• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    CengizHann adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    3,027
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Teslimiyetin ve Tavizin Sembolü Oldular / Yıldıray Çiçek

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin itibarını zedeleyecek her olayda başaktör olmuşlar ve olmaya da devam etmektedirler. Türkiye'nin son yedi yılındaki gelişmelere damgasını vuran bu ikilinin makamları değişse de ülkenin içeride ve dışarıda itibarını zedeleme davranışları asla değişmemektedir.

    Türk milletinin milli ve manevi meselelerine sürekli zarar veren bu ikili, bu zararın bir başka örneğini de NATO Genel Sekreterliği görevine gelecek olan kişinin seçimi esnasında vermişlerdir.

    İslama ve yüce peygamberimize yapılan hakaretleri, saldırıları özgürlük ve demokrasi olarak niteleyen, Türkiye'yi bölmeye çalışan ve bu uğurda on binlerce insanımızı katleden PKK'nın propaganda kanalı ROJ Tv'nin Danimarka'dan yayın yapmasına izin veren Danimarka eski Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliği'ne aday olması sürecinde gösterdikleri teslimiyetçi ve dayatmaları anında kabullenen tutumları, Türkiye adına bir itibar zedelenmesi daha yaşatmıştır.

    Rasmussen'in adaylığını açıkladığında "Kişisel kanaatimi söylüyorum, ben olumsuz bakıyorum" şeklinde Türkiye'nin veto hakkını kullanacağı yönünde bir tepki veren ve buna İslam'a, peygamberimize yapılan hakaretleri ve Roj Tv'ye sahip çıkılmasını gerekçe olarak gösteren Recep Tayyip Erdoğan'ın daha sonra Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri olmasını, gelen baskılar yüzünden kabul etmesi, klasik bir Recep Tayyip Erdoğan tavrı olarak tarihteki yerini almıştır.

    Avrupa'daki gazeteler bile Recep Tayyip Erdoğan'ın tavrındaki "kararlılık" üzerinde durup Ankara'nın "taviz vermeyeceği" mesajını manşetlerden verirken, konuya kılıflar bularak anında "U" dönüşü yapan Recep Tayyip Erdoğan'ın kısa süreli kahramanlığı havada kalmıştır.

    Türkiye'deki medya da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliğine karşı çıkışını manşetlerden kahramanlık destanı olarak sunmuşlar, sonra ise "Şartlı evet"," Rasmussen özür dileyecek" gibi fos çıkan kahramanlığın gölgesinde Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri oluşunu kamuoyuna duyurmuşlardır.

    Önce olması gereken tavrı sergileyen, daha sonra da ABD ve AB'den gelen baskılar yüzünden karşı çıktığını kabullenmek zorunda kalan Recep Tayyip Erdoğan, Davos'ta nasıl sahte kahramanlık yaptıysa, burada da aynı sahteliği tekrarladığı anlaşılmıştır.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan en azından başlangıçta karşı çıkışına hassasiyet içeren konuları gerekçe olarak sunmuştu, fakat Türkiye'de "Dindar Cumhurbaşkanı" propagandaları ile Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Abdullah Gül'ün bu konuda hiçbir hassasiyeti olmadığı gibi, anında kabul eden bir duruşu sergilemesi de Türkiye'nin görmesi gereken önemli bir konu olmuştur. Yüce İslam'a ve peygamberimize karşı düşmanlığa kucak açan, PKK'nın propaganda araçlarına ülkesinde faaliyet göstermesine izin veren Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliğine seçilmesi Abdullah Gül için hiçbir rahatsızlık vermiyorsa, Abdullah Gül'e olan rahatsızlığın Türkiye'de daha da artacağı şüphesizidir.

    Bu manada MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin "Anlaşıldığı kadarıyla Davos'ta şişirilen "One minute" balonu, NATO toplantısında bizzat Cumhurbaşkanı Gül tarafından patlatılmıştır." sözleri olayı izah eden en anlamlı özet olmuştur.

    ABD ve AB'nin baskısı ile Türk-İslam düşmanlığı konusunda sicili bozuk olan Rasmussen'in görevini kabul etmek durumunda kalan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sergiledikleri çelişkili, tutarsız ve kararsız duruşları ile Türkiye'nin itibarında yine derin bir yara daha açmışlardır.

    Hadi Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliğini veto etmekten vazgeçip kabul ettiniz hani nerede İslam'a ve peygamberimize yapılan saygısızlık ve Roj TV konusunda özür dileyeceğine dair sözler?

    Türkiye'nin desteği ile Nato Genel Sekreterliğine seçilen Rasmussen'in özür dahi dilememesi Türkiye'nin en büyük yenilgisi olmuştur.

    AKP iktidarının bu davranışı teslimiyetçi yöneticiliğe örnektir. Aynı teslimiyetçiliği 12 Eylül ihtilali ile devlet başkanlığına gelen Kenan Evren de yapmıştı.

    İkinci defa NATO'ya üye olmak isteyen Yunanistan'ı, veto yetkimiz olmasına rağmen, Amerikalı general Rogers "Ege'de ihtilaflar lehinize çözülecek" diyerek Kenan Evren'i kandırmış, Türkiye de elindeki kozu kullanmayıp Yunanistan'ın NATO üyeliğini onaylamıştı. Şimdi Ege'deki durum ortada.

    Aynı teslimiyetçiliği şimdi AKP iktidarı yapmıştır.

    Aynı Yunanistan, Makedonya'nın NATO üyeliğini veto etmiş, kendi açısından milli bir duruş sergilemişti.

    Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti ne çekiyorsa bu teslimiyetçi ve tavizci yöneticiler yüzünden çekmektedir. Bunların kahramanlıkları sanaldır.

    Devletlerarası ilişkiler, milletin menfaati üzerine kurulu olur. Bizimkisi ise, AKP zihniyeti sayesinde Türk Milleti ve devleti düşmanlarının menfaati üzerine kuruludur.

    Devletler, ayağına gelen fırsatları değerlendirdiği ölçüde güçlü olurlar.

    AKP iktidarda olduğu sürece, Türk devleti değil, Türk düşmanlığı yapanlar güçlenmekte ve maalesef giderek güçsüz ve iradesi başkalarının elinde olan bir devlet haline gelmekteyiz.

    Türk Milleti artık bu AKP'yi tanımalı ve bilmelidir.

    Türk Milleti artık kendinden olanı da, AB-D'den yana olanı da bilmelidir.

    Türk Milleti artık dostunu, düşmanını tanımalıdır.


    Yıldıray Çiçek / Ortadoğu
    Sene 2010 Mayıs 16
    Bitirdik biz saltanatı !

    BursAnkara

  2. #2
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    Yıldıray ÇİÇEK'in çok yerinde ve güzel tespitleri oluyor..
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Biraz da Vatana Tecavüz Edenlere Bakın - Yıldıray Çiçek
    2005 Konuları bölümünde alp9eren tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 21.09.05, 02:04

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •