• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Türkan Saylan'ın evinde de arama



    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan'ın evinde sivil polis ekipleri arama yapıyor. Operasyonlar pek çok şehre yayılırken ÇYDD şubeleri didik didik aranıyor.


    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'ın İstanbul'daki evinde de arama yapılıyor.

    Alınan bilgiye göre, Prof. Dr. Saylan'ın Beşiktaş Arnavutköy Beyazgül Sokak'taki evine, sabahın erken saatlerinde gelen çeşitli şubelere bağlı polisler, arama çalışması başlattı.

    Prof. Dr. Saylan, kendisine cep telefonundan ulaşan AA muhabirine evinde arama yapıldığını doğruladı.

    ADD GENEL BAŞKANVEKİLİ VE ESKİ UÜ REKTÖRÜ PROF. DR. YURTKURAN'IN EVİNDEKİ ARAMA DEVAM EDİYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gerel Başkanvekili ve eski Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran'ın evinde yapılan arama devam ediyor.

    AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstinbarat Şube müdürlüklerine bağlı ekipler, saat 06.30'da Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran'ın Bademli Mahallesi 23. Sokak'taki evine geldi.

    Burada kendilerine katılan Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve jandarma ekipleriyle birlikte 3 katlı eve giren güvenlik güçlerinin, 1. kattaki arama çalışmalarını tamamladığı ve 2. kata geçtikleri öğrenildi.

    Bu arada, 29 Mart yerel seçimlerinde CHP'den Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Sena Kaleli, evin önüne geldi. Yurtkuran ile görüşemeyen Kaleli, kısa süre sonra bölgeden ayrıldı.

    ÇYDD BURSA ŞUBESİ'NDE DE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Bursa Şubesi'nde de arama yapılıyor.

    Altıparmak Caddesi Altıparmak Sokak'ta daha çok iş yerlerinin bulunduğu bir binanın 4. katındaki şubeye erken saatlerde gelen Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, dernekte arama başlattı.

    Aramalar devam ederken derneğin bulunduğu binada iş yerleri olan vatandaşların binaya girişlerinde sorun yaşanmıyor.

    Sadece arama yapılan ve derneğin olduğu binanın en üst katına çıkılmasına izin verilmiyor.

    SORUŞTURMA KAPSAMINDA POLİS, ÇYDD ANTALYA ŞUBESİNDE ARAMA BAŞLATTI

    Ergenekon Soruşturması kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Antalya Şubesi'nde polis tarafından arama başlatıldı.

    AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla Ergenekon soruşturması kapsamında, Bahçelievler 141. Sokak 13 numaralı apartmanın alt katında bulunan ÇYDD Antalya Şubesi'nde sat 08.00'den itibaren arama yapılıyor.

    -ŞANLIURFA ÇYDD ŞUBESİNDE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Şanlıurfa Şubesi'nde arama yapılıyor.

    Alınan bilgiye göre, Bamyasuyu Mahallesi Kadri Eroğan Caddesi'ndeki ÇYDD Şubesi'ne sabah saatlerinde gelen polis ekipleri, burada önlem aldı.

    Ekiplerin, şubedeki çalışmaları devam ediyor.

    ÇYDD DİYARBAKIR MERKEZ ŞUBESİ'NDE POLİS ARAMA YAPIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Diyarbakır Merkez Şubesi'nde arama çalışması başlatıldı.

    Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, sabah erken saatlerde Yenişehir ilçesi Cahit sıtkı Tarancı Sokak Yoğurtçuoğlu Apartmanı'nın birinci katında bulunan ÇYDD Diyarbakır Merkez Şubesi'ne geldi. Derneğe giriş ve çıkışları kapatan polis, arama çalışmalarına başladı.

    Polisin arama çalışmaları devam ediyor.

    ÇYDD TRABZON ŞUBESİ'NDE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) Trabzon Şubesi'nde polislerce arama yapılıyor.

    Uzun Sokak'taki bir işhanında faaliyet gösteren ÇYDD Trabzon Şubesi'ne gelen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şubeye giriş çıkışa izin vermeyerek, içeride arama başlattı.

    Şubeye gelen ve dernek yöneticisi olduğunu belirten bazı kişiler de arama nedeniyle içeri alınmadı.

    VAN ÇYDD YÖNETİM KURULU ÜYESİ PROF.DR. AYŞE YÜKSEL'İN EVİNDE VE İŞ YERİNDE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli Van ÇağdaŞ Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Ayşe Yüksel'in iş yerinde ve evinde arama yapılıyor.

    Van Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Prof. Dr. Ayşe Yüksel'in Yüzüncü Yıl Üniversitesi yerleşkesindeki lojmanlarında bulunan evinde ve ofisinde arama başlattı.

    Van ÇYDD'de de sabahın erken saatlerinde arama yapıldığı, bazı evraka el konulduğu öğrenildi.

    ADANA'DA ÇYDD ŞUBELERİNDE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Çukurova ve Adana şubelerinde arama çalışması başlatıldı.

    Kurtuluş Mahallesi 64004 sokakta 3 katlı bin binanın giriş katındaki ÇYDD Çukurova Şubesi'nde, sabah erken saatlerde gelen Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, derneğe giriş ve çıkışları kapatıp arama başlattı.

    Bu arada, Çınarlı Mahallesi'nde faaliyet gösteren derneğin Adana şubesinde aynı kapsamda çalışma yapıldığı bildirildi.

    SORUŞTURMA KAPSAMINDA, POLİS ÇYDD İZMİR ŞUBESİNDE ARAMA YAPIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi'nde arama yapıldığı öğrenildi.

    Alınan bilgiye göre, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla Ergenekon soruşturması kapsamında Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki ÇYDD İzmir Şubesi'nde arama yapıyor.

    MERSİN'DE ÇYDD ŞUBESİNDE ARAMA YAPILIYOR

    ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Mersin Şubesi'nde arama çalışması başlatıldı.

    Silifke Caddesi'ndeki bir apartmanın birinci katındaki ÇYDD Mersin Şubesi'ne sabah erken saatlerde gelen Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Müdürlüğü ekipleri tarafından, arama yapılıyor.

    Bu arada, bazı şube yöneticilerinin dernek binasına girdikleri görüldü.


    kaynak
    butun illerki subelerde araniyomus




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  2. #2
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Küçük yaşta kızlara meraklı pedofoli hastası sapıkların düzenini bozmaya kalktığı için ölüm döşeğindeki bir aydınımıza yapmadıklarını bırakmıyorlar.Ama unutmamalılar ki gün olur devran döner .....
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  3. #3
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Arasınlar bakalım. Yatağının altına sakladığı füzeler bulunur herhalde!!! Bulamazlarsa yazıklar olsun derim!!!Olay nerelere dayandı!? Bir iktidar kendisinden bu kadar mı korkar!!!

  4. #4
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    türkan saylan kimdir, iyi tanıyalım

    annesinin, dönemin ünlü müteahhidi fasih galip ile evlendikten sonra lili mina raiman adından vazgeçip leyla adını almıştır. Dahası, mit istihbarat başkanı cemal uzgören’in 24 nisan 2001′de başbakanlık’a gönderdiği raporda, türkan saylan’ı ve çydd’yi misyonerlik faaliyetlerinin odağındaki isim olarak göstermesi bile görmezden gelinmiştir.
    2 şubat 2001’de cumhurbaşkanı sezer tarafından yök üyeliğine atandıktan sonra, başörtülü öğrencilerin korkulu rüyası haline gelmesi de yine bu dönemde gerçekleşmiştir.
    Türkan saylan adını, kamuoyu son dönemde yaptığı iki çıkışla sıkça duymaya başladı. Bunlardan birisi, "çocuklarımız namaz kılma yerine bale yapsın".
    Diğeri de, türkler’i başkalarının yaptıklarını yakıp yıkan bir millet ilan ettiği ifadeleri de bulunmaktadır.

    Başkanlık yaptığı derneğin yardım eden şirketleri yazıyorum; danone, metro grosmarket, turkcell, tnt ekspres, ericsson, finansbank, iş bankası, mercedes-benz bunlardan bazıları.
    29 nisan’da istanbul’da atılan sloganlardan birisi de, "türkiye’yi yabancı sermayeye peşkeş çekme" yolunda olacak. "türkiye’yi satın alan" bu şirketler, kendilerine en çok karşı çıkan kesimlerin sözcülüğünü yapan bir derneğe niçin yardım yaparlar? Aslen türklüğü bile tartışılan biri nasıl oluyor da böyle önemli derneklerde başkanlık yapıyor tartışılır.

    Mit’in misyonerlik raporundaki şok isimler

    milli istihbarat teşkilatı’nın türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlattığı yazıda, profesör türkan saylan’ın da adı geçiyor. Yazıya göre, türkiye’deki bazı amerikan okullarının kurucusu olan amerikan bord heyeti, bu faaliyetini sev vakfı eliyle yürütüyor.

    Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlatan bir raporda, türkan saylan’ın ismi ve başında bulunduğu dernek de yer alıyor.

    Milli istihbarat teşkilatı istihbarat başkanı cemal uzgören imzasıyla 24 nisan 2001 tarihinde başbakanlığa gönderilen iki sayfalık yazıda, sürpriz isimler yer alıyor.

    Mit’in yazısına göre, hıristiyanlığın bir kolu olan protestanlığın türkiye’de yayılması için faaliyet gösteren dünya kiliseler birliği’nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki amerikan bord heyeti, bu faaliyetini sağlık ve eğitim vakfı eliyle yürütüyor. Yazıda amerikan bord adına türkiye’de faaliyet yaptığı belirtilen sağlık ve eğitim vakfı’nın mütevelli heyetinin başında ise gülseven yaşer’in kocası yaşar yaşer bulunuyor.

    Yazıda, doğrudan amerikan bord ile bir ilişkisi olup olmadığı belirtilmemekle birlikte profesör türkan saylan’a ve onun başında bulunduğu çağdaş yaşamı destekleme derneği’ne de genişçe yer veriliyor.

    Mit’in yazısında profesör türkan saylan’ın annesi lili mina raiman’ın aslen hıristiyan olduğu, 1936’da leyla ismini aldığı belirtiliyor.

    Işte büyük tartışmalara yol açacak olan mit’in iki sayfalık raporu:
    Cumhuriyet mitinglerinin favorisi ve düzenleyicisi profesör türkan saylan kimdir?

    Tanıyalım;

    1935′de kandilli’de doğdu. Kandilli lisesi’ni bitiren saylan 1963 yılında istanbul tıp fakültesi’nden mezun oldu. Saylan’ın iki oglu ve iki torunu var. Ama son yıllarda akciğer ve kemik vereminden seri ameliyatlar geçiren saylan, 2 yıl demir korseyle gezerken dahi neşesini koruyabildi…

    annesi: Lili mina raiman - 1936 yılında “leyla” ismini alarak ismini değiştirdi. Lili mina raiman ise, raber ragman ve mina verlig kızı, 1908, bermingen ingiltere doğumlu ve katolik hristyan.

    Bir konuşması
    - bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. Kürdistan’ın temellerini nasıl atabiliriz.
    - atatürk ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, türklerden topladığımız paralarla, kürtleri daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla kürdistan’ı kuramayız, hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da mümkün.

    Son ünlümüz çydd başkanı türkan saylan hanfendi(!) oldu.
    Bu ülkede birilerinin dini inançlarına saygısızlık yapıp bunu da vatan millet adına yaptıklarını , onunla perdeleyemiyorlarsa “laiklik elden gidiyor” yaygarasını kullandıklarını artık herkes biliyor.

    Türkan saylan hem dine hem millete açıkça hakaret içeren laflar söylemiş durumda.

    Ne diyor hanfendi(!)
    - türkler tarihten beri yakan yıkan bir milletmiş.
    Cevab hakkı bu milletin bir ferdi olarak bana ve hepimize düşüyor. Türk milleti tarihten beri asil duruşunu bozmamıştır ve hayvanlara bile haklar tanımıştır. Osmanlı’daki kayıtlara bakılabilir.

    Sizin prof. ünvanınızın bile mesnedi belli değildir.
    - bi öğrenci sıranın üzerinde namaz kılacağına bale yapsın. çağdaş türkiye böyle olur.
    çağdaşlıkla kendisini yanyana getiren bir zihniyet ancak bu lafları kusabilirdi ve kustuda. Modern devlet dediğimiz devletlerde her pazar kiliseye giden devlet başkanlarını görmeyen türkan saylan acaba sultanahmet’in sadece turistik bir yer değil aynı zamanda ibadet yapılan bir yer olduğundan haberi var mı?

    Sahi kim bu türkan saylan ve çydd
    hemen cevablayalım.

    Mit’in raporlarında misyonerlik faaliyetlerinin türkiye ayağı. özellikle kitab-ı mukaddes şirketi (sadece incil yayımlar, ilk türkçe incil 1826 yılında çevirmişlerdir) ile sıkı ilişkileri var. Aynı zamanda amerikan board (dünyadaki misyonerlik faaliyetlerini organize eden abd merkezli bir vakıf) ile sıkı ilişkiye sahip. Amerikan board şirketi yaptığı faaliyetleri türkiye’de sev (sağlık eğitim vakfı) ve çydd üzerinden yürütmektedir.

    Verdiği reklamlarla ve söylemlerle sürekli halkı kuşkırtmaya çalışan bir ruh haleti var. Başkanlığını profesör türkan saylan’ın yaptığı çağdaş yaşamı destekleme derneği hakkında, atatürk ilke ve inkılaplarını kalkan olarak kullanıp, bir çok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiç bir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve dernekler kanunu 62 ve 85/2 maddesine muhalefetten 5 şubat 2001 tarihinde maltepe cumhuriyet başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmıştır.
    şimdi de çağdaş yaşamı destekleme derneği’nin başkanı ve yök üyesi türkan saylan. Saylan’ın, eğitimin bütün kesimlerinin temsil edildiği 17. Milli eğitim şûrası’ndan oylama sonucunda 4′e karşı 66 oyla “katsayı adaletsizliğine son verilsin” yönünde karar çıkması karşısındaki tavrı hayli dikkat çekiyor. Içine sindiremediği “herkes üniversiteye eşit şartlarda girsin” kararını “hazırlanmış bir oylama” şeklinde değerlendiren türkan saylan’ın da hıristiyan kökenli olduğu netleşti.

    Dedesinin ismi raber ragman
    uzun süredir hıristiyan kökenli olduğu konuşulan türkan saylan’ın nüfus kayıt örneği’ne ulaşıldı. Türkan saylan’ın nüfus kayıt örneği’nde annesinin asıl isminin lilimina raiman olduğu görülüyor. Aynı zamanda yök üyesi olan türkan saylan’ın 1924 ingiltere doğumlu olan annesi lilimina raiman, 1936 yılında leyla ismini almış. Istanbul ili eminönü ilçesine kayıtlı türkan saylan’ın anne tarafından dedesinin ismi raber ragman, anneannesinin ismi ise minaverlig. Türkan saylan’ın annesi leyla hanım’ın din hanesinde “katolik hıristiyan” yazıyor.

    Bu ne tesadüf?
    Dedesinin ismi agop olan doğu’daki rektör yücel aşkın ile dedesinin ismi ohanis olan batı’daki rektör alıcı’nın, ihl ve katsayı konusundaki çıkışları ile bu ortak noktalarını 30 eylül tarihli sayısında “bu ne tesadüf” şeklindeki haberler, türkan saylan’ın da hıristiyan kökenli oluşuyla ilgili yine aynı soruyu gündeme getiriyor: “bu ne tesadüf?”
    mit’in misyonerlik raporundaki şok isimler
    milli istihbarat teşkilatı’nın türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlattığı yazıda, profesör türkan saylan‘ın da adı geçiyor. Yazıya göre, türkiye’deki bazı amerikan okullarının kurucusu olan amerikan bord heyeti, bu faaliyetini sev vakfı eliyle yürütüyor.

    Kutlu doğum’lar için ‘şov’ hakareti
    kürsüye çıkan çydd başkanı türkan saylan, ab sürecini eleştirdi. Yaradılış için ‘hurafe’ diyen saylan, “üniversitelerde gençleri laik cumhuriyet yerine islami yönetime sürüklemek için her türlü parasal kısıntılar en üst düzeye varmıştır.” iddiasını dile getirdi. Kutlu doğum haftası kutlamalarına da ‘şov’ diyen saylan, “23 nisan’daki ulusal coşkuyu gölgelemek üzere aynı tarihlerde yöneticilerin katılımıyla kutlu doğum şovu yapılarak cumhuriyetten intikam alınmaktadır.” iddiasında bulundu. Saylan, istanbul teknik üniversitesi maçka yerleşkesi’nde ‘türkiye’mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik’ konulu toplantıda da konuşmuş ve türk milletinin tarih boyunca hep yakıp yıktığını öne sürmüştü.

