Yakis Bey son zamanlarda boy gösterdigi Talkshow'larda Ermeni sínirinin
acilmasinin bizatihi "Komsularla sifir sorun" deruni slogani cercevesinde bir
"win-win" manevrasi oldugunu anlatmaktan sikilmiyordu. Son zaman dedigimiz sey
ise 38,5% secmen güveni AKP'nin avurdunu patlattiktan da sonra, Obama ziyareti
sirasinda. Daha bunun ne anlama geldigini henüz kavrayamadigindan salla pati
"sigda yüzen bogulmaz" temrinleri pesindeydi.
Yakis kendi hayalinde cicek yetistirirken Ermenilerin su veya bu tavizlerde
bulunacagina da kendini inandirmis olabilir. Ama adamlar bunu yapmaya asla
niyetli olmadiklarini bagira cagira söylüyorlar, ortada bizleri kandirmak ve
tuzaga düsürmek pesinde olan birileri varsa bunlar Ermeniler degildir. Hal
böyleyken Babacan'in "Biz efendilik edelim de Ermeniler mukabele etmezse
onlarin ayibi olur" tarzinda laflar etmesi cok daha sereflidir.
"Daglik Karabag sorununun cözümü" ici bos bir kavramdir, ortada yüzüp gezen
diger bütün sorunlarin cözülmesi gibi. Bay Yakis ve patronlari aylardir
basina sinirin acilacagi müjdesini verirken bu sorunun cözülmesi icin tek
adim atilmis miydi? Yooo! Sadece Tayyip Bey poker masasinda gelgel oynarcasina
secimlerde alacagi oyu 50-55% bandina dayamak ve ondan sonra bizlere de
stratejik derinlik uzmani basdanismaninin Kürt-Ermeni projesini dayatmak
pesindeydi. Kendileri monser lisanini sevmezler, Türkce'deki "Uyduramadin yan
gitti!" deyimine cagrisim yaptiriyor basina gelenler.
Bay Yakis o kadar utangac olmasin, Ermenilerle pazarlik toplantilari sadece
Isvicre'de yapilmiyor. En azindan Baskin Oran'in agzindan kacirdigi Oslo
toplantisi var, soykirimini tanimanin nasil formüle edilecegini tartisan. Bay
Hakan Yavuz'un simdi Fethullahci eski ortaklari tarafindan jurnallenen Utah
Konferansi da henüz iptal edilmis degil. Oradaki pakete ise bir de Pontus ve
Süryani kalemleri eklenmis durumda.
Bay Yakis'in yaptigi Diaspora-Ermenistan ayristirmasinin prensipte en ufak bir
anlami bile yok. Keriz sallamak gibi bir niyeti varsa bizim kusurumuza bakmasin,
o bu yollari giderken biz dönüyorduk. Aslinda Tayyip Bey'in daha hosuna
gidecek oturakli baska bir deyime de sahibiz ama "aile var!" diyerek frene
basalim en iyisi!
Simdi Disislerinin kuyruklu yildizina soralim: Hazirlanmis bir paket vardi da,
bunun icinden neden sadece sinirin acilmasi ve diplomatik iliskilerin kurulmasi
ögelerini sizdirdiniz? Insan sadece kendi verdigi tavizi mi öne sürer, eger
ortada elle tutulabilecek baska bir sey olsaydi? Kaldi ki Bay Davutoglu'nun
muntazam brifing verdigi medyadaki borazanlarin son haftalarda neler yazdiklari
meydanda, ortada paket maket olmadigini bizim köyün budalasi bile biliyor.
n-tv'ye 2005 yilinda laf ettigimizde AKP'lilerin Avrupalilara bal gibi soykirimi
tanima sözünü verdigini söylemistik. O lafimiz nedense sansüre ugradiydi,
ama "Türkiye bunu taniyacak" lafim hala orada duruyor. AKP dehalarina Baskin
Oran'dan da yakin olan ve onlar hesabina AB ile pazarliklari yürüten Halil
Berktay neler demisti, unutmus mu Bay Yakis? Hafiza-i beser nisyan ile maluldür
ama, diplomatlarda bile bir cesit ar damarinin mevcudiyeti en azindan beni
rahatsiz etmez!
Bay Yakis kendisinin "paket" dedigi ve aslinda sadece Türk tarafinin verdigi
tavizlerden olusan yelpazede Anadolu Ermeniligini diriltme planlarinin nasil bir
yer aldigini anlatabilir mi korkmadan? Trabzon limaninin basina gelecekleri
muhalefetten agizlar bile artik Allah'in emri olarak görüyorlar
http://www.politikcity.de/forum/show...&postcount=621