• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
38 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    demak adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-07-2005
    Mesajlar
    115
    Karizma Gücü
    0

    Genelkurmay ve MİT raporu: ÇYDD misyonerlik yapıyor

    Ergenekon soruşturması kapsamında operasyon düzenlenen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ile ilgili MİT ve Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın istihbarat raporlarında çarpıcı bilgiler yer alıyor.

    Terör örgütü PKK üyesi öğrencilere burs vermekle suçlanan Gülseven Yaşer'in başkanlığını yaptığı ÇEV ile Prof. Dr. Türkan Saylan'ın başkanı olduğu ÇYDD'nin Hıristiyan misyonerliği yaptığı ileri sürülüyor.

    MİT İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören imzalı 24 Nisan 2001 tarihinde hazırlanan ve dört yıl önce basına sızan rapora göre, ÇYDD ve ÇEV vakıfları misyonerlik faaliyetlerinin Türkiye ayağını oluşturuyor. Bu iki vakıf misyonerlik faaliyetlerini organize eden Dünya Kiliseler Birliği'nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Board şirketi tarafından destekleniyor ve finanse ediliyor. 1830'lu yıllardan beri ülkemizde faaliyet gösteren Amerikan Board adına Türkiye'de faaliyet gösterdiği belirtilen Sağlık ve Eğitim Vakfı'nın mütevelli heyetinin başında ise ÇEV Başkanı Gülseven Yaşer'in eşi Yaşar Yaşer'in bulunduğu anlatılıyor. ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'ın annesi olan Lilimina Raiman'ın 1936 yılında Leyla ismini aldığına değiniliyor.

    ÇEV ve ÇYDD'nin faaliyetleri ile ilgili MİT raporu ilk olarak 2005 yılında 'misyonerlik' haberi yapan Üsküdar Gazetesi'nin sahibi Adnan Odabaş'ın davalık olmasıyla gündeme gelmişti. Türkiye'de Protestan Misyonerliği yapan ve Türkan Saylan'la işbirliği yaptığı ileri sürülen Sağlık Eğitim Vakfı (SEV), haberle ilgili Üsküdar Adliyesi'ne tazminat davası açtı. Dava sürerken Odabaş, SEV'in Dünya Kiliseler Birliği'ne bağlı Amerikan Board ile ilişkili olduğunu ve Türkiye'de faaliyet gösterdiğini savundu. Bu iddialar üzerine Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, MİT'ten bilgi istedi.

    ÇEV'in ikinci başkanı Eruygur

    2 Mayıs 2005 tarihinde mahkemeye cevap gönderen MİT, Odabaş'ın iddialarını doğruladı. MİT'in verdiği bilgileri değerlendiren mahkeme, SEV'in tazminat talebini reddetti. Ergenekon davasının 2. iddianamesinde, ÇYDD ve ÇEV'in sanık Orgeneral Şener Eruygur tarafından kurulan Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun talimatıyla oluşturulan Ulusal Birlik Hareketi Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ile birlikte hareket ettiği ileri sürülüyor. Adnan Odabaş, Nisan 2005'te yayınlanan 'Dikkat Misyoner Geliyor' isimli kitapta SEV, ÇEV ve ÇYDD'nin işbirliği içerisinde çalıştığını anlatırken de ÇEV'in 2. başkanının Ergenekon davasından tutuklu Orgeneral Şener Eruygur olduğuna dikkat çekmişti.

    Genelkurmay'a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın hazırladığı raporda da ÇYDD ve ÇEV'in Dünya Kiliseler Birliği'nden yüklü miktarda para yardımı aldıkları belirtildi. Raporda, vakıfların üst düzey yöneticilerinin vakfa yapılan yardımları burs adı altında kendi yakınlarına havale ettikleri, yurtdışında faaliyet gösteren yasadışı örgütlerden bağış adı altında para aldıkları şeklinde iddialar yer alıyor. Özellikle Amerikan Protestan mezhebini yaygınlaştırmaya çalışan yabancı kuruluşlar ile aralarındaki para akışının miktarları tarihleriyle birlikte veriliyor.

    MİT: Atatürk'ü kalkan olarak kullanıyorlar

    MİT'in değerlendirmelerinde ÇYDD'nin, Atatürk ilke ve inkılaplarını kalkan olarak kullanıp birçok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiçbir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini Sivil Toplum Kuruluşları Birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutuldukları açıklanıyor. Örgütlenmenin depremzedelerin zor durumlarını suistimal ederek misyonerlik faaliyetlerinde bulunduklarına da dikkat çekiliyor.

    İşte medyanın acındırmaya çalıştığı kişi ve dernek.

    Kaynak:

    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=837511
    AYTMATOV-GÜLEN-SİNANOĞLU seviyorum.



    ya ağlamasın hiç kimse,yada gülmesin şu herzaman gülenler...

    ya kimsede olmasın para denen illet,yada paylaşmasını öğrensin paralı millet...

    ya kimse söylemesin sevdiğini,yada yapsınlar sevginin şu asıl tarifini...

    ya şu bayramlar hiç yaşanmasın,yada bayramlarda et yemeyen kalmasın...

  2. #2
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  3. #3
    LAZROCK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2009
    Mesajlar
    527
    Karizma Gücü
    4
    KAYNAK: cagdas yasam dusmani ZAMAN ! Tarikatin medya kolu...Muhafazakar sosyete'nin sesi !!!!!!!




    Ergenekon operasyonu artık başka bir mecraya sapmıştır. Bu mecra neresidir?

    Vicdan meselesi

    Türkân Saylan, “Adımız darbeciye çıkmasın” diye birçok insanın bugünlerde birbirine yaptığı gibi evinin altında toplananlara “Şşşş” diyordu eli dudağında. Ama gelinen yeni mecra tam tersini gerektiriyor. Artık konuşma vakti.
    Saylan, bu ülkede bir değerler sistemini temsil eder. Demokrasi ve laiklik arasında bir seçim yapmaya zorlanmadığımız bir ülkeye duyulan özlemi temsil eder. Kadının erkekle, hukuk önünde zenginin fakirle, toplumsal hayatta Müslüman’ın inanmayanla eşit olduğu bir ülkeye duyulan özlemi temsil eder.
    Anadolu’nun yüzü denize, uygarlığa dönük kültürel zenginliğini... Saylan, geri bıraktırılmış bir ülkenin mazlum kız çocuklarının elinden tutma vicdanını temsil eder.

    Nereden ahbaplar?

    Fethullah Gülen, Ergenekon soruşturmasının daha yeterli yolu almadığını söylüyordu geçenlerde. Enteresan bir biçimde Alperen Ocakları’nı kollayarak konuşmalar yapıyordu. Nereden ahbaplar onlar? Londra’da Lordlar Kamarası’nda beraber yapılan toplantılardan mı? Yoksa çok daha eskiden mi? Darbe zamanlarından mı?! Her ne ise, diyeceğim şu:
    Fethullah Gülen de bu ülkede bir değerler sistemini temsil eder.
    Gülen de eğitimle ilgilidir, tıpkı Saylan gibi. Fakat o, başka türlü çocuklar üretir. Vakti geldiğinde onu Türkiye’ye getirmeye yeminli çocuklar. Tüm sermayeyi ve tüm iktidarı ele geçirmek isteyen çocuklar.
    Herkesi kendine benzetmek isteyen, kendilerine benzerlerini üretmek için sonsuz bir finans ağının desteğiyle okullar kuran çocuklar.


    Gülen de Saylan gibi hasta

    Gülen de tıpkı Saylan gibi hastadır. Onun sağlığına muktedirler, Saylan’ın sağlığına çoğu aç kız çocukları duacıdır. Gülen’in ziyaretine ensesi kalınlar ve boynu kıldan inceler gider, Saylan’ın ziyaretine sesi hiçbir yerde duyulmayan, okula gidebilmek için dev gibi törelere karşı incecik boyunlarıyla meydan okuyan çocuklar. Ne ‘darbeci’ çocuklardır onlar, bir bilseniz! Darbe üzerine darbe alırlar ve yine de eğilmez boyunları.
    Gülen de Saylan da bu ülkede birbirinden farklı değerler sistemini temsil eder. Ergenekon harekâtı bu değerler sisteminin mücadelesi midir? Eğer değilse niye Gülen bu kadar çok konuşurken Saylan ‘Şşşşş!’ demek zorunda bırakılmaktadır?
    Artık konuşma vaktidir.

  4. #4
    sabiteler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2009
    Mesajlar
    1,084
    Karizma Gücü
    4
    Bunlar saygın insanlar yapmazlar öyle şeyler...
    Hepsi AKP karşıtı diye içeri tıkılıyor
    Suçlama ne? Hükümeti yasa dışı yollarla değiştirmek
    Bunu sıradan bir vatandaş olarak ben mi yapacaktım? Yada simitçi kardeşim mi yapacak.
    Bunu yapmak isteyenlerin hepisinin hükümet karşıtı olmasından daha doğal ne olabilir?

    Ergenekon kapsamında gözaltına alınmasının nedeni misyonerlik faaliyetleri değildir.

    Bu vesile ile gazete, bu kişilerin nasıl saygın olduklarının altını çizmeye çalışıyor olmalı.
    "Ağlayın su yükselsin, belki kurtulur gemi..."

  5. #5
    MiR_GaLiYeV adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-04-2009
    Mesajlar
    943
    Karizma Gücü
    0
    Mitin kimin yönetiminde olduğunu biliyoruz.
    zamanında CIA nin türkiye'deki kolu olduğu açık seçik ortada olan bir kuruma neden güveneyim.
    heleki ılımlı islam saçmalığı ile devlet içinde devlet kurmuş gülencilerin ve paçavralarının yazdıklarınıda doğal karşılıyorum.meyve veren ağac taşlanırmıs.
    bye bye blackbird

  6. #6
    TORMENTED SOUL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7
    ülkeden kendimden başka kimseye güvenmem hocu ben
    evi polis basacak olsa alayını da vururdum
    abd'nin işine gelmeyen herkese bi kulp takıyolar
    akp'lilre de eglence çıkıyo
    Tecavüzcü Coşkun - Şahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanına..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aşağısı bu milleti kesmez

    Eğer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanın bir sorunu var demektir

    AŞK kişinin kiminle yatacağını gösteren bir pusuladan başka birşey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır-


    bir sorunu çözmek istiyorsanız kaynağını yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuğu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada bıraktım

  7. #7
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Türkan Saylan'a 301. madde soruşturması

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, 10 Nisan Laiklik Günü nedeniyle İTÜ Maçka yerleşkesinde düzenlenen "Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik" konulu toplantıda bir konuşma yapar.
    Prof. Saylan'ın 3 sayfalık konuşma metninden cımbızla çekilip alınmış birkaç cümle, 2 gün sonra Zaman gazetesinde şu başlıkla yer alır:
    "Saylan'dan tuhaf çıkış: Çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz." Spotta ise aynen şu satırlar yer almaktadır: "Türkler yakıp yıkmış. Gençlik Orkestrası'nı yöneten Muhammed. Çocuklarımızın namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. Türklere ve dine hakaret içeren bu sözler, Prof. Saylan'a ait."

    Hakaret ve tehdit
    Haber, Zaman'ın internet sitesinde de yayınlanır ve okur-yorum linki açılarak okurlardan yorum yapmaları istenir. O linke yüzlerce hakaret ve tehdit mesajı gelir; muhtemelen bu mesajların sahiplerinden biri de, savcılığa ihbar dilekçesi gönderir.
    Ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Bürosu da, hem Türklüğe hakaret (301. madde) hem de dine hakaretten (216. madde) hazırlık soruşturması başlatır. Ve Prof. Saylan, geçen hafta avukatı Buket Çömlekoğlu ile birlikte mahkemeye giderek ifade verir, savunmasını yapar.
    Bu arada Saylan'ın konuşması teypten deşifre edilir ve Zaman'daki habere başlık olan "Çocuklarımızın namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz" diye bir cümle kesinlikle bulunamaz!
    Prof. Saylan hakkındaki soruşturmanın dine hakaret kısmına kaynak oluşturan, "Orkestra şefinin isminin Muhammed olması nasıl bir ironi" cümlesidir ve Peygamber'in ismine aşağılama, dine hakaret içerdiği iddia edilmektedir.
    Türklüğe hakaret kısmında ise Prof. Saylan'ın, o sıralar gündemde olan AKM'nin yıkılması konusuna itiraz ettiği bölümden, konunun önü ve arkası tıraşlanarak alınmış: "Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız. Başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz."

    Adı Muhammed'se...
    Oysa Prof. Saylan konuşmasında aynen şöyle diyor:
    "Geçen gün AKM'nin önündeki toplantıda birdenbire düşündüm. Demirtaş Ceyhun'un 'Ah Şu Göçebe Türkler' diye bir kitabı vardır. Çok hoştur, oradan da esinlenerek dedim ki: Biz Türkler hep akınlar etmişiz; yakmışız, yıkmışız. Başkalarının yaptıklarını yakıp, yıkmışız. Ama şimdi biz kendi yaptıklarımızı da yakıp yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık sevgili arkadaşlar?"
    Saylan, dine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanmasının istendiği bölümde ise aynen şöyle diyor:
    "Çok güzel bir doğaçlama oldu. Bu Gençlik Orkestrası'nı yaratan, yöneten arkadaşımızın adı Muhammed. Düşünebiliyor musunuz ironiyi burada. Demek ki biz çağdaş yaşamı da bu şekilde kapsayabiliyoruz ve geçmişle gelecek arasında köprü olabiliyoruz. Ne güzel, her şeyimizi çağdaş bir şekilde koruyabiliriz. İsimlerimizi de koruyabiliyoruz."
    Prof. Saylan'ın bu sözleri, Zaman'daki habere şu cümlelerle yansıyor:
    "Konuşmasında, programda bulunan Gençlik Orkestrası'nı yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan 'Gençlik Orkestrası'nı yaratan, yöneten arkadaşımızın adı Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi' yorumunu yaptı."

    kaynak
    Zaman'ın yalanlarından bir demet...

    İtibar etmiyorum. Malum, Gülen ve cemaati karşısında büyük engel...
    Bu mesaj en son " 15.04.09 " tarihinde saat 14:33 itibariyle Son_Mohikan tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    190
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı kamarat66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    BELGELERLE HERŞEY ORTADA GÖZLERİNE GİRSE YİNE KABUL ETMEYECEKLER
    Millet sizin neye hizmet ettiğinizi iyi biliyor ÇYDD ve Türkan hanım,,, Sevgi erenol 'a insan yetiştirdiğinize biliyor....KIsaca bu milletin evlatlarını papaz yapamayacaksınız İnşallah!!!

  9. #9
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı osmanlı99 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    BELGELERLE HERŞEY ORTADA GÖZLERİNE GİRSE YİNE KABUL ETMEYECEKLER
    Millet sizin neye hizmet ettiğinizi iyi biliyor ÇYDD ve Türkan hanım,,, Sevgi erenol 'a insan yetiştirdiğinize biliyor....KIsaca bu milletin evlatlarını papaz yapamayacaksınız İnşallah!!!
    İlk belgeyi oku bakalım, diğeri okunmuyor. Resmî olan ilki sanırım. Yazman olduğuna göre okuman da olmalı. Oku... Türkan Saylan ve ÇYDD ismi geçiyor mu?

  10. #10
    picassoserdar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-02-2009
    Mesajlar
    858
    Karizma Gücü
    0
    zaman gazetesi yazarsa saçmalık,cumhuriyet gazetesi yazarsa doğru.iyi o zaman haberin doğruluğunu kanıtlamak için zaman gazetesini kaynak göstermekten vazgeçelim.peki siz cumhuriyet gazetesini kaynak göstermekten vazgeçecekmisiniz.insanları böyle sindiremezsiniz. yok öyle işinize geldiği gibi davranmak.sıkışınca hakaret edenlerede yazıklar olsun.biz o hakaretleri kendilerine iade ediyoruz.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.02.06, 12:36
  2. TSK misyonerlik faaliyetlerini yakın takibe aldı.
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 07.10.05, 21:55
  3. Son zamanlarda iyice yoğunlaşan misyonerlik faaliyetleri
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Digital Planet tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 03.12.04, 21:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •