Yalnızlık
susturdum yine yalnızlığımı
karanlığın şahitliğinde,
ki bazen soğurum
hayatın aydınlanmayan suretinden...
bazen vuruyorsam başımı
yalnızlığın duvarlarına,
kanayacak diye beklerim
yüzümde kazınmış acı tecrübeler...
oysa ne çok özledim
bir sahil kenarında izlemeyi
denizin avucunu...
su sesinde terapi
dalgaların kayalıkları sevmesi...
yosun kokan mavi yüzüne
el sürmekten korkarım çoğu zaman...
oysa ne çok özledim
kum dolu bir yamaçta
günbatımını seyre koyulmayı...
konuşma yalnızlığım...
sana yasak tüm bilindik kelimeler...
kurduğun cümleler
acıtıyor susuz kalmış canımı..
bırak ki konuşmayı,
daha iyi anlayayım
hayatın varolma amacını...
nasıl da batıyor gün karanlık denizine,
uzatsam elini tutamam,
ki yalnızım,
gücüm yetmez kayboluşları engellemeye...
bir rüzgarın serinliğiyle
kendime gelirim kimi zaman,
kimi zaman da saklarım
içimdeki gerçekleri yine kendimden...
sorma,
neden büyütüyorum
solgun korkuları içimde,
sorma,
elbet kendime geleceğim
bu çöl sarısı toprak patikalarda...
yollar uzanıyor acısıyla pişmanlığın,
gri bir bulut oluyor sonra yalnızlığım,
ya beyazdır ifade gücümün rengi
ya da siyahtır sevdiğim..
korkarım grinin yalancılığından...
olmaz,
bırakmam,
yanlışlarımın kazandırdıklarını bir köşede...
onlar ki
beni ben yapan en büyük utançlarımdır...
yalnızlığımda gizlerim
en garip duygularımı da
tek kelime etmem üzerine...
...ve susturdum yine
yalnızlığımı karanlığın şahitliğinde...
Hülya Korkut


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla

