Ülkemizin kültürel gelişiminin sağlanmasında kitap ve kütüphanelerin önemli yeri vardır. Toplumun kültürel yaşama katılımı, kitap okuma ve kütüphanelerden yararlanma alışkanlığıyla doğru orantılıdır.

Kütüphaneler geçmişin bilgilerini bugünlere taşıyan, güncelleştiren ve toplumsallaştıran kurumlardır. Ülkemizde bilgi dağarcığımızın mabetleri olan kütüphanelerimize yeterli ilgi gösterilmemektedir. Çağdaş ülkelerde, büyük ve donanımlı kütüphanelerin yanı sıra mahalle ve sokak kitaplıklarının da olduğu bilinmektedir. Kitap okumaya ilişkin kolaylaştırıcı ve özendirici çalışmalar, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve devletçe gerçekleştirilmektedir.

Kütüphanelerimize yönelik uygulanan devlet politikası gelişmemize yönelik değildir. Yetersiz, sorunlu ve işlevsiz kütüphanecilik anlayışıyla istenilen düzeye ulaşılamamaktadır. Kütüphanelerimiz bilgi toplumu, küreselleşme, çoklu kültür, teknolojik bilgi işlevi, bilgiye erişim ve yerel kültürümüzü yaşatma kurumu olabilmelidir.

Ovidus, “Gençlerini kitapla beslemeyen ulusların sonu acıdır” özdeyişiyle kitap okumanın önemine değiniyor. Bireyler kültürel gelişmelerinde, okumak için kendilerinden zaman çalmalıdırlar. Kâtip Çelebi’nin “Mumlar tükenir, güneş doğar, ben hâlâ kitap okurdum”, İbni-i Sina’nın “Gecelerim hep kitap okumakla geçerdi”, Gibban’ın “Okumayı hiçbir servete değişmem” özdeyişleri kitap okumanın önemini vurguluyor.

***

“Bitkisel belleğimizin tapınağı olan kütüphaneler” toplumun kültürel, sosyal ve sanatsal değişim ve gelişmesinde etkindir. Ulusal kalkınmamız, aydın toplum olmakla gerçekleşecektir. 21 yy. bilgi çağını bilişim ve teknolojiyle birlikte kucaklayan bir çağdır. Kısacası bu çağ elektronik devrim çağıdır. İnsanlık sözel kültürden, yazıdan hızla uzaklaşarak görsel kültüre geçişin keyfini yaşıyor. Yani, “kitap kültüründen ekran kültürüne geçişin sevincindedirler”. Okumak yerine görmek kavramını yeğliyorlar. İnsanların dünya görüşü farklılığı, kitap okuma ve kütüphane kavramını olumsuz yönde etkilemektedir.

“Televizyon / bilgisayar renkli / fakat kitap okumak da gerekli” özdeyişi yol göstericimiz olmalıdır. Okumayı sevmek bir anlamda öğrenmeyi de sevmek demektir. Kitap okuyan bireylerin sözcük arttırımı, düşünme ve düzgün konuşma yetisi edindiği bilinmektedir. Belleğimizin ve zekâmızın gelişimi de kitap okumayla ilintilidir.

Atatürk, toplumsal kalkınma çalışmalarında halkevleri ve halk kütüphanelerinin kurulması, yaygınlaşması ve tercüme evleri yoluyla dünya klasiklerinin çevirisine yer vermişti. Onun hedefi toplumsal aydınlanmaydı. “Düşlerim eğitimle gerçekleşecek” diyordu. Kütüphanelerin eğitimin aydınlık yüzü olduğunu biliyordu. Bütün halkevlerinde kütüphaneler açılıyor. Köyler halk odaları yoluyla kitabın ışığında aydınlanıyorlardı.

Kütüphaneler yalnız ders çalışılan, ödev yapılan, yer olmamalıdır. Kitap okunan, araştırma yapılan bilgi edinilen bir kurum olmalıdır. Ören yerlerinde gördüğümüz kütüphane artığı yıkıntılar geçmişte de kitap okunduğunun, kültür birikimine değer verildiğinin kanıtıdır. Kalıntılar dünlerin tarihsel bilgi ve bulgularını bugünlere taşıyorlar.

***

Uygarlıklara giden bir köprü olan kütüphaneler, bilgi ve kültür depolarımızdır. Kültürel açlığımızı giderdiğimiz, sevgi dolu alanlardır. Kütüphaneyi adı olsun diye açmak felaket haberidir. Alan olarak sevimli, göze hoş görülen, rahat okuma ortamı, donanımlı teknolojik verili, sayısız kitap, ansiklopedi vb.. her tür kaynakça insanımızın ilgisinin çekim merkezi olacaktır.

İstanbul Teknik Üniversitesi Ekrem Elginkan Lisesi’nin düzenlediği, “Medyanın toplum üzerindeki etkisi” konulu panelde konuşmacılardan biriydim. Panel konusu gereği, medyanın ülkemizdeki önemi, gelişkinliği, sorunları, sorumlulukları ve dünya devletlerinde medyamızın yeri dile getirildi. Medyanın bilgi, eğitim, haber, reklam, tanıtım vb.. içeriğiyle ilgili öğrencilerin soruları yanıtlandı.

Ulusal değerleri evrensel değerlerle birleştirerek, ulusal ve uluslararası kimlikte öğrenci yetiştirmeyi amaçlayan Ekrem Elginkan Lisesi öğrencilerine, okuma alışkanlığını kazandırma çalıştayları yaptıklarını gözlemledik.

Ders programları içinde okuma saatleri, donanımlı ve zenginleştirilmiş kütüphaneleri sevincimizi arttırdı. Her okul böyle olmalıdır diye düşündük. Kültür Sanat Yönetmeni Ayla Özkök ile Okul Müdürü Kudret Uluköy ve Edebiyat Öğretmeni Bilgin Özsel’in kültürel, sosyal etkinliklere; kitap ve kütüphaneye, okumaya verdikleri önem bizleri ayrıca sevindirdi. Kütüphane kültürümüzün gelişmesi doğrultusunda devletçe olumlu politikalar uygulanmalıdır.

Kütüphaneler siyasi yatırım aracı olmaksızın çoğaltılmalı, okul kütüphanelerine önem verilmeli, zenginleştirilmeli, sorunları çözümlenmelidir. Her kitap bir ışıktır, aydınlığa çıkılan yoldur. Kitabın karanlıklara yakılan mum gibi aydınlığın habercisi olduğu unutulmamalıdır.

kaynak