    “çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz.” diyen çydd başkanı, gençlik korosu’nu yöneten müzisyenin isminin ‘muhammed‘ olmasını da ‘ironi’ olarak değerlendirmişti.
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  5. #5
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    Ömrünü cehaletle savaşa adamış bir doktor: Türkan Saylan


    Ömrünü cehaletle savaşa adayan, öncü olduğu girişimlerle cüzamın kökünü kazıyan, kız çocuklarının eğitimi için düzenlediği kampanyalarla neredeyse tüm Türkiye’yi gezen Saylan, şimdilerle yeni bir başarıya imza attı. Bu yıl eğitim alanında verilen "8. Vehbi Koç Ödülü"nün sahibi oldu.

    Tercihini toplumdan yana kullandığını her fırsatta dile getiren Saylan, özverili çalışmalarıyla herkesin dışladığı yüzlerce cüzam hastasının umudu, kurtarıcısı oldu.

    İşte idealleri peşinden koşan Türkan Saylan'ın başarıya giden yolu:

    Köyün minik doktoru

    Saylan'nın doktorluk serüveni 12 yaşındayken başlıyor. Çünkü daha ortaokuldayken köy hekimi olmaya karar veriyor. Yıllar boyunca Türkiye'yi karış karış gezerek cüzam hastalığını yok etmeye çalışırken hayatı öğreniyor ve gördüğü gerçeklere asla sırtını çeviremeyeceğini de anlıyor. Anadolu'ya yaptığı yolculuklar onu doktor olarak geliştirirken, bir sivil toplum hareketi başlatması gerektiğini de o zaman fark ediyor.

    Dünyadan ve Türkiye'den cüzamı silme konusunda büyük başarı sağlayan ve Gandhi Ödülü'nü kazanmış bir bilim kadını Saylan, içsel yolculuğu şöyle anlatıyor:

    'İşçi kesimiyle tanıştım'

    "Tıp fakültesi öğrencisiyken evlendim, 23 yaşında ilk çocuğumu doğurdum, tüberküloz geçirdim, ameliyatlar oldum, çocuklarımı büyüttüm. İki yıl çelik korse takarak okula gittim. Yani tıp fakültesini girdiğimden 10 sene sonra bitirdim. Uzmanlığımı kimsenin sevmediği deri ve zührevi hastalıklar konusunda yaptım. Bu konuda ihtisas yapan Türkiye'nin yedinci kadınıydım. İşçi Sigortaları Nişantaşı Hastanesi'nde çalıştım. Orada hiç tanımadığım işçi kesimiyle tanıştım. Aslında orada bir üniversite daha bitirdim diyebilirim. Bir günde 100 hasta bakardık. İhtisastan sonra cildiye hocamız bir gün bana mezun olursan gel seni İstanbul Üniversitesi'ne başasistan olarak alırız demişti.

    'Akademik kariyeri hiç sevmiyorum'

    Akademik kariyeri hiç sevmiyorum. Hâlâ bir cübbem yoktur. Oradaki o küçük çatışmalar hoşuma gitmiyor. Ben bilim yapmak istiyorum. Başvurayım dedim. Hocamız da 'Sen buranın hemşiresisin, başasistanısın, öğretmenisin, buranın kadınısın, her şey senden sorulacak' dedi. Senelerce çok çalıştım. Hastanenin tozundan kirine, hastanın yatağından yarasına kadar hepsini kontrol ettim. Yara sarmayı çok severim, hastalarıma iğnelerini kendim yaparım. O sırada cüzama takmıştım kafayı. Yurtdışı bursu buldum ve İngiltere'ye gittim. Dönünce 1976'da artık cüzam işini üstlenmek istedim. Bakanlığa gittim. Gönüllü olarak bu konuda çalışmak istediğimi söyledim.

    ‘Bir işçi gibi çalıştık’

    İstanbul Lepra Hastanesi'ni kurduk. Hastaneyi yaparken, işçi gibi çalıştık. Sonra da öğrenciler, hemşireler, doktorlar bütün Türkiye'yi taramaya başladık. O zaman Türkiye'de kayıtlı 10 bin cüzamlı kişi vardı. Şu anda 2 bin 500 tane hastamız var. Hepsi tedavilerini görmüş durumda. Onların çocuklarını okutuyoruz, çeşitli projeler yapıyoruz, çoğu artık dilenmiyor. 21 yıl başhekimlik yaptım. 2002'de emekli oldum. Bir ölümlüye nasip olan en güzel şey büyüttüğü bir çocuğun kendi ayakları üzerinde durduğunu görmektir."

    Beş çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak büyüyen ve kardeşlerine hem annelik hem de ablalık yapan Saylan'ın sorumluluk bilinci aslında ta o yıllardan geliyor. Öğrenme ve kendini geliştirme yeteneğini İsviçreli annesi Lilly, daha doğrusu babasıyla evlendikten sonra Müslüman olup Leyla adını alan annesinden almış. İdealizminin peşinde koşarken tercihlerinden hiç pişman olmadığını anlatan Saylan seçimlerini şöyle anlatıyor:

    ‘Çocuklarım eksik annelik yaptığımı kafama kakmadı’

    "Çocuklarım hiçbir zaman eksik annelik yaptığımı kafama kakmadılar. Benim çocuklarımla ilişkim bir arkadaşlığa dönüştü. Ama çok da telafi ettim. Çocuklarım liseye, üniversiteye giderken ikisinin de dörder arkadaşı gelirdi. 10 kişinin donunu çorabını yıkadım ben. Şimdi Türkan teyze diye etrafımda pervane olan bir sürü doktor ve akademili çocuk var. İki evlilik yaptım, ilkinde dokuz yıl evli kaldım. Eşim belli bir düzeyde kalmak isteyen biriydi, öyle kaldı. Benimse kendimi geliştirme hırsım vardı. Onun beklentisi ev hanımı olmamdı. Anne de oldum, iş kadını da, ev kadını da. Bunların hepsini birlikte yapmayı öğrendim ben. Bir tek o tablonun içinde eş bulunduramadım. İkinci eşimden de boşandım. Bir erkeğin her dakika
    yanımda olup beni sevmesini seçmedim. Bu bir tercih meselesiydi...”
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  6. #6
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,691
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    "Çağdaş" "Atatürkçü" lafını görünce dayanamıyorlar.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  7. #7
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Araştırmacı Banu AVAR'ın bu kadın için söylediklerini birilerinin öğrenmesi gerekir.
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  8. #8
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Evinde kaç uçaksavar çıktı acaba???

  9. #9
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    “çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz.” diyen çydd başkanı, gençlik korosu’nu yöneten müzisyenin isminin ‘muhammed‘ olmasını da ‘ironi’ olarak değerlendirmişti.
    ögretmen masasına cıkıp namaz kılmakla ılgılı bır fıkrın varmı arkadasım ?? bunu ben yasadım bır bayan olarak uzerımde forma ve masada namaz kılmaya calısıyorum dusunebılıyormusun etekle ???
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  10. #10
    VAZGEÇME SAVAŞ LÜTFEN AŞİNA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-05-2007
    Mesajlar
    3,330
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Türkan saylan'ı sevmem.Ama bu eregenkon operasyonları artık iyice zıvanadan çıktı.
    biride çıkıp Türkan saylanın seceresini çıkartmış.
    çok rica ediyorum.takım tutar gibi tuttuğunuz partinin başındakileri ve millet vekillerinde seceresini çıkarın ortaya nasıl bir manzara çıkıyor.
    Neyse operasyonlar yine çok güzel bir zamanda yapıldı.Dikkat edin ermenistan kapısı açılmasının konu olduğu ve günlerdir konuşulan bir konu.
    Türkiye Cumhuriyetinin başındakileri tebrik ediyorum.Yaptıkları pislikleri hep ergenekon operasyonu ile unutturmaya çalışıyorlar.
    Artık size 10 yaşındaki çocuk bile inanmıyor.
    KURT KARIN DOYURMAK İÇİN KÖPEKLİĞE RAZI OLMAZ ....

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türkan Saylan' ın vefat sonrası....
    Benim Gündemim-Benim Köşe Yazılarım bölümünde AOG tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 25.11.11, 14:31
  2. Yanıt: 1
    Son Mesaj: 15.07.05, 14:54

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •