ki hiç gördün mü bir yalnızlığın yansımasını duvarda

bir kapı kapanır gece vakti

kimsenin umrunda olmaz aslında ay ‘ın nereye gittiği

şu köşe başları

ve köşe başlarına yazılan şiirler kadar yalnızız aslında

kim düşünür ki aşık olmadıkça bir sokak fenerini

ışığını , yansımasını ya da bir kaldırıma

ki her yalnızlığa bir neden var mıdır

mesela sevmesi gerekir mi elmanın seni

sen onu deli gibi severken

ve bu yalnızlık değil midir aslında


ki hiç kaldın mı bir sabah kendinle baş başa bir yatakta

oysa ki kurarken en tatlı hayalleri

ve hayaller aslında her rüyanın temeli

aslında bir kedinin derdi balıktan başka bir şey de değil

bakma sen onu severken yanaştığına yanına

ki sen kediyi seviyorsun diye

kedinin senin için ölmesini beklemeli misin

her hayal bir duvarda biter

ve geri döner bir kurşun yarası gibi

bir sabah uyandığında yatağında baş başa kendinle

gülümsetir adamı kendi kendine

illa deli mi olması gerekir insanın kendi kendine konuşması için


ki biraz böyle bu hayat

şu köşe başları

sokak fenerleri

sokak kedileri

ne ararsan

ki bunlar işte hayatın anlamı

şu pencereden dışarı baktığında gözlerini

ve gördüğünde ne kadar neonlu ışık varsa

ve duvarlarda yankılandığında bir sızın daha

mesela geçtiğinde bir polis sireni önünden

elin niye gider silah olmayan beline

ya da her iki aşık gördüğünde derin bir iç çeker

oysa ki yanında sevdiğin


ki biz

biraz tiryaki hayata

hani sigara olmadan nefesini çekişi gibi

...





Alıntı