor.

    Düşünün ki ikisi de eski asker olan Mısır devlet başkanıyla, İsrail başbakanı, barış istediklerinde kendi soydaşları tarafından öldürüldüler.

    Aslında garip bir çelişki bu.

    Savaşta sıradan insanlar ölüyor.

    “Barış” dendiğinde ise genellikle kurbanlar yöneticiler oluyor.

    Sanki kalabalıklar ölmeye ve öldürmeye akmaya çalışıyorlar, önlerine onları durduracak bir “lider” çıktığında onu da parçalıyorlar.

    Belki de bu yüzden “savaşçı” lider bulmak çok kolay da, “barışçı” olacak kadar cesur bir lider bulmak çok zor.

    Bugün Türkiye’de de “açıkça” barış isteyebilecek çok fazla lider yok.

    Ne Türklerin arasında, ne Kürtlerin arasında.

    “Barıştan” söz ettiğinizde iki taraftan da öylesine benzer sözler duyuyorsunuz ki…

    “Bunca bedeli boşuna mı ödedik, bu kadar kan boşuna mı aktı” diyor insanlar.

    “Dökülen kanın” karşılığını istiyorlar.

    Ne gariptir ki “barış” dökülen kanların “karşılığı” olarak onlara yetmiyor.

    Bunu anlamak o kadar da zor değil.

    Savaşın ve şiddetin bir sınırı yok, ölmeyi ve öldürmeyi göze aldıktan sonra yürüyüp gidebiliyorsun ama “barış” insanın kendini, arzularını, taleplerini sınırlaması anlamına geliyor.

    “Düşmanla” bir ortak noktada buluşmak anlamına geliyor.

    Bir savaşta, iki taraf da “barış” için taviz vermeye yanaşmadığında, anlaşma masasında verilecek her tavizi “dökülen kanlara” ihanet olarak gördüğünde, o barışa ulaşmak da zorlaşıyor.

    Türkiye, Güneydoğu’da yirmi beş yıldır süren bir savaşın bütün acılarını ve öfkelerini taşıyor ruhunda.

    Türkler de Kürtler de ölen çocuklarının cenazelerini seyrettiler televizyonlarında.

    Bunları unutmaları kolay değil.

    Ama kaybettiğimiz çocuklarımızı unutamadığımız için “unutulmayacak” yeni cenazeler olmasını mı istemeliyiz?

    Çocuklarımız ölüme yürüyecek kadar yiğit, biz ihtiyarlar çocuklarımızı ölüme gönderecek kadar kalpsiziz, bunu anladık, bunu gördük, bunu öğrendik.

    Artık bunu değiştirmek gerekmiyor mu?

    Ankara Büromuzun verdiği habere göre, DTP lideri Ahmet Türk, Obama’yla yapacağı görüşmede “PKK’nın silah bırakabileceğini” söyleyip, bunun şartlarının yerine getirilmesi için yardımcı olmasını isteyecekmiş.

    Şartları belli.

    “Kürtlere anayasal güvence” ve PKK’lılara af.

    Bunlar olmayacak şeyler mi?

    Bu iki isteğin de konuşulabileceğine ve bir formülünün bulunabileceğine inanıyorum doğrusu.

    Şiddete yatkın bir toplumuz, bunu hepimiz biliyoruz, bizden şiddetsizliği keşfedecek bir lider kolay kolay çıkmaz.

    Ama artık yıl 2009.

    Amerika’nın başında “siyah” bir lider var.

    Amerika’nın başına siyah bir başkanın geçmesi daha on yıl öncesine kadar sadece bir “fanteziydi”, bugün ise bir gerçek.

    Olmaz denen çok şey oluyor artık.

    Hayat, hepimizin sandığından daha süratli bir şekilde biçim değiştiriyor, bazen o kadar süratli yapıyor ki bunu, değiştiğini bile fark etmekte zorlanıyoruz.

    Ama değişiyor işte.

    Biz niye değişmeyelim?

    Yakında bir Kürt konferansı toplanacak, anlaşılıyor ki artık Kürtlerin somut, net, açık önerileri bulunuyor.

    Somut her öneri konuşulabilir.

    Hele de konuşmak insanları ölümden kurtaracaksa ve bir toplumu barışa kavuşturacaksa…

    Barış yapmak zor biliyorum ama barışın ödülü her zaman daha büyük.

    Artık bizim için de “şiddetsizliği” keşfetmenin zamanı geldi.

    Ve, bunu keşfedebilmemiz için hayat bize yardım ediyor.

    Bence bunun kıymetini bilmeli.


    ( Ahmet Altan ) - 03.04.2009





    http://www.tarafgazetesi.com.tr

  2. #2
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Yine Taraf Gazetesinden Başka Bir Yazı

    http://www.taraf.com.tr/haber/30659.htm

    * Amerika’nın Irak’ı işgalinden sonra “haydut devlet” ilan ettiği Suriye ve İran’da PKK’nın kurup desteklediği kardeş örgütler vardır. Bu ülkelerdeki rejimlerin zayıflatılması için doğal müttefik olarak yararlanabilecek söz konusu örgütlerlerin hizmeti için PKK’nın aracılığı kritik önemdedir. Ancak, W. Bush yönetiminin son döneminde ABD güvenlik kurumları Türkiye’nin kaybedilmesi olasılığını göze alamadıkları için bu örgütlerin hizmetinden vazgeçme kararı aldıkları anlaşılmaktadır.

    * Yapılan birçok siyasi ve hukuki reformun yarattığı olumlu sürecin yavaşlamasına rağmen devam edeceği anlaşılıyor. Fakat PKK, sanki bu olumlu gidişin farkında değilmiş gibi silahlı bir örgüt olma niteliğinde ısrar ediyor. O halde bu durumun pratik faydaları var.

    Bunlardan ilki, örgütün kendisine ve liderine bir af çıkarmak için yaptırım gücünü elinde tutması olabilir. İkincisi, liderinin örgüt kanalıyla Türkiye siyasetinde kendisine bir yer edinmesi ve silahlı çatışma dönemi kapandıktan sonra, örgütün siyasal bir parti olarak etkin olmayı planlamış olması olabilir.

    Bu olguların etkisini yitirmesi veya gerçekleşmesi durumunda PKK’nın önce silahlarını susturacağı, sonra terk edeceği, daha sonra silahlı kanadını lağvedeceği beklenmelidir. Ama ekonomik ve siyasi bir örgüt olarak varlığını silahsız olarak da sürdüreceği büyük bir olasılıktır. Bu süreçte A. Öcalan’nın ortak veya gücünü paylaşabileceği ‘dışarıdan’ birini istemediği açıktır. O rakipsizdir, biricik önderdir; görünür bir süre de öyle kalacağı anlaşılmaktadır. Ancak, Öcalan’ın da onaylayacağı uygun şartlar oluştuğunda örgütün sonsuza dek silah bırakması durumunda bir grup Şahin’nin buna karşı çıkması beklenebilir. Bu grubun artık siyasi bir “dava”sı kalmayacağı ve temsili bir niteliği olmayacağı açıktır. Tek özelliği ‘savaşçı’ olan bu grubun biraz mafyatik, biraz da Ortadoğu’nun puslu siyasal coğrafyasında yeni efendilere hizmet eden ‘paralı asker’ rolü oynaması mümkündür.
    Bir başka olasılık da iyi yetişmiş bir gerilla birliği olarak Irak Kürdistanı ordusunda “özel kuvvetler” kategorisinde hizmet vermesidir.
    Eğer Türkiye yıllar boyu Kürtleri başka ülkelere karşı saldırtmak amacıyla örgütlemediyse bunun adı bugün ''Siddet'' mi oldu?

    Sanki Obama'nın çok umrudaydı Kürtlerin yada Ermenistan'ın hak ve özgürlükleri.

    Başkalarının bağışladığı özgürlüğün bedeli ağırdır. Bunun bedelini 1921 de Ermeniler ödedi.

    21. yy da Kürtler de ödeyecek.

    Ve ister hoşunuza gitsin ister gitmesin bu durumu engeleyecek tek ülke Türkiye.

    Abd nin petrol şirketleri ince hesaplarını yaparken ise Ahmet Altan'ın mali hesaplarında ise bir değişiklik olmayacağı kesin gibi.


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-04-2009
    Mesajlar
    12
    Karizma Gücü
    0

    Ben sizinle ayni fikirde degilim TruckTurkey

    Alıntı TruckTurkey tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yine Taraf Gazetesinden Başka Bir Yazı

    http://www.taraf.com.tr/haber/30659.htm



    Eğer Türkiye yıllar boyu Kürtleri başka ülkelere karşı saldırtmak amacıyla örgütlemediyse bunun adı bugün ''Siddet'' mi oldu?

    Sanki Obama'nın çok umrudaydı Kürtlerin yada Ermenistan'ın hak ve özgürlükleri.

    Başkalarının bağışladığı özgürlüğün bedeli ağırdır. Bunun bedelini 1921 de Ermeniler ödedi.

    21. yy da Kürtler de ödeyecek.

    Ve ister hoşunuza gitsin ister gitmesin bu durumu engeleyecek tek ülke Türkiye.

    Abd nin petrol şirketleri ince hesaplarını yaparken ise Ahmet Altan'ın mali hesaplarında ise bir değişiklik olmayacağı kesin gibi.



    Sayin TruckTurkey.Ben sizinle ayni fikirde degilim nedenine gelince,Bakin senelerdir Turkiye'nin oz vatandaslari olan Kurt'lerle devam eden bir iç savasta binlerce masum insan oldu.Siz hala onlari yok etmekten bahsediyorsunuz.Turkiye'nin neredeyse nufusunun uçte biri Kurt Vatandaslarindan olusuyur.

    Not:Sayin Nicomedia sizi uyariyor.Anti_matador'la Nisan_Yagmuru ayni kisi diyor.Bana sorsaydiniz ben dogrusunu soylerdim.çokmu korkuyorsunuzki?ona cevap vermeyin diyor merak ettim.

  4. #4
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Nisan_Yagmuru tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayin TruckTurkey.Ben sizinle ayni fikirde degilim nedenine gelince,Bakin senelerdir Turkiye'nin oz vatandaslari olan Kurt'lerle devam eden bir iç savasta binlerce masum insan oldu.Siz hala onlari yok etmekten bahsediyorsunuz.Turkiye'nin neredeyse nufusunun uçte biri Kurt Vatandaslarindan olusuyur.
    Ben sana Ahmet Altan'ın editörü olduğu gazeteden başka bir link verdim.
    PKK nın İran ve Suriye'ye karşı kullanılmasıyla ilgili olarak.

    ben mi yazdım o yazıyı.? Şimdi çıkıp ''benim Kürtleri yoketmekten'' bahsettiğim gibi saçmasapan bir sonuç çıkarmışsın.

    Siyasi düzeysizliğiniz kabak tadı vermeye başladı söyliyeyim.


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  5. #5
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Yazıya güzel girmiş fakat ardından soyundan gelen kalemini yine konuşturmuş, veya kullandırtmışmı demeliyim ...

    Klasik olarak TÜRK ve KÜRT ayrımlarına giren bir yazı, Kürtler şöyle gördü Türkler böyle gördü diyebiliyor.
    Demek benim annem ile babam farklı görüyorlar dünyayı ...
    Bu sözde kerdeşlik nutukları atan, barış isteyen bölücülerin içinden inanın bir dakika bile "barış" geçmez. Bunlar kandan beslenirler, beslendikleri kan ile Türkiye Cumhuriyeti'ne saldırıda bulunurlar.

    *

    Şunuda belirtmek gerekirki Türklerin son yurdu ANADOLU'dur ve buradan bir santim daha toprak verilmeyecektir. Türkiye, bir osmanlı imparatorluğu olmayacaktır. Osmanlı'nın içine son yıllarda sızdılar ve anında bitirdiler fakat Türkiye Cumhuriyetinde en aktif kadrolarda olmalarına rağmen bu millet ve bu millet dimdik ayakta ...
    Hain vahidettinin belirttiği gibi Kemalistler bu toplumun %10'unu bile oluşturmuyor, İngiltere 2 gemi gönderse bitirebilir aklım ermiyor demişti o yüce padişah ...
    Anadolu gemilerin ve uçakların yanıp kül olduğu değil! Milletlerin yok olduğu yerdir.
    Türk Milliyetçileri uyarısını yapmıştır, Türk Milliyetçileri kardeş değil tek vücut olmuştur bunu anlamamakta diretenler çıkablir. Çıktılarda ...


    çoğunluk ile geldiniz bölemediniz, Tüm kadrolar sizde bölemediniz daha neyi bekliyorsunuz efendiler?
    Anlamadınızmı bu vatan bölünmüyor, açta kalsa açıkta kalsa gençlerin beyni yıkansa dahi bölünmüyor.
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk Kürt Olsaydı... ( Ahmet Altan )
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde DJPascaL tarafından açılmış
    Yanıt: 111
    Son Mesaj: 30.09.11, 09:41
  2. Türk Milliyetçiliğini hiçe sayan birisi:Ahmet ALTAN
    2005 Konuları bölümünde MiLiTaN tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 05.12.05, 16:55

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •